AddThis Social Bookmark Button


Dilimizin Ucuna Gelen Şeyi Neden Bir Türlü Hatırlayamayız?

Dilimizin Ucuna Gelen Şeyi Neden Bir Türlü Hatırlayamayız?

Bazen bir tanıdığın ismini ne kadar uğraşsak da hatırlayamayız. Dilimizin ucundadır da bir türlü çıkmaz işte! Bu durum aslında dilimizle değil beynimizle ilgili bir aksaklık neticesinde baş gösterir. Hatırlama güçlüğü çeken beyin stres altına girer ve bu da kan akışını yavaşlatır. Böylece beyin hücrelerinin performansı düşer. Bu durumda hafızamızı ne kadar zorlasak da hatırlayamayız o ismi. Gelin görün ki, ironik olarak, bu ismi düşünmekten vazgeçtiğimiz anda bir anda hop diye aklımıza gelir. Çünkü bu süreçte beyin rahatlamış, kan akışı düzene girmiştir. Gördüğünüz gibi, öğrenilen bilgiyi hatırlamanın yolu rahatlamaktan geçer. Hatırlamak için yapılan kaşları ve gözleri kısmak, uzaklara bakmak, kafayı kaşımak ya da dişleri gıcırdatmak gibi klasik öğrenci atraksiyonları aslında işe yaramaz. Hatırlamak için önce beynimizi rahatlatmalıyız.

AddThis Social Bookmark Button
 
Evinizi Güzelleştirecek Atıktan Eşyalar

DESENLİ KETEN AYAKKABILAR:Geçen seneden kalan ve kumaş kısımları iyice eskimiş olan keten ayakkabılarınıza yeni bir görünüm kazandırmak istiyorsanız; yıpranan yerlerin üzerlerine hazır olarak satılmakta olan çeşitli motiflerden dikebilirsiniz. Bu motiflerin renklerinin ve şekillerinin kıyafetlerinize uymasına dikkat etmelisiniz.

YÜN VE DİKİŞ İŞLERİNİZ İÇİN PRATİK BİR ÇANTA:Artık kullanmadığınız eski ve büyük bir el çantasından yararlanarak kendinize bir yün ve dikiş çantası hazırlayabilirsiniz.

Önce çantanın kirli kısımlarını iyice silerek temizleyin.

Eğer çantanızın resimde gördüğünüz türde bir çanta ise bunun çeşitli fermuarlı gözlerinden rahatlıkla yararlanabilirsiniz.

Örneğin yan kısımlardaki gözlere lastik ile küçük biritler yapın ve bunların aralarına tığları, çeşitli renklerdeki iplikleri, makasınızı ve mezürünüzü takabilirsiniz.

Çantanın orta kısmına birkaç yumak ile örmekte olduğunuz yün eşyaları doldurun. Bu çanta için ayrıca bir de şiş torbasına ihtiyacınız olacaktır.

Bunun içinde çantanın rengine uygun bir renk kumaş ile dikdörtgen şeklinde bir torba hazırlayın. Ütün şişlerinizi bu torbanın içine doldurun. Bu torbayı da çantanın en alt kısmına yerleştirin.

Yün ve dikiş malzemelerinizin tümünü içine alacak olan öyle bir çanta çok kullanışlı olacaktır sanırız. Ayrıca çantanın kapak kısmına dikeceğiniz birkaç lastik bandın arasına bu yün işi için kullandığınız mecmuayı da yerleştirebilirsiniz.

DUVAR KAĞITLARINDAKİ YIRTIKLAR:Duvar kağıtlarında meydana gelen küçük yırtıkları onarmanız mümkündür. Aynı duvar kağıdından arta kalan küçük parçaları bu yırtıkların üzerine yapıştırabilirsiniz.

Önce baklava şeklinde bir karton kesin. Yırtık kısmın üzerine bu şablonu yerleştirerek, duvarda bunu işaretleyin. Sonra elde bulunan kağıttan aynı şablonun şeklinde bir parça kesin. Kestiğiniz bu parçayı duvarda işaretli olan kısmın üzerine yapıştırın.

Eğer mümkünse yırtık olan kısmı bu şablonun ebadına tam olarak keserek çıkartabilirsiniz.

Duvar kağıtlarında meydana gelen küçük lekeler silinince çıkmıyorsa, unların üzerine de aynı duvar kağıdından kalan parçaları yapıştırabilirsiniz.

Desenli kağıtlarda desenlerin tam üste gelmesine dikkat etmelisiniz.

KÜÇÜK HALILAR:Küçük seccade halılarınızın ve yolluklarınızın alt kısımları zamanla aşınırlar. Buna da yer tahtasına sürünmesi sebep olabilir. Buna mani olmak için halıyı yere yaymadan altına birkaç gazete kağıdı yayabilirsiniz.

TUZ DOLDURURKEN:Tuzluk ve biberliğinizi doldurmak için bir huniniz yoksa bir zarfın köşesinden yararlanın. Köşesinin ucunu hafifçe keserek kağıt bir huni elde edebilirsiniz.

SAÇ ÖRGÜSÜ:Yazlık kıyafetlerinizi çok basit kemerlerle süsleyebilirsiniz.

Saç örgüsü şeklinde hazırlanmış olan bu kemerleri merserize, floş veya rafyadan hazırlayabilirsiniz.

Bunun için birkaç kat ipliği üç ayrı bölümde tutun ve bunları birbiri ile örün. Kemerin ön kısmını ise basit bir kanca ile süsleyin.

YATAĞINIZ İÇİN KENARI İÇİN BİR ÇANTA:Yatakta kitap okumasını seviyorsanız, yatağınızın kenarına içine gözlük, kitap ve gazetelerinizi koyabileceğiniz küçük bir çanta koyabilirsiniz. Resimde de gördüğünüz gibi bu çanta desenli basma veya poplinden hazırlanmaktadır. Bu çantanın iç kısmına düz renk kumaş duble edilmektedir.

Çantanın ön parçasının kenarına ince bir fisko dikilmiş, bu fistonun arasından geçirilen bir kurdele ile çantanın ağız kısmı büzülmüştür.

TAHTA ÇAYDANLIK ALTI:Cilalı tahtadan hazırlanmış olan bu çaydanlık altları sofralarınızı süslediği gibi, çaydanlığın sıcağının masaya geçmesine de engel olacaktır.

Bu tip tahta çaydanlık altları için kalın tahta gereklidir. Bu tip bir tahtayı bir marangoza kestirebilirsiniz.

KAĞIT PEÇETELERİNİZ İÇİN:Kağıt peçetelerin sofrada veya dolaplarda düzgün bir şekilde durmasını istiyorsanız, basit bir kutudan yararlanabilirsiniz.

Bu kutu çocuklarınıza ait bir bebek karyolası da olabilir. Veya iki tahta parçasını bir alt tahtaya yapıştırarak ortasından bir tahta çubuk geçirin ve peçeteleri bu tahtanın üzerine yerleştirin.

PARFÜMLERİN AĞZI AÇIK KALMASIN:Parfüm ve kolonya şişelerinizin kapaklarının çok iyi kapanması gerekir.hava ile temas eden parfüm veya kolonyanın kokusu değişecek ve eski güzel kokusu kalmayacaktır.

YAPIŞAN OJE KAPAKLARI:Oje şişelerinin kapaklarının zamanla yapışmaması için, ojenin kenar kısmını hiç bir zaman ojeli olarak bırakmayın. Şişenin kenar kısmına oje bulaştığı zaman, bu kısmı asetonlu bir pamuk ile silerek temizleyin. Ayrıca kapağı sıkışmış oje şişelerini, baş aşağı kaynar suya batırırsanız veya bir süre ateşe tutarsanız, kapağın kolayca açıldığını görürsünüz.

AddThis Social Bookmark Button
 
"Açız!"

 

Her şeyin son bulduğu, dünya adına, kendimiz adına hiçbir heva ve hevesin duyulmadığı, çaresizlikten elin kolun kalkmadığı, beynin düşünme yetisini kaybettiği uçsuz bucaksız bir noktaya geliyoruz.

 

 

Önce derin bir "ay" çekiyor Nesime. "Anlatamam" diyor. "Nasıl başım ağrıyor, bak ellerim titriyor dünden beri. " Dün yaşadıklarını anlatmasını istediğimizde hakikaten panik oluyor, sanki hayatındaki en büyük korkusu karşısına çıkmış gibi irkiliyor ve elleri titriyor. Zorluyoruz Nesime'yi, böyle hayat derslerine ihtiyacımız olduğunu söylüyoruz. İstemeye istemeye başlıyor anlatmaya...

Anlatırken altında ezildiği yükün ne kadar büyük olduğu, ne kadar acı çektiği yüzünden, titreyen ellerinden belli oluyor.

Daha başlar başlamaz boncuk boncuk terliyor.

Yemek saatinin sonuydu, servis bitmiş temizliğe başlamıştım, bir ses geldi, ağlayan bir çocuk sesi gibiydi diyor. Tekrar yaşadığı her halinden belli olan o anı şöyle anlatıyor Nesime.

- Dışarı çıktım, kadın nasıl ağlıyor, bana dedi ki; "abla 3 günden beri çok açım, akşam suyu koydum kaynattım, içine ekmek doğrayıp çocuklarıma yedirdim."

Hiç bir şey yememişler yani hiçbir şeyleri yokmuş. Kadını ve kızını içeri yemekhaneye götürdüm. Siz oturun ben size yemek getireyim dedim. Oturttum, yemek tepsisini hazırlayıp önüne koyar koymaz kadın ellerime sarılıp öpmeye başladı. Ellerimi kurtarmaya çalıştım, kadın nasıl sarılıyor bana, ağlıyor. Kadın bayıldı. Şaşırdım, panik oldum, elim ayağım titredi. Yemekhanede görevli diğer arkadaşları çağırdım, kadını ayılttılar. Kadın konuşamıyor, yemekhane görevlileri ağlıyor, ben ağlıyorum... Kadını oturttuk, kadın hala ellerimi öpüyor, “bu yemekler çok güzel, çok güzel, biz hiç böyle yemek görmedik, yemedik” diyor.

Büyük bir heyecanla olayı anlatan Nesime’nin sözünü keserek yemekte ne olduğunu soruyoruz. Domates çorbası, pilav, tavuk ve irmik helvası olduğunu öğreniyoruz. Ve öğreniyoruz ki aslında yemek saati bittiği için, bu yemeklerin bir kısmı Nesime’nin sonra yemek üzere dolaba koyduğu kendi hakkı olan yemekler. Kadın aç olduğunu söyleyince Nesime “onun kısmeti” diyerek kendi yemeklerini ona veriyor.

Nesime kadının sözlerini tekrar tekrar aktarıyor bize: “bu yemekler çok güzel, çok güzel, biz hiç böyle yemek görmedik, yemedik!, Siz ne kadar büyüksünüz, Allah sizden razı olsun. ! Nesime kadının yerine az kalsın ben bayılacaktım, fenalaştım diyor. Yemekhanede görevli arkadaşlar kalan ekmekleri ve yemekleri paketleyip kadına veriyorlar. Evdeki çocuklarına ve böbrekleri alındığı için yatalak olan eşine götürsün diye. Kadın dua ediyor, “siz ne kadar büyüksünüz, siz ne kadar güzelsiniz, Allah sizden razı olsun”

Nesime tekrarlıyor kadının anlattıklarını “suya ekmek atıp kaynattım, çocuklarıma yedirdim” çok etkilendiği her halinden, alnındaki boncuk boncuk terlerden belli. Kadın ve kızı önlerine konulan yemekten sadece pilav ve yoğurt yiyorlar. Nedenini merak ediyoruz. 3 gündür açlar ve hayatlarında görmediklerini söyledikleri bir yemek önlerine geliyor. Neden yememişlerdi acaba? Nesime “sevinçten” yiyemediler diyor.

Sebebini Mavi Masa görevlimiz Sultan’dan öğreniyoruz. Duyunca hepimizin başından aşağı kaynar sular dökülmesine neden olan bir neden bu. Kendisini sara hastası olan kadının eşi yıllardır çalışamıyor. Böbreklerinden rahatsız. Bu yüzden evlerine yiyecek bir şey kimi zaman giriyor, kimi zaman girmiyor. Dilenmiyorlar da yemek için. Olunca yiyorlar, olmayınca aç kalıyorlar. Bu yüzden tüm ailenin mideleri küçülüyor. Birkaç kaşık pilav ve yoğurdu ancak alıyor.

Sultan’dan ayrıca kadının yediği birkaç kaşık yemeği de çıkardığını öğreniyoruz. Çünkü bu bile yıllardır süren açlığın küçülttüğü midelerine çok gelmiş. Aman Allah’ım tüylerimiz bir kez daha diken diken oluyor. Sevinçten yiyemediklerini düşündüğümüz için zaten üzgünüz, ama isteseler de yiyemeyeceklerini duyduğumuzda tarif edilemez bir noktaya geliyoruz. Her şeyin son bulduğu, dünya adına, kendimiz adına hiçbir heva ve hevesin duyulmadığı, çaresizlikten elin kolun kalkmadığı, beynin düşünme yetisini kaybettiği uçsuz bucaksız bir noktaya...

Nesime küçük kızın da sağlıklı görünmediğini söylüyor. Çocuğa yaklaşmak istiyoruz, çocuk bizden kaçıyor diyor Nesime. Anlam veremiyor o da yaşadıklarına. Kadının evdeki küçük oğlunun da gözlerinden rahatsız olduğunu Sultan’dan öğreniyoruz.

Biraz daha anlattırsak, hepimiz göz pınarlarımızın ucuna kadar gelen yaşları tutamayıp bırakacağız. Nesime yemin ediyor yanımda param olsaydı ona verecektim diyor. Kadının buraya gelmek için bakkaldan 3 Lira borç aldığını da söylüyor ve ekliyor “dün onu görseydiniz yaşamak istemezdiniz, ama bugün kendi halime şükrediyorum, dünyanın en mutlu insanı olduğumu düşünüyorum”.

 

Selma Topkara

www.gencgelisim.com

AddThis Social Bookmark Button
 
NUH’UN GEMİSİ VE VAAT EDİLEN TOPRAKLAR

İstanbul’un kurucusu Konstantin döneminde bu topraklarda barınmakta olanlar, çok tanrıyı bir kenara bırakıp, tercihlerini tek tanrılı Hıristiyanlıktan yana kullanmışlar. Hıristiyanlık öncesi Roma döneminde Anadolu’da en yaygın olan dinlerden biri de kutsal alanı mağaralar olan Mitra dini idi. Hıristiyanlıktaki vaftiz ve son akşam yemeği Mitra dininden kaynaklanır. Gaziantep’in Dülük köyü yakınlarındaki Mitra tapınağı ise bilinen Mitra ibadet yerlerinin en büyüğü.

 

Semavi dinlerin önemli peygamberlerinden biri olan Nuh’un karısı ve çocukları ile beraber, tufan öncesi bindikleri gemi, 40 gün gibi bir süre sular üzerinde kalmış. İslami inanca göre, tufan sonunda Cudi dağında, Hıristiyanlığa göre ise Ağrı dağında karaya çıkmışlar. Dolayısıyla Anadolu’daki kavimlerin ataları olarak Nuh’un çocukları kabul ediliyor. Tevrat’a göre doğuda yaratılan ve Aden (Cennet Bahçesi) olarak adlandırılan yer de Anadolu’da bulunuyor. Aden’den çıkan ırmaklar, Tevrat’ta Dicle ve Fırat olarak yer alıyor. Kaynaklarda, Adem’le Havva’nın cennetten kovulduktan sonra geldikleri yer olarak Şanlıurfa civarı geçiyor. Farsça olan peygamber "Allah’tan haber getiren" anlamına geliyor ve Arapça’da da "Resul" olarak kullanılıyor. Peygamberlerden Adem, Eyüp, İbrahim, Şuayp ve Elyasa’nın Urfa’da yaşadığına inanılıyor.

Şanlıurfa’ya 50 kilometre mesafedeki Harran, Tevrat’ta bile geçen, 5000 yıllık adını aynen koruyor. Tanrı’nın sözünü dinleyip, Harran’dan ayrılan Hz. İbrahim eşi Sara ile "Vaat edilen Topraklar"a, Ortadoğu’daki Kenan diyarına buradan gitmiş. Hz. İbrahim’le ilgili çok sayıda hikaye var. Bir gün Hz.İbrahim’in evine insan kılığında üç melek gelmiş. Beraber yemek yemişler ve yemeğin bedelini ödemek istemişler. Hz.İbrahim "Allah’a şükrederseniz yemeğin bedelini ödemiş olursunuz" demiş. Melekler kendisine yeni bir ad takmışlar: "Halil-ür Rahman" yani "Allah’ın Dostu" Türkçe’ye de o yemekten dolayı "Halil İbrahim Sofrası" deyimi girmiş. Bugün Urfa’da Hz. İbrahim’in doğduğuna inanılan mağaranın yanındaki gölün adı da Halil-ür Rahman ama halk Balıklı Göl diyor ve buradaki balıkların kutsal olduğuna inanıyor. Harran’ın yakınlarındaki Şuayp şehri de Hz. Musa’nın kayınpederi adına kurulmuş.

Musevilerin, Hıristiyanların ve Müslümanların yani üç büyük tek tanrılı dinin atası olarak kabul edilen Hz. İbrahim’in inancı için oğlu İsmail’i kurban ederken, Allah’ın ona bir koç göndermesi Kurban Bayramı’nın temelini oluşturuyor. Museviler de Kudüs’teki Hz. Süleyman (Solomon) mabedinde kurbanlarını keserlerdi. MS 70’de Roma İmparatoru Titus mabetlerini yıkmış ve isyan çıkaranları da Antakya’nın Çevlik kasabasına yollamış, onlara tünel kazdırmış. Bugün bile görebileceğiniz o tünel mimari bir şaheser. Hemen yakınlarındaki Vakıflı köyü ise Türkiye’deki tek Ermeni köyü.

Gene o bölgede Hıristiyanlığın en saygın azizlerinden biri olan Simon yaşamış. Roma döneminin en önemli şehirlerinden biri olan Antakya’nın Samandağ ilçesinde ise Hz. Musa ile Hz. Hızır’ın buluştukları yer olduğuna inanılan bir türbe var. Bugün Hz. Süleyman mabedinden tek bir bölüm kalmış, o da
"Ağlama Duvarı" Türkçe’deki "Mühür kimdeyse Süleyman odur" atasözünde bahsi geçen mühür ise Yahudilerin ve İsrail bayrağının sembolü olan altı köşeli yıldız. Allah’ın Zebur isimli kitabı indirdiği Hz. Davut’un eşlerinden biri Hititli, yani Anadolulu olan Batşeba, aynı zamanda Hz. Süleyman’ın da annesidir.

AddThis Social Bookmark Button
 
YAVUZ SULTAN SELİM

Babası: Sultan II. Bayezid

Annesi: Gülbahar Hatun

Doğum Tarihi: 10 Ekim 1470

Ölümü: 21 Eylül 1520

Saltanatı: 1512- 1520

Devlet Sınırları: 6.557.000 km2

 

 

Yavuz Selim 1470 tarihinde Amasya’da doğdu. Annesi Gülbahar Hatun Dulkadiroğulları beyliğindendir. Annesi Şehzade Selim’i çok iyi yetiştirdi. Devrinin en yüksek hocalarından Halim Çelebi’den ders aldı. Ağabeylerinden, daha üstün bir zekaya ve kuvvetli bir iradeye sahipti. Büyük bir devlet adımı olmak için bütün vasıfları haizdi. Edebiyata fazlasıyla meraklıydı. Biri Türkçe, diğeri Farsça iki Divânı vardır.

 

Babası Sultan İkinci Bayezid padişah olduktan sonra, askeri sevk ve devlet idareciliğini öğrenmesi için, Şehzade Selim'i Trabzon Sancağı'na tayin etti. O, burada devlet işleriyle meşgul olurken bir yandan da şiir yazıyordu. Trabzon’da büyük alim Mevlana Abdülhalim Efendi'nin derslerini takip etti. Burada Süleyman adlı bir oğlu dünyaya geldi. Yavuz Sultan Selim, sade giyinmeyi sever, süslenmeyi hiç sevmezdi. Eşi Hafize Ayşe Sultan’ın, oğlu Süleyman’a süslü bir elbise giydirdiğini görünce, “Sen böyle süslenirsen, Hatunlar ne giyecek?” demişti.

 

Trabzon'u çok güzel idare eden Şehzade Selim'in bu arada komşu devletlerle de ilişkisi oldu. Valiliği sırasında Trabzon halkını rahat bırakmayan Gürcüler üzerine üç sefer yaptı. En önemlisi olan Kütayis seferinde Kars, Erzurum, Artvin illeri ile birçok yeri fethederek Osmanlı topraklarına kattı (1508). Buralarda yaşayan Gürcülerin hepsi Müslüman oldular.

 

Yavuz Selim, Trabzon’da vali iken memleketinin durumunu inceden inceye tetkik ediyordu. İran’dan gelen Şii kuvvetleri Anadolu içlerine doğru akın ediyorlardı. Buna fazlasıyla üzülüyordu. Babası iyice ihtiyarlamış olduğundan, Fatih devrinin muazzam zaferleri görünmüyordu. Memleketi idare edecek büyük vezirler de yoktu. Bu halden müteessir olan Yavuz Selim, babasına şöyle bir mektup yazdı:

 

“Devlet işlerini başarmanın kolay bir iş olmadığı şüphesizdir. Bendelerine kalırsa, iş başına getirilecek kimselerin devlet adamlarından birine mensup olması maksada vefa etmez. Bu gibilerin belki biraz sadakatinden istifade edilebilir. Memleketimizin her köşesinde ilim ve ahlakıyla tanınmış birçok kimseler vardır. O cümleden olmak üzere bu taraftaki kullarınızdan bazılarını uzun zaman denedim. Kendilerine az çok kabiliyet gördüm. Bunlar biraz daha yetiştirilecek olursa kendilerinden istifade olunur. Bu maksatla kendilerini takdime cüret ediyorum.”

 

 

Sultan Selim, kendi gücüyle dokuzuncu padişah olarak Osmanlı tahtına çıktı. 1512- 1520 yılları arasında Osmanlı Devleti'ni idare etti. Kendinden öncekilere kıyasla en az iktidarda kalan Padişah oldu. Tahtı babasından zorla alarak, onun sakin kişiliğine karşılık, hırslı, mücadeleci ve çok atak bir yapıya sahipti. Yavuz Selim, padişah olunca iki siyasetin gerçekleştirilmesine çalıştı. Birisi doğu siyaseti; İran’da Şii Safevî Devleti’ni ortadan kaldırmak, Orta Asya’ya bir kapı açmaktı. Diğeri ise; Kuzey siyaseti ile Mısır’ı elde ederek Hint ticaret yollarına sahip olmaktı. Aynı zamanda Halifeliği Araplardan alarak üç yüz milyon Müslüman’ın Halifesi sıfatını kazanmaktı. Yavuz Selim, bu emellerini yerine getirebilecek bir kudrette yaratılmıştı. Ordusu onu çok seviyordu. O da büyük kuvvetlere kumanda etmek iktidarına sahipti.

 

Sultan Selim saltanatının ilk yıllarını kardeşleriyle ilgili mücadelelerle geçirdikten sonra devletin Güneydoğu'ya doğru genişlemesini sağlayacak önemli savaşları kazandı. Şah İsmail’i Çaldıran'da yendi. Alaüddevle'nin kuvvetlerini dağıttı. Dinlenmek için İstanbul’a döndü. Mısır Sultanı Kansu Gavri'ye karşı sefere çıkıp, Mercidabık'ta onu yendi. Daha sonra Şam'a yürüdü ve orada kışladı. Oradan Mısır'a yola çıktı ve Mısır'ı aldı. Bu savaşlar sonunda kutsal emanetleri İstanbul’a getirdi ve İstanbul’u Hilafet merkezi yaptı. Kendisi de halife oldu. Halkına karşı çok adil davranır, yoksulları korur, halk arasında sivil kıyafet ile gezerdi. Halkın sorunlarına kulak verir, hemen çözüm getirirdi. Cömertliği ile ün salmıştı. Halk ona kahramanlığından, sertliğinden dolayı “Yavuz” demişti. Yavuz Sultan Selim, ülke imarına oldukça önem vermiş, cami, medrese ve külliye yaparak ülke ilminin gelişmesini sağlamıştı.

 

Orta boylu idi. İnce ama sağlam yapılıydı. Hoş sohbet bir kişiliği vardı. Açık ve aydınlık bir çehresi vardı. Selim tarzı sarık onun icadıdır. Sarıktan başka ayrıca keçe külah da giyerdi. Çok güzel ata biner, devrin en meşhur silahşörlerini alt edecek kadar iyi kılıç kullanırdı. Güreşmekte, ok ve yay yapmada üstüne yoktu. Harpten hoşlanmakla beraber çok ince bir ruha da sahipti. Mütevazi bir kişiliği olan Yavuz Sultan Selim, her öğün yemekte tek çeşit yemek yerdi ve ağaçtan tabaklar kullanırdı.

 

Gösterişten hoşlanmaz, devlet malını israf etmezdi. Babasından devraldığı tatminkâr hazineyi ağzına kadar doldurdu. Hazinenin kapısını mühürledikten sonra, söyle vasiyet etti: "Benim altınla doldurduğum hazineyi, torunlarımdan her kim doldurabilirse kendi mührü ile mühürlesin, aksi halde Hazine-i Humayun benim mührümle mühürlensin." Bu vasiyet tutuldu. O tarihten sonra gelen padişahların hiçbiri hazineyi dolduramadığından, hazinenin kapısı daima Yavuz'un mührüyle mühürlendi. Yavuz Sultan Selim, ataları hep sakal uzattıkları halde sakalını keserdi. Bunun sebebini soranlara "Sakalımı ele vermemek için kesiyorum" dediği rivayet edilir. Bir kulağına da küpe takardı.

 

Yavuz Sultan Selim, Macaristan’a bir sefer yapmak üzere ordusu ile yola çıktı. Fakat yolculuk sırasında hastalandı. 22 Eylül 1520'de "Aslan Pençesi" denilen bir çıban yüzünden henüz 50 yaşında iken vefat etti. Dokuz yıllık, zaferlerle dolu olan hayatı sona erdiği zaman, dünya tarihi en büyük hükümdarlarından birini kaybediyordu. Hayatının son dakikalarında Yasin-i Şerif okuyordu. Kanuni Sultan Süleyman, Fatih Camii'nde babasının cenaze namazını kıldıktan sonra, onu Sultan Selim Camii avlusundaki türbeye defnettirdi. Yavuz Sultan Selim'i sekiz yıla seksen yıllık iş sığdırmış büyük bir padişahtı. Çocukları: Hatice Hatun, Fatma Hatun, Hafsa Hatun, Şah Hatun, Kanuni Sultan Süleyman

 

 

 

 

AddThis Social Bookmark Button
 
A'den Z'ye Bütün Olumlamalar ve Telkinler

Bedeniniz Sağlıklı Görünsün!

* Kendimi göründüğüm gibi kabul ediyorum
* Bedenimi seviyorum.
* Kendim olmaktan memnunum.
* Çekici bir bedenim var.
* Kendi cildimle mutluyum.
* Göründüğüm halimden memnunum.
* Bedenim sağlıklı.
* İnsanlar bana olduğum gibi hayranlık duyuyor, takdir ediyorlar.
* Kendimi kabul ediyorum.
* Diğer insanlar bedenimi takdir ediyor(hayranlık duyuyor)
* Diğer insanlar görünüşüme hayranlar.
* Kendi yaptığım yoluma bakmayı seviyorum.
* Kendim olmaktan keyif alıyorum.
* Görünüşümden eminim.
* Bedenimden eminim.
* Bedenimle mutluyum.
* Bedenim olduğu haliyle mükemmel.
* Bedenim her geçen gün daha iyi görünüyor.

 


Bırakın Duygularınız Dışarı Çıksın!

* Aklımdakini doğallıkla söylüyorum.
* Duygularımı her zaman dışa vuruyorum.
* Duygularımı dışa vurmak benim için doğal.
* Daima ne düşündüğümü söylerim.
* Ne hissettiğimi daima söylerim.
* Aklımda ne olduğunu söylüyorum.
* Başkalarına onlar hakkında ne düşündüğümü daima söylerim.
* Her zaman duygularımı bilinir kılıyorum.
* Kendimi, arkadaşlarım ve ailemle paylaşıyorum.
* Tüm sorunlarımı, düşüncelerimi ve hislerimi paylaşıyorum.
* Duygular paylaşılmak için ifade edilir.
* Her zaman gerçek ben’i gösteriyorum.
* Gerçek ben’i tüm arkadaşlarıma, aileme ve sevdiğim kişiye gösteriyorum
* İnsanlar benden aklımdakini söylememi bekliyor.
* Ben düşüncelerim ve dileklerimle iddialıyım.
* Fikirlerimi her zaman dile getiririm.
* Her zaman kendimi savunurum.

 


Daha İddialı Olun!


* Ben iddialıyım
* Her zaman kendimi savunurum.
* Her zaman girginim(sosyalim)
* Her yaptığım şeyde iddialıyım.
* Konuştuğum zaman insanlar beni dinler
* İnsanlardan kendim  için bir şeyler isterken kendimden eminim.
* Düşündüğümü açıkça söylemek benim doğrum.
* Önce kendi ihtiyaçlarımı düşünürüm.
* Ben dolaysız ve dürüstüm.
* Düşüncelerimi ve duygularımı açıkça ifade ederim.
* Daima kendi esas doğrularımın arkasında dururum.
* Güçlü değerlerim var ve her zaman onlarla yaşarım.
* Her zaman kendimi özgürce ifade ediyorum.


Geçmişinizden Özgürleşin!

* Geçmişimi olduğu gibi kabul ediyorum.
* Geçmişimden özgürüm.
* Geçmiş deneyimlerimde bile pozitif yönleri görüyorum.
* Geçmişimden ayrılıyorum.
* Kızgınlığımı arkamda bırakıyorum.
* Kendime ait tüm kızgınlıklarımı bıraktım.
* Beni ben yapan geçmişteki deneyimlerim.
* Geçmişim bana güç verdi.
* Geçmişteki reddedilmelerim beni güçlendirdi.
* Geleceğim hakkında pozitifim.
* Beni parlak bir gelecek bekliyor.
* Şu anda yaşamımdaki tüm iyi şeyleri takdir ediyorum.
* Hayatımda pek çok iyi şey var ve ileriye, geleceğe bakıyorum.


İçsel Çatışmanızı Çözümleyin!

* Ben her planın güçlü ve zayıf yönlerini çabucak değerlendiriyorum
* En iyi alternatif için çabucak karar veriyorum.
* Doğallıkla en iyi çözümü seçiyorum.
* Her zaman çabuk ve eğitimli kararlar veriyorum.
* İlerisi için, zor olsa bile en iyi yolu seçerim.
* Her hangi bir konunun her iki yönünü de çabuk ve adil değerlendiririm.
* Her zaman hızlı hareket ederim.
* Ben her zaman acil eyleme geçerim.
* Bir kere karar verdiğimde, ona sadık kalırım.
* Planlarımı görmek için disiplinim var.
* Her zaman planlarımın tamamlandığını görüyorum.
* Her zaman kendi en iyi ve uzun süreli ilgilerim doğrultusunda eyleme geçerim.


Öfke Yönetimi!

* Ben kontrollüyüm.(kontrol altındayım)
* Duygularımın kontrolünü her zaman elimde tutuyorum.
* Ben sakinim
* İrademle sakin ve dingin olabilirim.
* Kendime hakimiyetim (otokontrolüm) üst seviyede.
* Duygularımı üretkenliğe ayarlıyorum.
* Duygularımı kontrol ediyorum.
* Kendime hakimiyetim (otokontrolüm) her gün artıyor, gelişiyor.
* Otokontrolümü geliştiriyorum.
* Duygularımı kontrol etmek için çaba harcıyorum.
* Negatif durumlarda gülüyorum (kahkaha atıyorum)
* Her şeyde pozitif yanı görüyorum.
* Ben sadece pozitif duygulara izin veriyorum.
* Sadece pozitif düşünüyorum.


Sosyal Becerinizi Geliştirin!

* Sosyal ortamlardan keyif alıyorum.
* Sosyal toplantılarda sakin ve dinginim.
* Yeni insanlarla tanışmaktan keyif alıyorum.
* Sosyal ortamlarda kendimden eminim.
* Akranlarım arasında saygı görüyorum.
* Kendim olmaktan memnunum.
* Sohbetleri başlatmaktan keyif alıyorum.
* Yabancılarla kolayca sohbet başlatıyorum.
* Aklımda ne varsa doğallıkla söylüyorum.
* Ne düşünüyorsam söylüyorum.
* Karşı cinsin çevresindeyken kendimden eminim.
* Karşı cinsle sosyal etkileşimde bulunmaktan keyif alıyorum.


Utanmayı Geçmişte Bırakın!

* Utanç verici eylemlerimin farkındayım.
* Utanç verici eylemlerimi kabul ediyorum.
* Geçmişimi kabullenme dönemine girdim.
* Önceki utanç verici eylemlerimi inceliyorum.
* Kendi tarihimi kabul ediyorum.
* Ne yaptıysam kabul ediyorum.
* Utanç verici eylemlerimden uzaklaşıyorum.
* Ne yaptıysam asla utanç duymuyorum.
* Geçmişimi değiştiremem.
* Şimdi geçmişim hakkında tarafsız (nötr) hissediyorum.
* Geçmiş geçmişte kaldı, ve ben ilerliyorum.
* Uzun zamandır geçmişim hakkında utanç duymuyorum.
* Geleceğim için pozitif hissediyorum.
* Şimdi hayatımda ilerleyebilirim.
* Geleceğim aydınlık olacak
* Utanç verici geçmişimi geride bırakabilirim.



Alışveriş

* Alışveriş bağımlılığımı yenmek istiyorum.
* Alışveriş dürtülerimin üstesinden geleceğim.
* Aşırı alışverişe son vereceğim.
* Alışveriş için duyduğum dayanılmaz isteğe son verebilirim.
* Alışveriş bağımlılığımı yeneceğim.
* Alışveriş bağımlılığımı kontrol edebilirim.
* Zihnim ve bedenim tamamen kontrolüm altında.
* İradenin en yüksek seviyesine sahibim.
* Ayartmalardan özgürüm.
* Alışverişe gitme dürtümü kolayca yeniyorum.
* Alışverişe gitme arzusuna karşı güçlüyüm.
* Mantıklı ve rasyonel düşünüyorum.
* Paramın kontrolü bende.
* Finansımın (bütçemin) kontrolü tamamen bende.
* Alışverişe gittiğim zaman rasyonelim(mantıklıyım)
* Sadece ihtiyacım olan şeyleri alıyorum.
* Ayartmalara karşı güçlü kalıyorum.
* Aşırı alışverişe son verdim.
* Kendi konforum için alışverişe son verdim.
* Alışveriş bağımlılığımdan özgürüm.
* Alışveriş alışkanlığımdan özgürüm ve hiç olmadığı kadar mutluyum.
* Alışveriş alışkanlıklarım yaşam tarzım için değişti.
* Yaşam tarzım sonsuza dek değişti.


Ecstasy

* Ecstasy problemimi yeneceğim.
* Ecstasy almaya son vereceğim.
* Ecstasy almaya son vermek istiyorum.
* Ecstasy bağımlılığımı kontrol edebilirim.
* Ecstasy almaya son vermek kolay.
* Kendimi gözetmek istiyorum.
* Bedenime iyi bakıyorum.
* Zihnime ve bedenime değer veriyorum.
* Ayartmalara karşı güçlü kalıyorum.
* Ayartmalardan özgürüm.
* İradenin en yüksek seviyesine sahibim.
* Zihnim ve bedenim tamamen kontrolüm altında.
* Her gün daha iyi hissediyorum.
* Sağlıklı yaşam tarzından keyif alıyorum.
* Ecstasy bağımlılığından özgürüm.
* Ecstasy almaya son verdim.
* Ecstasy’den özgürüm ve gururluyum.
* Hiç olmadığı kadar iyi hissediyorum.
* Mutlu ve sağlıklı bir yaşam tarzına önderlik ediyorum.
* Yaşam tarzım sonsuza dek değişti.


Kokain

* Kokain problemimi yeneceğim.
* Kokain kullanmaya son vereceğim.
* Kokain alışkanlığımı kontrol edebilirim.
* Kokain almaya son vermek istiyorum.
* Kokain kullanmaya son vermek kolay.
* Zihnime ve bedenime değer veriyorum.
* Bedenime iyi bakıyorum.
* Kendimi gözetmek istiyorum.
* Ayartmalardan özgürüm.
* Ayartmalara karşı güçlüyüm.
* Kokain almaya son verme kararıma sadık kalacağım.
* Zihnim ve bedenim tamamen kontrolüm altında.
* İradenin en yüksek seviyesine sahibim.
* Her gün daha iyi hissediyorum.
* Sağlıklı ve doğal yaşam tarzından keyif alıyorum.
* Kokain bağımlılığından özgürüm.
* Kokain kullanmaya son verdim.
* Kokainden özgürüm ve bununla gurur duyuyorum.
* Yaşam tarzımı sonsuza dek değiştirdim.
* Mutlu ve sağlıklı bir yaşam tarzına önderlik ediyorum.


Marijuana

* Marijuana bağımlılığımı yenmek istiyorum.
* Marijuana problemimi yeneceğim.
* Marijuana kullanmaya son vereceğim.
* Marijuana içmeye son verebilirim.
* Esrar bağımlılığımı yeneceğim.
* Marijuana bağımlılığımı kontrol edebilirim.
* Esrar içmeye son vermek kolay.
* Marijuana içmeye son vereceğim.
* Kendimi gözetmek istiyorum.
* Bedenime iyi davranıyorum.
* Zihnime ve bedenime değer veriyorum.
* Zihnim ve bedenim tamamen kontrolüm altında.
* Ayartmalardan özgürüm.
* İradenin en yüksek seviyesine sahibim.
* Ayartmalara karşı güçlü kalıyorum.
* Sağlıklı yaşam tarzından keyif alıyorum.
* Her gün daha iyi hissediyorum.
* Marijuana bağımlılığından özgürüm.
* Esrar kullanmaya son verdim.
* Marijuanadan özgürüm ve gururluyum.
* Mutlu, sağlıklı bir yaşam tarzına liderlik ediyorum.
* Yaşam tarzım sonsuza dek değişti.
* Her zamankinden daha iyi hissediyorum.


sigara

* Ben sigara içmeyen biriyim.
* Sigara içmeye son vereceğim.
* Sağlığıma çok değer veriyorum.
* Sigaraya son vermek kolay.
* Sigara içmeye son vermek istiyorum.
* Sigara içme alışkanlıklarıma son vereceğim.
* Bedenime saygı duyuyorum.
* Zihnim kontrolüm altında.
* Şiddetli arzularım ve dürtülerim tamamen kontrolüm altında.
* Ayartmalara karşı güçlüyüm.
* İradem sert bir kaya.
* Şiddetli isteklerime karşı disiplinli kalıyorum.
* Ciğerlerim sağlıklı.
* Ciğerlerim temiz.


Alkol

* İçmeye son vermek istiyorum.
* Alkolden özgür olmak istiyorum.
* Alkol problemimi yeneceğim.
* İçmeye son vereceğim.
* Alkolü kötü kullanmaya son verebilirim.
* İçme alışkanlığımı kontrol edebilirim.
* İçmeye son vermek benim için çok kolay.
* Ben zihnime ve bedenime değer veriyorum.
* Bedenime iyi davranıyorum.
* Kendime bakıyorum (kendimi gözetiyorum)
* Ayartmalardan özgürüm.
* Ayartmalara karşı güçlüyüm..
* İçki içmeye son verme kararıma sadık kalacağım.
* Zihnim ve bedenim tamamen kontrolüm altında.
* İradenin en yüksek seviyesine sahibim.
* Her geçen gün daha sağlıklı oluyorum.
* Her geçen gün daha iyi hissediyorum.
* Sağlıklı yaşam tarzından keyif alıyorum.
* Alkol bağımlılığından özgürüm.
* İçmeye sonsuza dek son verdim.
* Alkolden özgürüm ve bundan gururluyum.
* Yaşam tarzımı sonsuza dek değiştirdim.
* Ben, ayık, mutlu ve sağlıklı bir yaşam tarzını sürdürüyorum.


Kafein

* Kafein bağımlılığımı gerçekten yenmek istiyorum.
* Kafein bağımlılığımı yeneceğim.
* Kahveyi aşırı miktarda içmeye son vereceğim.
* Günlük fazla miktarda kafein almaya son vereceğim.
* Kahve içmeye son verebilirim.
* Kafeine ihtiyacım yok.
* Kafein bağımlılığımı kontrol edebilirim.
* Bedenime iyi davranıyorum.
* Kendimi gözetmek istiyorum.
* Şiddetli arzu ve dürtülere karşı güçlü kalıyorum.
* Zihnim ve bedenim tamamen kontrolüm altında.
* Kafein ayartmalarından özgürüm.
* İradenin en yüksek seviyesine sahibim.
* Ayartmalara karşı güçlü kalıyorum.
* Şiddetli arzular beni ayartmaya çalıştığında güçlüyüm.
* Yoksunluk semptomlarına karşı güçlüyüm.
* Sağlıklı yaşam tarzından keyif alıyorum.
* Her gün daha az kahve içiyorum.
* Her gün kafein tüketimim azalıyor.
* Ayartmalara karşı koyduğumda iyi hissediyorum.
* Her gün daha iyi hissediyorum.
* Kafein bağımlılığından özgürüm.
* Aşırı miktarda kahve içmeye son verdim.
* Çalışmak için kahveye ihtiyacım yok.
* Uyanık kalmak için kafeine ihtiyacım yok.
* Mutlu ve sağlıklı yaşam tarzına önderlik ediyorum.
* Yaşam tarzım sonsuza dek değişti.
* Hiç olmadığı kadar iyi ve mutlu hissediyorum.

 

Kumar

* Kumar alışkanlığımı yenmek istiyorum.
* Kumar problemimi yeneceğim.
* Kumar oynamaya son vereceğim.
* Kumara son verebilirim.
* Kumar bağımlılığımı fethedeceğim(yeneceğim).
* Kumar bağımlılığımı kontrol edebilirim.
* Zihnim ve bedenim tamamen kontrolüm altında.
* Ayartmalardan özgürüm.
* İradenin en yüksek seviyesine sahibim.
* Kumar dürtülerini kolayca yeniyorum.
* Mantıklı ve rasyonel düşünüyorum.
* Paramın kontrolü bende.
* Finansımın (bütçemin) kontrolü tamamen bende.
* Ayartmalara karşı güçlü kalıyorum.
* Her gün daha kolaylaşıyor.
* Kumara son verdim.
* Kumar bağımlılığımdan özgürüm.
* Kumardan özgürüm ve hiç olmadığı kadar mutluyum.
* Yaşam tarzım sonsuza dek değişti.


Oyun (World of warcraft)

* World of warcraft oynamaya son vereceğim.
* World of warcraft oynamaya son vermek kolay.
* World of warcraft oynamaya son vermek istiyorum.
* Bağımlılığımı yeneceğim.
* Zihnim kontrolüm altında.
* Dürtülerim ve şiddetli isteklerim tamamen kontrolüm altında.
* Ayartmalara karşı güçlüyüm.
* İradem sert bir kaya.
* Bağımlılığıma karşı disiplinli kalıyorum.
* Boş zamanlarıma çok değer veriyorum.
* Sosyal yaşamıma değer veriyorum.
* Hayatımı geri istiyorum.
* Her geçen gün karşı koymak daha kolaylaşıyor.
* Her gün bağımlılığım azalıyor.
* Warcraft alışkanlığımdan özgürüm.
* Hayatıma devam ediyorum.
* Aktif ve sosyal yaşam tarzından keyif alıyorum.


Uyuşturucu Hap

* Hap problemimi yenmek istiyorum.
* Hap bağımlılığını yeneceğim.
* Hap almaya son vereceğim.
* Hap almaya son vermek kolay.
* Zihnime ve bedenime değer veriyorum.
* Bedenime iyi davranıyorum.
* Kendimi gözetmek istiyorum.
* Ayartmalardan özgürüm.
* Ayartmalara karşı güçlüyüm.
* Zihnim ve bedenim tamamen kontrolüm altında.
* İradenin en yüksek seviyesine sahibim.
* Her gün daha sağlıklı oluyorum.
* Her gün daha iyi hissediyorum.
* Sağlıklı yaşam tarzından keyif alıyorum.
* Hap bağımlılığından özgürüm.
* Bedenim temiz ve haplardan özgür.
* Hap almaya sonsuza dek son verdim.
* Yaşam tarzımı sonsuza dek değiştirdim.

 

Başarıyı Çekin

* Başarıyı hayatıma çekiyorum.
* Başaracağım.
* Yaptığım her işte başarılıyım.
* Başarıyı hak ediyorum.
* Kendi başarımı yaratıyorum.
* Kafama koyduğum her şeyi başarabilirim.
* Kendime inanıyorum.
* Başarı bana doğal geliyor.
* İşleri doğruca uzanıp alırım.
* Ben her zaman pozitifim.
* Ben her zaman ısrarcıyım.
* Her türlü meydan okumaya hazırım.
* Her zaman planlarımı tamamlanana kadar izliyorum.
* Rüyalarımı başarabilirim (elde edebilirim)
* Sürekli, her görevde başarılı oluyorum.
* Başarı, hayatımın her alanında kendini gösteriyor.


Parayı Bollukla Çekin

* Parayı hayatıma çekiyorum.
* Para bana doğru çekiliyor.
* Para şimdi hayatıma geliyor.
* Şimdi kendimi zengin görüyorum.
* Refahın ve başarımın keyfini sürüyorum.
* Arzum parayı bollukla hayatıma getirmek ve bunu başaracağım.
* Parayı hayatıma getirmekte 100% kararlıyım.
* Zihnim ve bedenim hepsi birlikte bolluk için çalışıyorlar.
* Gelirim her gün artıyor.
* Şimdi finansal özgürlüğümü kazanıyorum.
* Finansal olarak özgürüm.
* Zenginliği gerçekleştirmek hakkında tutkuluyum.
* Hayatımda finansal bolluğa sahip olmayı hak ediyorum.
* Bolluk ve Ben biriz.
* Ben dahil herkesin zengin olabileceğine inanıyorum.
* Şimdi büyük miktarlarda parayı topluyorum.
* Zihnim, kazançlı fikirler ve fırsatlar için güçlü bir mıknatıs.
* Büyük zenginlik şimdi beni takip ediyor.
* Başarılıyım, çünkü ne istediğimi biliyorum ve onu çağırıyorum.
* Zenginliği, kolayca ve çaba sarfetmeden yaratıyorum.
* Başarıyı kendi yolumda belirliyorum.


Şansı Çekin

* Hayatıma iyi şansı çekiyorum.
* Ben doğal olarak şanslıyım. (ya da doğuştan şanslıyım)
* Hayatım iyi şansla dolu.
* Hayatımın tüm alanlarında şanslıyım.
* İyi şans benim için doğal.
* Ben iyi şansı hak ediyorum.
* Ben her zaman şanslıyım.
* Kendi şansımı yaratıyorum.
* Ben pozitif ve şanslı bir insanım.
* Her şeyin pozitif yanını görüyorum.
* Hayatımdaki tüm iyi şanslar için şükran duyuyorum.
* Daima doğru zamanda doğru yerdeyim.
* İyi şans her gün hayatıma akıyor.
* Her yaptığım şeyde şanslıyım.
* Şans ve talih hayatımda her zaman kendini gösteriyor.
* Hayatımdaki tüm iyi şans için minnet duyuyorum.


Sağlığı Çekin

* Sağlığı hayatıma çekiyorum.
* Sağlık bana doğru çekiliyor.
* Sağlığım için şükran duyuyorum.
* Şimdi kendimi sağlıklı görüyorum.
* Bedenim kendiliğinden iyileşiyor.
* Zihnim ve bedenim sağlıklı ve enerji dolu
* Sağlığımın keyfini sürüyorum.
* Her gün daha sağlıklı oluyorum.
* Hayatım sağlık ve canlılıkla dolu.
* Zihnim ve bedenim birlikte sağlığımı düzeltmek için çalışıyorlar.
* Sağlığım her gün düzeliyor.
* Sağlığım hakkında tutkuluyum.
* Sağlıklı olmayı hak ediyorum.
* Doğal olarak sağlıklıyım.
* Güçlü bağışıklık sistemim var.
* Hastalıklara karşı güçlü kalıyorum.
* Hızlı iyileşiyorum.
* Sağlığımı çabuk iyileştiriyorum.
* Her zaman sağlıklı kalıyorum.
* İyi sağlık şimdi bana geliyor.


Şükran Duy

* Şükran duyma davranışına sahibim.
* Hayatımdaki tüm iyi şeyler için şükran duyuyorum.
* Şükretmek benim için çok doğal.
* Sürekli yaşamımdaki iyi şeyler için teşekkür ediyorum.
* Hayatımdaki tüm iyi şansları (kaderi) takdir ediyorum.
* Yaşamımdaki tüm pozitif şeyler için minnettarım.
* Her gün şükranlarımı dile getiriyorum.
* Yaşamımda şükran duyacak pek çok şeyim var.
* Sahip olduğum sağlığım için şükran duyuyorum.
* Sahip olduğum arkadaşlarım için şükran duyuyorum.
* Sahip olduğum ailem için şükran duyuyorum.
* Zihnim ve bedenim için şükran duyuyorum.
* Kendimi geliştirme yeteneğim için şükran duyuyorum.
* Tüm şükran duyduğum şeyler daha büyük bollukla yaşamımda tezahür ediyor.


Çekim Yasası

* Çekim yasası her gün benim için çalışıyor.
* Ne istersem hayatıma çekme gücüm var.
* Çekim yasası işliyor.
* İstediğim her şeye sahip olabilirim.
* Rüyalarımı gerçekleştirebilirim.
* Kafama koyduğum her şeyi başarabilirim.
* Pozitif düşünceler pozitif durumları çeker.
* Zihnim isteklerimi hayata geçirebilir.
* Rüyalarım gerçeğim olacak.
* Parayı hayatıma çekiyorum.
* Gücü hayatıma çekiyorum.
* Güçlü ilişkileri hayatıma çekiyorum.
* Güçlü arkadaşlıkları hayatıma çekiyorum.
* Sevgiyi (aşkı) hayatıma çekiyorum.
* Seksüel partnerleri hayatıma çekiyorum.
* İş fırsatlarını hayatıma çekiyorum.
* İş başarısını hayatıma çekiyorum.
* Mutluluğu hayatıma çekiyorum.
* Pozitifliği hayatıma çekiyorum.
* Bolluğu hayatıma çekiyorum.
* Finansal başarıyı hayatıma çekiyorum.

 

* Almanca öğrenmek istiyorum.
* Sıkı çalışıyorum.
* Almanca öğrenebilirim.
* Almanca öğreneceğim.
* Almanca öğrenmeye azimliyim ve motiveyim.
* Almanca öğrenmeyi kolay buluyorum.
* Hafızam mükemmel.
* Bilgiyi hızlı ve verimli işliyorum.
* Konsantre olmayı ve çalışmayı kolay buluyorum.
* Almanca’yı akıcı konuşabiliyorum.
* Almanca’m gelişiyor.
* Yeni bilgiyi kolayca hatırlıyorum.
* Yeni dilleri kolayca elde ediyorum.
* Kolayca yeni dil ediniyorum.
* Bilgiyi kolayca aklımda tutuyorum.
* Almanca öğrenmek kolay.
* Yeni diller öğrenmekten keyif alıyorum.
* Telaffuzum gelişiyor.


* Arapça öğrenmek istiyorum.
* Sıkı çalışıyorum.
* Arapça öğrenebilirim.
* Arapça öğreneceğim.
* Arapça öğrenmeye azimliyim ve motiveyim.
* Arapça öğrenmeyi kolay buluyorum.
* Hafızam mükemmel.
* Bilgiyi hızlı ve verimli işliyorum.
* Konsantre olmayı ve çalışmayı kolay buluyorum.
* Arapça’yı akıcı konuşabiliyorum.
* Arapça’m gelişiyor.
* Yeni bilgiyi kolayca hatırlıyorum.
* Yeni dilleri kolayca elde ediyorum.
* Kolayca yeni dil ediniyorum.
* Bilgiyi kolayca aklımda tutuyorum.
* Arapça öğrenmek kolay.
* Yeni diller öğrenmekten keyif alıyorum.
* Telaffuzum gelişiyor.


* Bulgarca öğrenmek istiyorum.
* Sıkı çalışıyorum.
* Bulgarca öğrenebilirim.
* Bulgarca öğreneceğim.
* Bulgarca öğrenmeye azimliyim ve motiveyim.
* Bulgarca öğrenmeyi kolay buluyorum.
* Hafızam mükemmel.
* Bilgiyi hızlı ve verimli işliyorum.
* Konsantre olmayı ve çalışmayı kolay buluyorum.
* Bulgarca’yı akıcı konuşabiliyorum.
* Bulgarca’m gelişiyor.
* Yeni bilgiyi kolayca hatırlıyorum.
* Yeni dilleri kolayca elde ediyorum.
* Kolayca yeni dil ediniyorum.
* Bilgiyi kolayca aklımda tutuyorum.
* Bulgarca öğrenmek kolay.
* Yeni diller öğrenmekten keyif alıyorum.
* Telaffuzum gelişiyor.


* Çince öğrenmek istiyorum.
* Sıkı çalışıyorum.
* Çince öğrenebilirim.
* Çince öğreneceğim.
* Çince öğrenmeye azimliyim ve motiveyim.
* Çince öğrenmeyi kolay buluyorum.
* Hafızam mükemmel.
* Bilgiyi hızlı ve verimli işliyorum.
* Konsantre olmayı ve çalışmayı kolay buluyorum.
* Çince’yi akıcı konuşabiliyorum.
* Çince’m gelişiyor.
* Yeni bilgiyi kolayca hatırlıyorum.
* Yeni dilleri kolayca elde ediyorum.
* Kolayca yeni dil ediniyorum.
* Bilgiyi kolayca aklımda tutuyorum.
* Çince öğrenmek kolay.
* Yeni diller öğrenmekten keyif alıyorum.
* Telaffuzum gelişiyor.


* Fransızca öğrenmek istiyorum.
* Sıkı çalışıyorum.
* Fransızca öğrenebilirim.
* Fransızca öğreneceğim.
* Fransızca öğrenmeye azimliyim ve motiveyim.
* Fransızca öğrenmeyi kolay buluyorum.
* Hafızam mükemmel.
* Bilgiyi hızlı ve verimli işliyorum.
* Konsantre olmayı ve çalışmayı kolay buluyorum.
* Fransızca’yı akıcı konuşabiliyorum.
* Fransızca’m gelişiyor.
* Yeni bilgiyi kolayca hatırlıyorum.
* Yeni dilleri kolayca elde ediyorum.
* Kolayca yeni dil ediniyorum.
* Bilgiyi kolayca aklımda tutuyorum.
* Fransızca öğrenmek kolay.
* Yeni diller öğrenmekten keyif alıyorum.
* Telaffuzum gelişiyor.


* Hintçe öğrenmek istiyorum.
* Sıkı çalışıyorum.
* Hintçe öğrenebilirim.
* Hintçe öğreneceğim.
* Hintçe öğrenmeye azimliyim ve motiveyim.
* Hintçe öğrenmeyi kolay buluyorum.
* Hafızam mükemmel.
* Bilgiyi hızlı ve verimli işliyorum.
* Konsantre olmayı ve çalışmayı kolay buluyorum.
* Hintçe’yi akıcı konuşabiliyorum.
* Hintçe’m gelişiyor.
* Yeni bilgiyi kolayca hatırlıyorum.
* Yeni dilleri kolayca elde ediyorum.
* Kolayca yeni dil ediniyorum.
* Bilgiyi kolayca aklımda tutuyorum.
* Hintçe öğrenmek kolay.
* Yeni diller öğrenmekten keyif alıyorum.
* Telaffuzum gelişiyor.


* Hırvatça öğrenmek istiyorum.
* Sıkı çalışıyorum.
* Hırvatça öğrenebilirim.
* Hırvatça öğreneceğim.
* Hırvatça öğrenmeye azimliyim ve motiveyim.
* Hırvatça öğrenmeyi kolay buluyorum.
* Hafızam mükemmel.
* Bilgiyi hızlı ve verimli işliyorum.
* Konsantre olmayı ve çalışmayı kolay buluyorum.
* Hırvatça’yı akıcı konuşabiliyorum.
* Hırvatça’m gelişiyor.
* Yeni bilgiyi kolayca hatırlıyorum.
* Yeni dilleri kolayca elde ediyorum.
* Kolayca yeni dil ediniyorum.
* Bilgiyi kolayca aklımda tutuyorum.
* Hırvatça öğrenmek kolay.
* Yeni diller öğrenmekten keyif alıyorum.
* Telaffuzum gelişiyor.


* İngilizce öğrenmek istiyorum.
* Sıkı çalışıyorum.
* İngilizce öğrenebilirim.
* İngilizce öğreneceğim.
* İngilizce öğrenmeye azimliyim ve motiveyim.
* İngilizce öğrenmeyi kolay buluyorum.
* Hafızam mükemmel.
* Bilgiyi hızlı ve verimli işliyorum.
* Konsantre olmayı ve çalışmayı kolay buluyorum.
* İngilizce’yi akıcı konuşabiliyorum.
* İngilizce’m gelişiyor.
* Yeni bilgiyi kolayca hatırlıyorum.
* Yeni dilleri kolayca elde ediyorum.
* Kolayca yeni dil ediniyorum.
* Bilgiyi kolayca aklımda tutuyorum.
* İngilizce öğrenmek kolay.
* Yeni diller öğrenmekten keyif alıyorum.
* Telaffuzum gelişiyor.


* İspanyolca öğrenmek istiyorum.
* Sıkı çalışıyorum.
* İspanyolca öğrenebilirim.
* İspanyolca öğreneceğim.
* İspanyolca öğrenmeye azimliyim ve motiveyim.
* İspanyolca öğrenmeyi kolay buluyorum.
* Hafızam mükemmel.
* Bilgiyi hızlı ve verimli işliyorum.
* Konsantre olmayı ve çalışmayı kolay buluyorum.
* İspanyolca’yı akıcı konuşabiliyorum.
* İspanyolca’m gelişiyor.
* Yeni bilgiyi kolayca hatırlıyorum.
* Yeni dilleri kolayca elde ediyorum.
* Kolayca yeni dil ediniyorum.
* Bilgiyi kolayca aklımda tutuyorum.
* İspanyolca öğrenmek kolay.
* Yeni diller öğrenmekten keyif alıyorum.
* Telaffuzum gelişiyor.


* İsveççe öğrenmek istiyorum.
* Sıkı çalışıyorum.
* İsveççe öğrenebilirim.
* İsveççe öğreneceğim.
* İsveççe öğrenmeye azimliyim ve motiveyim.
* İsveççe öğrenmeyi kolay buluyorum.
* Hafızam mükemmel.
* Bilgiyi hızlı ve verimli işliyorum.
* Konsantre olmayı ve çalışmayı kolay buluyorum.
* İsveççe’yi akıcı konuşabiliyorum.
* İsveççe’m gelişiyor.
* Yeni bilgiyi kolayca hatırlıyorum.
* Yeni dilleri kolayca elde ediyorum.
* Kolayca yeni dil ediniyorum.
* Bilgiyi kolayca aklımda tutuyorum.
* İsveççe öğrenmek kolay.
* Yeni diller öğrenmekten keyif alıyorum.
* Telaffuzum gelişiyor.


* İtalyanca öğrenmek istiyorum.
* Sıkı çalışıyorum.
* İtalyanca öğrenebilirim.
* İtalyanca öğreneceğim.
* İtalyanca öğrenmeye azimliyim ve motiveyim.
* İtalyanca öğrenmeyi kolay buluyorum.
* Hafızam mükemmel.
* Bilgiyi hızlı ve verimli işliyorum.
* Konsantre olmayı ve çalışmayı kolay buluyorum.
* İtalyanca’yı akıcı konuşabiliyorum.
* İtalyanca’m gelişiyor.
* Yeni bilgiyi kolayca hatırlıyorum.
* Yeni dilleri kolayca elde ediyorum.
* Kolayca yeni dil ediniyorum.
* Bilgiyi kolayca aklımda tutuyorum.
* İtalyanca öğrenmek kolay.
* Yeni diller öğrenmekten keyif alıyorum.
* Telaffuzum gelişiyor.


* Japonca öğrenmek istiyorum.
* Sıkı çalışıyorum.
* Japonca öğrenebilirim.
* Japonca öğreneceğim.
* Japonca öğrenmeye azimliyim ve motiveyim.
* Arapça öğrenmeyi kolay buluyorum.
* Hafızam mükemmel.
* Bilgiyi hızlı ve verimli işliyorum.
* Konsantre olmayı ve çalışmayı kolay buluyorum.
* Japonca’yı akıcı konuşabiliyorum.
* Japonca’m gelişiyor.
* Yeni bilgiyi kolayca hatırlıyorum.
* Yeni dilleri kolayca elde ediyorum.
* Kolayca yeni dil ediniyorum.
* Bilgiyi kolayca aklımda tutuyorum.
* Japonca öğrenmek kolay.
* Yeni diller öğrenmekten keyif alıyorum.
* Telaffuzum gelişiyor.

 

* Korece öğrenmek istiyorum.
* Sıkı çalışıyorum.
* Korece öğrenebilirim.
* Korece öğreneceğim.
* Korece öğrenmeye azimliyim ve motiveyim.
* Korece öğrenmeyi kolay buluyorum.
* Hafızam mükemmel.
* Bilgiyi hızlı ve verimli işliyorum.
* Konsantre olmayı ve çalışmayı kolay buluyorum.
* Korece’yi akıcı konuşabiliyorum.
* Korece’m gelişiyor.
* Yeni bilgiyi kolayca hatırlıyorum.
* Yeni dilleri kolayca elde ediyorum.
* Kolayca yeni dil ediniyorum.
* Bilgiyi kolayca aklımda tutuyorum.
* Korece öğrenmek kolay.
* Yeni diller öğrenmekten keyif alıyorum.
* Telaffuzum gelişiyor.


* Lehçe öğrenmek istiyorum.
* Sıkı çalışıyorum.
* Lehçe öğrenebilirim.
* Lehçe öğreneceğim.
* Lehçe öğrenmeye azimliyim ve motiveyim.
* Lehçe öğrenmeyi kolay buluyorum.
* Hafızam mükemmel.
* Bilgiyi hızlı ve verimli işliyorum.
* Konsantre olmayı ve çalışmayı kolay buluyorum.
* Lehçe’yi akıcı konuşabiliyorum.
* Lehçe’m gelişiyor.
* Yeni bilgiyi kolayca hatırlıyorum.
* Yeni dilleri kolayca elde ediyorum.
* Kolayca yeni dil ediniyorum.
* Bilgiyi kolayca aklımda tutuyorum.
* Lehçe öğrenmek kolay.
* Yeni diller öğrenmekten keyif alıyorum.
* Telaffuzum gelişiyor.


* Portekizce öğrenmek istiyorum.
* Sıkı çalışıyorum.
* Portekizce öğrenebilirim.
* Portekizce öğreneceğim.
* Portekizce öğrenmeye azimliyim ve motiveyim.
* Portekizce öğrenmeyi kolay buluyorum.
* Hafızam mükemmel.
* Bilgiyi hızlı ve verimli işliyorum.
* Konsantre olmayı ve çalışmayı kolay buluyorum.
* Portekizce’yi akıcı konuşabiliyorum.
* Portekizce’m gelişiyor.
* Yeni bilgiyi kolayca hatırlıyorum.
* Yeni dilleri kolayca elde ediyorum.
* Kolayca yeni dil ediniyorum.
* Bilgiyi kolayca aklımda tutuyorum.
* Portekizce öğrenmek kolay.
* Yeni diller öğrenmekten keyif alıyorum.
* Telaffuzum gelişiyor.


* Rumence öğrenmek istiyorum.
* Sıkı çalışıyorum.
* Rumence öğrenebilirim.
* Rumence öğreneceğim.
* Rumence öğrenmeye azimliyim ve motiveyim.
* Rumence öğrenmeyi kolay buluyorum.
* Hafızam mükemmel.
* Bilgiyi hızlı ve verimli işliyorum.
* Konsantre olmayı ve çalışmayı kolay buluyorum.
* Rumence’yi akıcı konuşabiliyorum.
* Rumence’m gelişiyor.
* Yeni bilgiyi kolayca hatırlıyorum.
* Yeni dilleri kolayca elde ediyorum.
* Kolayca yeni dil ediniyorum.
* Bilgiyi kolayca aklımda tutuyorum.
* Rumence öğrenmek kolay.
* Yeni diller öğrenmekten keyif alıyorum.
* Telaffuzum gelişiyor.


* Rusça öğrenmek istiyorum.
* Sıkı çalışıyorum.
* Rusça öğrenebilirim.
* Rusça öğreneceğim.
* Rusça öğrenmeye azimliyim ve motiveyim.
* Rusça öğrenmeyi kolay buluyorum.
* Hafızam mükemmel.
* Bilgiyi hızlı ve verimli işliyorum.
* Konsantre olmayı ve çalışmayı kolay buluyorum.
* Rusça’yı akıcı konuşabiliyorum.
* Rusça’m gelişiyor.
* Yeni bilgiyi kolayca hatırlıyorum.
* Yeni dilleri kolayca elde ediyorum.
* Kolayca yeni dil ediniyorum.
* Bilgiyi kolayca aklımda tutuyorum.
* Rusça öğrenmek kolay.
* Yeni diller öğrenmekten keyif alıyorum.
* Telaffuzum gelişiyor.


* Slovakça öğrenmek istiyorum.
* Sıkı çalışıyorum.
* Slovakça öğrenebilirim.
* Slovakça öğreneceğim.
* Slovakça öğrenmeye azimliyim ve motiveyim.
* Slovakça öğrenmeyi kolay buluyorum.
* Hafızam mükemmel.
* Bilgiyi hızlı ve verimli işliyorum.
* Konsantre olmayı ve çalışmayı kolay buluyorum.
* Slovakça’yı akıcı konuşabiliyorum.
* Slovakça’m gelişiyor.
* Yeni bilgiyi kolayca hatırlıyorum.
* Yeni dilleri kolayca elde ediyorum.
* Kolayca yeni dil ediniyorum.
* Bilgiyi kolayca aklımda tutuyorum.
* Slovakça öğrenmek kolay.
* Yeni diller öğrenmekten keyif alıyorum.
* Telaffuzum gelişiyor.


* Türkçe öğrenmek istiyorum.
* Sıkı çalışıyorum.
* Türkçe öğrenebilirim.
* Türkçe öğreneceğim.
* Türkçe öğrenmeye azimliyim ve motiveyim.
* Türkçe öğrenmeyi kolay buluyorum.
* Hafızam mükemmel.
* Bilgiyi hızlı ve verimli işliyorum.
* Konsantre olmayı ve çalışmayı kolay buluyorum.
* Türkçe’yi akıcı konuşabiliyorum.
* Türkçe’m gelişiyor.
* Yeni bilgiyi kolayca hatırlıyorum.
* Yeni dilleri kolayca elde ediyorum.
* Kolayca yeni dil ediniyorum.
* Bilgiyi kolayca aklımda tutuyorum.
* Türkçe öğrenmek kolay.
* Yeni diller öğrenmekten keyif alıyorum.
* Telaffuzum gelişiyor.

 

Boks Antrenmanına Yardımcı


* Boksumdan eminim.
* Ben yenilmezim.
* Boks becerilerimden 100% eminim.
* Zihinsel ve fiziksel olarak kondisyonun zirvesindeyim.
* Boksta yüksek standarttayım.
* Ben tüm potansiyelime, boksun en üst seviyesine ulaşacağım.
* Antrenman yaparken, ya da dövüşürken derin konsantrasyona sahibim.
* Boks antrenmanıma odaklanıyorum.
* Antremanı seviyorum.
* Maksimum potansiyelimde antrenman yapıyorum.
* Her zaman tüm gücümle dövüşüyor ya da antrenman yapıyorum.
* Antrenmana aşırı derecede motiveyim.
* Kendimi antrenmanıma tamamen adadım.
* Boksum her antrenmanımda gelişiyor.
* Dövüş stilim baskın ve kendinden emin.
* Kendimi savunmam mükemmel.
* Boksta veya bir dövüşte çok baskınım.
* Kazanacağım.
* Her durumda rakibimden iyiyim.
* Yumruklarım çok hızlı.
* Yumruklarım güçlü.
* Yumruklarımın hızı ve gücü sürekli artıyor.


Dövüş Sanatları Antrenmanı!

* Dövüş sanatları becerilerimden eminim.
* Ben yenilmezim.
* Dövüş sanatları yeteneklerimden 100% eminim.
* Zihinsel ve fiziksel olarak kondisyonum zirvede.
* Dövüş sanatları becerilerimde yüksek standarttayım.
* Dövüş sanatlarının ustalarının seviyesine, tüm potansiyelime erişeceğim.
* Antrenman yaparken veya dövüşürken derin konsantrasyona sahibim.
* Dövüş sanatları antrenmanıma odaklanıyorum.
* Dövüş sanatları antrenmanımı seviyorum.
* Maksimum potansiyelimle çalışıyorum.
* Her zaman tüm gücümle çalışıyorum veya dövüşüyorum.
* Antrenmana aşırı motiveyim.
* Kendimi tamamen antrenmanıma adadım.
* Her antrenmanımla dövüş sanatları’m gelişiyor.
* Dövüş stilim kendinden emin ve baskın (dominant)
* Dövüşte veya karşılaşmada çok iddialıyım.
* Kazanacağım.
* Her yönden rakibimden iyiyim.
* Tekmelerim ve yumruklarım aşırı hızlı.
* Tekmelerim ve yumruklarım hızlanıyor.
* Savunmam mükemmel.
* Fırlatma tekniğim mükemmel.
* Tüm dövüş sanatları becerilerim gelişiyor.
* Herkese karşı kendimi savunabilirim.


Güreş Antrenmanı Yardımcısı!

Güreş becerilerimden eminim.
Ben yenilmezim.
Güreş yeteneklerimden 100% eminim.
Kondisyonum zirvede.
Güreşte yüksek standarttayım.
Güreşin en yüksek seviyesine, tüm potansiyelime erişeceğim.
Antrenmanda ya da dövüşürken derin konsantrasyına sahibim.
Güreş antrenmanıma odaklandım.
Çalışmayı (antrenmanı) seviyorum.
Maksimum potansiyelimle çalışıyorum.
Her zaman tüm gücümle çalışıyorum ya da dövüşüyorum.
Antrenmana aşırı derecede motiveyim.
Antrenmanıma tamamen sadığım.
Güreşim her çalışmamla gelişiyor.
Güreş stilim kendinden emin ve dominant (baskın)
Dövüşte ya da antremanda çok iddialıyım.
Kazanacağım.
Her yönden rakibimden daha iyiyim.
Sarılma (güreş terimi) yeteneklerim mükemmel.
Tutuşlarımda çok güçlüyüm.
Tutuşlarım kırılmaz.
Dövüşürken her zaman sınırlarımı zorluyorum.


Jeet Kune Do Antrenmanına Yardımcı Subliminal

* Jeet kune do becerilerimden eminim.
* Ben yenilmezim.
* Jeet kune do becerilerimden 100% eminim.
* Kondisyonum zirvede.
* Jeet kune do becerilerimde yüksek standarttayım.
* Ben tüm potansiyelime, jeet kune do masterının en yüksek seviyesine erişeceğim.
* Antrenman yaparken, ya da dövüşürken derin konsantrasyona sahibim.
* Jeet kune do antrenmanıma odaklanıyorum.
* Jeet kune do antrenmanımı seviyorum.
* Maksimum potansiyelimde antrenman yapıyorum.
* Her zaman tüm gücümle antrenman yapıyorum.
* Antrenmanıma aşırı derecede motiveyim.
* Kendimi antrenmanıma tamamen adadım.
* Jeet kune do’m her antrenmanımda gelişiyor.
* Dövüş stilim baskın ve kendinden emin.
* Karşılaşmada ya da dövüşte çok iddialıyım.
* Kazanacağım.
* Her durumda rakibimden iyiyim.
* Tekmelerim ve yumruklarım çok hızlı.
* Tekmelerim ve yumruklarım hızlanıyor.
* Savunmam mükemmel.
* Fırlatışlarımın zamanlaması tam.
* Her zaman dövüşürken sınırlarımı zorluyorum.
* İnancım çok kuvvetli.
* İnancım kırılmaz.

Judo Antrenmanına Yardımcı Subliminal

* Judo becerilerimden eminim.
* Ben yenilmezim.
* Ben judo yeteneklerimden 100% eminim.
* Judo’da yüksek standarttayım.
* Judo’da en yüksek seviyeye, en yüksek potansiyelime erişeceğim.
* Antrenman yaparken veya dövüşürken derin konsantrasyona sahibim.
* Judo antrenmanıma odaklanıyorum.
* Antrenmanı seviyorum.
* Maksimum potansiyelimde antrenman yapıyorum.
* Her zaman dikkatli dövüşüyor ya da antrenman yapıyorum.
* Antrenmana aşırı derecede motiveyim.
* Kendimi antrenmanıma tamamen adadım.
* Judo’m her antrenmanımda gelişiyor.
* Her zaman kendimden emin ve kontrollüyüm.
* Kazanacağım.
* Her durumda rakibimden iyiyim.
* Beden mekanizmasından mükemmel anlıyorum
* Beden ağırlığımı avantajıma kullanıyorum.
* Her zaman rakibimden kurnazım.
* Her zaman bir adım öndeyim.
* Rakibimi fırlatışlarımın zamanlaması tam.
* Fırlatış tekniklerim mükemmel.
* Fırlatırken tüm beden ağırlığımı kullanıyorum.
* Dövüşürken her zaman sınırları aşıyorum.


Jujitsu Antrenmanı Yardımcısı

* Jujitsu becerilerimden eminim.
* Ben yenilmezim.
* Jujitsu yeteneğimden 100% eminim.
* Kondisyonum zirvede.
* Jujitsu’nun yüksek standartındayım.
* Jujitsu’nun en yüksek derecesine, tüm potansiyelime erişeceğim.
* Antrenman yaparken veya dövüşürken derin konsantrasyona sahibim.
* Jujitsu antrenmanıma odaklanıyorum.
* Antrenmanı seviyorum.
* Maksimum potansiyelimde antrenman yapıyorum.
* Her zaman dikkatli dövüşüyor ya da antrenman yapıyorum.
* Antrenmana aşırı derecede motiveyim.
* Kendimi antrenmanıma tamamen adadım.
* Jujitsu’m her antrenmanımda gelişiyor.
* Her zaman kendimden emin ve kontrollüyüm.
* Kazanacağım.
* Her durumda rakibimden iyiyim.
* Beden mekanizmasından mükemmel anlıyorum
* Beden ağırlığımı avantajıma kullanıyorum.
* Her zaman rakibimden kurnazım.
* Her zaman bir adım öndeyim.
* Fırlatışlarım mükemmel.
* Rakibimi fırlatışlarımın zamanlaması tam.
* Mükemmel fırlatma teniğim var.
* Dövüşürken her zaman sınırları aşıyorum.


Siyah Kuşak Karate Antrenmanı!

* Karate becerilerimden eminim.
* Ben yenilmezim.
* Karate yeteneklerimden 100% eminim.
* Kondisyonum zirvede.
* Yüksek standartta karate becerilerim var.
* Karatenin en yüksek seviyesine, tüm potansiyelime erişeceğim.
* Antrenman yaparken veya dövüşürken derin konsantrasyona sahibim.
* Karate antrenmanıma odaklanıyorum.
* Karate antrenmanımı seviyorum.
* Maksimum potansiyelimle çalışıyorum.
* Her zaman tüm gücümle çalışıyorum veya dövüşüyorum.
* Antrenmana aşırı motiveyim.
* Kendimi tamamen antrenmanıma adadım.
* Her antrenmanımla karate’m gelişiyor.
* Dövüş stilim kendinden emin ve baskın (dominant)
* Dövüşte veya karşılaşmada çok iddialıyım.
* Kazanacağım.
* Her yönden rakibimden iyiyim.
* Tekmelerim ve yumruklarım aşırı hızlı.
* Tekmelerim ve yumruklarım hızlanıyor.


Tai Chi Antrenmanı Yardımcısı!

* Tai Chi’m her gün gelişiyor.
* Tai Chi çalışmalarımdan keyif alıyorum.
* Çalışırken sıkı konsantre oluyorum ve odaklanıyorum.
* Tai Chi çalışırken derin odaklanıyorum.
* Enerjimle temastayım.
* Chi’mi hissedebiliyorum.
* Bedenimdeki Chi’min farkındayım.
* Chi konusunda büyük farkındalık kazanıyorum.
* Chi’min bedenimde hareket ettiğini hissedebiliyorum
* Zihnim rahat ve dingin.
* Düşüncelerim sessiz.
* Tai Chi çalışırken meditatif zihin durumuna giriyorum.
* Çalışırken devingen (hareket eden) bir meditasyona giriyorum.
* Beden hareketlerime karşı duyarlıyım.
* Küçük içsel beden hareketlerine duyarlıyım.
* Anlık beden hareketlerime karşı mükemmeliyetçiyim.


Tekvando Antrenmanı Yardımcısı!

* Tekvando becerilerimden eminim.
* Ben yenilmezim.
* Tekvando yeteneklerimden 100% eminim.
* Kondisyonum zirvede.
* Yüksek standartta tekvando becerilerim var.
* Telvando’nun en yüksek seviyesine, tüm potansiyelime erişeceğim.
* Antrenman yaparken veya dövüşürken derin konsantrasyona sahibim.
* Tekvando antrenmanıma odaklanıyorum.
* Tekvando antrenmanımı seviyorum.
* Maksimum potansiyelimle çalışıyorum.
* Her zaman tüm gücümle çalışıyorum veya dövüşüyorum.
* Antrenmana aşırı motiveyim.
* Kendimi tamamen antrenmanıma adadım.
* Her antrenmanımla tekvando’m gelişiyor.
* Dövüş stilim kendinden emin ve baskın (dominant)
* Dövüşte veya karşılaşmada çok iddialıyım.
* Kazanacağım.
* Her yönden rakibimden iyiyim.


Wing Chun Antrenmanı Yardımcısı!

* Wing chun becerilerimden eminim.
* Ben yenilmezim.
* Wing chun yeteneğimden 100% eminim.
* Kondisyonum zirvede.
* Wing chun becerilerim yüksek standartta.
* Wing chun’un en yüksek derecesine, tüm potansiyelime erişeceğim.
* Antrenman yaparken veya dövüşürken derin konsantrasyona sahibim.
* Wing chun antrenmanıma odaklanıyorum.
* Wing chun antrenmanımı seviyorum.
* Maksimum potansiyelimde antrenman yapıyorum.
* Her zaman tüm gücümle dövüşüyor ya da antrenman yapıyorum.
* Antrenmana aşırı derecede motiveyim.
* Kendimi antrenmanıma tamamen adadım.
* Wing chun’um her antrenmanımda gelişiyor.
* Dövüş stilim kendimden emin ve baskın (dominant)
* Her durumda rakibimden iyiyim.
* Tekmelerim ve yumruklarım aşırı hızlı.
* Tekmelerim ve yumruklarım hızlanıyor.

 

 

Agorafobi – Açık Alan Korkusu

* Agorafobimi tedavi edebilirim.
* Agorafobimi tedavi edeceğim.
* Agorafobimin üstesinden geleceğim.
* Açık toplumsal alanlarda olmaktan hoşlanıyorum.
* Bilmediğim yerlere gitmekten keyif alıyorum.
* Korkularım tamamen kontrolüm altında.
* Dışarıda, toplum içindeyken tamamen kontrollüyüm.
* Açık alanlarda tamamen kontrollüyüm.
* Umumi alanlarda güvendeyim.
* Umumi alanlarda kendimi emin ve güvende hissediyorum.
* Açık alanlarda güvendeyim.
* Bilmediğim yerlerde güvendeyim.
* Açık alanlarda rahat hissediyorum.
* Kalabalık yerlerde rahat hissediyorum.
* Bilmediğim yerlerde rahat hissediyorum.
* Kendi içimde her zaman güvendeyim.
* Agorafobimi tedavi ettim.


Araknofobi – Örümcek Korkusu

* Örümceklerden hoşlanıyorum.
* Örümcek korkumu tedavi edebilirim.
* Örümcek korkumu tedavi edeceğim.
* Örümcek korkumu yeneceğim.
* Örümcek korkum tamamen kontrolüm altında.
* Örümcekler çevremdeyken sakinim.
* Örümcekler çevremdeyken güvende hissediyorum.
* Örümcekleri düşündüğümde sakin kalıyorum.
* Bir örümcek gördüğümde kontrollü kalıyorum.
* Bir örümcek gördüğümde sakinim.
* Örümcek korkumdan özgürüm.
* Dolu dolu ve korkusuz bir hayat sürüyorum.


Böcek Korkusu

* Böcekleri seviyorum.
* Böcek korkumu tedavi edebilirim.
* Böcek korkumu tedavi edeceğim.
* Böcek korkumu yeneceğim.
* Böcek korkum tamamen kontrolüm altında.
* Böceklerin çevresindeyken sakinim.
* Böceklerin çevresinde güvenliyim.
* Böcek düşünürken sakin kalıyorum.
* Böcek gördüğümde kontrollü kalıyorum.
* Böcek gördüğümde sakinim.
* Böcek korkumdan özgürüm.
* Endişe duymadan tüm aktivitelerden keyif almakta özgürüm.
* Dolu dolu ve korkudan özgür bir hayat sürüyorum.


Doktor & Cerrahi Korkusu

* Doktorları seviyorum.
* Doktorlar bana yardım etmek için burada.
* Doktorlar sadece yardım etmek isterler.
* Cerrahi hayatıma yarar sağlayacak.
* Cerrahi hayatımın kalitesini artıracak.
* Hastaneler iyileşme yerleridir.
* Doktor korkumu tedavi edebilirim.
* Cerrahi korkumu yeneceğim.
* Hastane korkumu yeneceğim.
* Cerrahi korkum tamamen kontrolüm altında.
* Doktorların etrafında sakinim.
* Doktorların çevresinde güvende hissediyorum.
* Hastanede güvende hissediyorum.
* Hastane, doktor düşündüğümde sakin kalıyorum.


Fare Korkusu

* Fareleri seviyorum.
* Fare korkumu tedavi edebilirim.
* Fare korkumu tedavi edeceğim.
* Fare korkumu yeneceğim.
* Fare korkum tamamen kontrolüm altında.
* Farelerin etrafında sakinim.
* Farelerin etrafında güvenliyim.
* Fareleri düşürken sakin kalıyorum.
* Bir fare gördüğümde kontrollü kalıyorum.
* Bir fare gördüğümde sakinim.
* Fare korkumdan özgürüm.
* Endişe duymadan her aktiviteden keyif almakta özgürüm.
* Dolu ve korkudan özgür bir hayat sürüyorum.


İğne & Aşı Korkusu

* İğnelerin ve aşıların çevresinde sakinim.
* İğne korkumu tedavi edebilirim.
* İğne korkumu tedavi edeceğim.
* İğne korkumu yeneceğim.
* İğne korkum tamamen kontrolüm altında.
* İğne olmayı düşündüğümde sakin kalıyorum.
* İğneye ihtiyacım olduğunda iğne oluyorum.
* İhtiyaç duyduğum her iğneyi oluyorum.
* İğneler, benim kendi sağlığım için.
* İğneler beni sağlıklı tutuyor.
* İğne olmak bana yarar sağlıyor.
* İğne gördüğümde kontrollü kalıyorum.
* İğne korkumdan özgürüm.
* Düşüncelerim kontrolüm altında.


Kan Korkusu

* Kan’dan hoşlanıyorum.
* Kan korkumu iyileştirebilirim.
* Kan korkumu iyileştireceğim.
* Kan korkumu yeneceğim.
* Kan korkum tamamen kontrolüm altında.
* Etrafımda kan varken rahatım.
* Etrafımda kan varken güvendeyim.
* Kan düşündüğümde sakin kalıyorum.
* Kan gördüğümde sakin kalıyorum.
* Kanla karşılaştığımda sakinim.
* Kan korkumdan özgürüm.
* Düşüncelerim kontrolüm altında.
* Dolu dolu ve korkudan özgür bir hayat sürüyorum.


Kanser Korkusu

* Kanser korkumu tedavi edebilirim.
* Kanser korkumu tedavi edeceğim.
* Kanser korkumu yeneceğim.
* Kanser korkum tamamen kontrolüm altında.
* Kanserli insanlarla bir aradayken güvendeyim.
* Kanserli insanların arasında sakinim.
* Kanser düşüncesine sahip olduğumda sakinim.
* İnsanlar kanser hakkında konuştuğunda kontrollüyüm.
* Kanser konusunda konuşurken sakinim.
* Kanser korkumdan özgürüm.
* Düşüncelerim kontrolümde.
* Dolu dolu ve korkudan özgür bir hayat sürüyorum.


Klostrofobiyi Yenin

* Klostrofobimi iyileştirebilirim.
* Klostrofobimi yeneceğim.
* Korkularım tamamen kontrolüm altında.
* Kapalı alanlardayken tamamen kontrollüyüm.
* Asansörlerde rahat hissediyorum.
* Kapalı odalarda güvenli hissediyorum.
* Küçük odalarda güvenli ve sakin hissediyorum.
* Kapalı alanlarda sakin ve kontrollü hissediyorum.
* Kapalı alanlarda tamamen kontrollüyüm.
* Kalabalık yerlerde rahat hissediyorum.
* Bilmediğim yerlerde rahat hissediyorum.
* Kendi içimde her zaman güvendeyim.
* Klostrofobimi iyileştirdim.


Köpek Korkusu (Kinofobi)

* Köpekleri seviyorum.
* Köpek korkumu tedavi edebilirim.
* Köpek korkumu tedavi edeceğim.
* Köpek korkumu yeneceğim.
* Köpek korkum tamamen kontrolüm altında.
* Köpeklerin çevresindeyken rahatım.
* Köpeklerin çevresinde güvende hissediyorum.
* Köpekler hakkında düşündüğümde sakin kalıyorum.
* Bir köpek gördüğümde kontrollü kalıyorum.
* Bir köpek gördüğümde sakinim.
* Köpek korkumdan özgürüm.
* Dolu dolu ve korkudan özgür bir hayat sürüyorum.


Kusma Korkusu

* Kusmuğun görünüşüne ve kokusuna dayanabilirim.
* Kusma korkumu tedavi edebilirim.
* Kusma korkumu tedavi edeceğim.
* Kusma korkumu yeneceğim.
* Kusma korkum tamamen kontrolüm altında.
* Kusma etrafında sakinim.
* Kusma düşündüğümde sakin kalıyorum.
* Kusma gördüğümde kontrollü kalıyorum.
* Hasta hissettiğimde sakin kalmaya devam ediyorum.
* Hastalanmaya başladığımda hala rahat kalıyorum.
* Kusmayla karşılaştığımda sakinim.
* Kusma korkumdan özgürüm.
* Düşüncelerim kontrolüm altında.
* Dolu ve korkudan özgür bir hayat sürüyorum.


Ölüm Korkusundan Kurtulun!

* Ölüm korkumu tedavi edebilirim.
* Ölüm korkumu tedavi edeceğim.
* Ölüm korkumu yeneceğim.
* Ölüm korkum tamamen kontrolüm altında.
* Cenazelerde sakinim.
* Bir tabut gördüğümde sakinim.
* Çevremde ölüm olduğunda sakin ve kontrollü kalıyorum.
* Ölüm düşüncesinde sakin kalıyorum.
* İnsanlar ölümden bahsettiklerinde kontrollü kalıyorum.
* Ölüm ya da ölmek hakkında konuşulduğunda sakinim.
* Ölüm korkumdan özgürüm.
* Düşüncelerim kontrolümde.
* Hayatımı dolu dolu yaşıyorum.
* Her günü limitine kadar yaşıyorum.
* Dolu dolu ve korkudan özgür bir yaşam sürüyorum.


Panik Atak’a Son Verin

* Her zaman sakin kalıyorum.
* Her zaman rahatım.
* Her durumda sakin kalıyorum.
* Zihnim ve bedenim daima kontrolüm altında.
* Ben her zaman kontrollüyüm.
* Güvendeyim.
* Duygularım kontrolüm altında.
* Her şey iyi olacak.
* Daha iyi hissediyorum.
* Kontrolümü geri aldım.
* Nefesim sakin ve rahat.
* Nefesim kontrolüm altında.
* Panik atağımı iyileştirebilirim.
* Panik atağımı yeneceğim.
* Hayatımı dolu dolu yaşıyorum.
* Her günü sınırına kadar yaşıyorum.
* Dolu ve endişeden özgür bir hayat sürüyorum.


Paranoya !

* Paranoya’mı tedavi edebilirim.
* Paranoya’mı tedavi edeceğim.
* Paranoya’mı yeneceğim.
* Paranoya’m tamamen kontrolüm altında.
* Paranoya’mı yeniyorum.
* Ben dışa dönüğüm (sosyalim)
* Anksiyeteden (endişeden) özgürüm.
* Güvende hissediyorum.
* İnsanlar samimi, içten.
* İnsanlar dost canlısı.
* İnsanlar bana yardım etmek istiyor.
* Kendi içimde her zaman güvendeyim.
* Paranoya’mı iyileştirdim.


Sahne Korkusu

* Performans göstermekten keyif alıyorum (şarkı söylemek, rol yapmak vs.)
* Sahnedeyken kendime güveniyorum.
* Performansı iple çekiyorum.
* Sahnede olmaktan keyif alıyorum.
* İnsanlar sahne duruşumu ve güvenimi takdir ediyorlar.
* Sahnedeyken aklım başımda ve sakinim.
* Her zaman sakin ve relaksım.
* Performansıma güveniyorum.
* Kelimeler ağzımdan çaba sarfetmeden akıyor.
* Seyirciler önünde relaksım (rahatım)
* Yaklaşan performansım hakkında heyecanlı düşüncelerim var.
* Baskı altında gelişiyorum.
* Sahnede olma baskısından keyif alıyorum.


Sosyal Fobi & Sosyal Anksiyete

* Sosyal ortamlardan keyif alıyorum.
* Sosyal fobimi iyileştirdim.
* Sosyal ortamlar bana büyüyen fırsatlar veriyor.
* Sosyal toplantılar gelişmeme yardım ediyor.
* Yeni insanlarla tanışmaktan keyif alıyorum.
* Başka insanların arkadaşlığından keyif alıyorum.
* Diğer insanlar benimle tanışmaktan keyif alıyor.
* Diğer insanlar benimle konuşmaktan ve etkileşimde bulunmaktan keyif alıyor.
* Sosyal ortamlarda güvenliyim.
* İnsanlarla her etkileşimimde daha güvenli hissediyorum.
* Sosyal ortamlarda daha sakin olmaya başlıyorum.
* Sosyal ortamlarda relaksım.
* Sosyal ortamlarda rahat hissediyorum.
* Sosyal ortamlarda güvende hissediyorum.
* Sosyal toplantıları dört gözle bekliyorum.
* Bir partiye katılmak beni heyecanlandırıyor (Mutlu ediyor)


Su Korkusu

* Suda olmaktan keyif alıyorum.
* Yüzmekten keyif alıyorum.
* Açık denizde rahat hissediyorum.
* Açık denizde güvenli ve rahat hissediyorum.
* Büyük miktarda suyun içindeyken güvenli hissediyorum.
* Su korkumu tedavi edebilirim.
* Su korkumu yeneceğim.
* Su korkum tamamen kontrolüm altında.
* Açık denizde sakinim.
* Yüzme düşüncesinde sakin kalıyorum.
* Büyük alanda suyla karşılaştığımda sakinim.
* Su korkumdan özgürüm.
* Düşüncelerimin kontrolü bende.
* Dolu ve korkudan özgür bir hayat sürüyorum.
* Yüzmekten ve sudan korku duymadan keyif almakta özgürüm.


Uçma Korkusu (Aviofobi)

* Uçmaktan keyif alıyorum.
* Uçarken güvenliyim.
* Uçarken aklım başımda ve sakinim.
* Uçarken gevşemiş hissediyorum.
* Ben korkusuz bir pilotum (uçucuyum)
* Uçma korkumu tedavi edebilirim.
* Uçma korkumu tedavi edeceğim.
* Uçma korkumu yeneceğim.
* Uçma korkum tamamen kontrolüm altında.
* Uçarken güvende hissediyorum.
* Uçma hakkında düşününce sakin kalıyorum.
* Uçma korkumdan özgürüm.
* Dolu dolu ve korkudan özgür bir hayat sürüyorum.
* Uçmak için özgürüm ve zevk alıyorum.
* Dünyanın her yerine uçabilirim.


Yılan Korkusu

* Yılanları seviyorum.
* Yılan korkumu tedavi edebilirim.
* Yılan korkumu tedavi edeceğim.
* Yılan korkumu yeneceğim.
* Yılan korkum tamamen kontrolüm altında.
* Yılanların etrafında sakinim.
* Yılanların etrafında güvenli hissediyorum.
* Bir yılan gördüğümde kontrollü kalıyorum.
* Bir yılan gördüğümde sakinim.
* Yılan korkumdan özgürüm.
* Endişe duymadan her aktiviteden keyif almakta özgürüm.
* Dolu ve korkudan özgür bir hayat sürüyorum.


Yükseklik Korkusu (Akrofobi)

* Yüksek yerlerde güvenliyim.
* Yüksekteyken güvendeyim.
* Yüksek binalardayken aklım başımda ve sakinim.
* Açık köprülerde sakin hissediyorum.
* Yüksek kayalıklarda olmaktan keyif alıyorum.
* Yüksekte olmaktan keyif alıyorum.
* Yüksekteyken sakin hissediyorum.
* Yükseklik hakkında korkusuzum.
* Yükseklik korkumu tedavi edebilirim.
* Yükseklik korkumu tedavi edeceğim.
* Yükseklik korkumu yeneceğim.
* Yükseklik korkum tamamen kontrolüm altında.
* Dolu dolu ve korkudan özgür bir hayat sürüyorum.
* Korkudan özgürüm ve her aktiviteden keyif alabilirim.

Başkalarının ne düşündüğünü önemsemeye son verin!

* Kendimi olduğum gibi kabul ediyorum.
* Kendimi seviyorum.
* Başkalarının benim için ne düşündüğü önemli değil.
* Kendimle mutluyum.
* Yeni durumlarda kendimden eminim.
* Her zaman yeni şeyleri denerim.
* Yeni şeyleri denerken rahatım.
* Diğer insanların hakkımda ne düşündüğünü umursamıyorum.
* Diğer insanlar hakkında endişe duymadan hareket ediyorum.
* Aklıma koyduğum her şeyi yapabilirim.
* Kendime güvenim yüksek.
* Kendime inancım kuvvetli.
* Her zaman kendimi savunurum.
* Aklımda ne olduğunu her zaman söylerim.
* Fikirlerimi her zaman dile getiririm.
* İnsanlar fikirlerime saygı duyar.
* Kendim olmaktan mutluyum.
* Kendim her zaman önce gelirim.(kendimi her şeyin önüne koyarım, önünde tutarım)


Dışadönük Kişilik!

* Ben dışa dönüğüm.(sosyalim)
* Ben doğuştan dışa dönüğüm(sosyalim)
* Dışa dönükbir kişiliğim var.
* Ben girginim.
* Aklımdakini söylüyorum.
* Asla kendimi tutmuyorum.
* Düşünce ve duygularımda açığım.
* Duygularım hakkında konuşurum.
* Her zaman fikirlerimi söylerim.
* Görüşlerim değerlidir.
* İnsanların ilgisinden hoşlanıyorum.
* İnsanların yanında kendimi rahat hissediyorum.
* Diğer insanların ilgisini çekiyorum.
* İnsanlar benim hakkımda bir şeyler duymakla ilgileniyorlar.
* Diğer insanlarla olmaktan keyif alıyorum.
* Bir grup insan içindeyken rahat hissediyorum.
* Ben çok sosyalim.
* Yeni sosyal durumlara kolayca adapte oluyorum.
* Yeni insanlarla buluşmaktan hoşlanıyorum.
* Çabucak arkadaş ediniyorum.
* Kolayca yeni arkadaşlar ediniyorum.

 

Karizmanızı artırın!

* Ben full karizmayım.
* Ben doğuştan karizmatiğim.
* İnsanlar benim hakkımda pozitif konuşurlar.
* İnsanlar çevremde olmaktan mutlu oluyorlar.
* Tanıştığım herkese sıcak bir enerji veriyorum.
* Yeni insanlarla tanışmaktan ve konuşmaktan hoşlanıyorum.
* Konuşmam akıcıdır.
* Konuşma becerim mükemmel.
* Her zaman konuşacak bir şeyler bulurum.
* Diğer insanları keşfetmekten hoşlanırım.
* İnsanlar benimle konuşurken güvende hissederler.
* İnsanlar bana karşı her zaman açıktır.
* İnsanlar bana bir şeyler anlatırken güvenirler.
* İnsanlar benimle konuşmayı severler.
* Ben insanları güldürüyorum ve onları eğlendiriyorum.


Kendine saygıyı artırmak

* Kendimi seviyorum.
* Ben inanılmazım
* Aklıma koyduğum her şeyi yapabilirim.
* Her zaman başarmayı beklerim.
* Ben başaracağım.
* Ben her şeyi başarabilirim.
* Kendimle gurur duyuyorum.
* Benim kendime saygım tam.
* Büyük şeyler başaracağım.
* Kendime inanıyorum.
* İnsanların geri bildirimlerine değer veriyorum.
* Ben değerliyim (faydalıyım).
* Ben kendime değer veriyorum.
* Kendim olmaktan memnunum.
* Zihnimdekileri söylerken rahatım.
* Her zaman aklımla konuşurum.
* Pozitif bakış açısına sahibim.
* Kendime saygı duyuyorum.
* Kendimden eminim.(kendime güveniyorum)
* Ben her zaman pozitifim.
* Diğerleri bana saygı duyuyor.
* Görüşlerim önemli.
* Ben her zaman başarılıyım.
* Her şeyi yapabileceğime inanıyorum.


Kendinize güveninizi geliştirin

* Ben kendimden eminim.
* Kendime güvenim her gün gelişiyor.
* Aklıma koyduğum her şeyi yapabilirim.
* Kendime inanıyorum.
* Kendim olmaktan mutluyum.
* Aklımdakileri söylerken rahatım.
* Her şeyi yapabileceğime inanıyorum.
* Sosyal ortamlarda rahatım.
* Akranlarım arasında saygı görüyorum.
* Bir durumun kontrolünü ele alabilirim.
* İhtiyacım olduğunda liderlik yapacağıma eminim.
* Sadece kendim olmaktan eminim.
* Her zaman aklımdakini söylerim.
* Yabancılarla kolayca sohbete başlayabiliyorum.


Topluluk önünde konuşurken kendinize güvenin!

* Topluluk önünde konuşmaktan keyif alıyorum.
* Topluluk önünde konuşurken sesim güçlü çıkıyor.
* İnsanlar topluluk önünde konuşma becerimi takdir ediyorlar.
* Konuşurken kendimden eminim.
* Konuşurken sakin ve aklı başındayım.
* Konuşma tarzıma hakimim.
* Ben konuşurken insanlar dinler.
* Her zaman sakin ve dinginim.
* Konuşma yeteneklerime güveniyorum.
* Sözcüklerim kolayca(efor sarfetmeden) akıyor.
* Dinleyicilerin önünde rahatım
* Korkusuz bir konuşmacıyım.
* Doğal bir topluluk konuşmacısıyım.
* Sakin ve açık konuşuyorum.
* Başarılı bir topluluk konuşmacısıyım.


Utanç duymaya (mahcup olmaya) son verin

* Her zaman kendimden eminim.
* Her zaman rahatım.
* Kendim olmaktan memnunum.
* Sadece nasıl hissettiğimle ilgiliyim.
* Aklımda ne olduğunu söylerim.
* Kendime gülebilirim.
* Baskı altında sakin kalabilirim.
* İnsanlar bana bakarken sakinim.
* Kendime tamamen güveniyorum.
* Kendime inancım tam.
* Eylemlerimin her zaman komik yanını görürüm.
* Baskı altında olduğumda diğerleriyle bolca gülerim.
* Herkes hata yapar.
* Hata yaptığım zaman sakin kalabiliyorum.
* Mahcup olmaya(Utanmaya) karşı cevabım sakin ve aklı başında kalmak.


Utangaçlığı yenin!

* Sosyal ortamlarda kendimden eminim.
* Sosyal ortamlarda sakinim.
* Yabancıların yanında her zaman kendime güveniyorum.
* Yeni insan gruplarının yanında kendime güveniyorum.
* Sohbetleri başlatmaktan hoşlanıyorum.
* Yeni insanlarla tanışmaktan hoşlanıyorum.
* Yeni insanlarla sohbet etmekten hoşlanıyorum.
* Sosyal olarak kendimden eminim.
* Ben dışa dönüğüm.
* Görüşlerimle(fikirlerimle) kendimi hissettiriyorum.
* Grup ortamlarında kendimi daha çok hissettiriyorum.
* Dışa dönük ve iyimser bir tavrım var.
* Karşı cinsten insanların yanında rahatım.
* Karşı cinsten insanlarla konuşurken kendime güveniyorum.
* Her gün daha dışa dönük oluyorum.

 

Bağlanma Fobinizi Yenin!

* Ben ilişkime sadığım.
* Partnerime bağlıyım ve sadığım
* Partnerime karşı açığım.
* İlişkimde güvendeyim.
* Partnerimle emin ve güvende hissediyorum.
* Partnerime güveniyorum.
* İlişkim güven ve dürüstlük üzerine kurulu.
* Partnerimle kalmak istiyorum.
* Partnerimle ileriye, geleceğe bakıyorum..
* Uzun süreli bir ilişki istiyorum.
* İlişkimizi yapılandırmak istiyorum.

Erkekleri Çekin!

* Erkekler her zaman bana dikkat eder.
* Ben bir odaya girdiğimde erkeklerin dikkatini çekerim.
* Ben başları döndürürüm.
* Ben erkekler için çekiciyim.
* Ben erkekler için karşı konulmazım.
* Ben seksiyim
* Ben her zaman seksi hissediyorum.
* Ben hayatımda mutlaka çekici bir erkeğe sahip olmalıyım.
* Ben hayatımda iyi görünüşlü bir erkeği hak ediyorum.
* Ben açık ve anlaşılırım.
* Vücut dilim davet edici.
* Erkekler benimle rahat hissediyor.
* Vücut dilim erkekleri benimle konuşmaya teşvik ediyor.
* Kendime güvenim erkeklerin dikkatini çekiyor.
* Erkekler etrafımdayken rahat hissediyorlar.
* Erkekler daima bana yaklaşır.
* Her çevrede ve her durumda erkekleri çekiyorum.


Erkeklerle kendinize güven kazanın!

* Erkeklerleyken kendime güveniyorum.
* Erkeklerin çevresindeyken kendime güveniyorum(kendimden eminim)
* Erkeklerin çevresindeyken kendim olmaktan rahatım.
* Hayatımda çekici bir erkeğe sahip olmalıyım(ya da hayatımda çekici bir erkek olmalı)
* Hayatımda iyi görünümlü bir erkeği hak ediyorum.
* İyi görünümlü ve yüksek değerli bir erkeği hak ediyorum.
* İyi görünümlü erkeklerin yanındayken rahatım.
* Yüksek değerli bir erkeği hak ediyorum.
* Kendinden emin ve çekici erkekleri çekiyorum.
* Tüm erkeklerin çevresinde rahatım.
* Erkeklerle tanıştığımda her zaman gerçek kişisel ışığımı serbest bırakıyorum(gösteriyorum)
* Bir erkekle randevum olduğunda kendimi rahat hissediyorum ve randevunun tadını çıkarıyorum.
* Erkeklerle tanışmaktan keyif alıyorum.
* Yeni erkeklerle tanışmak benim için doğal.
* Erkeklere açık davet yansıtıyorum.
* Erkekler benimle rahat hissediyorlar.
* Beden dilim erkekleri benimle konuşmaya teşvik ediyor.
* Kendime güvenim erkeklerin dikkatini çekiyor.


Eski Erkek Arkadaşınızı Unutun!

* İlişkim bitti.
* Kendi hayatımla yoluma devam edeceğim.
* Eski erkek arkadaşımı unutacağım.
* Güçlü kalacağım.
* Bu deneyimle gelişeceğim.
* Eski erkek arkadaşımla tekrar bağlantı kurmamak için direneceğim.
* Pozitif bir geleceğim var.
* Aydınlık ve mutlu bir geleceğim var.
* Geleceğim hakkında pozitif düşünüyorum.
* Ben özgürüm.
* Özgürlüğümden keyif alıyorum.
* Dışarıda bana uygun pek çok erkek var.
* Dışarıda benimle birlikte olmaktan mutlu olacak pek çok erkek var.
* Gelecekte benim için doğru partneri bulacağım.
* Yeni erkekler tanımak için heyecanlanıyorum.


Eski Kız Arkadaşınızı Unutun!

* İlişkim bitti.
* Kendi hayatımla yola devam edeceğim.
* Eski kız arkadaşımı unutacağım.
* Güçlü kalacağım.
* Bu deneyimle gelişeceğim.
* Eski kız arkadaşımla tekrar bağlantı kurmamak için direneceğim.
* Pozitif bir geleceğim var.
* Aydınlık ve mutlu bir geleceğim var.
* Geleceğim hakkında pozitif düşünüyorum.
* Ben özgürüm.
* Özgürlüğümden keyif alıyorum.
* Dışarıda bana uygun pek çok kadın var.
* Dışarıda benimle birlikte olmaktan mutlu olacak pek çok kadın var.
* Gelecekte benim için doğru partneri bulacağım.
* Yeni kadınlar(kızlar) tanımak için heyecanlanıyorum.


İlişkide Kıskançlık ve Güvensizlik!

* İlişkimde güvendeyim.
* Partnerimle emin ve güvende hissediyorum
* Partnerime güveniyorum.
* Kıskançlığımı yeniyorum.
* Partnerimle daima açık ve dürüstüm.
* İlişkim güven ve dürüstlük üzerine kurulu.
* Partnerime her zaman doğruları söylüyorum.
* Partnerim beni seviyor.
* Partnerim bana karşı dürüst.
* Partnerime her zaman inanırım.
* Sağlıklı bir ilişkiden keyif alıyorum.
* Partnerim ve ben daima duygularımızı konuşuruz(tartışırız)


Ruh Eşinizi Çekin!

* Ben ruh eşimi bulacağım.
* Ruh eşim gittikçe yaklaşıyor.
* Ruh eşim yakınımda.
* Ruh eşimi yaşamıma çekiyorum.
* Ruh eşim yaşamıma giriyor.
* Ruh eşimle karşılaşmak benim kaderim.
* Her zaman benim için mükemmel eşi arıyorum.
* Mükemmel eşim sadece köşenin ardında.
* Ruh eşimi bulmaya gittikçe yaklaşıyorum.
* Ruh eşim ve ben doğal olarak birbirimizi bulacağız.
* Çok yakında, karşılaştığımızda, onun ruh eşim olduğunu bileceğim.
* Ruh eşim şimdi yaşamıma giriyor.
* Ruh eşimle birlikte mutlu yaşayacağım.


Sağlıklı İlişki!

* Ben sağlıklı bir ilişkiden keyif alıyorum.
* Biz sağlıklı bir ilişkiden keyif alıyoruz.
* İlişkime bağlıyım.
* Partnerime bağlıyım.
* Her zaman açığım.
* Partnerime karşı her zaman açığım.
* Biz birbirimize her zaman açığız.
* İlişkim güven ve dürüstlük üzerine kurulu.
* Bizim ilişkimiz güven ve dürüstlük üzerine kurulu.
* Ben her zaman duygularım hakkında konuşurum.
* Partnerimle birlikte ileriye, geleceğe bakıyorum.
* Uzun süreli bir ilişki istiyorum.

 

Çikolata Bağımlılığına Son Verin!

* Çikolata bağımlılığımı yeneceğim
* Aşırı çikolata yemeğe son vereceğim.
* Aşırı çikolata yeme sürecime son vereceğim.
* Çikolata yemeye son vermeyi gerçekten istiyorum.
* Çikolata yemeye son verebilirim.
* Çikolata tüketimimi kontrol edebilirim.
* Çikolata yemeye son vermek kolay.
* Bedenime iyi davranıyorum.
* Kendime iyi bakmak istiyorum.
* Zihnim ve bedenim tamamen kontrolüm altında.
* Ayartmalardan özgürüm.
* Arzular ve dürtülere karşı güçlü kalıyorum.
* Güçlü iradem var.
* Ayartmalara karşı güçlü kalıyorum.
* Sağlıklı yaşam tarzından zevk alıyorum.
* Her gün daha iyi hissediyorum.
* Çikolata bağımlılığımdan özgürüm.
* Çikolata yeme aşırılığına son verdim.
* Aşırı çikolata yemeye son verdim.
* Mutlu ve sağlıklı bir yaşam biçimine liderlik ediyorum.
* Yaşam tarzım sonsuza dek değişti.
* Kendimi eskisinden daha iyi ve daha mutlu hissediyorum.


Diyet İçin Motivasyon!

* Yeni, sağlıklı diyetime sadık olacağım.
* Yeni diyetimden zevk alıyorum.
* Diyetimin tamamlandığını göreceğim.
* Diyetimle başarıya ulaşacağıma dair motivasyonum tam.
* Yeni, sağlıklı yaşam tarzımı seviyorum.
* Sağlıklı diyetim için başarıya odaklandım
* Benim güçlü iradem var.
* Kararım kırılmaz(kesin).
* Sağlıklı gıdalar yemek benim için normal.
* Sağlıklı gıdalar yemekten keyif alıyorum.


Egzersiz İçin Motivasyon!

* Egzersiz için motiveyim.
* Egzersizi seviyorum.
* Her gün egzersiz yapıyorum.
* Egzersiz yapmak eğlenceli.
* Egzersiz hayatımın bir parçası.
* Egzersiz hayatımın büyük bir parçası.
* Egzersizi sabırsızlıkla bekliyorum.
* Spor salonuna gitmekten zevk alırım.
* Spor salonuna gitmeyi seviyorum.
* Spor yapmaktan zevk alıyorum.
* Egzersizde daima kendimi zorlarım.
* Daima sınırlarımı zorlayana kadar antrenman yaparım.
* Çalışmamı her zaman tamamlarım.
* Her gün daha fit oluyorum.
* Düzenli olarak egzersiz yapıyorum.
* Egzersiz yapmayı kolay buluyorum.
* Egzersiz için aşırı derecede motivasyonum var.


Kalıcı Kilo Verin!

* Kilo verebilirim
* Kilo veriyorum.
* Ben inceyim.
* Doğallıkla kilo veriyorum.
* Şu andan itibaren her zaman ince olacağım.
* Ben her zaman inceyim, tutarlı kilodayım.
* Her gün daha da inceliyorum.
* Her gün kilo veriyorum.
* Her zaman sağlıklı besleniyorum.
* Sonsuza dek ince kalacağım.
* Sadece sağlıklı gıdalar yiyorum.
* Kilo vermek için iradem ve güçlü arzum var.
* Başarıyı amaçlıyorum.
* Ben kilo hedefime ulaşacağım.
* Kilo vermek için motivasyonum var.
* Kilo vermek kolay.
* Kilo verme sürecinden keyif alıyorum.
* Metabolizmam hızlanıyor.
* Kalorileri çabucak yakıyorum.
* Sağlıklı gıdalar yemekten keyif alıyorum
* Sağlıklı bir diyet yapıyorum.
* İncelmek kolay.
* İnsanlar ince bedenimi seviyor.
* Kilo vermeyi seviyorum.
* İnce bedenimi seviyorum.
* Bedenime dikkat ediyorum.


Metabolizmayı Hızlandırmak!

* Metabolizmam hızlanıyor.
* Metabolizmam her gün daha da hızlanıyor.
* Hızlı metabolizma değerlerim bana kilo vermemde yardımcı oluyor.
* Kalorileri çabucak yakıyorum.
* Kendimi hızlı yiyecek yakıcı olarak hissediyorum.
* Hızlı metabolizmam bana yağları yakmamda yardımcı oluyor.
* Yaşam tarzımı metabolizmamı geliştirecek şekilde seçiyorum.
* Düzenli yiyorum.
* Sağlıklı ve daha küçük porsiyon yemekler yiyorum.
* Sağlıklı yiyorum.
* Sadece yeteri kadar yiyorum.
* Sağlıklı gıdalar yiyorum.
* Yemeklerimi daha küçük porsiyonlarda yiyorum.
* Sağlıklı ve aktif yaşam biçiminden keyif alıyorum.
* Sağlıklı yaşam tarzımı sürdürecek motivasyona sahibim.
* Sağlıklı yemek için güçlü iradem var.


Sağlıklı Yeme Alışkanlığı!

* Her zaman sağlıklı yiyorum.
* Sadece sağlıklı yiyecekler yiyorum.
* Sağlıklı yiyecekler yemekten keyif alıyorum.
* Sebzeleri seviyorum.
* Salatayı seviyorum.
* Sebze ve salatayı bol yiyorum.
* Doğal gıdalar yiyorum.
* Dengeli bir diyet yapıyorum.
* Sadece benim için iyi olan gıdaları yiyorum.
* Düzenli zamanlarda yiyorum.
* Sadece açlığımı giderecek kadar yiyorum.
* Daha küçük porsiyonlar yiyorum.
* Yemek aralarında atıştırmadan devam edebilirim.
* Sağlıklı gıdalar yemek benim için normal.
* Her gün sağlıklı gıdalar yiyorum.

 



Armonika Çalmayı Öğrenin!

* Armonika çalmayı öğrenmek istiyorum.
* Düzenli olarak pratik yapıyorum.
* Armonika çalmayı öğrenebilirim.
* Armonikayı öğreneceğim.
* Armonika çalmaya motiveyim ve azimliyim.
* Armonika çalmak kolay.
* Armonika çalmak eğlenceli.
* Armonika bilgilerini çabuk alıyorum.
* Armonikayı çabuk öğreniyorum.
* Bilgiyi hızlıca işliyorum.
* Konsantre olmayı ve çalışmayı kolay buluyorum.
* Armonika çalışım gelişiyor.
* Armonikayı her zaman iyi çalıyorum.
* Müziği okuyabilirim.
* Müziği okumak kolay.
* Müziği anlamayı kolay buluyorum.
* Bilgiyi kolayca aklımda tutuyorum (anımsıyorum)
* Armonika öğrenmekten keyif alıyorum.
* Armonika becerilerim her gün gelişiyor.

 

Bir Dansçı Olun!

* Bir dansçı olmak için doğmuşum.
* Ben büyük bir dansçıyım.
* Dans etmek benim için doğal.
* Zamanlamam mükemmel.
* Ritmim mükemmel.
* Dans etmeyi seviyorum.
* Dansım her gün gelişiyor.
* Her gün pratik yaparak dansımı geliştiriyorum.
* Dansıma karşı mükemmeliyetçiyim.
* Dansımı ciddiye alıyorum.
* Her gün pratik yapıyorum.
* Dansımı düzenli olarak çalışıyorum.
* Kendimi tamamen dansıma adıyorum.
* Dansımı geliştirmek için hiç olmadığı kadar motiveyim.
* Yeni programımın her kısmını mükemmel yapmak için çalışıyorum.
* Diğer insanlar dansımı takdir ediyorlar.


Bir Şarkıcı Olun!

* Ben bir şarkıcı olmak için doğmuşum.
* İnanılmaz bir sesim var.
* Ben büyük bir şarkıcıyım.
* Şarkı söylemek benim için doğal.
* Mükemmel ses perdem var.
* Ritm duygum mükemmel.
* Şarkı söylemeyi seviyorum.
* Sesim her gün gelişiyor.
* Her gün ses geliştirme egzersizleri yapıyorum.
* Şarkı söyleyişime karşı mükemmeliyetçiyim.
* Şarkı söyleyişimi ciddiye alıyorum.
* Şarkı söyleyişim her gün daha iyiye gidiyor.
* Her gün çalışıyorum.
* Sürekli şarkı söyleme egzersizleri yapıyorum.
* Kendimi tamamen şarkı söylemeye adadım.
* Sesim için keskin bir kulağım var.
* Sesimdeki en küçük farka dikkat ediyorum.
* Şarkı söyleyişimdeki anlık değişikliklere dikkat ediyorum.
* Sesimdeki her elementi mükemmelleştirmek için daima çalışıyorum.
* Başkaları şarkı söyleme sesimi takdir ediyorlar.
* Ünlü bir şarkıcı olacağım.


Davul Çalmayı Öğrenin!

* Davul çalmayı öğrenmek istiyorum.
* Düzenli olarak pratik yapıyorum.
* Davul çalmayı öğrenebilirim.
* Davulu öğreneceğim.
* Davul çalmaya motiveyim ve azimliyim.
* Davul çalmak kolay.
* Davul çalmak eğlenceli.
* Davul bilgilerini çabuk alıyorum.
* Davulu çabuk öğreniyorum.
* Bilgiyi hızlıca işliyorum.
* Konsantre olmayı ve çalışmayı kolay buluyorum.
* Davul çalışım gelişiyor.
* Davulu her zaman iyi çalıyorum.
* Müziği okuyabilirim.
* Müziği okumak kolay.
* Müziği anlamayı kolay buluyorum.
* Bilgiyi kolayca aklımda tutuyorum (anımsıyorum)
* Davul öğrenmekten keyif alıyorum.
* Davul becerilerim her gün gelişiyor.


Gitar Çalmayı Öğrenin!

* Gitar çalmayı öğrenmek istiyorum.
* Düzenli pratik yapıyorum.
* Gitar çalmayı öğrenebilirim.
* Gitarı öğreneceğim.
* Gitar çalmaya motiveyim ve azimliyim.
* Gitar çalmak kolay.
* Gitar çalmak eğlenceli.
* Gitar bilgilerini çabuk alıyorum.
* Gitarı çabuk öğreniyorum.
* Bilgiyi hızlıca işliyorum.
* Konsantre olmayı ve çalışmayı kolay buluyorum.
* Gitar çalışım gelişiyor.
* Gitarı her zaman iyi çalıyorum.
* Müziği okuyabilirim.
* Müziği okumak kolay.
* Müziği anlamayı kolay buluyorum.
* Bilgiyi kolayca aklımda tutuyorum (anımsıyorum)
* Gitar öğrenmekten keyif alıyorum.
* Gitar becerilerim her gün gelişiyor.


Keman Çalmayı Öğrenin!

* Keman çalmayı öğrenmek istiyorum.
* Düzenli olarak pratik yapıyorum.
* Keman çalmayı öğrenebilirim.
* Kemanı öğreneceğim.
* Keman çalmaya motiveyim ve azimliyim.
* Keman çalmak kolay.
* Keman çalmak eğlenceli.
* Keman bilgilerini çabuk alıyorum.
* Kemanı çabuk öğreniyorum.
* Bilgiyi hızlıca işliyorum.
* Konsantre olmayı ve çalışmayı kolay buluyorum.
* Keman çalışım gelişiyor.
* Kemanı her zaman iyi çalıyorum.
* Müziği okuyabilirim.
* Müziği okumak kolay.
* Müziği anlamayı kolay buluyorum.
* Bilgiyi kolayca aklımda tutuyorum (anımsıyorum)
* Keman öğrenmekten keyif alıyorum.
* Keman becerilerim her gün gelişiyor.


Piyano Çalmayı Öğrenin!

* Piyano çalmayı öğrenmek istiyorum.
* Düzenli olarak pratik yapıyorum.
* Piyano çalmayı öğrenebilirim.
* Piyanoyu öğreneceğim.
* Piyano çalmaya motiveyim ve azimliyim.
* Piyano çalmak kolay.
* Piyano çalmak eğlenceli.
* Piyano bilgilerini çabuk alıyorum.
* Piyanoyu çabuk öğreniyorum.
* Bilgiyi hızlıca işliyorum.
* Konsantre olmayı ve çalışmayı kolay buluyorum.
* Piyano çalışım gelişiyor.
* Piyanoyu her zaman iyi çalıyorum.
* Müziği okuyabilirim.
* Müziği okumak kolay.
* Müziği anlamayı kolay buluyorum.
* Bilgiyi kolayca aklımda tutuyorum (anımsıyorum)
* Piyano öğrenmekten keyif alıyorum.
* Piyano becerilerim her gün gelişiyor.


Saksafon Çalmayı Öğrenin!

* Saksafon çalmayı öğrenmek istiyorum.
* Düzenli olarak pratik yapıyorum.
* Saksafon çalmayı öğrenebilirim.
* Saksafonu öğreneceğim.
* Saksafon çalmaya motiveyim ve azimliyim.
* Saksafon çalmak kolay.
* Saksafon çalmak eğlenceli.
* Saksafon bilgilerini çabuk alıyorum.
* Saksafonu çabuk öğreniyorum.
* Bilgiyi hızlıca işliyorum.
* Konsantre olmayı ve çalışmayı kolay buluyorum.
* Saksafon çalışım gelişiyor.
* Saksafonu her zaman iyi çalıyorum.
* Müziği okuyabilirim.
* Müziği okumak kolay.
* Müziği anlamayı kolay buluyorum.
* Bilgiyi kolayca aklımda tutuyorum (anımsıyorum)
* Saksafon öğrenmekten keyif alıyorum.
* Saksafon becerilerim her gün gelişiyor.


Trompet Çalmayı Öğrenin!

* Trompet çalmayı öğrenmek istiyorum.
* Düzenli olarak pratik yapıyorum.
* Trompet çalmayı öğrenebilirim.
* Trompet öğreneceğim.
* Trompet çalmaya motiveyim ve azimliyim.
* Trompet çalmak kolay.
* Trompet çalmak eğlenceli.
* Trompet bilgilerini çabuk alıyorum.
* Trompeti çabuk öğreniyorum.
* Bilgiyi hızlıca işliyorum.
* Konsantre olmayı ve çalışmayı kolay buluyorum.
* Trompet çalışım gelişiyor.
* Trompeti her zaman iyi çalıyorum.
* Müziği okuyabilirim.
* Müziği okumak kolay.
* Müziği anlamayı kolay buluyorum.
* Bilgiyi kolayca aklımda tutuyorum (anımsıyorum)
* Trompet öğrenmekten keyif alıyorum.
* Trompet becerilerim her gün gelişiyor.



Fotoğrafçılık Yeteneklerinizi Geliştirin!

* Ben yaratıcı bir fotoğrafçıyım.
* Fotoğraf çekmek için doğmuşum.
* Kendimi fotoğraflarım aracılığıyla ifade etmeyi seviyorum.
* Fotoğraf çekmekten hoşlanıyorum.
* Fotoğrafik farkındalığım genişliyor.
* Fotoğrafik farkındalığımla ilgili keskin hislerim var.
* Fotoğrafçı gözüm keskindir.
* Fotoğrafçılığımdan eminim.
* Pozları çekerken kendi yolumda ısrarcıyım.
* En küçük ayrıntılarda bile ısrarcıyım.
* Mükemmel pozu yaratmak yaratmalıyım.
* Yaratıcı ve etkileyici bir zihnim var.
* Yaratıcılıkla yorumluyorum.
* Eşsiz fotoğraflar yaratıyorum.
* Fotoğrafik stilim eşsiz etkileyiciliktedir.
* Kişiliğimi fotoğraflarımla ortaya koyuyorum.


Sanatsal Yeteneklerinizi Geliştirin(Ressamlık)

* Ben doğuştan sanatçıyım.
* Sanatsal yaratıcılık için doğal bir ışığım var.
* Kendimi sanatsal olarak ifade etmeyi severim.
* Gördüğümü kolayca yorumlar ve onu kağıtta yeniden yaratırım.
* Kolayca yorumlar ve sahneleri sanatsal olarak yeniden yaratırım.
* Yaşama benim eşsiz sanatsal yorumumu katmaktan hoşlanırım.
* Yaşamı sanatımla yeniden yaratmaktan hoşlanırım.
* Sanatsallığım anlamlıdır.
* Sanatın eşsiz parçalarını yaratıyorum.
* Yaratıcı ve sanatsal zihnim var.
* Sanatımda mükemmeliyetçiyim.
* Yaratıcı düşünüyorum.
* Yaratıcı tutkuyla düşünür ve yorumlarım.
* Resim çizmeyi ve boyamayı seviyorum.
* Sanat yaratmayı seviyorum.
* Sanatsal süreçten hoşlanıyorum.


Yaratıcılığınızı Geliştirin!

* Ben aşırı derecede yaratıcıyım.
* Aklıma kolaylıkla yeni fikirler gelir.
* Hayal gücüm sınırsız.
* Yaratıcılığım sınırsız.
* Fikirler özgürce zihnimde uçuşur.
* Her zaman heyecan verici fikirler yaratırım
* Her zaman yeni yaratıcı fikirlerim var.
* Yaratıcı potansiyelim sınırsız.
* Benden hayal gücü ve yaratıcılık fışkırıyor.
* Yeni fikirler bana doğallıkla geliyor.
* Her zaman yeni fikirlere açığım.
* Zihnim her zaman yaratıcılıkla meşguldür.
* Hayatta her zaman yaratıcı yönden düşünürüm.
* Fikirlerimi hayata geçiriyorum.
* Yaratıcılığım her gün artıyor.


Yazar Olmak!

* Ben büyük bir yazarım.
* Yazmayı seviyorum.
* Yazmayı başarma amacıma ulaşacağım.
* Fikirler özgürce zihnime üşüşüyor.
* Yazmaya oturduğumda her zaman büyük yeni fikirlerim oluyor.
* Doğal bir yazma stilim var.
* Yazmak için efor sarfetmem gerekmiyor.
* Yazmak için her zaman yeni yaratıcı fikirlerim var.
* Yazmam her geçen gün daha iyi oluyor.
* Yaratıcılığım sınırsız.
* Yazılarım mükemmel yaratıcılıkta.
* Hayal gücüm sınırsız.
* Yazarken benden hayal gücü ve yaratıcılık fışkırıyor.
* Yazmak için aklıma doğal olarak yeni fikirler geliyor.
* Yazarken 100% odaklanıyorum.
* Yazılarımı ciddiye alırım.
* Kendimi yazılarıma adadım.
* Başarılı bir yazar olmak için her zamankinden fazla motivasyonum var
* Başarılı bir yazar olacağım.
* Bir yazar olarak başarı elde edeceğim.



Aura Görmeyi Öğrenin!

* Auraları görebiliyorum.
* Auraları görmek için doğal bir yeteneğim var.
* Aura görme yeteneğim güçleniyor.
* Çevredeki insanların auralarını görüyorum.
* Auraları doğallıkla hissediyorum.
* Hislerimi geliştiriyorum.
* Ekstra duyusal algılama geliştiriyorum.
* İnsanların ruh hallerindeki değişimleri hissedebiliyorum.
* İnsanlar hakkında doğal olarak sezgilerim güçlü.
* Zihnim açılıyor.
* Güçlü sezgilerim var.
* İnsanların duygularıyla temastayım.
* İnsanların duygularını çok iyi okuyabiliyorum.

 

Derin Meditasyona Yardımcı olma!

* Meditasyondan keyif alıyorum.
* Meditasyonumu ciddiye alıyorum.
* Meditasyon seanslarımdan keyif alıyorum.
* Zihnim yavaşlıyor.
* Zihnim sakin.
* Zihnim temiz (berrak).
* Zihnim boş.
* Düşünceler kolayca geliyor ve gidiyorlar.
* Derin bir meditasyona giriyorum.
* Beyin dalgalarım yavaşlıyor.
* Nefesim yumuşak ve rahat.
* Nefes alışım doğal.
* Bilincim içeriye doğru genişliyor.
* Derin meditasyona giriyorum.
* Zihnime ve bedenime doğru gidiyorum.


Geleceği Görmek

* Ben geleceği görebilirim.
* Geleceği görmek benim için doğal.
* Zihnim geleceği görmek için programlanıyor.
* Geleceği görmek doğal.
* Geleceği görme yeteneğimi geliştiriyorum.
* Geleceği görmem doğru olarak gelişiyor.
* Zihnim açık (berrak).
* Geleceği görme konusunda disiplinliyim.
* Güçlü seviyede disipline sahibim.
* Zihnim her zaman odaklanmış.
* Geleceği görme çalışmalarında her zaman odaklanmış kalıyorum.
* Geleceği görme çalışmalarımda zihnim keskin ve alarmda.
* Her geleceği görme seansında doğru yorumlar yapıyorum.
* Geleceği görerek yorumlamayı öğreniyorum.
* Geleceği görme hislerim açılıyor(genişliyor)
* Geleceği görme becerim genişliyor.
* Geleceği başarılı bir şekilde görebiliyorum.


Kabuslara (Karabasanlara) son! Gece Terörü

* Mutlu hissediyorum.
* Zihnim ve bedenim gevşemiş(rahat)
* Güzel rüyalar göreceğim.
* Rüyalarımdan her zaman keyif alıyorum.
* Bu gece rüyalarım güzel olacak.
* Uyumaktan ve rüya görmekten keyif alıyorum.
* Sakin ve rahatım.
* Her zaman rahatım ve uyumaya giderken sakinim.
* Bol miktarda pozitif düşünceyle doluyum.
* Bedenimden ve zihnimden pozitif enerji akıyor.
* Rüyalarım her zaman eğlenceli.


Kolay Astral Seyahat!

* Bedenimden ayrılabilirim.
* İstediğimde bedenimden ayrılabilirim.
* Tamamen gevşedim ve bedenimden ayrılacağım.
* Bedenimden ayrılıyorum.
* Bedenimden ayrılma duygusunu hissedebiliyorum.
* Bedenimi aşağıda(altımda) görebiliyorum.
* Bedenimden kolayca ayrılıyorum.
* Düzenli olarak astral seyahat yaşıyorum.
* Astral seyahat benim için çok doğal.
* Bilincimin farkındalığı genişliyor.
* Her zaman astral seyahatlerimi hatırlıyorum.
* Astral seyahatlerim uzun sürüyor.
* Astral seyahat sırasında her zaman kontrolümü sürdürüyorum.
* Astral seyahat sırasında her zaman farkındalığımı koruyorum.
* Bedenime döndükten sonra her zaman astral seyahatimi hatırlıyorum.
* Her zaman, her astral seyahati hatırlıyorum.


Lucid(açık) Rüya!

* Ben rüya görüyorum.
* Ben yakında rüya göreceğim.
* Rüya görmeye gidiyorum.
* Rüya gördüğümü fark edeceğim.
* Her zaman rüya gördüğümün farkındayım.
* Lucid rüya göreceğim.
* Düzenli olarak lucid rüya görüyorum.
* Rüyamda bilinçli olacağım.
* Her zaman bir rüya dünyasındayken farkındayım.
* Rüyalarımı yorumlayabiliyorum.
* Rüyalarımı istediğim gibi kontrol edebiliyorum.
* Rüyalarım sırasında her zaman sakinim.
* Rüyalarımın kontrolü her zaman tamamen bende.
* Düzenli bir lucid rüyacıyım. (düzenli olarak lucid rüya görüyorum)
* Her zaman lucid rüyalarımı hatırlıyorum.

 

Psişik Yeteneklerinizi Geliştirin!

* Psişik potansiyelime inanıyorum.
* Psişik potansiyelim var.
* Psişik yeteneklerimi geliştirebilirim.
* Psişik gücümü geliştireceğim.
* Psişik yeteneklerimi geliştiriyorum.
* Psişik gücümü elde ediyorum (kazanıyorum).
* Derin odaklanmak için doğal bir yeteneğim var.
* Yoğun konsantre olabiliyorum.
* Zihnim açık.
* Üçüncü gözüm açık.
* Üçüncü gözüm her gün daha fazla açılıyor.
* Eksta duyusal bilgilere erişebiliyorum.
* Sezgilerime güveniyorum.
* Sezgilerim her zaman doğru.
* Sezgilerimi dinliyorum.
* İçgüdüsel hislerim doğru.
* Hislerimi takip ediyorum.
* Sezgilerimi ve hislerimi daha derin inceliyorum.
* İnsanları çok iyi okuyorum.
* İnsanları derin seviyede hissedebiliyorum.
* İnsanların düşüncelerini ve duygularını hissedebiliyorum.
* Enerjimle temastayım.
* Etrafımdaki tüm enerji değişimleri ile temastayım.
* Diğer insanların enerjilerini hissediyorum.

 

Rüyalarınızı Hatırlayın!

* Yakında rüya göreceğim.
* Rüya görmeye gidiyorum.
* Uyumaya gidiyorum ve rüya göreceğim.
* Bu gece birkaç rüya göreceğim.
* Rüyalarımı her zaman hatırlıyorum.
* Uyanır uyanmaz rüyalarımı anımsıyorum.
* Sürekli rüyalarımı hatırlıyorum.
* Her gün rüyalarımı en ince detayına kadar hatırlıyorum.
* Rüyalarımın tüm detaylarını hatırlıyorum.


Telepatik olun!

* Telepatik yeteneklerim gelişiyor.
* İnsanların ne düşündüğünü algılama yeteneğim var.
* Ekstra duyusal algılamam artıyor.
* Altıncı hissimi geliştiriyorum.
* Psişik potansiyelim var.
* Doğal psişik potansiyelim var.
* Zihnim açılıyor.
* Üçüncü gözüm açık.
* İnsanları derin seviyede hissedebiliyorum.
* İnsanların duygularını ve iç alemlerini hissedebiliyorum.
* Zihnim diğer insanların düşüncelerine açık.
* Diğer insanların düşüncelerinin farkındayım.
* Giderek daha telepatik oluyorum.
* Psişik içgüdülerim güçlenerek büyüyor.
* İnsanları çok doğru olarak okuyabiliyorum.
* Güçlü sezgilerim var.
* İnsanların ruh hallerindeki en küçük değişimleri hissedebiliyorum.
* İnsanların ne zaman doğru söylediklerini görebiliyorum.
* İnsanların zihinlerini okuma yeteneğim var.
* Telepati yeteneğim artıyor.

 

 



Anti Aging (Yaşlanma karşıtı)


* Kendimi genç hissediyorum.
* Kendimi her gün daha genç hissediyorum.
* İnsanlar genç görünüşüme hayranlar.
* İnsanlar gençlik enerjime hayranlar.
* Ben enerjiyle doluyum.
* Besinler bedenimden kolayca akıp gidiyor.
* Yaşama tutkum ve hevesim var.
* Ben azimliyim.
* Tenim pürüzsüz.
* Cildim genç.
* Cildim yumuşak.
* Cildim besinlerin ve enerjinin çoğunu alır.
* Gıdalar tüm bedenimin çevresinde bereketlidir.
* Her gün daha canlı(enerjik) hissediyorum.
* Ben dışa dönük ve pozitifim.
* Kalbimde gencim.
* Hayatımın kontrolü bende

 

Asabi Bağırsak Sendromu(IBS)

* Asabi bağırsak sendromundan özgürüm.
* Daha iyi hissediyorum.
* Karnım(midem) sakin.
* Karnım rahatlamış durumda.
* Bağırsak sistemim temiz ve tam kapasite çalışıyor.
* Bağırsaklarımın kondisyonu mükemmel.
* Midemin gıdaları sindirme sistemi iyi çalışıyor.
* Sağlıklı yiyecekler yiyorum.
* Bedenim gevşemiş durumda.
* Gevşemiş ve rahat hissediyorum.
* Ben harika fiziksel ve zihinsel sağlığın içindeyim(sahibim)
* Ben her zaman sağlıklıyım.


Aşırı Terlemeye Son Verin!

* Beden ısım sabit seviyede.
* Serin beden ısısını daima koruyorum.
* Ter bezlerim gevşek, rahat
* Ter bezlerim kontol altında.
* Ter bezlerim normal miktarda ter üretiyor.
* Terlemem üzerinde kontrolüm var.
* Baskı altındayken daima sakinliğimi koruyorum.
* Utandırıcı pozisyonlarda sakin kalıyorum.
* Normal derecede terliyorum.
* Normal miktarda terliyorum.
* Ben her zaman sakinim ve terlemem tamamen kontrolüm altında.


Bağışıklık Sisteminizi Güçlendirin!


* Bağışıklık sistemim kuvvetli.
* Güçlü bir bağışıklık sistemim var.
* Bağışıklık sistemim delinmez(zarar görmez)
* Nezleyi çabucak iyileştiriyorum.
* Herhangi bir hastalığı çabucak iyileştiriyorum.
* İyileştirme oranım mükemmel.
* Her zaman sağlıklıyım.
* Sağlığım her zaman zirvede.
* Ben hızlı bir iyileştiriciyim.
* Bedenim çok hızlı derecede iyileşiyor.
* Bedenim her zaman sağlıklı.
* Her zaman tam olarak sağlıklıyım.
* Her zaman kendimi çok iyi hissediyorum.


Doğal Akne(Sivilce)

* Cildim temiz.
* Yüz çevremde kan sirkülasyonu mükemmel.
* Cildim temizleniyor.
* Yüzüm ve cildim her gün düzeliyor.
* Cildimin doğal bir ışığı var.
* Cildim yumuşak ve duru.
* Cildime iyi bakıyorum.
* Cildimi temizlemek için su içiyorum.
* Cildimin durumunu iyileştirmek için sağlıklı yiyorum.
* Cildimi seviyorum.
* Cildimin görünüşünü seviyorum.
* İnanılmaz doğal cildim var.
* Sağlıklı bir cilt rengim var.
* Cildimin sağlıklı, doğal bir görünüşü var.


Doğal Uyku Yardımcısı!

* Uykuya dalıyorum.
* Bedenim gevşiyor.
* Zihnim sakinleşiyor.
* Düşüncelerim yavaşlıyor.
* Uykulu hissediyorum.
* Doğal olarak uykuya dalıyorum.
* Doğallıkla ve düzenli olarak her gece uykuya dalıyorum.
* Her zaman tüm gece boyunca uyuyorum.
* Tüm gece uyuma alışkanlığı kazanıyorum.
* Zihnim ve bedenim uyumadan önce doğal olarak gevşiyor, rahatlıyor.
* Zihnim ne zaman uyuma vakti olduğunu bilir.
* Yatağa giderken zihnim dingin.


Duruşunuzu düzeltin ve boyunuzu uzatın!

* Duruşumun her zaman farkındayım.
* Gün boyunca düzenli olarak duruşumu kontrol ediyorum.
* Her zaman duruşumu düzeltmeyi deniyorum.
* Yürürken sırtım her zaman dümdüz.
* Yürürken her zaman başımı dik tutuyorum.
* Omuzlarım her zaman rahat.
* Gerilimin boynumdan ve omuzlarımdan eriyip gittiğini hissedebiliyorum.
* Boynum her zaman düz, ama gevşemiş durumda.
* Bedenim, kendi kendisini zorlamadan, doğalca taşıyor.
* Daima duruşumu düzeltiyorum.
* Düz bir sırtla dimdik oturuyorum.
* Her zaman rahat ve dimdik pozisyonda oturuyorum.
* Duruş uygulamalarım boyumu uzatıyor.
* Yeni, doğru duruşum sayesinde boyum uzuyor.

Gevşemeye Yardımcı olma!

* Zihnim yavaşlıyor
* Fiziksel bedenim gevşiyor.
* Gerilimim gidiyor.
* Düşüncelerim yavaşlıyor.
* Zihnim dinginleşiyor.
* Zihnim açık ve dingin.
* Her zaman gevşemiş durumdayım.
* Gevşemek benim için çok kolay.
* Her zaman sakin bir ses tonu ve duruş takınıyorum.
* Gevşemek için daima zaman ayırıyorum.
* Kolayca gevşemekten keyif alıyorum.
* Gevşemeyi çok kolay buluyorum.(gevşemek benim için çok kolay)


Görüşünüzü düzeltin!

* Görüşüm her gün düzeliyor.
* Görmem çabucak düzeliyor.
* Görüşümü düzeltiyorum
* Gözlerimle düzenli olarak egzersiz yapıyorum.
* Görüşüm keskin.
* Çok net görebiliyorum.
* Görüşüm daha da iyileşiyor.
* Görüşüm 20/20(yüzde yüz anlamında)
* Görüşüm kristal berraklığında.
* Gözlerim keskin görebiliyor.
* Gözlerim keskin ve odaklanmış.
* Görüşümü düzeltmek çok kolay.
* Gözlerime iyi bakıyorum.
* Daha iyi görebiliyorum.
* Görüşüm daha keskin.


Gri Saçlarınızı Eski Haline Döndürün

* Saçlarım sağlıklı
* Saçlarımın rengi geri geliyor.
* Saçlarım doğal rengine kavuşuyor.
* Saçlarımın durumu mükemmel.
* Saç hücrelerim yeni melanin üretiyor.
* Melanositlerim düzenli olarak melanin üretiyorlar.
* Melanositlerim sağlıklı.
* Melanositlerim tam kapasite çalışıyor.
* Sürekli daha fazla melanin yaratıyorum.
* Büyük miktarda doğal melanine sahibim.
* Saçlarım sağlıklı ve kuvvetli.
* Saçlarımı seviyorum.


Hamile Kalmak!

* Ben hamileyim.
* Hamile kalacağım.
* Hamile kalabilirim.
* Ben doğurganım.
* Benim üreme sistemim sağlıklı.
* Yumurtlama sistemim iyi çalışıyor
* Yumurtlama dönemim uzun sürüyor.
* Aldığım faydalı besinleri yumurtalıklarıma yönlendiriyorum
* Enerji. üreme organlarıma kolayca akıyor.
* Üreme organlarım tam kapasite çalışıyor.
* Üreme organlarıma enerji yolluyorum.
* Her zaman relaksım(rahatım)
* Doğal olarak rahat ve uysalım.
* Sakin ve gevşemiş bir haldeyim.
* Zihnim ve bedenim gevşemiş durumda, rahat.


Kronik Kabızlıktan Kurtulun!

* Bağırsaklarımın kondisyonu mükemmel.
* Midem(karnım) sakin hissediyor.
* Kendimi daha iyi hissediyorum.
* Midem(karnım) rahatlıyor.
* Bağırsak hareketlerimi düzenliyorum.
* Düzenli olarak tuvalete gidiyorum.
* Tuvalete sıkıntısız, rahat gidiyorum.
* Bağırsak hareketlerim çok düzenli ve tutarlı.
* Sindirim sistemim mükemmel çalışma düzeninde.
* Karın kaslarım her zaman gevşek, rahat
* Karın kaslarım gevşiyor.
* Gıdaları doğallıkla sindiriyorum.
* Gevşemiş hissediyorum.

Migren Ağrısından Kurtulun!

* Baş ağrısından özgürüm.
* Kendimi daha iyi hissediyorum.
* Başım sakin.
* Başım hafiflemiş, sakin hissediyor.
* Başım harika hissediyor.
* Başım rahatlıyor
* Bedenim gevşemiş.
* Ben sakinim.
* Gevşemiş ve rahat hissediyorum.
* Harika fiziksel ve zihinsel sağlığa sahibim
* Ben her zaman sağlıklıyım.
* Odaklanıp konsantre olabiliyorum.


Saç Kaybı – Melatonin’i artırın!

* Saçlarım sağlıklı.
* Kafam tamamen sağlıklı saçlarla dolu.
* Saçlarım geri dönüyor (yeniden çıkıyor)
* Saçlarım artıyor.
* Saçlarım her gün daha da artıyor.
* Saçlarım güçleniyor.
* Saçlarım kalınlaşıyor.
* Saç hücrelerim aktif.
* Melatonin üretiyorum.
* Düzenli olarak daha çok melatonin üretiyorum.
* Büyük miktarda doğal melatonin’e sahibim.
* Saçlarım doğal olarak geri dönüyor(çıkıyor)
* Saçlarım en iyi haline geri dönüyor.
* Saçlarım sağlıklı ve kuvvetli.
* Saçlarımı seviyorum.

Sağlıklı dişler ve dişetleri!

* Temiz ve sağlıklı dişlerim var.
* Diş etlerim sağlıklı.
* Diş etlerim harika durumda.
* Dişlerim kuvvetli.
* Dişlerim çok iyi durumda.
* Dişlerime bakıyorum.
* Dişlerime ve diş etlerime dikkat ediyorum.
* Ağzımın çevresindeki kan sirkülasyonu mükemmel.
* Bütün besin ve enerjiyi dişlerime ve diş etlerime yönlendiriyorum.
* Dişlerimi düzenli olarak temizliyorum.
* Dişlerime her gün bakıyorum, koruyorum.
* Dişlerimi her gün fırçalıyorum.
* Dişlerimi seviyorum.
* Diğer insanlar dişlerime hayranlık duyuyor.


Sırt ağrısından kurtulun!

* Sırtım kuvvetli.
* Sırtım daha iyi hissediyor.
* Sırtım her gün daha da güçleniyor.
* Sırtım sakin hissediyor.
* Sırtım gevşemiş durumda.
* Sırtım mükemmel durumda.
* Ben sakin ve rahatım.
* Bedenim sakin ve gevşek.
* Sırtıma iyi bakıyorum.
* Sırtıma saygıyla davranıyorum.
* Bedenim kontrolüm altında.
* Düşüncelerimin gücüyle sırtımı iyileştirebilirim.
* Sırtım iyileşecek.
* Sırtım eski gücüne tam olarak kavuşuyor.
* Sırtımın kondisyonu ger gün gelişiyor.
* Sırtım mükemmel fiziksel sağlığa sahip.

Stresten Kurtulun!

* Her durumda idare ediyorum.
* Ben sakinim.
* Ben her zaman kontrollüyüm.
* Baskı altındayken iyiyim.
* Baskıdan keyif alıyorum
* Baskı altındayken daha iyi çalışıyorum.
* Duygularım kontrolüm altında.
* Zihnim sakin.
* Her zaman rahatım(gevşemiş durumdayım)
* Gevşemek için her zaman vakit ayırıyorum.


Tırnak Yemeye Son Verin!

* Tırnaklarımı yediğimin daima farkındayım.
* Ben her zaman tırnaklarımı yediğimi fark ediyorum.
* Ellerimi seviyorum.
* Parmaklarımı ve tırnaklarımı seviyorum.
* Tırnaklarıma çok dikkat ediyorum.
* Tırnaklarım temiz ve sağlıklı.
* Sağlıklı, uzun tırnaklarım var.
* Baskı altındayken sakinim.
* Tepkilerimi kontol ediyorum.
* Zihnim ve bedenim tamamen kontrolüm altında.


Uykusuzluk Tedavisi!

* Her gece uykuya doğallıkla, kolayca ve düzenli olarak dalıyorum.
* Her zaman tüm gece uyuyorum.
* Düzenli olarak tüm gece uyuma alışkanlığı edindim.
* Yatağa yattıktan kısa bir süre sonra uykuya dalıyorum.
* Zihnim ve bedenim yatmadan önce doğal olarak gevşiyor.
* Zihnim uyuması gereken zamanı biliyor.
* Zihnim yatağa girmeden önce sakin.
* Her sabah zinde uyanıyorum.
* Her gün yataktan enerjik ve zinde kalkıyorum.
* Geliştirdiğim uyku düzenim, konsantrasyonumu ve odaklanmamı geliştiriyor.



Atletik Performansınızı Artırın!


* Antrenmanıma tamamen sadığım.
* Her zaman kendimi maksimum potansiyelime zorluyorum.
* Kendimi antrenmanıma adadım.
* Limitlerim, zorlayarak çalışmaya kararlıyım.
* Atletizme hiç olmadığı kadar motiveyim.
* Giderek hızlanıyorum.
* Giderek güçleniyorum.
* Her antrenmanla gelişiyorum.
* Dayanma gücüm sürekli artıyor.
* Mükemmel dayanma gücüm var.
* Atletik potansiyelimin tamamına erişeceğim.
* Her zaman odaklanıyorum.
* Zihinsel açıklığım ve konsantrasyonum mükemmel.
* Her zaman kazanmaya hazırım ve kendimden eminim.
* Zamanı geldiğinde kendi en iyi performansımı göstereceğim.
* Başarıdan yüzde yüz eminim.


Basketbol Antrenmanına Yardımcı

* Ben en iyi basketbol oyuncusuyum.
* Ben profesyonel basketbol oynayacağım.
* Ben NBA’de oynayacağım.
* Doğal olarak çok fazla basketbol becerim var.
* Yüksek derecede basketbol potansiyelim var.
* Top kontrolüm zamanla gelişiyor.
* Mükemmel koordinasyon ve top kontrolüm var.
* Atışlarım mükemmel.
* Basketbol oynarken daima odaklanıyorum.
* Reflekslerim keskin.
* Her zaman oynarken yeteneğimi en iyi şekilde kullanıyorum.
* Her zaman formumdayım.
* Her zaman sahadayım (zihinsel olarak o anda orda olmak kastetilmiş)


Doğal Vücut Geliştirme Antrenmanı!

* Ben en iyi vücutçuyum.
* Vücut geliştirmeyi ciddiye alıyorum.
* Vücut geliştirmede en üst seviyeye erişmek istiyorum.
* Ünlü bir vücutçu olacağım.
* Şampiyon bir vücutçu olacağım.
* Her gün vücut geliştirme amacıma daha da yaklaşıyorum.
* Vücut geliştirme amacımı başarmak için her gün sıkı antrenman yapıyorum.
* Ben en iyi olacağım.
* Gücüm her gün artıyor.
* Kas ölçülerim sürekli artıyor.
* Formum ve biçimim hızla düzeliyor.
* Çabuk ve büyük gelişmeler kaydediyorum.
* Her zaman sınırlarıma kadar egzersiz yapıyorum.
* Tamamen odaklanarak ve kendimi adayarak düzenli olarak egzersiz yapıyorum.
* Vücut geliştirmede başarılı olmak için gereken zihinsel yapıya sahibim.


Futbolcu Becerisi / Futbol Antrenmanı

* Ben en iyi futbolcuyum.
* Çok fazla futbol becerisine sahibim.
* Futbolda yüksek seviyede potansiyelim var.
* En yüksek seviyede futbol oynayacağım.
* Profesyonel futbolcu olacağım.
* Doğal olarak futbolcuyum.
* Futbol becerilerim zamanla artıyor.
* Futbol oynarken her zaman odaklanıyorum.
* Konsantrasyonum yüksek seviyede.
* Topu mükemmel bir şekilde istediğim yere atıyorum.
* Paslarım her zaman doğru.
* Şutlarım doğru.
* Şutlarım her oynayışımda gelişiyor.
* Mükemmel koordinasyonum ve top kontrolüm var.
* Reflekslerim keskin.
* Her zaman yeteneğimin en iyisini sergiliyorum.
* Her zaman formumdayım.
* Her zaman sahadayım (an’dayım, konsantreyim)


Kasları İyileştirme ve Geliştirme!

* Kas oluşturuyorum.
* Kaslarım her gün gelişiyor.
* Kas ölçüm düzenli olarak artıyor.
* Bedenim giderek forma giriyor.
* Kaslarım açıkça belli oluyor.
* Ağırlık antrenmanımı ciddiye alıyorum.
* Kaslarım çabuk iyileşiyor.
* Kaslarımın iyileşme zamanı doruk noktasında.
* Kas iyileşme oranım hızlı.
* Kaslarım çabuk iyileşiyor ve ağrılarım hemen geçiyor.
* Antrenmanlarımdan her zaman en iyi sonucu alıyorum.
* Her zaman sınırlarıma kadar çalışıyorum.
* Her zaman kendimi ileriye yöneltiyorum.
* Her zaman kendi kişisel en iyimi amaçlıyorum.

Koşma Antrenmanına Yardımcı!

* Koşmak için odaklanmam, azmim ve sadakatim var.
* Düzenli çalışıyorum.
* Antrenmanımda her zaman kendimi sınırlarıma zorluyorum.
* Her zaman kendi en iyimi aşmaya uğraşıyorum.
* Yoğun antrenman yapmak için kendimi her zaman iteliyorum.
* Düzenli koşuyorum.
* Koşmak hayatımın devamlı bir parçası.
* Koşmaktan keyif alıyorum.
* Koşma antrenmanımı dört gözle bekliyorum.
* Sağlıklı, aktif yaşam tarzından keyif alıyorum.


Pokerde Kazanın!

* Ben mükemmel bir poker oyuncusuyum.
* Mükemmel bir poker suratım var.
* Başarıyla blöf yapabiliyorum.
* İnsanları doğru okuyabiliyorum.
* İnsanlar blöf yaptığında söyleyebiliyorum.
* Blöfün ele veren işaretlerini her zaman fark ediyorum.
* Baskı altındayken odaklanmış kalıyorum.
* Baskı altındayken konsantrasyonumu koruyorum.
* Yüksek seviyede konsantrasyona sahibim.
* Tutarlı oynuyorum.
* Poker stratejime her zaman sadık kalıyorum.
* Uzun zaman uyanık (farkında) kalabiliyorum.
* En iyi poker oyuncusu olacağım.
* Pokeri en yüksek seviyede oynuyorum.
* Sürekli kazanıyorum.

Sıkı Karın Kasları!

* Sıkı karın kaslarım var.
* Kaslarım belirginleşiyor.
* Güçlü baklava karın kaslarım var.
* Karnım biçimli.
* Mide kaslarım her gün daha görünür oluyor.
* İnsanlar karın kaslarımı takdir ediyor.
* Kaslarım her gün gelişiyor.
* Antrenmanımı ciddiye alıyorum.
* Egzersizden keyif alıyorum.
* Mekik çekmekten keyif alıyorum.
* Her gün mekik çekiyor ve mide egzersizleri yapıyorum.
* Egzersiz hayatımın normal bir parçası.
* Hiç olmadığı kadar çalışmaya motiveyim.
* Baklava karın kasını başarmaya çok azimliyim.
* Egzersiz yapma duygusunu seviyorum.
* Her zaman sınırlarıma kadar çalışıyorum.
* Her zaman rahatlık bölgemdeyim


Tenis Antrenmanı Yardımcısı

* Ben en iyi tenis oyuncusuyum.
* Tenis becerilerim çok fazla.
* Yüksek seviyede tenis potansiyelim var.
* Yüksek seviyede tenis oynayacağım.
* Doğal olarak tenis oyuncusuyum.
* Tenisim zamanla gelişiyor.
* Tenis oynarken her zaman odaklanıyorum.
* Konsantrasyonum yüksek seviyede.
* Ben büyük bir tenisçiyim.
* Servislerim ve karşılamalarım en iyi kalitede.
* Servislerim güçlü ve doğru.
* Servislerim her oynayışımda gelişiyor.
* Mükemmel koordinasyonum ve top kontrolüm var.
* Reflekslerim keskin.
* Her zaman yeteneğimin en iyisini oynuyorum.
* Her zaman formumdayım.
* Her zaman sahadayım (an’dayım, konsantreyim)


Üçtop, Snooker, Bilardo Antrenmanı!

* Antrenmana tamamen motiveyim.
* Her gün pratik yapıyorum.
* Çalışmalarıma 100% efor sarfediyorum.
* Oldukça fazla doğal yeteneğim var.
* Yüksek derecede potansiyelim var.
* En yüksek seviyede oynayacağım.
* Hedefim tamamen doğru.
* Her zaman odaklanıyorum.
* Yüksek derecede konsantrasyona sahibim.
* Konsantrasyonum sert bir kaya gibi.
* Her zaman tamamen odaklanmış kalıyorum.
* Oynarken 100% kendimden eminim.
* Her atışı hayalimde canlandırıyorum.
* Her oyunda zaferimi hayal ediyorum.
* Her zaman yeteneğimin en iyisini oynuyorum.
* Her zaman formumdayım.
* Her zaman sahadayım.

Yüzme Antrenmanına Yardımcı

* Ben doğal olarak yüzücüyüm.
* Yüzme becerilerim çok fazla.
* Yüksek seviyede yüzme potansiyelim var.
* Yüzerken her zaman odaklanıyorum.
* Yüzmeyi seviyorum.
* Yüzmemi yarışma seviyesine çıkaracağım.
* Antrenmanıma tamamen sadığım.
* Kendimi her zaman maksimum potansiyelime zorluyorum.
* Kendimi antrenmanıma adıyorum.
* Limitlerimi aşmaya kararlıyım.
* Yüzmemi geliştirmeye her zamankinden çok motiveyim.
* Kulaçlarım her gün güçleniyor.
* Yüzme tekniklerim her antrenmandan sonra gelişiyor.
* Dayanıklılığım sürekli artıyor.
* Dayanıklılığım ve tahammülüm mükemmel.
* Zamanı geldiğinde en iyi performansımı ortaya koyuyorum.



Argo Kullanımına Son

* Mükemmel bir sözcük dağarcığım var.
* Kendimi mükemmel ifade ediyorum.
* Sözcüklerimin kontrolü tamamen benim elimde.
* Kelimelerin farklı anlamlarını kullanıyorum.
* Yeni sözcükler keşfetmekten hoşlanıyorum.
* Her zaman kibar konuşuyorum.
* Ben nazik ve terbiyeliyim.
* Mükemmel terbiyem var.
* Her zaman saygılı ve naziğim.
* Zeki ve kültürlüyüm.
* İnsanlar dili kullanışımı takdir ediyorlar.

 


Başarı sırları

* Ben başarılı olacağım.
* Her yaptığım işte başarılıyım.
* Ben başarıyı hak ediyorum.
* Başarıyı sabırsızlıkla bekliyorum.
* Ben kendi başarımı yaratıyorum.
* En yüksek başarıyı kazanmak için motivasyonum var.
* Her şeyi başarabilirim.
* En üst seviyede başarıya ulaşabilirim.
* Başaracağıma  eminim.
* Kendime inanıyorum
* Şeyleri oldururum(olayları gerçekleştiririm)
* Aklıma koyduğum her şeyi yapabilirim.
* Kendime uyguladığım her şeyde başarılıyım.
* Her şeyi doğruca uzanır ve alırım
* Her zaman pozitifim.
* Amaçlarımı her zaman başarıyorum.
* Karar vermekte iyiyim.
* Sıkı çalışıyorum.
* İşlerin peşini bırakmam
* Sıkı çalışmaktan keyif alıyorum
* Meydan okumayı severim
* Ben kararlıyım
* Planlar yapıyorum ve onları takip ediyorum.
* Yüksek seviyede disiplinim var.
* Yeteneklerime güveniyorum.
* Kendime güveniyorum
* Derhal harekete geçiyorum
* Motivasyonum tam
* İşleri bitirmekten hoşlanıyorum
* Rüyalarımı gerçekleştirebilirim
* Rüyalarımı gerçekleştiriyorum

Büyük düşün!

* Her zaman büyük düşünüyorum
* Planlarım(hedeflerim) için her zaman daha yüksek limitler koyuyorum.
* Planlarıma her zaman odaklanmış kalıyorum.
* Yaşam amaçlarıma sadık kalıyorum.
* Sadece hedefim daima en büyük olabilir
* Sadece en iyiyi amaçlıyorum.
* En büyük başarılar için çabalıyorum.
* Büyük başarıları kazanmayı hedefliyorum.
* Her hatadan ders alıyorum.
* Her fırsat ile gelişiyorum.
* İlerlerken motivasyonum sürekli artıyor.
* Her eylemimde güçlü bir momentum(hız) yakalıyorum.
* Projelerimi her zaman geleceğe yönelik tutuyorum
* Ne olursa olsun amaçlarım(hedeflerim)den vazgeçmiyorum
* Negatif durumlarda daha çok odaklanıyorum.
* Başarının yüksek seviyelerine ulaşıyorum.
* Başarıya aşırı derecede açım.
* Başarının en üst seviyelerine ulaşmak istiyorum
* İnsanlar başarıma gıpta ediyorlar
* Diğer insanlar başarılarıma saygı duyuyorlar.
* Ben düşlerimi gerçekleştiriyorum.


Çekim yasası

* Çekim yasası benim için her gün çalışıyor.
* Her istediğimi hayatıma çekecek gücüm var.
* Çekim yasası işliyor.
* İstediğim her şeye sahip olabilirim.
* Rüyalarımı gerçekleştirebilirim.
* Kafama koyduğum her şeyi başarabilirim.
* Pozitif düşünceler pozitif olayları çeker.
* Düşüncelerim arzularımı hayata geçirebilir.
* Düşlerim realitemde hayat buluyor.
* Hayatıma parayı çekiyorum.
* Hayatıma gücü çekiyorum.
* Hayatıma güçlü ilişkileri çekiyorum.
* Hayatıma güçlü arkadaşlıkları çekiyorum.
* Hayatıma sevgiyi çekiyorum.
* Hayatıma seks partneri çekiyorum.
* Hayatıma iş fırsatlarını çekiyorum.


Daha çok evet diyin!

* Her zaman evet diyorum.
* Hayata evet diyorum.
* Yeni fırsatlara evet diyorum.
* Her zaman yeni deneyimlere açığım.
* Sosyal olaylara evet diyorum.
* Davetlere evet diyorum.
* Yeni fırsatlar araştırıyorum
* Her zaman yeni deneyimlere evet diyorum.
* Hayatı dolu dolu yaşıyorum.
* Yeni insanlarla tanışmak istiyorum.
* Yeni yerlere gitmek istiyorum.
* Hayata evet demek istiyorum.


Daha çok gülümse!

* Yüzümde her zaman gülümseme var.
* Her zaman gülümserim.
* İnsanlara her zaman gülümserim.
* Herkesi gülümsemeyle selamlarım.
* Yüzümdeki gülümsememi her zaman tutarım.
* Gülümsemekten hoşlanıyorum.
* Gülümsediğim zaman kendimi iyi hissediyorum.
* Ben her zaman pozitifim.
* Gülümsemem insanların gününü aydınlatıyor.
* Gülümsemem mutlu ve pozitif insanları çekiyor.
* Gülümsemek modumu yükseltiyor. (ya da ruhsal durumumu iyileştiriyor)
* İnsanlar gülüşümü seviyor.
* İnsanlar beni pozitif ve mutlu bir kişi olarak görüyor.
* İnsanlar her zaman gülümseme dikkat ediyor.


Daha ısrarcı olun!

* Ben ısrarcıyım.
* Her zaman ısrarcı olacağım.
* Reddedilmek beni zoru denemeye itiyor.
* Başarısızlıklar beni daha azimli yapar
* İhtiyaç duyduğum zaman ısrarcı olurum.
* Kendimden eminim ve ısrarcıyım..
* Kendimi savunuyorum.
* Kendi doğrularımı savunuyorum.
* Her zaman kendi fikirlerimi söylüyorum.
* İnsanlar benim bakış açıma değer veriyorlar.
* Daima ısrarcıyım.
* Her zaman tekrar deniyorum..(denemekten asla vazgeçmiyorum)
* Zor zamanlarda daha ısrarcı oluyorum.
* Tepkisel değilim.
* Her zaman güçlüyüm.
* Asla pes etmem.


Erken Kalkın!

* Her zaman erken uyanıyorum.
* Düzenli olarak zamanında uyanıyorum.
* Her gün erken uyanıyorum.
* Uyuma ve uyanma alışkanlıklarımda disiplinliyim.
* Alarmı duyar duymaz yataktan kalkıyorum.
* Her sabah aynı saatte yataktan kalkıyorum.
* Bedenim ne zaman kalkması gerektiğini biliyor.
* Ben erken kalkan biri olmaktan keyif alıyorum.
* Erken uyanıyorum ve günden daha çok faydalanıyorum.
* Ben daha üretkenim, çünkü her sabah erken kalkıyorum.


Ertelemeyi bırakın!

* Her zaman hedeflerime ulaşıyorum..
* Her zaman içgüdülerimle harekete geçiyorum.
* Her zaman çabuk harekete geçiyorum.
* An’da yaşıyorum.
* Ben kararlıyım
* Ben şeyleri oldururum.(tam çeviri olmasa da “istediğimi gerçekleştiririm” demek daha mantıklı gibi)
* İşleri bitirmekten hoşlanıyorum.
* Her zaman gerekli olduğu kadar çabuk harekete geçiyorum.
* Proje ve görevlere her zaman erken başlıyorum.
* Görevlerimi her zaman teslim tarihinden önce bitiriyorum.
* Aldığım işi bitiriyorum.
* Ben oldukça fazla üretkenim.
* Üstüme aldığım her işi bitiriyorum.
* Her zaman planlarım doğrultusunda yürüyorum.
* Her zaman, her görevi sonuçlandırıyorum.
* Kafama koyduğum her şeyi yapıyorum.
* Hemen harekete geçip her şeyi alabilirim.(istediğimi elde edebilirim)
* Zamanı verimli kullanıyorum.


Kendinizi disipline etmeyi öğrenin!

* Yüksek derecede disipline sahibim.
* Disiplinim sert bir kaya gibidir.
* Ben disiplinliyim.
* Benim güçlü iradem var.
* Kendimi kontrol mekanizmam mükemmeldir.
* Büyük bir zihin gücüne sahibim.
* Her zaman kararlarıma sadığım.
* Kararlarımın arkasındayım.
* İşime odaklanıyorum.
* Amaçlarımı belirliyorum ve onlara sadık kalıyorum.
* Ne olursa olsun odaklanmış kalıyorum.
* Her zaman amaçlarımı başarıyorum.
* Konsantrem yüksek seviyededir.
* Her zaman görevimin tamamlandığını görüyorum..
* Rekabetten hoşlanıyorum.
* Rekabette çok iyiyim.
* Çabuk harekete geçiyorum.
* Başarılı oluyorum.
* Başarıyı elde ediyorum.


Kendinizi mükemmel motive edin!


* Ben her zaman yüksek motivasyona sahibim.
* Ben başarıyı elde edeceğim.
* Planlarımı her zaman başarıya ulaştırıyorum.
* Doğal olarak yüksek motivasyona sahibim.
* Tüm yaşamıma tutkuyla yaklaşıyorum ve sürdürüyorum.
* Her konuda hevesliyim.
* Her durumda deniyorum ve çoğunlukla yapıyorum.
* • Her görevde en yüksek seviyede başarıyı hedefliyorum.
* Katı bir disipline sahibim.
* Her zaman planlarımın tamamlandığını görüyorum.
* Hangi göreve başlarsam her zaman bitiriyorum.
* Başladığım her görevi tamamlıyorum.
* Her göreve kendimi adıyorum ve tamamen konsantre oluyorum.
* Bir kere kafama bir iş koyduğum zaman, onu mutlaka tamamlıyorum.
* • Her zaman en üstün başarı için çabalıyorum.
* • Her zaman kendimle yarışıyorum.
* • Yüksek ölçüde rekabetçiyim.
* Her zaman ihtiyacım olduğu kadar çabuk harekete geçiyorum.
* An’da yaşıyorum ve yapılacak işleri anında yapıyorum.
* Görevleri tamamlamaktan keyif alıyorum.
* Hızlı tempoda yaşamdan hoşlanıyorum.
* Aktif kalmaya ve meşgul olmaya ihtiyaç duyuyorum.
* Başarı için çabalamış olmaya her zaman ihtiyaç duyarım.
* Her zaman yüksek motivasyona sahibim.


Kendinizi sevin!

* Kendimi seviyorum.
* Tüm iyi niteliklerim için şükran duyuyorum.
* Kendime karşı derin, bireysel bir sevgim var.
* Ben değerli bir insanım.
* Kendimi olduğum gibi seviyorum.
* Kendim olmaktan mutluyum.
* Kimliğimden memnunum.
* Kendimle mutluyum.
* Büyük şeylere yeteneğim var.
* Pek çok başarı kazandım.
* Ben eşsizim.
* Pek çok yeteneğim var.
* Bütün yetenek ve niteliklerimi kabul ediyorum.
* Pozitif karakter özelliklerimin hepsini takdir ediyorum.


Kişisel gücünü kullan!

* Aklıma koyduğum her şeyi yapabilirim.
* Ben işleri hemen bitirebilirim.
* Ben her zaman pozitifim
* Hedeflerime her zaman ulaşıyorum.
* Her yerde fırsatları görüyorum.
* Yeni meydan okumalardan(rekabetlerden) keyif alıyorum.
* Nereye gittiğimi biliyorum.
* Karar vermekte iyiyim.
* Zamanı verimli kullanıyorum.
* Her zaman doğruca harekete geçiyorum.
* Çok çalışıyorum.
* Kendime inanıyorum
* Ben başarılıyım
* İşlerin peşini bırakmıyorum.
* Sıkı çalışmaktan hoşlanıyorum
* Meydan okumaktan(rekabetten) hoşlanıyorum.
* Ben kararlıyım
* Başarıyı hak ediyorum
* Ben başarılı olacağım.
* Planlar yapıyor ve onları takip ediyorum
* Yüksek seviyede disiplinim var.
* Yeteneklerime güveniyorum
* Kendime güveniyorum(kendimden eminim)


Nasıl komik olunur?

* Her zaman hayatın komik yanını görüyorum.
* Her durumda komik bir yan arıyorum.
* Her durumda gülebiliyorum.
* Kendime gülüyorum.
* Keskin bir mizah anlayışım var.
* İnsanları eğlendirmeyi seviyorum.
* Ben komiğim
* İnsanların hayatlarına mizah katmaktan hoşlanıyorum.
* Her zaman insanların yüzüne gülümseme getiriyorum.
* İnsanlar beni komik buluyor.
* İnsanlar benim varlığımdan hoşlanıyorlar.
* Yaşama ışık dolu bir kalple yaklaşıyorum.
* Zor durumlara ferahlık getiriyorum
* İnsanların günlerini aydınlatıyorum


Nasıl mutlu olunur?

* Ben mutluyum.
* Yaşamımdan memnunum.
* Ben iyimserim.
* Her zaman hayatın olumlu yanını görüyorum.
* Her gün daha çok mutluluk getiriyor.
* Her gün yeni neşeler getiriyor.
* Ben pozitifim.
* Dışarıya pozitif enerji yayıyorum.
* Başkalarıyla mutluyum.
* Büyük enerjim var.
* Kendimle mutluyum.
* Bana her zaman iyi şeyler oluyor
* Bakış açım pozitif.
* Geleceğim aydınlık
* İşimi seviyorum.
* Yaşamımı seviyorum.
* Geleceğim pozitif.
* Geleceği sabırsızlıkla bekliyorum.
* Her gün yaşamım için teşekkür ediyorum.
* Yaşamımdaki tüm güzel şeyler için şükran duyuyorum.
* Yaşamım her gün gelişiyor.
* Başkalarına mutluluk veriyorum.
* Her zaman etrafımdaki insanlara pozitif davranıyorum.
* Mutlu ve pozitif davranışlarımın farkındayım.
* İyi şeylere odaklanıyorum.
* Bana muhteşem şeyler oluyor.
* Ben her zaman mutluyum.
* Hayat mükemmel.
* Ailemi seviyorum.
* Kendimi seviyorum.

 

Pozitif düşünün!

* Ben pozitif biriyim.
* Ben iyimserim.
* Kendime inanıyorum.
* Ben bir iyimserim.
* Her durumda pozitif bir yan bulurum.
* Her zaman pozitifim.
* İnsanlar pozitif bakış açımı takdir ediyor.
* Her zaman başarıyı bekliyorum.(ya da amaçlıyorum)
* Önce pozitif yönleri görüyorum.
* Başarıdan hoşlanıyorum.
* Hayatımdan memnunum.
* Her yerde fırsatları görüyorum.
* Yeni meydan okumalardan hoşlanıyorum.
* Başarıyı hak ediyorum.
* Ben başaracağım.
* Hayat mükemmel.
* Kafama koyduğum her şeyi yapabilirim.
* Hayat bana karşı iyi.
* Başarıyı sabırsızlıkla bekliyorum.
* Kendi başarılarımı yaratıyorum.
* Pozitif düşünüyorum.
* Ben pozitif düşünen biriyim.
* Tüm deneyimler fırsatları öğretiyor(gösteriyor).
* Geçmiş deneyimler fırsatları görmemizi sağlıyor.


Temizliği ve ev işlerini sevin!

* Temizliği seviyorum.
* Ev işlerini yapmaktan hoşlanıyorum.
* Evi düzenli tutmaktan hoşlanıyorum.
* Evim her zaman derli toplu.
* Ben doğal olarak düzenliyim.
* Temizlik için her zaman motivasyonum var.
* Temizlik yapmaktan ve ev işlerini yapmaktan hoşlanıyorum.
* Ben ihtiyaç olduğu müddetçe temizlik yapıyorum.
* Evimi her zaman temiz ve derli toplu tutuyorum.
* Temizlik yapmayı seviyorum.
* Evi temiz ve düzenli tutmak benim için önemli.
* Evi temiz tutmayı seviyorum.

Zaman yönetimi

* Zamanımı her zaman dikkatle yönetiyorum.
* Görevlerime önem sırasına göre öncelik tanıyorum.
* Her zaman yapmaya ihtiyacım olan işten başlıyorum.
* Her zaman işlerimi doğruca yapıyorum.
* İşleri daima tam zamanında bitiriyorum.
* İşleri bitirmekten keyif alıyorum.
* İşlerimi her zaman teslim tarihinden önce bitiriyorum.
* Görevlerimi, zor işleri bitirmek için her zaman güçlü bir istek duyuyorum.
* Zamanımla son derece verimliyim.
* Zamanı verimli kullanıyorum.
* Görevimi bitirene kadar ona sadık kalıyorum.
* Her zaman, her işe tüm dikkatimi veriyorum ve odaklanıyorum.
* Son derece üreticiyim.
* İçine girdiğim(üzerime aldığım) her işi bitiriyorum.

 


Borçlarınızdan kurtulun!

* Borçlarımdan kurtuluyorum.
* Borçlarım azalıyor.
* Para biriktiriyorum.
* Borçlardan özgürüm.
* Yakında borçlarımdan özgür olacağım(kurtulacağım)
* Paramın kontrolü bende.
* Kendi paramın disiplini bende.(kendi paramla disiplinliyim)
* Ani harcama dürtülerine karşı güçlüyüm.
* Kendi bütçemle güçlüyüm.
* Bütçemin kontrolü tamamen benim elimde.
* Mükemmel finansal(mali) planım var.
* Para hareketlerimi dikkatlice planlıyorum.
* Her kuruşun hesabını tutuyorum.
* Para biriktirmekten hoşlanıyorum.
* Para biriktirmek bana doğal geliyor..
* Geleceğim için biriktiriyorum.


Borsa da başarılı alış-satışlar yapın!

* Borsada para kazanacağım.
* Kendi şansımı yaratıyorum.
* Borsada kendi başarımı yaratıyorum.
* Zihnimi, dikkatimi açık tutuyorum.
* Riskleri doğru olarak ayırt edebiliyorum.
* Borsayı tamamen anladım.
* Borsada para kazanacağım.
* Hisselerin değerini doğru olarak ayırdediyorum.
* Hisseleri detaylı olarak araştırıyorum.
* Gelecekteki değerini doğru olarak görebiliyorum.
* Hisseleri seçme yeteneğimden eminim.
* Alış-satışlarımı profesyonel bir iş olarak yapıyorum.
* Borsa’dan zengin olacağım.
* İyimser ve pozitif olarak işlem yapıyorum.
* İşlemlerim tutarlı.
* İşlemlere(alış-satışa) yaklaşımım profesyonelce.
* Tereddüte düşmüyorum.
* Kendi zihnimi biliyorum.
* Bir borsa işlemcisi olarak düzenli(sürekli) gelişiyorum.
* Piyasayı avucumun içi gibi biliyorum
* Kararlarımın doğru olduğunu biliyorum
* Borsa’da başarılı olacağım.


İş görüşmesinde başarı!

* İş görüşmelerinden keyif alıyorum.
* İş görüşmelerinde kendimden eminim.
* Görüşmeleri sabırsızlıkla bekliyorum.
* Bir iş görüşmesinde harikayım.
* Bu işi alacağım.
* Bir görüşmede kendimi çok iyi sunuyorum.
* Kendimi en iyi yönlerimle, ışığımla sunuyorum.
* Görüşmede karşı karşıya geldiğimizde her zaman iyiyim.
* Görüşmede sorular sormak için efor sarfediyorum.
* İnsanlar benim görüşmedeki başarımdan etkileniyor.
* Bu işi hak ediyorum.
* Görüşmelerde sakinim.
* Görüşmelerde dinginim
* İş için en uygun insan benim.
* İsteğim(şevkim) görüşmelerde parlıyor.
* Becerim ve tutkum iş görüşmesinde belli oluyor.


İyi bir girişimci olmak!

* Ben başarılı bir girişimciyim.
* İş hayatında başarılı olacağım.
* İş hayatında başarılı olmak için yakıcı bir arzum var.
* Kendi başarılı işimi kuracağım.
* Tüm rüyalarımı gerçekleştirmek için çalışıyorum.
* Her yaptığım işten deneyim kazanırım.
* Kaya gibi inatçıyımdır(ısrarcıyım)
* Her durumda ısrar ederim.
* İşle ilgili aldığım her karar beni hedefime daha çok yaklaştırıyor.
* İdeallerimden ve planlarımdan eminim, onlara güveniyorum.
* İşimin başarılı olacağına 100% eminim.
* İşte başarılı olmak için ne gerekiyorsa yaparım.
* Tüm iş planlarımı ve kararlarım hakkında eleştirel ve yaratıcı düşünürüm.
* İşyeri açmak için daha önce hiç olmadığı kadar motivasyona sahibim.
* Kendi işimle finansal özgürlüğe ulaşıyorum.


Liderlik özelliklerini elde edin!

* Ben doğuştan liderim.
* Ben büyük bir liderim.
* İnsanlar bana saygı duyuyorlar.
* Harika bir liderin niteliklerine sahibim.
* Liderlik özelliklerimden eminim.
* İnsanlarda saygı uyandırıyorum.
* • İnsanları ve grupları çaba harcamadan, kolayca yönetiyorum.
* Her zaman başarılıyım.
* Her zaman çabuk hareket ederim.
* Eleştiri ve muhalefette iyi liderlik yaparım.
* Örneklere göre liderlik ederim.
* İnsanlar çevremde olmak istiyor.
* İnsanlar rehberliğime saygı duyuyor.
* Her zaman kontollüyüm.
* Kendi başarımın kontrolü bende.
* İnsanlardan oluşan büyük bir grubu yönetebileceğimden eminim.
* Zor insanları yönetebileceğimden eminim.
* Takımım bana saygı duyuyor.
* • İnsanlara takip edebilmeleri için güncel vizyonlar yaratıyorum.
* Saygının doğal efendisiyim.
* İnsanların görebildiği doğal bir kendime güvenim var.
* Yeni durumlarda kendimden eminim
* Her zaman kendimden eminim(kendime güvenirim)
* İş yerimin en gerekli parçasıyım.
* İnsanlar bana saygı duyar
* Her zaman doğru kararlar veririm.
* Her zaman ne yapacağımı bilirim.


Satış Başarısı Becerisi

* Her zaman satıyorum.
* Düzenli olarak satıyorum.
* Sürekli bir şekilde satışa yaklaştım.
* Satış takibinde inatçıyım(ısrarlıyım)
* Her zaman inatçıyım(ısrarlıyım)
* Her durumda ısrarcıyım.
* Azmim sınırsız.
* Etkileşimin sınırlarını her zaman zorlarım.
* Satış başarısında en yüksek seviyeye gelmek için motivasyonum tam.
* Satışta insanlara ilham vermek ve yol göstermek istiyorum.
* İnsanlar satış başarı grafiğime saygı duyuyorlar.
* Ben satış basamaklarının en tepesine ulaşacağım.
* Kişiliğim satış sahasında ışıldar.
* Müşterilerimde her zaman istek uyandırırım.
* Ürünlerimin önemli olduğu hissini yaratırım.
* İnsanlarla dostça ilişki becerim mükemmel
* Her zaman müşterilerimle dostça ilişki kurarım.
* Her zaman pozitifim.
* Telefon görüşmelerinde her zaman tutarlıyım.
* Ses tonum mükemmel.
* Sesim kendine hakim ve güvenli çıkıyor.
* Her satışı bitirmek için çalışacağımdan eminim.
* Her zaman güvenle yaklaşırım.

 


Fen Dersi

* Fen’den keyif alıyorum.
* Tamamen odaklanmış olarak Fen çalışıyorum.
* Fen çalışmalarıma efor sarfediyorum.
* Fen çalışmaya karşu durdurulamaz bir arzum var.
* Fen derslerini en yüksek seviyede öğrenmek için fazlasıyla motivasyonum var.
* Düzenli olarak Fen çalışıyorum.
* Duraksamadan Fen çalışıyorum.
* Hem mantıklı, hem de yaratıcı düşünme becerim var.
* Eleştirel düşünüyorum ve bilgiyi tam olarak işliyorum.
* Hayata karşı problem çözücü bir yaklaşımla davranıyorum.
* Bilimsel bilgileri kolayca işliyorum.


Hızlı Okuma

* Okumaktan zevk alıyorum.
* Okuma becerim her gün hızlanıyor.
* Okuma hızım sürekli gelişiyor.
* Bilgiyi hızlı okuyorum.
* Zihnim metni verimli bir şekilde işler.
* Kısa bir taramadan sonra lisanı anlayabiliyorum.
* Ben kısa bir göz gezdirmeden sonra bir cümleyi anlarım.
* Çabuk okuma yeteneğim mükemmel.
* Hızlı okumam çok doğru(hatasız).
* Metnin büyük parçalarını bir defada okuyabiliyorum.
* Birkaç kelimeyi, birdefada okuyor ve anlıyorum.
* Her harfi görmeden kelimeleri okuyorum.
* Hızlı okumak bana doğal geliyor.
* Okumayı seviyorum.
* Bilginin büyük miktarını kısa zamanda özümsüyorum.


IQ Arttırın

* IQ’um artıyor.
* Tüm problemleri çözebilirim.
* Bulmacaları kolayca çözüyorum.
* Problem çözme becerim mükemmel.
* Kolayca mantıklı düşünebilirim.
* Hafızam mükemmel.
* IQ testlerinden zevk alıyorum.
* Bilgiyi aklımda tutuyorum.
* IQ testlerinde sakin kalıyorum.
* Yeni bilgiler öğrenmeyi seviyorum.
* Problem çözmekten zevk alıyorum.
* Problemler kolay.
* Matematikte iyiyim.
* Konsantrasyonum mükemmel.
* Kolayca konsantre oluyorum.
* İngilizce de iyiyim.
* Zihnim açık.
* Sözcük dağarcığım mükemmel.
* Kolayca yeni sözcükler kazanıyorum.
* Kolay odaklanıyorum.
* Odaklanmam mükemmel.
* IQ testleri kolay.
* Bilgi sürecim verimli.
* IQ testleri eğlenceli.
* Ben bir IQ testi uzmanıyım!
* IQ testinde yüksek skor yapacağım.


Matematik

* Matematikten keyif alıyorum.
* Tam odaklanmış olarak matematik çalışıyorum.
* Matematik çalışmalarıma efor katıyorum.
* Matematik çalışmalarıma karşı durdurulamaz azmim var.
* Matematiği yüksek seviyede öğrenmek için mükemmel motivasyonum var.
* Düzenli olarak matematik çalışıyorum.
* İhtiyacım olduğu her zaman matematik çalışıyorum.
* Her zaman mantıklı düşünüyorum.
* Eleştirel düşünür ve tüm bilgiyi işlemden geçiririm.
* Hayata karşı problem çözücü bir şekilde yaklaşırım.
* Problem çözmekten zevk alıyorum.
* Matematiksel bilgileri kolayca kafamda işlemden geçiriyorum.
* Büyük miktarları efor sarfetmeden hesaplıyorum.
* Miktarları kafamda hesaplamaktan keyif alıyorum.
* Her zaman mantıklı ve eleştirel düşünüyorum.


Sürücü Testini Geçin

* Sürücü testimi geçeceğim.
* Sürücü testimi geçeceğimden eminim.
* Araba sürmekten keyif alıyorum.
* Sürerken her zaman sakin kalıyorum.
* Sürerken duygularım kontrolüm altındadır.
* Araba kullanırken 100% odaklanırım.
* Sürücü testimden keyif alacağım.
* Araba sürerken derin konsantre oluyorum.
* Mükemmel sürücü farkındalığına sahibim.
* Sürerken farkındalığım artıyor.
* Kendinden emin bir sürücüyüm.
* Ben araba sürerken sakin ve dinginim, ve tamamen kontrollüyüm.
* Baskı altında başarıyorum.
* Baskı altındayken en iyi performansımı gösteriyorum.


Fotografik hafızanızı geliştirin

* Hafızam mükemmel.
* Bilgileri daima hatırlıyorum.
* Hafızam kondisyon olarak zirvede.
* Hafızam her gün gelişiyor.
* Bilgiyi kolayca hatırlıyorum.
* Hafızam(hatırladıklarım) doğru.
* Hafızam güvenilir.
* Kolayca konsantre oluyor ve odaklanıyorum.
* İsimleri her zaman hatılıyorum.
* Önemli tarihleri her zaman hatırlıyorum.
* Bilgileri doğru hatırlıyorum.
* Hafızam kesin(net)
* Her şeyi çabucak hatırlıyorum.
* Hafızam keskin ve berrak(açık)
* Beynim bilgiyi hızlı ve doğru işliyor.


İngilizce Çalışma Becerisi

* İngilizce’den keyif alıyorum.
* Tamamen odaklanmış olarak İngilizce çalışıyorum.
* İngilizce çalışmalarıma efor katıyorum.
* İngilizce çalışmak için durdurulamaz bir azmim var.
* İngilizcemi en üst seviyeye geliştirmek için yüksek motivasyonum var.
* Düzenli olarak İngilizce çalışıyorum.
* Ne zaman ihtiyacım olursa İngilizce çalışırım.
* İngilizce çalışmaktan keyif alıyorum.
* Her zaman yaratıcı düşünüyorum.
* Hayal gücüm her zaman aktif.
* İmla, dilbilgisi ve gramerim düzenli olarak gelişiyor.
* İngilizce okuma ve yazmam üst seviyede.


Kansantrasyonunuzu arttırın

* Doğal olarak yüksek seviyede konsantrasyona sahibim.
* Konsantre olmak benim için kolay.
* Kolayca derin konsantrasyona girebiliyorum.
* Daima her göreve tam odaklanmış ve adanmışlıkla yaklaşıyorum.
* İradem mükemmel.
* Daima her göreve sonuçlanana kadar sadık kalıyorum.
* Her zaman çabuk eyleme geçiyorum.
* Detaylara mükemmel şekilde dikkat ediyorum.
* Uzun süre odaklanmış kalıyorum.
* Doğal olarak uzun süre konsantre olabilirim.
* Ben aşırı üretkenim(verimliyim).
* Üretkenliğim(verimliliğim) mikemmel.
* Kendimle işleri bitirme yeteneğimle ve verimliliğimle gurur duyuyorum.
* Kafama koyduğum her işe 100% kendimi adıyorum.


Satranç Başarısı

* Satranç becerim oldukça fazla.
* Satranç potansiyelim yüksek seviyede!
* Ben doğal bir satranç oyuncusuyum
* Satranç oynayışım zamanla daha da gelişiyor.
* Satranç oynarken daima odaklanırım.
* Yüksek seviyede konsantrasyona sahinim.
* Her oynadığım oyuna 100% efor sarfediyorum.
* Her zaman yeteneğimin en iyisi ile oynuyorum.
* Ben tutarlı ve sabırlı bir oyuncuyum.
* Birkaç hamle ilerisini planlıyorum.
* Her zaman ilerde düşünüyorum.
* Baskı altında keskin kalıyorum.
* Baskı altında gelişiyorum.
* Her zaman zafere odaklanıyorum.
* Her maçta, daima kazanmayı amaçlıyorum.
* Mantıklı düşünüyorum.
* Her zaman stratejik düşünüyorum.
* Her zaman formumdayım.


Tekrarlama ve Ders Çalışma Yardımı ( Sınav Başarısı)

* Her zaman sıkı çalışırım.
* Ders çalışmaktan keyif alıyorum.
* İyi notlar almak için sıkı çalışıyorum.
* Her zaman ders çalışmama tamamen konsantre oluyorum.
* Her zaman ders çalışmama ve tekrarlamalarıma odaklanıyorum.
* Eğitimimde başarılı olacağım.
* Mükemmel notlar ve sonuçlar alıyorum.
* Her durumda başaracağım.
* Her zaman kendimi ders çalışmak için  iterim ve tüm potansiyelimi ortaya koyarım.
* Mümkün olan en yüksek notları almayı başaracağım.
* Çalışmalarımda fazlasıyla disiplinliyim.
* Tekrarlamalarıma her zaman erken başlıyorum.
* Düzenli olarak sıkı çalışıyorum.
* Bilgiyi doğru ve kesin olarak hatırlayabiliyorum.
* Bilgiyi her zaman doğru hatırlarım.
* Sınav günü sakin ve rahat olacağım.
* Her sınav gününde kendimden eminim.
* Her sınavda zihnim açık.
* Okuduğum bilgiyi kolayca hatırlıyorum.

 

hazırlayan: lilay koradan

www.olumlamalar.com

 

 

bu yazılarda ilginizi çekebilir:

MUTLULUĞUN YOL HARİTASI: Düşüncenin Gücü
Zihin Gücüyle Zengin Olmak
Korkuyorum çünkü
Düşün ve olsun
Olumlamanın Yaratıcı Gücü
Yapabilirim: Ben / Bolluk Bilinci / Hayat / İş Hayatı / Para (Olumlamaları)
Sağlık Olumlamaları
İslam’da Olumlama Nasıl?
Korkular için olumlamalar
Sevgi ve Aşkı Hayatınıza Olumlayın
Kuantum Olumlama Nasıl Yapılır?
Hayatınızı Değiştirmek İçin Olumlu Cümleler
Maddi Güç İçin Olumlama
Çocuğunuza Söylemeniz Gereken 99 Olumlama
AddThis Social Bookmark Button
 
Her Şeyi Kayda Geçirin

Herkesin sustuğu yerde belgeler konuşur.

Adım gibi bildiğim bir şey var: Özellikle iş hayatında, olan biten her şeyin kayda geçirilmesi gerekiyor. Aksi hâlde hiç de hak etmediğiniz kötü sonuçlardan kurtulamazsınız. Eskiler “hafıza-i beşer nisyan ile malüldür derken, insanların unutma özürlü olduklarını ne güzel ifade etmişler. Bazıları bu yazma olayını kendilerine ya da karşıdakine saygısızlık gibi görüp çekingen davranıyorlar. Aslında onun da kolayı var: Eğer karşı tarafa çok güveniyor ve kırmaktan çekiniyorsanız; düz bir kâğıda, el yazısıyla bir şeyler karalar, altına isimlerinizi yazarsınız. Altına imza atmamakla da karşılıklı güven gösterisi yapmış olursunuz. Ama yine de esas olan her şeyi usulüne göre yapmaktır. Mesnevi’de gözüme ilişen, bu konuda söylenmiş bir sözü hatırlıyorum: Kalem rüzgârdan, kâğıt sudan olursa, yapacağın her şey yok olmaya mahkûmdur.

Sevgili babacığımdan yıllar önce, hem de birkaç kez duymuştum: “Evladım” diyordu; “başından ne geçerse, ne ile karşılaşırsan yaz. Ne duyarsan yine yaz. Birisi annene küfür mü etti; onu da yaz. Filanca adam, filan yerde, filan

saatte anneme küfretti diye yaz.”

Şimdi düşünüyorum da, bugünlerde can simidi gibi sarıldığımız ISO 9000 olayı da babamın söylediklerinden pek farklı gibi gelmiyor bana. Orada da; “yaptığını yaz, yazdığını yap deniliyor. Yani öncelikle yazmaktan söz ediliyor. ISO 9000’in 2000 versiyonunda ise, biraz daha ileri gidilerek, nedenlerin araştırılması ve müşteri memnuniyeti eklendi. Böylece sistemin daha canlı ve etkin hâle gelmesi sağlandı. Daha sonraları sanırım yeni eklemeler de olacaktır. Bu bağlamda bize düşen en büyük görev, önemli-önemsiz demeden, bütün bilgileri fani beyinlerle, sanal beyinlerden alıp, sağlam şekilde kayıt altına almaktır.

Bize göre; insanların olayları rahatça izleyip mantık yürüterek doğru sonuçlara varabilmesinde ise, onları kâğıda dökmenin faydası tartışılamaz.

Alim unutur, kalem unutmaz.

Tüketiciyi Kandırmayın

Adam adamı bir kere aldatır.

Yıllar önce, Hilton Oteli’nin bitişiğindeki kapalı alanda ev ve dekorasyonla ilgili bir fuar düzenlenmişti. Sergilenen değişik ürünlerin yanında, o sıralarda amansız bir rekabet içinde olan yatak firmalarının geliştirdikleri birbirinden farklı özelliklerde yataklar, biraz da boyutları yüzünden olacak, ilk göze çarpanlar arasındaydı.

Fuarda sergilenen yatakların çoğunda, farklı özelliklerin yanında, ortak bir özellik de vardı: Çift yüzlü adı altında, bir tarafı pamuklu, diğer tarafı yünlü kumaştan yapılma yataklar sunuyorlardı. Bu olayı öylesine abartıyorlardı ki, eski yatağınızı atıp, bu harika buluşa odaklaşıyordunuz.

Kendi adıma; benim farklı bir özelliğim var. Nerede bir haksızlık, bir aldatmaca sezinlesem, hemen avukat kesilirim. Bazen bu huyum yüzünden canımın yandığı da olur ama nedense kendimi frenlemeyi beceremem. Bazen düşünüyorum da, çocukluğumda çok konuşkan olduğum için “sen büyüyünce avukat olursun” diyenler mi beni etkilemiş olabilir diyorum. Aslında gerçek neden belli: Haksızlıklara karşı savaş.

O günkü fuarda, bütün yatak firmalarını gezdim. Bu çift yüz meselesini hepsinden, ayrı ayrı ve sabırla dinledim. Açıklamalar adı üstünde; gayet “açık”tı. Pamuklu yüzü yazın kullanıp sıcaktan pişmeyecek, Kışın ise, yünlü tarafı çevirip soğuktan üşümeyecektik. Sonra da, cevabı zaten kullanım kılavuzlarında olan aynı soruları soruyordum onlara:

-Uzun ömürlü olması için, bir yatağı nasıl kullanmalıyız?

-En azından ayda bir ters-yüz etmelisiniz.

O zaman yarı alaycı bir tavırla son soruyu soruyordum:

-Sizin bir yılınızda kaç tane yaz, kaç tane kış var?

Yüzlerindeki anlamsız ifadeleri görmeliydiniz. Sonuçta benim bir payım oldu mu, bilmiyorum. Bildiğim tek şey var; bir süre sonra bu “yazlık-kışlık yüz” ayıbından vazgeçildi.

İş hayatında aldanmalar ve aldatmalar her zaman olabiliyor. Hukuk açısından bakıldığında; aldatma iki esnaf arasında olursa başka, halktan biri ile esnaf arasında olursa başka değerlendiriliyor. Esnafın kanunları tam olarak bildiği varsayılırken, halktan birinin korumasız olduğu kabul ediliyor. Bu nedenle, kararlar esnafın aleyhine veriliyor. İki kişi arasında yapılan kavgada, boksörün yumruğunun silah sayılması da aynı gerekçelere dayanıyor. Ne yazık ki, halkımız bunu pek bilmediği için hakkını aramaya cesaret edemiyor. Üstelik ülkemizde hak aramak da pek o kadar kolay değil. Çünkü bir haksızlığa uğradığımızda, “tüketiciyi koruma” adı altında yaygara koparanların kendilerini medyada tanıtmak dışında pek fazla bir şey yapmadıklarını görmeniz hiç de zor değil.

Bazı aldatmalar ise, hiç uğraş vermeden zaman içinde kendiliğinden ortaya çıkabiliyor. Böyle durumlarda halk arasında, “foyası meydana çıktı” denilir. Parıltısını artırmak için elmas taşların altlarına “foya denilen ışık yansıtıcı madenî ince yapraklar konur. Taşın bir şekilde düşmesi durumunda foya meydana çıktığı için, halkımız bu benzetmeyi yapmıştır.

Sağlığımız da bizim için önemlidir. Özellikle gıda ve yemek konusu çok hassastır. Çünkü o konuda yapılan aldatmalar hayatımıza bile mal olabiliyor. Yıllar önce, lokantanın birinde duvara asılmış bir levha görmüştüm. Üzerinde şöyle bir yazı vardı:

İnsan aldanır, mide aldanmaz.

Ürünlerinizi En İyi Şekilde Tanıtın

Dağ dağa küsmüş, dağın haberi olmamış.

Şemsi Belli’nin “Karacaoğlan’a Sesleniş” isimli bir şiiri vardı. Aslında baştan sona kadını anlatıyordu ama sıkça tekrarladığı bir mısra vardı, onu hatırladım birden: “Devir atom devri, hula hop devri, meşin top devri

Şemsi Belli sağ olsaydı ve o şiiri tekrar yazsaydı, devrimizi tanımlarken ne derdi acaba diye düşündünüz mü hiç? Ben, olsa olsa; “devir iletişim devri, reklam devri, reyting devri ve hâlâ meşin top devri derdi, diye düşünüyorum.

Gerçekten de yaşlı dünyamız tam anlamıyla bir reklam dönemi yaşıyor. Bu konuda o kadar büyük bir pasta oluştu ki başka hiçbir şey, reklamların yerini alamıyor. Gazeteler, radyolar, televizyonlar o reklamların yüzü suyu hürmetine bizlere hizmet veriyor. Dizilerin yarışma programlarının sürelerinden fazla yer tutan reklamlardan kaçmak da mümkün değil artık. Çocuklarımız reklamkolik oldular bile. Bir curcunadır sürüp gidiyor. Ama star, ama gelin, ama kaynana, her gün aramızdan ünlü bir insan çıkarıyoruz. Kısacası, reklam çok önemli. Ne kadar reklam, o kadar başarı diyesim geliyor.

Eskiden, “iyi mal reklam istemez” denilirdi. Bazıları da o sözleri kullanarak, dolaylı yoldan reklamlarını yapardı. Bugün, modern bir yöneticinin gözardı edemeyeceği tek konu reklam olsa gerek. Çünkü bütün kuruluşlar reklam olayıyla öylesine bütünleştiler ki, kurunun yanında yaşın da yanması kaçınılmaz hâle geldi. Aslında hep düşünmüşümdür; tavuklar yumurtlamadan çok önce, o bildiğimiz sesleri çıkarırlarken acıdan mı öyle yaparlar, yoksa reklam da var mı işin ucundadiye.

Madem ki reklam yapmak şart oldu, bari iyisini yapalım. Bu konuda öncelik, kuşkusuz kataloglarda. Çünkü gazete bir gün sonra tarih oluyor. Sesler uçuyor, görüntüler ise, ne kadar beyinlerimize kazınsalar da zamanla başka reklamlar tarafından silinip gidiyor. Geriye, en etkili olarak katalog ve broşürler kalıyor. Ayrıca bunlara CD’leri de ekleyebiliriz.

Yıllar önce, Hannover Fuarı’na ziyaretçi olarak gitmiştik. Standlardan birinde ilgimizi çeken bir ürün görmüş, o konuda bilgi almaya çalışıyorduk. Doğrusu bu ya bizimle pek fazla ilgilenmemişlerdi. O anda bizim katalogumuzu gösterdim. Katalog dediysem; bütün ürünlerimizi bir arada gösteren güzel bir kapak ve birkaç mütevazı föyden ibaret, basit bir çalışmaydı. Ama o bile, bizi bir masaya davet edip, Nasrettin Hoca’nın “ye kürküm ye misali” ikramda bulunmalarına neden oldu.

Yine benzer bir olayı da Milano’daki İntel Fuarı’nda yaşadık. Ağırlıklı olarak sınır şalter üreten bir firmanın görevlisine katalog yanında ürünlerimizden bazılarını gösterdiğimizde adamdaki heyecanı anlatamam. Biz ayrıldıktan sonra, önemli bir rakiple karşılaşmanın heyecanıyla toplantı kabinine gidişini ve bizim ürünlerimizi elinde tutarak yaptığı heyecanlı telefon konuşmasını söz olarak duyamıyorduk ama heyecanla yarı açık bıraktığı kapı aralığından amirlerine neler söylediğini tahmin edebiliyorduk. Zaten o olaydan sonra bizdeki “iyi bir katalogun etkisi çok büyüktür” görüşü daha bir netleşti diyebilirim.

Katalog, broşür ve benzer konulardaki çalışmaların özenli ve düzenli bir şekilde yapılması gerekiyor. Özellikle, resimlerle ürünlerin tutarlı olması gerekiyor. Nevresim takımı ve çarşaf üreten bir dostumuzun, ürünü ile bire bir aynı görüntüdeki ambalajı başardıktan, eskilerin deyimiyle; “zarfı ile mazrufu” tutturduktan sonra satışlarını kısa zamanda nasıl katladığını bugün gibi hatırlıyorum.

Ürettiğimiz ürün ya da hizmetleri kullanıcıya en iyi ve anlaşılır biçimde sunmalıyız. Burada dikkat etmemiz gereken en önemli husus, öne çıkan özelliğimizi vurgulamak olmalı. Unutmayalım ki rakibi kötülemek yok. Rakiplerimizden üstün olduğumuz yönlerimizi; fazla belli etmeden, “onlarda yok, bizde var” demeden, akıllı bir biçimde sergilemek var. Burada önemle üzerinde durulacak konu ise, hitap edilmek istenen kitlenin üründen beklediği çeşit zenginliği, kalite, fiyat uygunluğu ve buna benzer değer ölçüleri olmalıdır. Onlara nasıl hitap edilmesi gerekiyorsa, öyle yapılmalıdır. Yoksa, “müslüman mahallesinde salyangoz satmanın hiçbir anlamı yoktur.

Özellikle teknik malzeme üretimi konularında çalışıyorsanız, ürünlerinizin pazarlandığı bir mağazadaki satış elemanının masasının kenarında veya oturma grubunun önündeki bir sehpanın üzerinde, size ait ve özenle hazırlanmış bir katalog bulunuyorsa sevinebilirsiniz. Bu durumun daha iyisi, ürünlerinizden kullanma ihtimali olan herkese bir katalog ulaştırabilmektir. Katalog CD ve broşür dağıtım planları yapılırken, ilgili konularda eğitim veren okullar ve öğrencileri de ihmal edilmemeli, onlara verilecek ürün örneklerinin ve reklam malzemelerinin çok yakın bir gelecekte işe yarayabileceği göz ardı edilmemelidir. Özellikle meslek okullarının laboratuarlarında kullanılmak üzere, okul yöneticilerince istenilebilecek örnekler konusunda olumlu davranmak, hatta öğrencilere eğitim desteği vermek, ileriye dönük en iyi reklam olarak algılanmalıdır.

 

 

Yazan: GAZANFER SANLITOP

Kaynak: Kuvözde Çocuk Büyütmek – Akis Kitap

 

AddThis Social Bookmark Button
 
GELECEĞİN ve GEÇMİŞİN KADERİ: ŞİMDİ


Neden böyle düşman görünürsünüz

Yıllar yılı dost bildiğim aynalar.

Cahit Sıtkı Tarancı

İş yerinde oturmuş, önünüzdeki dosyayı inceliyorsunuz. Bir anda sayfaları çeviren parmaklarınız bir sayfada takılıp kalırken, gözleriniz çevirdiğiniz sayfanın dışında bir yerlere kayıyor, donuklaşıyor, görüntüler netliğini kaybediyor ve zihninizin derinliklerinde tam olarak farkında olmadığınız bir anıya gidiyor, bazı görüntüler görüyor, konuşmalar duyuyorsunuz.

Kelimeleri anlamasanız bile bu bir tartışma, bir iç hesaplaşma ve bedeniniz o tanıdık ağırlık, baskı ve soğukluk duygusuyla doluyor yeniden. Ter içinde, bir anda zamandan ve mekândan koptuğunuzu fark ediyorsunuz ve hızla geri geliyorsunuz.

Beklide bu sayfaları okurken defalarca bunu yaşadınız. Tam olarak nereye gittiğinizin farkında değildiniz ve neden oraya gittiğinizi de bilmiyordunuz. Bekli de farkındaydınız ama hangi kelime, hangi cümle sizi oraya götürdü, onu bilmiyordunuz.

Bu ve buna benzer tabloları zaman zaman yaşarız. Çevremizde birilerinin söylediği bir söz, gördüğümüz bir şey; bizi farkında dahi olmadan, sayısını bilmediğimiz irili, ufaklı birçok anıya götürür.

Araba sürerken, televizyon izlerken, yemek yerken, tuvaletteyken, banyo yaparken, dişlerinizi fırçalarken, biriyle konuşurken, yürürken, balık tutarken, spor yaparken hatta bir kitap okurken sık sık geçmişe gidersiniz.

Oysa geçmiş öyle güllük gülistanlık bir yer değildir. Geçmiş, aksine fırtınaların koptuğu, başarısızlıkların yaşandığı, ezilmişliklerin, dışlanmaların, küçük düşürülmüşlüğün, hayal kırıklıklarının ve acıların olduğu, çatışmaların geldiği bir yerdir.

“ O gün bunu yapmasaydım, şimdi kim bilir nerelerdeydim.”

“ Hayatımda yaptığım en büyük hataydı o.”

“ Keşke farklı davranabilmiş olsaydım.”

“ Kim bilir şimdi her şey ne kadar farklı olurdu.”

“ Bana bunu nasıl yaptı?”

“ Bunu hiç hak etmemiştim.”

“ Eğer yaşıyor olsaydı…”

Bu cümlelerdeki üzüntüyü, sıkıntıyı fark edin lütfen.

Hepimizin sık sık içine düştüğü bu ruh hallerinin hiç biri şimdiye ait değildir. Şimdide suskunluk, pişmanlık, keşkeler, kayıplar yoktur. Bu duyguların hepsi geçmişe aittir.

Bu duygu ve düşünceler bizi boğar, esir alır. Hatalarımızı ve uğradığımız haksızlıkları düşünür ve bu düşüncelerin pençesinde kıvranıp dururuz, sanki onlardan hiç kurtulamayacakmışız gibi.

Bir çift konuşmaya başladığında, söz dönüp dolaşıp geçmişte bir birlerine yaptıkları yanlışlara, birinin söylediği ve diğerinin rahatsız olduğu bir cümleye, karşılanmayan bir beklentiye gelir.

Söz konusu olan hep geçmiştir ve geçmişe gidildiğinde ilk akla gelen şeyler hep olumsuzluklardır. İlk önce geçmişteki felaketleri, acıları anımsarız. Düşmanlık duygularımız, öfkemiz, öç duygularımız da geçmişte barınmaktadır.

Bunların hangisinden bu güne kadar fayda sağladık acaba?

Mutsuzluğun temel nedenlerinden biri de; içinde bulunduğumuz anın dışına çıkarak, geçmişe yaptığımız huzursuzluk ve tedirginlik dolu yolculuklardır.

Geçmişimizde hep olumsuzluklar mı var? Elbette hayır. Ama insanoğlunun tercihi çoğu zaman olumsuz olana gitmektir.

Arkadaşlarınızla ailece gittiğiniz bir piknikte oğlunuz ağaca çıktı ve uzunca bir süre sonra zorlukla aşağı indirdiniz. Boşa geçen saatlerinize ve harcadığınız o istek dışı enerjiye hayıflanmaya vakit bulamadan, çocuğu ağaçta bir böceğin ısırdığını, inerken de üstü başının yırtıldığını ve derisinde hafif çizikler oluştuğunu, halen korkudan titrediğini fark ettiniz.

Eğlenmeye gittiğiniz bu yerde daha başınıza ne geleceğinden habersiz, tadınız kaçmış bir şekilde, gece olmadan mangalı yakmayı düşünürken, arkadaşlarınızın çocuklarından haber alamadığını duyuyorsunuz. İki çocukta ormanı keşfe çıkmışlar ve kaybolmuşlar.

O günkü pikniği düşündüğünüzde ilk aklınıza gelen bunlardır, değil mi?

Bir arkadaşınıza yaşadığınız bu pikniği anlatırken ilk değindiğiniz şey; oğlunuzun nasıl sizden habersiz ağaca çıktığı ve daha sonra saatlerce onu indirmeye çalıştığınız olacaktır.

Bir bakın bakalım; bu düşüncelerin hangisinde manzaranın güzelliği, çamların kokusu var? Kuşların ötüşündense hiç söz edilmemiş. Ya bu olaylar başlamadan önce geçirdiğiniz keyifli saatler oraya gelirken duyduğunuz heyecan nerede?

Ara sıra eski arkadaşlarınızı hatırlar mısınız, özellikle can ciğer arkadaş olduklarınızı? Onlarla ayrılma nedeninizi de hatırlıyorsunuz, değil mi? Onunla yaşadığınız güzel anlardan önce, kavgalarınız ve yaşadığınız tatsızlıklar hücum ediyor beyninize, değil mi?

Zihnimizin, daha doğrusu bilinçaltımızın önemli bir görevi vardır. Bilinçaltımız bizi korumakla görevlidir ve bu sebeple ilk önce olumsuz olanı hatırlatır bize.

Bu koruma her zaman amacına uygun gerçekleşmez. Zaman zaman güzel bir olayı gölgeleyen, kara bir sis gibi olabilir. Yaşadığımız çok güzel anlar olmuştur ama olumsuzluk sisleri bu güzelliğin etrafını sarmış ve görünmesine engel oluyordur.

Geçmişte yaşadığımız güzellikleri hatırlama eğilimimiz sınırlıdır, çünkü geçmişte yaşanan güzel duygulara yaşanmış ve bitmiş gözüyle bakarız. Fakat geçmişte yaşanan olumsuzluklara karşı tavrımız maalesef aynı değildir.

Aynı olumsuzlukları defalarca teraziye koyar, tartar biçeriz. “Keşke şöyle söyleseydim, kahretsin neden bu düşünce o anda aklıma gelmedi”. Aslında olay olup bitmiştir ama zihnimizde halen devam ediyordur.

Elbette ki yaşadığımız olaylardan ders çıkarmalıyız ve bugünün sorunlarını bugün çözmeliyiz. Yarın çözmeye kalkarsak, yarın yaşayacağımız güzellikleri ve mutlulukları da sonsuz ve belirsiz bir geleceğe erteleriz.

Sorunları yaşadığımız anda çözmemiz, mutluluğumuzu, o mutluluğu yaşadığımız anda tatmamız gerekir.

Geleceğinde, geçmişinde kaderi şu anda belirlenir. Burada, şu anda yaptığımız bir olay, davranış, yarının geçmişini oluşturur.

Şimdiyi yaşarken; geçmişi düşündüğünüzde, yarının

nasıl olacağını belirler, şekillendirirsiniz.

Geçmişi ve Geleceği “Şimdi” Belirler

Ø İşlerinde mutlu olmayan insanlar

Ø İşi karın tokluğuna yapan insanlar

Ø Tesadüfen o işte bulunan kişiler

Ø Ailenin açık veya gizli zoruyla iş yapanlar

Ø Ders çalışmak istemeyen öğrenciler

Kısaca yaptığı işten zevk almayan herkes, çalışırken sık sık saatine bakar. O insanlar için zaman bir türlü bitmek bilmez. Oysa bu insanlar, yaptıkları işe odaklanarak geçirseler, bir saat sonra evde yaşayacakları, barda yaşayacakları ya da dışarıda yaşayacakları zevki o anda alacaklardır.

Anı yaşayan insan özgür ve rahat hisseder, mutlu ve huzurlu olur, anı yaşamak başarı ve güç getirir, anı yaşamak çözüm üretir.

Yaptığınız iş, bulunduğunuz mevki, içinde bulunduğunuz durum, şartlarınız iyi ya da kötü, ne olursa olsun; şimdiyi yaşamanın tadına vardığınız zaman, hayatın ne kadar güzel, ne kadar olağanüstü olduğunu hissetmeye başlarsınız.

Kısacası; geçmişi de, geleceği de şimdiki an belirlemektedir. Şimdiyi yaşamayı başaran, kontrol edebilen kişi her ikisini de kontrol ediyor demektir.

Bir zamanlar, tahta oymacılığıyla uğraşan, hayatın sadece yüzeyinde kalmayıp, hakikatlerini de hissetmeyi beceren yaşlı bir usta yaşardı. Bu ustanın, her şeyden şikayet eden bir çırağı vardı. Çırak başına gelen en küçük sıkıntıdan bile şikayet ediyordu. Hayat onun için sanki sırf kötülüklerden, sıkıntılardan ve mutsuzluklardan ibaretti.

Ustası bir gün çırağı tuz almaya gönderdi. Adeti olduğu üzere, çırak söylene söylene denilen şeyi yaptı. Döndüğünde ‘Şimdi tuzun ne gereği vardı?’ gibisinden bir edayla tuzu ustasının önüne koydu.

Usta ona, şimdi bir avuç tuzu bir bardak suya döküp karıştırmasını söyledi. Çırak yine suratı asık bir şekilde söyleneni yaptı. Usta ‘Şimdi de o suyu iç’ diye emretti. Çırak, önce kaşlarını çattı. Bir bardak tuzlu suyu içmesini nasıl isterdi ki ustası? Ama ona olan saygısından, zorlanarak da olsa bardaktan bir yudum aldı, almasıyla da tükürmesi bir oldu.

‘Tadı nasıldı?’ diye sordu usta.

‘Acı!’ diye kızgınlıkla cevap verdi çırak.

Usta anlamlı anlamlı gülümseyerek çırağı bu defa köyün kenarındaki tatlı su gölünün kıyısına götürdü. Çırağına aynı şeyi burada yapmasını, bir avuç suyu göle atmasını ve gölden su içmesini söyledi.

Çırak söyleneni yaptı, tuzu göle atıp, gölün tatlı suyundan kana kana içti. O ağzının kenarlarından akan suyu eliyle silerken ustası sordu:

‘Tadı nasıldı?’

‘Bal gibi tatlı!’ diye karşılık verdi çırak.

‘Tuzun tadını alabildin mi?’

‘Hayır’

Bunun üzerine, bilge usta, suyun yanında diz çökmüş olan çırağının yanına oturdu ve ona ömrü boyunca unutamayacağı şu dersi verdi:

‘Evladım! Hayatımızdaki sıkıntılar tuz gibidir, ne azdır ne de çok. Sıkıntıların miktarı hep aynıdır. Ancak, bu sıkıntıların kişiye ne kadar ıstırap vereceği onun neyin içine konulacağına bağlıdır. Bir sıkıntının, ıstırabın olduğunda yapman gereken şey duygularını genişletmektir. Bardak olmayı bırakıp, göl olmaya çalışmaktır.’

Şimdinin İçinde Çocuk Olmak

Anı en iyi yaşayan kimlerdir sizce? Kesinlikle haklısınız, çocuklardır.

Çocuklar anın içinde yaşarlar. O nedenle mutludurlar, o nedenle biz yetişkinlerden daha çok gülerler, oynadıkları oyunun içine dalıp giderler, çevreden gelen sesleri, düşünceleri duymazlar. Çünkü anın içindedirler. Gülerken tamamen içten gülerler, çünkü art niyetsiz, amaçsız ve doğaldırlar.

Çocuklar zamanı şimdi, geçmiş, gelecek diye bölmez, böyle bir yanılgıya düşmezler. Bu yanılsama büyüklere ait bir yargıdır. Çocuklar için sürekli bir an vardır. Buda içinde yaşadıkları andır. Şimdi ve buradadırlar. (“here and now”).

Çocukları gözlemlediğinizde, anı nasıl yoğun yaşadıklarını görebilirsiniz. Oyun oynarken, o oyunla bütünleşmişlerdir.

Çocuklar mutludurlar. Anı yaşadıkları için geçmişin sıkıntısı ve problemleri yoktur dünyalarında. Yaşadıkları problemi birkaç saniye sonra, hatırlamayacak şekilde geride bırakmışlardır.

Bu ve birçok nedenden dolayı zaman zaman çocuk olabilmeliyiz. Bu aslında sanıldığı kadar zor değildir. Ne de olsa biz de bir zamanlar çocuktuk. Bir zamanlar öyle davranabiliyorduk. Öyleyse tek yapmamız gereken içimizdeki paslanmış çocukluğu biraz yağlayıp, harekete geçirmektir.

Bir kez kendimizi sıkmayı, sürekli tetikte olmayı, gergin bekleyişleri bir kenara bırakıp, rahatlayıp, içten bir gülümseyişle yaşama baktığımızda, o zaten var olduğu yerden yani içimizden çıkıp gelecektir.

Ya Beyniniz Sizi Yönetir Ya Siz Beyninizi

Kendimizi boğarken, hayat yüz kat daha kısa gelmez mi?

Friedrich Nietzsche

Bir insan bir günde 50.000’e yakın düşünce üretir. Bu düşüncelerin bir kısmı olumlu, bir kısmı olumsuzdur. Bir kısmı şimdiye, bir kısmı geçmişe ve bir kısmı da geleceğe aittir.

Çoğunluğu geçmişe ait olan olumsuz düşüncelerimizi sürekli pişirmek, altındaki ateşi sürekli körüklemek, tazeliğini korumak elbette bir yoldur. Her ne kadar bize bir kazanç sağlamasa da, bu bir yoldur.

Arzu ederseniz geçmişinizi irdeler, tahlillerde bulunur, her fırsatta deşersiniz ya da geçmişte ne olmuşsa olsun, yok sayar hayatınızdaki güzellikleri anımsar veya şu anki güzellikleri yakalamaya bakarsınız. Mutlu, huzurlu, ağrısız bir baş istiyorsanız bunu yaparsınız. Aksini istiyorsanız da yine ne yapacağınızı biliyorsunuz.

Tabi geçmişten kurtulup, şimdiyi yaşamak kolayca, hemen olacak bir şey değildir. Ha deyince geçmişten kurtulamazsınız. Geçmişi olduğu gibi yok saymakta, zaten bir çözüm değildir.

Asıl çözüm geçmişi bizi rahatsız etmeyecek şekle getirmek ve bunu da bilinçaltı düzeyinde yapmaktır.

Bir danışanımla yaptığım çalışmayı kısaca sizlerle paylaşmak istiyorum:

Danışanım 40’lı yaşlarda bir beydi. 25 yaşından beri sürekli kalp ağrısı çekmekteydi. Bu ağrı yüzünden birçok doktora görünmüş ve defalarca testler yaptırmış olduğu halde, hiçbir şey bulunamamıştı.

Onunla yaptığım çalışmalarda, geçmişte sürekli babası ile yaşadığı olaylara takılıp kaldığını fark ettim.

Çalışmalarımızı bu konuda yoğunlaştırdığımızda, zihninin büyük bir bölümünün babası ile yaşadığı olumsuz anılara takıldığı ve babasını bir türlü affedemediği ortaya çıktı.

Yaptığımız seanslar sonunda babasını affetmeyi ve onu geçmişte ait olduğu yerde bırakmayı başardı.

O günden sonra bir daha hiç kalp ağrısı çekmedi. Kendini adeta özgür bir kuş gibi hissediyordu. Geçmişine ait yaptığı bu değişiklik; onun bugününü ve yarınını değiştirmesi için ihtiyacı olan cesareti kazandırdı.

Yaşının kaç olduğuna aldırmadan, işi de dahil olmak üzere hep yapmak istediği ama korkuları yüzünden geleceğe ertelediği her şeyi gerçekleştirmeyi başardı.

Şimdi de üniversite sınavına girme hazırlıkları içinde. “Ben geçmişi yenmiş bir özgür bir insanım. Her şeyi yapabilirim” diyerek Psikoloji okuma planları yapıyor.


Geçmişi İyileştirin

Geçmişinizde yaşadığınız olumsuzlukları genel hatlarıyla düşünün: Detaya inmekten kaçının ve özellikle hala hatırladığınız ve şimdinizi elinizden alan olumsuzlukları belirleyin. Bu olumsuzlukları olayın içinden değil, dışarıdan sanki bir televizyon ekranında görüyormuşsunuz gibi seyredin.

Bu olumsuz hatıraları yaralı bir hayvan olarak hayal edin: Zihninizde bu görüntünün ayrıntılarına inin. Bu canlandırmaya sesler, kokular hatta tatlar ekleyin. O hayvanın iniltilerini duyun. Kokusunu alın.

Yaralarını iyileştirin. Yavaşça ona yaklaşın ve şefkatle yaralarını sarın. Onunla ilgilenin, ilaç verin, karnını doyurun ve onu iyileştirin.

Özgür bırakın. Ona ihtiyacı olan bakımı sağladıktan sonra geçmişte ait olduğu yere gidip, orada kalması için onu serbest bırakın.

Yarın Bugündür

Geçmişi düşündüğümüz gibi, hep belirsiz bir yarından da söz ederiz.

Sürekli dönmesini beklediğimiz, ailenin dışarıda yaşayan bireyi gibidir “yarın.” Yarını biz bekleriz ama yarın hiç gelmez.

İşlerimizi, eylemlerimizi, önemli kararlarımızı ve birçok şeyi yarına erteleriz.

Ya da “Yarın geldiğinde acaba ne olacak?” merakı ve endişesi vardır zihnimizde.

“Acaba yapabilir miyim?” “Acaba başarabilir miyim?”

Her türlü kaygıyı ve endişeyi yarına yükleriz. Yarın geldiğinde onunda “yeni bir bugün” olduğunu görür ve hiç zaman kaybetmeden yine işlerimizi “yarına” bırakırız.

Sevgimizi vermek, işimizi yapmak, bir şeyleri paylaşmak için yarını beklemeye başlarız. Yine korkularımız depreşir en acı haliyle. Ve yarın gelmez. Çünkü yeni günün adı yine “bugün”dür.

Elimizde var olan tek zaman dilimi aslında “Şu andır” Geleceğinizi belirleyen; şu an düşündüğünüz, yaptığınız, söylediğiniz her şeydir. Gelecek de başka bir şu andır. Öyle ise bir şey yapacaksanız, elinizdeki büyük fırsatı kullanın ve “bugün”, “şimdi”, “şu an” yapın ya da “gelmeyecek sonsuz geleceğe” erteleyin.

 

 

Kaynak: Hipnoz ve NLP ile Mutluluğu Yakalayın - Ares Kitap

www.gencgelisim.com

 

AddThis Social Bookmark Button
 
Ünlülerden Hazır Cevaplar

ELMA VE KAVANOZ

Çocuklara hayattan dersler verirken onların seviyesine inip anlatabilmek çok önemlidir. Bir gün anne çocuğuna ders vermek amacıyla elindeki elmayı bir kavanozun içine bırakır. Çocuğuna elmayı yiyebilmesi için kavanozdan çıkarması gerektiğini söyler. Çocuk, elmaya bir an önce kavuşabilmek için elini kavanozun içine sokar, ancak elmayı çıkaramaz. Çocuk epey bir zaman uğraşsa da elmayı çıkaramadı. Anne oğluna yardımcı olmak için, “Oğlum, elini açar ve parmaklarını ileriye doğru uzatırsan elini rahatça çıkarabilirsin” der. Çocuk, “Anne, elimi açarsam tuttuğum elmayı düşürürüm!” der.

Anne, karşılaşılan problemlerde her zaman bir çözüm yolunun olduğunu anlatmak için kavanozu ters çevirir ve elma yuvarlanarak çocuğun avucunun içine düşer.

EV SAHİBİNİN İŞİNE KARIŞILMAAAZ!

Pâdişah ile veziri tebdîl-i kıyâfet dolaşırlarken yolları bir köye düşer. Bir köylü onları evinde misafir eder. Kış günü olduğu için köylü, misafirler üşümesin diye evindeki iskemleyi kırarak sobaya atar.

Pâdişah, köylüye üşümediklerini ısınmak için iskemlenin yakılmasının doğru olmadığını söyler.

Köylü, pâdişahın ensesine bir tokat patlatarak, “Ev sahibinin işine karışılmaaaz!” der.

Pâdişah köylüye kızacak, ama kızamıyor. İçinden, “Ben sana gösteririm!” diyerek bir plân kurar.

Pâdişah ile vezirinin ayrılma vakti gelmiştir. Pâdişah, ayrılırken köylüye ismini ve kaldığı yeri söyleyerek mutlaka misafir etmek istediğini söyler.

Gel zaman, git zaman köylünün yolu saraya düşer. Pâdişahın misâfiri olduğunu söyleyerek içeri girer. Pâdişaha haber verilir. Pâdişah da köylüden öcünü almanın mutluluğu içinde sarayın denize bakan balkonuna sofra kurdurur. Köylü, vezir ve pâdişah birlikte sofraya otururlar. Pâdişah yemek yerken biten yemeklerin tabaklarını denize atar. Atar ki, köylü kendisine neden attığını sorsun. Pâdişah boşalan tabakları durmadan denize atıyor, ama köylüden ses yok. Bu duruma dayanamayan vezir, pâdişaha, “Efendim! Hazinenizin çok kıymetli tabaklarını denize attınız.”der.

Bu durumu fırsat bilen köylü, bir tokat da vezirin ensesine patlatır ve, “Vezir efendi! Ben sana demedim mi ev sahibinin işine karışılmaaaz!”

İYİLİK MELEĞİ!

Adamın biri iş dolayısıyla yolculuk yapacaktır. Uçak biletini alır, tam bineceği sırada, “Binme bu uçak düşecek!”diye bir ses duyar. Etrafına bakar, ancak kimseyi göremez. İçine kurt düştüğü için uçağa binmekten vazgeçer. Biraz sonra, “Uçak düştü, kurtulan olmadı!” haberini duyar. Uçak olmayınca trenle gitmek ister. Trene bineceği sırada aynı ses, “Binme bu tren raydan çıkacak!” der. Bakıyor yine kimseyi göremiyor. Gitmekten vazgeçip evine gelir, binmediği trenin raydan çıkarak kaza yaptığı haberi onu şok eder. Binmediği için çok sevinmiştir. Bu sefer de terminale giderek otobüs bileti alır. Bineceği sırada aynı ses, “Binme otobüsün freni patlayacak!” der. Adam artık bu duruma dayanamayarak, sesin kim olduğunu sorar.

“İyilik meleğinim!” cevabını alır. Adam daha da çok sinirlenerek, “Evlenirken neredeydin? Be kardeşim!” demekten kendini alamaz.

NASIL FİKİR YÜRÜTÜYORSUNUZ?

Neyzen Tevfik’e bir muharrir(yazar) yazacağı romanı anlatıyordu. Sonuna gelince Neyzen, yüzünü buruşturdu, “Bu mevzûu beğenmedim!” dedi.

Yazar; “Öyle amma, siz hiç roman yazmadınız. Nasıl fikir yürütüyorsunuz?”

Neyzen Tevfik kızarak, “Ben yumurtanın da iyisini, bayatını anlarım, fakat hiç yumurtlamadım.”[1]

HANGİSİ DAHA İYİ?

Harun Reşid, bir gün İmam Ebu Yusuf’a: “Ne dersin? Pelte ile levzinec (kadayıfa benzer tatlı)den hangisi daha iyidir?

İmam Ebu Yusuf : “Ey müminlerin emiri! Ben huzurumda olmayan iki gaib hakkında hüküm veremem.”

İki tatlının da huzura getirilmesi emredildi. Ebu Yusuf bir lokma birinden, bir lokma diğerinden yiyordu.

Kapların yarısına gelince şöyle dedi: “Ey müminlerin emiri! Ben bunlardan daha mücadeleci iki hasım görmedim. Her defasında onlardan birinin daha iyi olduğuna hükmetmeyi istediğimde, öteki daha güçlü bir delil ile karşıma çıkıyor.”

DÜNYA KAÇ ARŞIN?

Nasrettin Hoca’ya dünyanın kaç arşın odlunu soruyorlar.

Nasrettin Hoca da o sırada yanlarından geçmekte olan cenazeyi göstererek, “Tabuttakine sorun. O ölçme işini bitirmiş gidiyor!”der.

KRİSTALLERİ GÖTÜRÜYORSUN!

Peygamber Efendimiz aleyhisselâtü vesselam, bir gün hanımlarıyla deve üzerinde yolculuk yapıyorlardı. Yanlarında köleleri Enceşe de vardı. Bir ara Enceşe, şiir okuyarak develeri hızlandırır.

“Ben latife yaparım, ama doğru konuşurum” diyen Fahr-i Kâinat Efendimiz, develerin hızlandığını görünce; “Enceşe, dikkatli ol! Develerin üzerinde kristalleri götürüyorsun.” buyurarak latife yapmıştı.

SOKRATES ve EŞİ

Sokrates ve eşinin geçim sıkıntıları vardır. Sürekli kavga etmektedirler. Bir gün yine eşi Sokrates’e ağzına geleni söyler, kızgınlıktan söylemdik bir şey bırakmaz. Sokrates, eşinin bu tavrına hiç tepki göstermeyince, eşi sinir krizinden bir kova suyu Sokrates’in başından aşağı boşaltır.

Sokrates, gayet sakin, hiçbir şey olmamış gibi; “Bu kadar gök gürültüsünden sonra bir sağanak bekliyordum zaten” der.

KES SESİNİ!

Uzun süre işsiz kalan adamın birisi iş bulma ümidiyle sirke gider. Sirk yöneticileri adama; “Sirkimizin en önemli hayvanı maymun öldü, onun yerine gösteri yapabilir misin?” diye sorarlar. Adam işsiz olduğu için eli mahkûm kabul eder.

Adama maymun postu giydirilir ve hiç konuşmaması için uyarılır. Adam, kafesine geçer, hoplayıp zıplamaya başlar. Kendisini o kadar kaptırır ki, zıplarken, birden yandaki aslan kafesine düşer.

Can havliyle tam, “Ben insanım, beni aslanlardan kurtarın!” diye bağırırken, aslanın birisi adamın kulağına eğilerek, “Sesini çıkarma, kafestekilerin hepsi insan. Hepimizi de işten kovarlar.”

VAKİT NAKİTTİR

Bir pâdişah kabiliyetli insanların gösterilerini sunması için yarışma düzenler. Gösterilerini yapan yarışmacılar pâdişah tarafından ödüllendirilecektir. Herkes gösterisini yaparak seyircilerden alkış alır ve ödüllendirilirler. Son bir yarışmacı kalmıştır. Onun da hüneri bir metre uzaklıktaki iğneye deliğinden iplik geçirmektir. Biraz sonra bir metre uzaktaki iğnenin deliğine ipliği atarak geçirir.

Pâdişah, iğne deliğinden iplik geçiren yarışmacıya, “Bu çalışman ve gayretin için sana kırk altın veriyorum!” deyince adam sevinçten uçacak gibi olur.

Ancak pâdişah, aynı yarışmacıya vaktini iğne deliğinden iplik geçirmek için lüzumsuz ve boş yere harcayarak, basit şeylerle uğraştığı için de kırk sopa attırır.

Peygamber Efendimiz aleyhissalâtü vesselam; “İki nimet vardır. İnsanların çoğu bunda aldanmıştır: Sıhhat ve boş vakit” buyurmaktadır. Bu iki büyük nimetin değerini kaybetmeden önce fark etmeliyiz.

AYAKLARIM SIZLIYOR

İki kişi Ramazan ayında kadı kıyafeti giyerek köyleri gezerler. Uğradıkları köyde köylülere soru sorarlar, cevap veremeyen köylülerden para aldıkları gibi falakaya da yatırırlar. Birkaç köy dolaştıktan sonra yaptıkları usûlsüz iş, kadının kulağına gider ve adamlarına yakalatır.

Kadı, iki kişiyi, köylüye yaptıkları işkenceyi uygulamak için falakaya yatırır. Falakaya yatırılınca “Bu sabah namazının, bu öğle-ikindi-akşam-yatsı namazının(5 vaktin rekâtlarının toplamı 40)” diyerek kırk sopa attırır. Cezalarını çektikten sonra bırakılırlar.

İki kişiden birisi yolda giderlerken arkadaşına “ayaklarım sızlıyor, biraz dinlenelim” deyince, diğer arkadaşı; “Yürü kardeşim, dinlenme sırası mı? Kadı, Teravih namazını unuttu, eğer hatırlarsa işimiz biter!” der, ve dinlenmeden uzaklaşırlar.

MISIR TANESİ

Adamın birisi, horozlardan korkmaktadır. Ailesi, adamı psikolojisi bozuldu herhalde diyerek psikologa götürürler. Doktor muayenesini yapıp adamla konuştuktan sonra hastalığını teşhis eder. Adam kendisini mısır tanesi zannettiği için horozlardan korkmaktadır.

Psikolog adamın bu sıkıntısını gidermek için seanslar düzenler. Seanslarda adama mısır tanesi olmadığını anlatır.

Psikolog adamın düzeldiğini düşünerek, “Mısır tanesi olmadığını biliyorsun değil mi?” dediğinde,

Adam; “Ben biliyorum da, horozlar benim mısır tanesi olduğumu biliyorlar mı?”

YÜRÜYÜŞÜN DEĞİŞTİ

Aslanın çocuklarının yiyeceğini tilki gelip yuvalarından alır. Aslan yuvaya geldiğinde çocuklarından yiyeceklerinin çalındığını öğrenir.

Aslan köpürmüş haliyle tüm hayvanları çağırır. Bu toplantıya çakal geç kalır. Aslan bağırarak, “Kim çocuklarımın yiyeceklerini aldıysa hemen bir adım öne çıksın.”

Kimsede tık yok. O sırada gelen çakal olayı anlayamaz ve tilkiye sorar; “Ne oldu tilki kardeş! Ne toplantısı bu?”

Tilki; “Aslan ormana müdür seçecekmiş de talip varsa bir adım öne çıksın diyor”

Çakal da çakal ya, hemen zıplamış bir adım öne. Aslan çakalı inine götürerek, sabaha kadar döver. Ertesi gün tilki, çakalı bitkin bir şekilde ormanda yalpalaya yalpalaya yürürken görünce, “Müdür oldun, yürüyüşün bile değişti be!”

KEKLİĞİN FENDİ, TİLKİYİ YENDİ

Bir keklik, kayanın başında ötüyormuş. Karnı acıkmış olan bir tilki de öten kekliği görür. İyi bir av bulmanın sevinciyle yanına yaklaşır. Tilki, kayanın başındaki kekliğe hayran hayran bakar, bir taraftan da kekliğe, “Çok güzelsin, ayakların kınalı, gerdanın benli, sesin de pek tatlı. Anana çok benziyorsun, ancak anan çok güzel göz süzerdi. Sen de onun gibi göz süzebiliyor musun?” der.

Kekliğin gafletine gelip gözlerini kapatır. Tilki, kekliğin gözlerini seyretmekten ziyade kendisini kayanın tepesinden yakalar. Keklik neye uğradığını şaşkınlığıyla tilkiye,

“Tilki kardeş! Ben şahlar lokması ve pâdişahlar yemeğiyim, ancak Allah beni sana kısmet etmiş, nasıl olsa yiyeceksin. Yalnız, yemeden önce Allah’a şükret” der.

Tilki, kekliği haklı bularak şükretmek için ağzını açtığında keklik uçarak kurtulur ve ağacın tepesine konar. Tilki kekliği elinden kaçırmanın kızgınlığı ile; “Nimeti yemeden şükredenin, Allah belasını versin!”der.

Keklik de; “Uykusu gelmeden gözünü süzenin de Allah belasını versin!” diyerek, tilkiye karşılık verir.

BANA SORSANA!

Adamın birinin huysuz ve geçimsiz bir hanımı varmış. Bir gün kadın ölmüş. Cenazesi musalla taşının üzerine konulup, cenaze namazı kılınmış.

İmam, cemaate; “Merhumeyi nasıl bilirdiniz?” diye sorunca, kadının eşi imama, “İmam Efendi! Cemaat ne bilsin, bana sorsana !”

İKİNCİ LİSAN

Farenin biri peynir kokusu duyunca dayanamayıp, deliğinden kafasını dışarı uzatır. Fakat bunun kedinin tuzağı olabileceğini düşünerek hemen dışarı çıkmaz, biraz daha beklemeyi tercih eder. Biraz sonra ‘miyav’ diye bir ses duyar. Ertesi gün de peynir kokusu alır, ancak dışarı çıkmaz. Biraz zaman geçince yine ‘miyav’ sesi duyar. Üçüncü gün ‘hav hav’ diye bir ses duyunca, kedinin olmadığını zannederek dışarı çıkar. Çıkar, ama kedi pençesiyle fareyi yakalar. Kedi fareyi tuzağa düşürür.

Kedi yerde yatan fareyi yavrusuna göstererek; “Yavrucuğum! Sana dememiş miydim, ikinci lisan çok önemli diye?”

DİL BİLMEMENİN SIKINTISI

Çin Pekin’de bir turist karnını doyurmak için lokantaya gider. Garsonun verdiği Çince menüden bir şey anlamadığı için yan masadaki et yiyen kişinin yediği yemeği göstererek onun aynısından getirilmesini ister. Yemek gelir ve turist iştahla yemeğini yerken, etin çok güzel olduğunu, daha önce hiç böyle bir et yemediğini düşünür.

Çin’e gelmeden Pekin ördeklerinin çok meşhur olduğunu duymuştu. Yediği et Pekin ördeği olabilirdi. Garsona eti gösterdi ve kollarını kanat gibi hareket ettirerek “Vak vak!” der. Garson sorulan soruyu anlar ve ‘hayır’ anlamında başını salladıktan sonra etin ne eti olduğunu söyler; “Hav hav hav!”

ÖYLE BİR SULTANA VEZİR OL Kİ..!

IV. Murad devrinde, Erzurum’da bir Habib Baba varmış. Evliyaullah’tan olduğu söylenen bu zat, hacca gitmeye karar vermiş. O günlerde hacılar yurdun dört bir yanından gelip İstanbul’da toplanır, oradan da kervanlar halinde yola çıkarlarmış. Habib Baba da, “yola çıkmadan önce bir temizlik yapayım” deyip İstanbul’da bir hamama gidivermiş. Aksilik ya, o gün o hamama vüzerâ gelecekmiş; dolayısıyla da kimse içeri alınmamış. Habib Baba da bu yasağa takılmış ama, “Ben şuracıkta bir kurnada yıkanıveririm” diye yalvarıp yakarınca sadece ona hususi bir izin çıkmış. Biraz sonra vezirler bütün ihtişamları ve debdebeleriyle cümbür cemaat gelivermişler. Bu arada IV. Murad da tebdil-i kıyafet ederek halktan biriymiş gibi, o da bu hamama gelmiş, o da yalvarıp yakarmış. “Şuracıkta bir kurnada su dökünürüm” demiş ve zorla içeri girmiş. Tabiî bizim Habib Baba ile aynı kurnaya düşmüşler. Bir aralık, Habib Baba ona sırtını keselemeyi teklif etmiş ve keselemiş. Sonra sırt keseleme sırası padişaha gelmiş. IV. Murad elindeki keseyi Habib Baba’nın sırtında gezdirirken; “Bir bize bak, bir de şu vezirlere. Bu dünyada padişaha vezir olmak varmış” deyince, Habib Baba; “Bırak sen onu dostum, öyle bir Padişaha vezir ol ki, bütün bu vezirlerin padişahına, senin uyuzlu sırtını keseletsin” deyivermiş...

Evet, kerametle tanımıştır padişahı... İnsan, Gerçek Padişah’a kul olunca insanlara değil, kâinâta bile hükmedebilir.



[1] Hilmi Yücebaş, Neyzen TEVFİK, s:193

 

 


Kaynak: Nükte Bahçesi – Akis Kitap

AddThis Social Bookmark Button
 
Hipnoz ismi nasıl doğdu?

1. Hipnoz ismi nasıl doğdu

Hipnotik trans halinde; hiçbir hipnotik telkin verilmese bile hipnotik transa giren kişilerde; kaslarda gevşeme, EEG değişiklikleri, solunum yavaşlaması, göz kapaklarında titreme vb. fizyolojik değişiklikler gözlenmektedir.

Bu değişiklerden başka, girilen hipnotik transın derinliği, hipnoza giren kişilerin beklentileri ve hipnoz yapan şahsın vereceği telkinler doğrultusunda, "Hipnotik fenomenler" olarak isimlendirilen fizyolojik ve psikolojik bazı değişiklikler de oluşmaktadır. Bu değişikliklerden bazıları yalnızca hipnotik trans halinde ortaya çıkmakta diğer bazıları ise hipnotik trans halinin dışında da bazen gözlenebilmektedir.

Ancak derin hipnotik trans halinde ve verilen telkinler sonucu görülen bazı fenomenler de bulunmaktadır ki bu fenomenleri bugün için bilinen fizyolojik mekanizmalarla açıklamak mümkün olmamaktadır. Hatta bu fenomenlerin bazıları bilinen fizyolojik işleyiş mekanizmalarına tam ters bir oluşum da gösterebilmektedir. Bu tür fenomenler ise "Paranormal fenomenler" olarak isimlendirilmektedir.

Hipnoz olan her insan hipnozdan çıktığında; hipnoza girerken üzerine büyük bir uyuşukluk çöktüğünü, bütün kaslarının gevşediğini, istese de gözlerini açamadığını söyler. Yine hipnoz olan her insan kendisine rahatlayacağı veya dinleneceği telkini verilmese bile hipnotik trans halinde büyük bir rahatlama hissettiğini, zihinsel ve bedensel olarak dinlendiğini belirtir.

Derin trans haline girmeyenler, trans sonrasında olup bitenlerin hepsini hatırladıklarını ifade etmektedirler. Hatta hiç hipnoza girmediklerini de iddia edebilirler. Yine derin transa girmeyenler otokritiklerini kaybetmediklerini belirtirler. Bu nedenle de düşünce ve inançlarına aykırı telkinlere karşı koyabilirler. Derin trans halini yaşayanların ise otokritikleri genellikle kaybolur ve hipnoz esnasında olup bitenleri sonradan hatırlayamazlar.

Hipnoza girenlerin bu hissettiklerinden başka; hipnotik trans halinde, hiç telkin verilmeden de gözlerde REM uykusundakine benzer şekilde titremeler ve çekilecek olan EEG sonuçlarında bazı değişikler görülmektedir. Ayrıca büyük ölçüde olmasa da kaslarda gevşeme, solunum sayısı ve dolaşım fonksiyonlarında yavaşlama gibi fizyolojik birtakım değişiklikler de oluşmaktadır.
EEG Değişikleri
Yapılan çalışmaların hemen hepsinde hipnotik transa ait EEG dalgalarının, normal uyku halinde alınan EEG dalgalarından oldukça farklı olduğu gösterilmiştir. Bununla birlikte hipnotik transa ait EEG dalgaları uyanıklıkta çekilen EEG’lerde görülen Alfa dalgalarından da farklı olmaktadır. Hipnoza alınıp heyecan veya korku uyandırabilecek herhangi bir telkin vermeksizin çekilen EEG’lerde, normal uyanıklık haline ait Alfa dalgalarına göre; frekansları daha düzenli, amplitüdleri ise daha küçülmüş dalgalar gözlenmektedir. Hipnotik trans halinde çekilen EEG’lerde görülen bu dalgalar, bir obje ya da bir düşünce üzerinde dikkat ve bilincin arttığı uyanıklık haline ait Alfa dalgalarına benzemektedir. Eğer hipnozdaki kişiye çeşitli emosyonel telkinler verilecek olursa, EEG’lerde bu telkinler doğrultusunda bazı değişiklikler oluştuğu da görülebilmektedir.
Diğer Fonksiyonel Değişikler
Hipnotik trans halinde sadece hipnotik transa girmiş olmakla; küçük ölçüdeki kalp atım sayısı, kan basıncı, solunum sayısı vb. değişiklikler dışında, somatik ve otonom sinir sistemi fonksiyonlarında kendiliğinden herhangi bir değişiklik oluşmamaktadır. Yine bazı ender durumlar dışında, verilecek doğrudan telkinlerle de bu fonksiyonlarda bir değişiklik oluşmamaktadır. Örneğin; "Şimdi kalbiniz giderek daha yavaş çalışacak... veya tansiyonunuz giderek düşüyor.." gibi telkinler bu fonksiyonlarda bir değişiklik oluşturmazlar. Yine doğrudan telkinlerle otonom veya somatik reflekslerde de bir değişiklik oluşturulamamaktadır.

Fakat bu fonksiyonlar hipnotik transtaki kişilerin duygu ve hisleri yönlendirilerek değiştirilebilmektedir. Örneğin; hipnotik transtaki kişiye, yüksek bir binanın merdivenlerini koşarak tırmandığı veya kendisini kovalayan bir köpekten kaçtığı telkini verilecek olursa kişinin solunum sayısı ve kalp atım sayısı artacak, tansiyonu yükselecektir. Benzer şekilde dolaylı telkinlerle; örneğin ayaklarının felç olduğu, duymadığı telkini verilerek patella refleksi bloke edilebilmektedir. Bu şekildeki dolaylı mekanizmalarla; hipertansiyon, astım krizi vb. daha pek çok fizyopatolojik durumun tedavisi ile ilgili çalışmalar yapılmaya başlanmıştır. Hatta bu şekildeki telkinlerle vücut savunma sistemine ait tepkilerin bile etkilenebileceği gösterilmiştir.

2. Analjezi ve Anestezi

Anestezi kişinin özellikle küçük ameliyatlar, diş tedavileri, vb. durumlarda acıya karşı koyabilmesine yardımcı olan bir tekniktir. Genellikle ellerde olmak üzere uyuşmuş bir bölgenin yaratılması ilk aşamadır. Uyuşma daha sonra telkinle vücudun diğer bölgelerine aktarılabilir. "Eldiven Anestezisi" en başarılı tekniktir ve anesteziden önce hafif katalepsi ile başlayıp istenen bölgeye aktarılabilir. Gerekmediği zaman azaltmak veya son vermek için bu uyuşmayı zamanla sınırlamayı unutulmamalıdır.

Analjezi, anesteziye benzer ve daha genel ağrılar için kullanılır. Hipnozitör bu tekniğin uygun olup olmadığına karar vermek için kişinin tıbbi geçmişini kontrol etmelidir. Ağrı vücuttan gelen bir sinyaldir ve uzun süreli olarak engellenmesi zararlı olabilir.

Orta derinlikte hipnotik transa girenler kimselerde kısmi analjezi ve anesteziler elde etmek mümkündür. Bu tür kısmi analjezide ağrı eşiği yükselmekte fakat tam analjezi ve anestezi oluşmamaktadır. Ancak derin hipnotik translarda hem trans halinde hem de verilecek post hipnotik telkinlerle trans sonrasında tam bir analjezi veya anestezi elde etmek mümkündür. Böylece derin hipnotik transa girenlerde, verilecek telkinlerle hem ağrı hem de temas hissi tam olarak kaldırılabilmektedir.
Hipnoanestezinin ilginç yanlarından biri, anestezi sahalarının sinirsel dermatom sahalarına bağlı olmaksızın belirlenebilmesi durumudur. Hipnozitörün vereceği telkinler doğrultusunda istenilen bir vücut bölgesinde, istenilen bir şekilde, anestezi elde etmek mümkündür. Örneğin herhangi bir vücut kısmında kare biçiminde bir bölgede anestezi elde edilebilir.

Bu anestezilerin aynı zamanda tam veya bölümlü olması mümkündür. Örneğin ısıya karşı anestezi oluşturulup, dokunma hissi korunabilmektedir. Yine hipnotik telkinlerle yalnızca deri duyusunda değil; aynı zamanda işitme, görme, tat alma, koku alma duyularında da anesteziler oluşturmak ve bu şekilde fonksiyonel körlük, sağırlık elde etmek mümkün olabilmektedir.

Yapılan EEG kontrollü çalışmalar, hipnotik anestezi ve analjezilerin, duyu reseptörlerindeki veya sinirsel impulsların merkezi sinir sistemine iletilmesindeki bir blokajdan değil, bu impulsların merkezi sinir sisteminde algılanması ile ilgili olduğunu göstermektedir.

3. Hiperestezi

Hipnotik anestezinin tersi bir durum olarak, derin hipnotik trans halinde ya da derin hipnotik transta verilecek post hipnotik telkinlerle trans sonrasında; sıcaklık, soğukluk gibi temas duyuları ile işitme, görme, koklama ve tatma, duyularının hassasiyetleri arttırılabilmektedir.

Kronik hipertansiyon hastalarının tansiyonlarını, şeker hastalarının kan şekeri düzeylerini zamanla tam olarak tahmin edebildikleri bilinen bir gerçektir. Benzer şekilde hipnotik telkinlerle; çeşitli vibrasyonlara, ortam nemine, vücutta oluşacak çeşitli değişikliklere karşı da duyarlılık oluşturulabilmektedir. Ancak bu duyarlılıklar tek bir seansta değil; uzun çalışmalar sonucunda gelişmektedir. Bu tür duyarlılık geliştirme çalışmaları günümüzde tedavi çalışmalarında kullanılmaya başlanmıştır.


Analjezi, anesteziye benzer ve daha genel ağrılar için kullanılır. Hipnozitör bu tekniğin uygun olup olmadığına karar vermek için kişinin tıbbi geçmişini kontrol etmelidir. Ağrı vücuttan gelen bir sinyaldir ve uzun süreli olarak engellenmesi zararlı olabilir.

Orta derinlikte hipnotik transa girenler kimselerde kısmi analjezi ve anesteziler elde etmek mümkündür. Bu tür kısmi analjezide ağrı eşiği yükselmekte fakat tam analjezi ve anestezi oluşmamaktadır. Ancak derin hipnotik translarda hem trans halinde hem de verilecek post hipnotik telkinlerle trans sonrasında tam bir analjezi veya anestezi elde etmek mümkündür. Böylece derin hipnotik transa girenlerde, verilecek telkinlerle hem ağrı hem de temas hissi tam olarak kaldırılabilmektedir.

Örneğin hipertansiyonlu kişilere tansiyonlarını takip ve kontrol edebilmeleri öğretilebilmektedir. Yine Spinal kesilerde vücudun alt bölgelerindeki damar ve kan basıncı değişikliklerinin algılanması öğretilerek, spinal kesisi olan kişilerin idrar ve defekasyon problemleri çözülmeye çalışılmaktadır.

4. Katalepsi

Katalepsinin sözlük anlamı donup kalma demektir. Hipnozla ilgili olarak ise hipnotik transtaki kişinin yüzünün maske yüz haline gelmesine ve tüm vücudunun hareketsiz halde kalmasına denilmektedir. Ancak telkinle elde edilen kasların katılaşması, sertleşmesi hali için de bu deyim kullanılmaktadır.

Katalepsi, muhalif kaslar arasında dengeli bir sağlık durumu olup, esnekliğin yanı sıra bir parça sertlikle sonuçlanır. Katalepsi iradeyle veya trans sürecinin doğal bir parçası olarak ortaya çıkabilir ve bunu gözlemlemek faydalıdır. Çünkü trans çalışması sırasında bundan yararlanmak söz konusu olmaktadır. Katalepsiyi ilk fark edeceğiniz nokta göz kapaklarıdır. Kollar, bacaklar, boyun, sırt ve bütün vücutta da ortaya çıkarılabilir.

Hipnoza giren kişiler kendilerine herhangi bir telkin verilmese de hafif hipnotik trans halinde göz kapaklarının giderek ağırlaştığını hissederler. Bu durum göz kapaklarındaki kısmi katalepsiye bağlıdır. Bu hal, hipnotik transın derinleşmesiyle birlikte giderek tüm vücuda yayılır. Sonuçta orta derinlikte trans haline ulaşılınca tüm vücut donuklaşır. Kişiye herhangi bir telkin verilmediği sürece kişi bu pozisyonunu korur. Bu durumda kaslarda tahta katılığı yoktur. Sadece bulunduğu durumu koruma hali vardır.
Bu durumdan farklı olarak orta derecedeki hipnotik trans hallerinde telkinle ekstremite kaslarında tahta katılığı elde etmek mümkündür. Derin trans halinde ise bu tahta gibi sertleşme bütün vücutla oluşturulabilir. Telkinle oluşturulan bu sertlik katalepsi olarak bilinmektedir.

Bu tür katalepsi halleri bazen derin transta iken telkin verilmeden de kendiliğinden oluşabilmektedir. Böyle bir kataleptik hal elde edebilmek için, derin hipnotik transa alınan kişilerin bir ekstremiteleri örneğin bir kolu düz bir şekilde biraz yukarı kaldırılarak "Kolunuz şimdi giderek sertleşecek. Fakat siz hiçbir ağrı, sızı veya rahatsızlık duymayacaksınız. Bakın kolunuz artık giderek sertleşiyor, katılaşıyor. Şimdi daha da katılaşacak, tahta gibi kaskatı olacak. Kolunuz artık hiç bükülemez hale geldi…" şeklinde verilecek telkinlerle elde edilebilir.

Daha sonra da; “kolunuzdaki bu sertlik şimdi tüm vücudunuza yayılıyor. tüm vücudunuz kaskatı oluyor..." şeklinde verilecek telkinlerle kişinin tüm vücudunu kazık gibi kaskatı hale sokmak mümkündür. Bu şekilde kataleptik hale sokulan kişileri yalnızca ayakları ve enselerinden temas edecek şekilde iki sandalye arasında uzun süre tutmak mümkündür. Hatta bu şekilde yatırılmış kişilerin üzerine ağırlık da konulabilir. İyi bir gösteri unsuru olması nedeniyle sahne illüzyonistleri bu fenomenden sıklıkla yararlanmaktadırlar.

5. Dışarıdan gözlem

6. Otomatik Devri Hareketler

Orta derinlikte trans halindeki bir kişiye "Kolunuz giderek uyuşuyor ve keçeleşiyor. Tıpkı uyurken altınızda uzun süre kaldığı zamanki gibi iyice keçeleşti ve hissizleşti... Artık kolunuzu hareket ettiremiyorsunuz. Hatta kolunuzun nerede olduğunu da bilemez oldunuz. Kolunuz sanki yerinde yok..." şeklinde telkinler vererek, kolların, bacakların hatta tüm vücudun felç olmuş gibi hareketsiz hale getirilmesi mümkündür.

Bunun tersi olarak; "Kolunuz sanki su içinde yüzüyor. Su giderek kolunuzu kaldırıyor. Kolunuzu tamamen serbest bırakın. Şimdi kolunuz yavaş, yavaş yükseliyor.." diye telkin verilerek kişinin kolu yükseltilebilir. Ya da benzer şekilde uygun telkinler verilerek başka hareketler de yaptırılabilir.

Buna benzer olarak; verilecek uygun telkinlerle bazı otomatik hareketlerin de yaptırılması mümkündür. Bu tür hareketler hafif trans halinde bile elde edilebilmektedir. Örneğin; trans halindeki kişinin kollarını bisiklet pedalı çeviriyormuş gibi hareket ettirmesi istenir. Daha sonra artık kollarını durduramayacağı söylenir. Hareketi durdurması söylenene kadar kişi asla kollarını durduramaz ve çevirmeye devam eder.

7. Somnambul Hal - Uyurgezerlik

Somnambul hal (Uyurgezerlik): kişilerin normal gece uykularından uyanmadan gözlerini açabilmeleri, anlamlı veya anlamsız şekilde konuşabilmeleri, etraftaki eşyaya çarpmadan yürüyebilmeleri, hatta bazen çıkıp dolaşabilmeleri halidir. Daha çok çocuklarda olmakla birlikte yetişkinlerde de görülebilen bu durumun genelde uyku bozuklukları ile ilgili olduğu düşünülmektedir.

Bu durumun bazen pek hafif formları vardır. Örneğin; Çocuk, yatağından kalkar, bazı hareketler yapar, anlamsız bazı şeyler söyler ve tekrar yatağına girip yatar. Ertesi gün bu yaptığından bahsedildiğinde ise hiçbir şey hatırlamaz. Somnambul halin daha ağır formlarında ise kişi kalkar, giyinir, sokağa çıkıp gider veya pek çok faaliyette bulunur, yatağına döner, uyur, ertesi günde hiçbir şey hatırlamaz. Dikkati çeken husus da uyurgezerlerin somnambul haldeyken etraftaki eşyaya çarpmadıkları ve kendilerine zarar vermedikleridir.

Buna benzer şekilde; derin hipnotik transa giren kişileri de hipnotik transtan çıkarmadan gözlerini açtırıp yürütmek, konuşturmak, dolaştırmak mümkündür. Derin hipnotik transtaki kişiye; "Şimdi ben kalkın ¬dediğimde, hipnozdan uyanmadan gözlerinizi açacaksınız. Karşıdaki kapıya kadar gidip gelecek sonra yerinize oturacak ve hipnoz uykunuza devam edeceksiniz." dedikten sonra "kalkın" derseniz, kişi gözlerini açacak, kapıya kadar gidecek ve gelip yerinde hipnotik transına devam edecektir. Eğer yeteri kadar derin bir transta ise, transtan çıktıktan sonra bu yaptıklarını asla hatırlamayacaktır.

8. Hallüsinasyonlar

Hallüsinasyon; kişilerin olmayan objeleri, sesleri, kokuları varmış veya mevcut olduğu halde yokmuş gibi ya da olduklarından başka şekillerde algılamasıdır. İki tür Halüsinasyon vardır: Olumlu halüsinasyonda aslında gerçek olmayan bir şey -bireyin kokusunu veya tadını hissettiği bir nesne- algılanır.

Olumsuz halüsinasyonda ise bir sandalye, koku veya bir insanın aslında var olduğu halde olmadığı iddia edilir (sahne şovları). Zihnimizde bir şeyler görerek hepimiz halüsinasyon yaşarız. Kişinin halüsinasyon yaşamasını sağlamak, sorunları çözmek için kullanabileceği gizli yetenekleri öğretmenin bir yoludur.

Derin trans halinde, hatta bazen orta trans halinde bile verilecek telkinler doğrultusunda, insanlarda dokunma, basınç, sıcaklık, soğukluk gibi somatik duyular ile işitme, koklama, görme, tat alma gibi özel duyuların hemen hepsi ile ilgili çok değişik hallüsinasyonlar oluşturulabilmektedir. Örneğin; somnambul haldeki bir kişi verilecek telkinler doğrultusunda, eline verilecek bardaktaki olmayan suyu zevkle içebilir. Hatta bir kişiye tuzlu suyun şerbet olduğu söylenirse içince şerbet tadı alabilir.

Aynı şekilde eline elma verildiği telkin edilerek, soğan verilip, soğanı elma olarak algılaması ve zevkle yemesi temin edilebilir. Yine somnambul haldeki kişiye hipnotik transdan çıkmadan gözlerini açması söylendikten sonra, kapalı olan kapının açık olduğu telkin edilir ve çıkıp gitmesi istenirse kişi kapalı olan kapıyı açık olarak algılayıp kapıya çarpabilir. Hipnotik trans halinde ortaya çıkarılan bu hallüsinasyonlar post hipnotik telkinlerle hipnotik seans sonrasında da oluşturulabilir.

Hipnotik transta ve trans sonrasında bu tür hallüsinasyonlar oluşturulabilmesi hipnozun ilginç yönlerinden birini oluşturmaktadır. Bu nedenle hallüsinasyonlara da hipnoz gösterilerinde oldukça sık başvurulmaktadır.

9. Rüya Görme

Rüya; hem psikiyatri ve hem de fizyoloji bilim dallarının ilgilendiği fizyolojik bir olaydır. Rüyaların nasıl oluştuğu konusunu fizyologlar, rüyaların ruh sağlığı yönünden önemini de psikologlar, psikiyatristler araştırmaktadır. Ancak yapılan tüm çalışmalara rağmen rüyaların her iki yönü hakkındaki bilgilerimiz henüz yok denecek kadar azdır.

Verilecek uygun telkinlerle; hipnotik trans halindeki kişilerin de uykuda görülen rüyalara benzer şekilde rüyalar görmesi mümkündür. Örneğin derin trans halindeki kişiye şu şekilde bir telkin verilerek rüya görmesi sağlanabilir:

"Şimdi kendi yatağında derin bir gece uykusunda uyuyorsun ve bir rüya görmeye başladın... Rüyanda kendini çok güzel bir bahçede görüyorsun. Bahçede çok güzel, beyaz, sarı, kırmızı, her renkten çiçekler var. Bu kadar güzellerini şimdiye kadar hiç görmemiştin. Bu çiçekler çok da güzel kokuyorlar. Kokluyorsun onları... Bak… sen çiçekleri koklarken kuş cıvıltıları geliyor kulaklarına… giderek kokularını daha iyi duyuyorken çiçeklerin parlak renkleri gözlerini alıyor…. Nefis çiçek kokuları… Bu kokular seni çok rahatlatırken en sevdiğin insanı hatırlıyorsun birden... Bu güzel çiçeklerden birini kendisine verebilecek kadar sevdiğin biri… Şimdi o çiçeklerden en güzelini, o çok sevdiğin insanın en sevdiği çiçeği dalından koparıyorsun... Fakat koparırken belki bir diken, belki de bir kıymık çiçeği kopardığın elinin baş parmağına battı. Parmağın çok acıyor. Ama sevdiğin insanın mutluluğunu düşününce sen de mutlu oluyorsun… Şimdi çiçek kokuları içinde uyanacaksın. Fakat diken batan parmağındaki ağrı uyandıktan sonra ¬ben “ağrı geçti” deyinceye kadar devam edecek."

Bu şekilde bir telkinle gösterilecek rüyadan sonra uyandırılacak kişinin baş parmağında diken batması ile ilgili ağrı, siz "Ağrı geçti" deyinceye kadar devam edecektir. Böyle bir senaryoda; hipnotik fenomenler bölümünde anlatılan, rüya gördürme, hallüsinasyon ve post hipnotik telkinlerin hepsi de yer almış olacaktır.

Bu örnektekine benzer şekilde, hipnoz yapan kişinin hayal gücü ile ilgili olarak çok değişik rüyalar göstermek mümkündür. Ayrıca; rüya gördürürken rüyanın tüm detayları tarif edilebileceği gibi, sadece konu verilerek detaylarını kişinin kendisinin belirlemesi de temin edilebilir. Bu şekilde de kişilik analizleri yapılabilmekte veya çeşitli terapiler geliştirilebilmektedir. Bu da rüya gördürmenin teşhis ve tedavi ile ilgili ayrı bir yönünü oluşturmaktadır.

10. Zaman Tayini ve Zaman Distorsiyonu

Zaman tayini; Saat, güneşin konumu veya zaman tayininde kullanılabilen herhangi bir şeyden yararlanmadan zamanı tam olarak tahmin edebilme ya da bilebilmedir. Bu durum bazı insanlar için normal olarak görülmektedir. Çünkü aynı insanlar saati her durumda doğru tahmin edebilmektedirler. İşte bu zaman tayini duygusu hipnotik transta veya verilecek post hipnotik telkinlerle hipnoz seansı sonrasında oldukça hassaslaştırılabilmektedir.

Derin hipnotik transtaki bir kişiye "Şu anda gözünüzün önünde bir saat var. Siz o saati dikkatle takip ediyorsunuz, Şu anda o saat; (Saat, dakika ve saniye tam olarak söylenip) böyle gösteriyor. Şimdi o saati dikkatle takip edin ve ben başla dedikten beş dakika, on saniye sonra gözlerinizi açın" denilecek olursa; başla dedikten sonra, kişi tam vaktinde gözlerini açacaktır. Derin transa giren kişilerin hepsi olmamakla birlikte büyük bir çoğunluğu bunu başarabilmektedir. Bu da inanılması zor hipnotik fenomenlerden birisidir. Bu fenomen aynı zamanda, merkezi sinir sisteminde zaman tayini ile ilgili bir merkezin bulunduğunu gösteren benzer çalışmaların sonuçlarını destekler nitelikte bir fenomendir.

Zaman distorsiyonu ise; zaman tayininden farklı olarak, zaman algısını bozmak anlamındadır.¬ Bu da şöyle örneklendirilebilir: Derin hipnotik transtaki kişiye "Siz çok uyudunuz. Neredeyse sekiz saat uyudunuz. Şimdi sizi sekiz saat kadar uyumuş ve dinlenmiş olarak uyandıracağım." diye telkin verilir ve bu telkin kişiye iyice benimsetildikten sonra uyandırılırsa kişi sekiz saat uyuduğuna inanacak, içinde bulunduğu zamanı kestirmekte güçlük çekecektir. Eğer, kişi akşam üzeri uyutulup sekiz saat kadar uyuduğu telkininden sonra uyandırılacak olurlarsa, uyandığında sabah olmak üzere olduğuna inanacak ve uzun süre de sabah oluyor zannetmeye devam edeceklerdir.

İki tür zaman tahrifi deneyimi vardır. Önce zamanın çok hızlı geçtiği, ikinci olarak da çok ağır ilerlediği deneyimleri telkin edebiliriz. Zamanın hızlandırılması acıyla baş edebilmek için yararlı bir yol olabilir. Sekiz saat acı çektiğinizi ve bunun sadece bir dakika sürecek kadar hızlandırıldığını düşünün. (Erickson bu tekniği sık kullanmıştır. Müşterinin çektiği şiddetli ağrıları göz açıp kapayıncaya kadar geçen süreye miktarınca azaltmıştır). Zamanı tahrif etmenin yararlı olabileceği durumlar düşünün. Hangi şekillerde yararlı olabilirler?

11. Zamanda Benzer Oryantasyon

Bu işlem bireyin şu anda yaşadığı bir sorundan geleceğe projeksiyon yapmasını kapsar. Kişi "geleceğin gerçekliğinde" neler başardığının tamamen ayrımında, nesnel ve aynı zamanda öznel görünümünü kazanarak bugüne bilgiler verebilir. Erickson bu etkiyi yaratmak için "Kristal Küre" metaforunu kullanmıştır. Woodsmall ile James "Zaman Çizgisi Terapisi" denen modeli geliştirmiştir. Bandler ve Grinder ise "Değişen Kişisel Geçmiş" adını verdikleri bir teknik kullanmışlardır. Bu tekniklerin hepsi de bu hipnoz fenomenine dayalıdır.

Örneğin: Zamanda Benzer-Oryantasyon için 7 Adımlı Model:

1. Kişinin üzerinde çalışmaya hazır olduğu mevcut bir sorun saptayın. Sorun için bir sembol belirleyin. (isteğe bağlı).

2. Transa girmesini sağlayın. (isteğe bağlı).


3. Geleceğe yolculuk: Geleceğe, bu sorunun (sembolün) tatmin edici şekilde çözümlenmesinin de ilerisinde bir zamana yolculuk yapın, yani sorunun artık sizi rahatsız etmediği bir zamana. Bu zamanda sorunun (sembolün) bir zamanlar var olduğunu bile unutmuş olabilirsiniz!

4. Geçmişi düşünün. Yaptıklarınızı gözden geçirerek geçmişten bugüne doğru ilerleyin. Bu terapötik değişimleri anlamaya yeterli olacak detayları adım adım düşünerek şimdiki halinize ilerleyin. Şimdi yakın bir gelecektesiniz. Bu değişim bilgisini güvenli ve ulaşılabilir bir yere koyun.


5. Bu terapötik değişimler ve onlara nasıl erişeceğiniz hakkında şimdiki benliğinize sıkıntı vermeyecek fiziksel bir sinyal ve hatırlatıcı verin.

6. Yaptığınız şeyi iç zihninizde bilerek ve bilinçli zihninizde de bilmeniz gerektiği kadarını bilerek şimdiki zamana dönün.


7. Şimdiki zamana yeniden yönlendirin.

12. Zamanda Dezoryantasyon

Zaman kavramını geçici olarak unuttuğumuz anlara dayalıdır. Örn: deja vu deneyimi. déjà: daha önceden vu: görmek fiilinin geçmiş zamanda çekilmiş halidir. Arada bir beyin yorgunluk veya başka sebeplerden öyle bir duruma gelir ki, bir görüntü, ses, veya bunun gibi içeri giren herhangi bir şey giriş anı sırasında fark edilmez, beyin onu bir anda içerde buluverir. Bu da hatırlama gibi bir histir, çünkü ne zamandan beri o anının orada olduğu bilinmez.

13. Mekânda Dezoryantasyon

Mekânla ilgili yargılamanın sekteye uğramasıdır. Örneğin, sabah uyandığınız zaman "Ben neredeyim" dersiniz veya uzun bir yolculuktan sonra bir an için nerede olduğunuzu bilemezsiniz

14. Telepati

Telepati sözü ile; kişiler arasında sesli, görüntülü, işaretle veya elektromanyetik dalgalar aracılığı ile yapılan haberleşmelerin dışında belli bazı durumlarda oluşan iletişimler kastedilmektedir.

Hipnozla uğraşan araştırmacıların hipnoz seanslarında hemen dikkatlerini çeken bir konu da transa aldıkları insan ile kendi aralarında telepatik bazı ilişkilerin oluştuğudur. Telepati oluşması da diğer bazı fenomenler gibi yalnızca derin hipnotik trans halinde ve uygun kişilerde gösterilebilmektedir.

Telepati konusunda yapılmış ve İndex Medicus'ta yer alan pek çok kontrollü çalışma bulunmaktadır. Yapılan bu çalışmalarda; hipnoz olanla hipnozitör arasında telepati oluşabileceği ve telepati ile uzaktan hipnoz yapılabileceği gösterilmiştir. Yine bu çalışmalarla, hipnoza giren birçok kişi arasında veya hipnoza girenlerle orada bulunanlar arasında, hatta hipnoza girenlerle uzaklarda bulunan üçüncü kişiler arasında telepatiler oluşabileceği de gösterilmiştir.

15. Derin Trans Özdeşliği

Başka birinin kimliğini psikolojik olarak kısmen veya tamamen üstlenme işlemidir. Çocukların sürekli yaptığı bir şeydir. "Babalarına" benzemenin, Örümcek Adam veya Harry Potter gibi olmanın nasıl bir duygu olduğunu öğrenmeye çalışırlar. Bazen özdeşliğin sona ermesi sorunlara yol açabilir. Ebeveynlerimizin mükemmel olmadığını anladıktan sonra geçiş kolay olmayabilir. Mükemmelliğin detaylı bir modelini çıkarmak için hipnoz içerisinde bir trans süreci geliştirilmiştir:

Bu teknik, John Overdorf ve Julie Silverthome tarafından kişinin, bilgi ve izlenimleri düzenleyip, yeni becerilere erişim sağlamasını mümkün kılarak, NLP modelleme sürecinin çok daha hızlı ve bilinçdışı düzeyde daha derinden çalışmasını sağlamak amacıyla geliştirilmiştir.

1. Hakkında bilgi toplamak istediğiniz kişiye karar verin.

2. Yaşamıyla ilgili bilgi sahibi değilseniz, kişi hakkında araştırma yapın. Fizyolojisi nasıldır? Hangi etkinliklere katılmaktadır? Etkinlikler nerede yapılmaktadır?

3. Kurgu açısından hafif transa geçirin.

4. "Oradayım" , "Tamam", "Bitti" gibi sözel işaretler veya ihtiyaç duyulabilecek diğer işaretler belirleyin. Komutla birlikte vücuda güvenli bir şekilde dönüşün nasıl yapılacağını belirleyin.

5. Orta ile derin arasında transa geçirin.

6. Danışanın vücudunun dışına süzülmesini sağlayın. Kolayca geri dönebilmesi için bir kordon bağlamasını isteyin.

7. Danışanın, bilgi toplamak için uygun olan faaliyeti yapan bireyin yerini bulmasını sağlayın.

8. Danışanın bireyin üzerine süzülmesini, içeri girmesini ve dünyayı o açıdan görmesini, işitmesini ve hissetmesini sağlayın.

9. Deneyimi tarif etmelerini isteyin. Bilgi edinme ve beceriler için telkinler verin ve bunun için süre tanıyın.

10. Sona erdikten sonra danışanın bütün bilgi ve becerilerle beraber dışarı süzülmesini ve tekrar kendi vücuduna girmesini sağlayın

11. Geri getirin. Yer, zaman ve kendi vücuduna girmesi açısından yeniden yönlendirin.

12. Onaylayın ve değişiklikleri kontrol edin.

16. Amnezi

Bireyin bazı olayları unutmasını sağlayan telkin tekniğidir ve bilince çıktığı zaman bastırılmış gerginliğin açığa çıkmasına yol açan travmatik anılarla mücadelede yararlı olabilir. Erickson'un en beğendiği tekniklerden biri olan dikkati dağıtma sayesinde amnezi kolaylaştırılabilir. Birey konsültasyona geldiği zaman hava trafiği konusunda sohbet eder ve belki de kişi sandalyeye otururken veya anahtar sözcüğe geçerken önceden yavaşça trans kurgusuna geçerdi. Kişi transtan çıktıktan sonra sanki hiç ara verilmemiş gibi hava trafiği sohbetine dönerdi.

Derin transa girmemiş olan kişiler, kendilerine "Hipnoz seansında olup bitenleri hatırlamama" telkini verilse bile sonradan tüm olup bitenleri hatırlayabilirler. Fakat orta derinlikte hipnotik transa giren kişilere "Hipnoz sırasında olanları sonradan hatırlayamama" telkini verilecek olursa, bunlardan pek çoğu uyandıklarında seansta olup bitenleri hatırlayamazlar. Derin transa giren kişilere ise "Unutma" veya "Hatırlamama" ile ilgili herhangi bir telkin verilmese bile genellikle trans esnasında olup bitenleri sonradan hatırlayamazlar.

Bunun dışında derin transtaki kişilere verilecek telkinlerle annesinin, babasının hatta kendi adının bile unutturulması mümkündür. Bu ‘Unutturma’ telkininin tesiri bazen birkaç gün bazen de daha uzun süre devam edebilir. Eğer üst üste birkaç seans yapılarak telkin tekrar edilecek olursa o zaman telkinin etkisi daha uzun süreli olabilmektedir.

Amnezi ayrıca unutma durumlarıyla ilişkilendirilerek doğrudan da yaratılabilir. Hipnoz sonrası gizli telkinler vermek için yararlı bir tekniktir. Örnek:

1. Bir partide birisiyle tanıştırıldığınız ama o kişinin adını unuttuğunuz bir zamanı hatırlıyor musunuz? Vs. tekrar edin.

2. Anahtarlarınızı nereye koyduğunuzu unuttuğunuz zamanlar olmuştu. Bulamıyordunuz, çünkü nereye koyduğunuzu unutmuştunuz. Vs. tekrar edin.

3. Alışveriş sırasında almayı unuttuğunuz şey neydi. Aklınızdan çıkıp gitmişti ve tamamen unutmuştunuz.

4. Hipnoz sonrası telkinler verin.

17. Hiperemnezi

Hiperemnezi, aşırı hatırlama demektir. Hipnotik trans halinde verilen telkinlerle de Hiperemnezi oluşabilmektedir. Psikiyatriyi ilgilendiren bazı hastalıklarda da geçmişteki bazı anların aşırı hatırlanması olayı vardır. Hipnozda ise bu durum derin transa girebilen tüm kişilerde gözlenebilen bir olaydır ve tamamen normaldir.

Bu aşırı hatırlama olayından başka hafıza ile ilgili olarak ekmnezi denilen bir fenomen daha bulunmaktadır. Ekmnezi; kişinin telkinle götürüldüğü geçmişteki bir anını, o anda yaşıyormuş gibi hatırlaması yada sanki tekrar yaşamasıdır. Ekmnezi fenomeni oldukça çok araştırılmış oldukça ilginç bir fenomendir. Ekmnezi ile gözlemlenen olayları mantıksal olarak açıklamak ve görmeden inanmak oldukça güçtür.

18. Regresyon

Kişinin verilen telkinler doğrultusunda, geçmişteki bir anını o anda yaşıyormuş gibi hatırlaması ya da geçmişteki o anını sanki tekrar yaşamasıdır. Regresyon, yalnızca hipnotik trans halinde gözlemlenen bir olaydır ve bugüne kadar hipnotik trans halinin dışında gözlemlenememiştir. Hipnotik trans halinde de yalnızca derin trans halinde ve uygun kişilerde gösterilebilmektedir. Açığa çıkarılması ise oldukça basittir. Derin hipnotik transtaki uygun kişilere belirli zaman dilimleri için adım adım maziye dönmesi telkini verilerek bu fenomen oluşturulabilmektedir. Yaşanılan zamana geri döndürmek için de başlarken verilen zaman dilimlerine uygun olarak adım adım geri dönülür.

Örneğin; derin hipnotik transtaki 35 yaşındaki bir kişiye "Şimdi ben 35'ten geriye doğru yavaş yavaş sayacağım. Benim her söylediğim sayıda sen bir yaş geri gideceksin. "7" dediğimde ise okula ilk başladığın güne geri döneceksin. ( Daha önce okula tan olarak kaç yaşında başladığını öğrenmek gerekir. Çünkü erken ya da geç başlamışsa böyle bir-iki yanlış hipnozitöre olan güveni kaybetmesine yol açabilir.) O gün okula gitmek için hazırlık yaptığın zamanda olacaksın... Şimdi hazırsın değil mi?" diye sorup ‘Evet’ yanıtı sonra yavaş yavaş geri sayma yapılır. "7" denildikten sonra da "Şimdi okul için hazırlanıyorsun... Evet her şeyi hatırlıyorsun... Şimdi o gündesin değil mi?..." diye sorulup o günde olduğu onaylatınca, o gün olan olayları tümüyle yaşaması istenilir. Yaşaması için bir süre sessizce beklenilir.

Daha sonra da " şimdi 7'den 35’e kadar sayıyorum. 35 dediğimde bu güne, buraya dönmüş olacaksın. Fakat okula başladığın günle ilgili yaşadıklarını hiç unutmamış olarak uyanacaksın" denilerek transtan çıkarılır. Daha sonra da Regresyon olayının gerçekleşip gerçekleşmediği, hatırladığı olaylar sorularak araştırılabilir.

Regresyon için telkin verilerek geçmişteki bir anını tekrar yaşaması istenen kişiler söz konusu olayları yeniden yaşıyor gibi hatırlamaktadırlar. Ancak; kişilerin anlattıkları olayların doğruluğu merak uyandıran bir konudur ve bu nedenle Regresyon ile anlatılanların doğruluk dereceleri oldukça çok araştırılmıştır. Bunun için en çok yapılan ve uygulanması en kolay olan araştırma; kişilere gün ay ve yıl olarak belirlenen geçmişteki bir tarihe gitmesi istenerek, o günün ne olduğunu sormakla yapılabilmektedir. Bu şekilde yapılan çalışmalarda kişilerin "Günlerden pazartesi veya cuma" şeklinde verdiği cevaplar kontrol edilmiş, doğruluk oranının % 80 olduğu görülmüştür. Bu tarihlerin hangi günlere rastladığı, aynı kişilere normal uyanıklık hallerinde tekrar sorulmasında ise hemen hiç cevap alınamamıştır. Bu basit testten başka yapılan çok daha komplike pek çok çalışmadan alınan sonuçlar oldukça ilginçtir. Bunlardan oldukça ilginç olan birkaçı şöyledir:

- Regresyon ile geçmişlerine dönen, o günlerini tekrar yaşayan kişiler, telkinle döndüğü yaşa uygun davranışlar göstermektedir. Klasik kişilik ve zeka testleri uygulanması halinde de telkin edilen yaşa uygun kişilik özellikleri ve zeka seviyeleri göstermektedirler.

- Doğal uyurgezer kişiler hipnoza alınıp, uyurgezer oldukları döneme geri götürüldüklerinde uyurgezer haldeyken yaptıklarını hatırlayabilmektedirler.

- Regresyon oluşturulup erken yaşlara götürülen kişiler, telkin edilen yaşa uygun yazı
yazmakta, resim çizmektedirler.

- Bazen Regresyon olayı, prenatal döneme yani kişinin henüz anne karnında olduğu döneme kadar da götürülebilmektedir. Bu durumda kişi yaşadıklarını, hissettiklerini, doğum olayını, doğum anında orada bulunan kişileri, onların yaptıklarını ayrıntılarıyla anlatabilmektedir.

Bu anlatılan fenomenler göstermektedir ki; Regresyon olayı basit bir hiperemnezi (Aşırı hatırlama) olayı değildir. Yapılan araştırmalar Regresyon ile bazı fizyolojik değişiklerin de oluştuğunu göstermiştir. Oluşan fizyolojik değişiklerin bazıları şunlardır:

- Doğumdan itibaren küçük çocuklarda görülen ancak, çocuklar 6-7 aylık olduklarında giderek kaybolan ve 2 yaşından büyüklerde görülmeyen Babinski, Moro, emme, arama, yakalama, adımlama, tonik boyun refleksi gibi fizyolojik refleksler, Regresyon ile 6-7 aylık oldukları dönemlere götürülen kişilerde tekrar ortaya çıkmaktadır. Bu durum fizyoloji bilimi açısından araştırılacak bir konudur hiç şüphesiz. Bununla beraber Regresyon ile geçmişe götürülenIer mazilerini mi hatırlıyorlar; yoksa mazilerini tekrar mı yaşıyorlar? sorusuna cevap aranması da kaçınılmaz oluyor. Bu soruya yanıt olarak yapılan çalışmalardan Babinski refleksi ile ilgili olanına bakalım:

Babinski refleksi; ayak tabanının aşağıdan yukarı doğru çizilmesiyle oluşan reaksiyonun değerlendirilmesidir. Normal yetişkinlerde çizilmeye karşı reaksiyon, ayak baş parmağının ayak tabanına doğru bükülmesidir. Bu durum "Babinski menfi" olarak adlandırılır. Eğer ayak tabanı çizildiğinde ayak baş parmağı ayak sırtına doğru bükülüyorsa "Babinski müspet", ayak parmaklarında hiç hareket olmaması ise "Babinski lakayt" olarak değerlendirilir. Bazı merkezi sinir sistemi hastalıkları dışında yetişkinlerde bu refleks her zaman Babinski menfi olarak bulunur. Babinski lakayt olması bile hastalık bulunduğu yönünde değerlendirilir. 6 aylığa kadar olan çocuklarda ise Babinski refleksi Babinski müspet olarak görülür. Bu durum bu devredeki çocuklar için tamamen fizyolojik olan normal bir durumdur.

Derin hipnotik trans halindeyken 6 aylıktan daha önceki geçmişlerine dönmeleri telkin edilen yetişkin kişilerde Babinski müspet bulunmaktadır. Burada ilginç olan bu insanların Babinski refleksine ait önceden hiçbir şey bilmemeleridir. Bu nedenle simülasyon söz konusu olamaz. Ayrıca bu durum hipnotik transın salt kendisi ile ilgili bir durum değildir. Çünkü, yalnızca derin hipnotik transa almakla Babinski' de bir değişiklik olmamakta, yalnızca kişi Regresyon ile 5-6 aylığa geri döndürüldüğünde bu durum ortaya çıkmaktadır. Başta da değinildiği gibi yalnızca Babinski değil, çocukluk çağında görülen diğer refleksler de çocukluk çağına uygun olarak görülmektedir.

-Regresyon ile regresyon oluşturulan kişilerde görülen refleks değişikliklerinden belki de çok daha ilginç olanı vizyon değişikleridir. Gözleri bozuk olan bir genç, yaş gerilemesi ile 10-12 yaşlarına döndüğünde artık gözlüklere ihtiyacı olmadığını söyleyince uzmanların yaptığı muayene sonucu gözlerinin de düzeldiği görülmüştür. Çünkü o yaşlarda gözleri sağlıklıdır. İnanılmaz gibi görünse de doğrudur ve bunlar bilimsel normlara uygun, güvenilir literatürlerde de yer almaktadır.

Geçmiş yaşlara dönüş için kullanılan tekniklere örnek olarak şunları sayabiliriz:


Standart teknikler
• Ön kapıda değişen mevsimler
• Geri dönen takvim yapraklar

Canlandırma yaratmak için zaman kodları
• Yaşam çizgisi üzerinde süzülme
• Yaşam çizgisinin yanında yürüme
• Yaşam çizgisinin kopyasını yaratma

19. Clairvoyance

Clairvoyance; derin hipnotik trans halindeki kişiye uzak yerler ve o yerlerde olanlar hakkında sorular sorulduğunda, doğruluğu onaylanılabilen cevaplar verebilmesidir.

Literatürlerde bu isimle yer alan bu fenomen bazı yazarlar tarafından dilimize "Ruhsal Görü" olarak çevrilmiştir. Yapılan kontrollü çalışmalarda her zaman olmamakla birlikte doğru yanıtlar alınabildiği görülmüştür.


20. Stigmatlar

Stigma; ciltte oluşan lekelere, kırmızılıklara verilen isimdir. Hipnotik fenomen olarak stigma, verilen çeşitli telkinler sonucu telkine uygun şekilde ciltte söz konusu leke ve kızarıklıkların oluşmasıdır. Örneğin; hipnotik transtaki kişilere sırtlarına pire konulduğu veya kaşıntı tozu döküldüğü telkin edilecek olursa, kişilerin büyük çoğunluğu kaşınmaya başlarlar. Bu şekildeki telkinlere devam edilecek olursa kızarıklıklar oluşabilir. Normal durumda da bazı insanların yanında bit, pire gibi canlılardan bahsedildiğinde kaşındıkları ve hatta derileri üzerinde sanki bunların gezindiklerini hissettikleri bilinmektedir. Belki siz de bu satırları okurken aynı duyguları yaşamış olabilirsiniz, ne dersiniz?

Benzer şekilde derin hipnotik transtaki uygun kişilere vücutlarının herhangi bir yerine yakıcı sıcak bir cisim konulduğu telkin edilecek ve telkine yarım veya bir saat gibi uzun süre devam edilecek olursa ciddi yanıklar oluşabileceği de gösterilmiştir. Bu tarz çalışmalarda kalem arkası deriye temas ettirilip bir yanan sigaranın bastırıldığı telkin edildiğinde bir süre sonra o yerde aynı sigara yanığı benzeri yanık oluşmuştur. Hatta acının şiddeti ve yanığın iyileşme süresi de sigara yanığı ile aynılık göstermiştir.

Bu durum çeşitli duygu ve hislerin dolaylı etkisiyle isteğimiz doğrultusundaki hareketlerimizi düzenleyen sinir sistemi ve isteğimiz dışındaki tükürük salgılanması, ter bezleri, kan damarlarının daralması, genişlemesi, hormonal fonksiyonlar, kalp çalışmasının düzenlenmesi vb. reaksiyonları düzenleyen sinir sistemi yoluyla vücutta çeşitli etkiler oluşturabileceğini göstermektedir. Bu aslında telkinle şartlandırmadan başka bir şey değildir. Günlük hayatta da açken bir yemeğin kokusunun duyulmasında veya limonun düşünülmesinde ağzın sulanması bunun basit bir örneğidir. Eğer tüm konsantrasyon, telkin edilen duygu ve düşünce üzerinde toplanılacak olursa benzer reaksiyonların oluşabileceği herkesin kabul edeceği bir durumdur. Bu şekilde hipnotik trans halinde dikkat ve düşüncenin belli duygulara odaklanmasıyla kalp atımının yavaşlatılabileceği, vücut ısısının belli ölçülerde değiştirilebileceği (Hintli fakirleri düşünün), esansiyel hipertansiyon krizlerinde panik reaksiyonun giderilmesi ve relaksasyonun sağlanması ile tansiyonun belli ölçülerde kontrol edilebileceği kolayca anlaşılacaktır.

21. İdeomotor tepki:

Bir ideomotor tepki, zihindeki bir fikre ya da düşünceye (düşünce ister bilinçli, ister bilinçdışından olsun) karşılık olarak ortaya çıkan fiziksel bir hareket ya da davranıştır. Günlük yaşamda her insan bu ideomotor tepkileri gösterir. Limonu düşünürseniz, büyük bir olasılıkla ağzınız tükürük salgılamaya başlayacak ve hatta kimilerinin yüzü bile buruşacaktır. Uzun süre önce kaybettiğiniz bir sevdiğinizi hatırlayıp da gözleriniz yaşarmışsa, siz bir ideomotor tepki yaşamışsınız demektir. Araba kullanırken hiç değilse bazı davranışları ideomotor tepkiler şeklinde yerine getirirsiniz. Konuştuğunuz kişiyi onaylamak amacıyla basitçe ve düşünmeden başınızı sallamanız tümüyle bilinçdışı ideomotor tepki olabilir.

İdeomotor tepkiler bağışıklık sistemini harekete geçirebilirler, kana adrenalin pompalayabilirler, nabzı yükseltebilir ya da düşürebilirler ve daha yüzlerce içsel ve dışsal bedensel işlevi yapabilirler. Beden beyindeki fikirlere, düşüncelere olduğu gibi bilinçdışı zihnimizdeki imajlara da tepki verir. Bir bilinçdışı düşünce, bilinçli bir düşünce kadar, hatta ondan daha iyi fiziksel davranışlara neden olabilir. Bu istemsiz motor tepkileri bilinçdışı zihni araştırmada bir araç olarak kullanabilir. Bu yöntemler psikosomatik rahatsızlıkları iyileştirmede, öğrenmede ve bu alanlara yönelik engelleri keşfetmede ve hatta bilinçdışı zihnin farkında olduğu, ama bilinçli zihnin bilmediği rahatsızlıkları teşhis etmede başarıyla kullanılmaktadırlar.

Bilinçdışındaki bilgiyi ortaya çıkarma yöntemleri bakımından bir karşılaştırma yaptığımızda, geleneksel Freudyen psikanaliz ya da rüya yorumunun uzun ve yorucu bir işlem olduğu görülebilir. Ortalama bir psikanaliz süresinde terapistin serbest çağrışımları dinlemesi ve bilinçdışının kendisini açığa vuracağı bir işareti beklemesi gerekir ve bu yüzlerce saat alır. Rüya analizinde de bilinçdışı zihnin sakladığı mesajı rast gele yakalamak için pek çok rüyayı yorumlamak gerekir ve bu da yüzlerce saat sürer. Oysa ideomotor sorgulamayla pek çok insan önemli bilinçdışı malzemeleri kısa bir oturumda keşfedebilmektedir. Bunun nedeni şudur: İdeomotor sorgulamayla insanlar mantıksal sol beyni ve sıkıcı bilinçli zihni atlayarak soruyu direkt olarak bilinçdışına sormakta ve ondan direkt olarak yanıt almaktalar.

Bilinçdışı zihne "evet" ya da "hayır” şeklinde yanıtlanabilecek sorular sorulur. Bilinçdışı zihne ayrıca "bilmiyorum" ya da "biliyorum, ama söylemeye hazır değilim" diyecek şekilde seçenekler sunulur. Bu iki tepki baskıyı kaldırır ve işleme karşı olan direnci azaltır. Bununla beraber bilinçdışı zihninizin evet ya da hayır şeklinde yanıt vermeye oldukça istekli olduğunu göreceksiniz.

Bilinçdışı ile iletişim için ilk yöntem, parmak hareketi tekniğidir. Kişiyi rahat bir sandalyeye oturtun ve gevşeme egzersizlerini yaptırın. Hangi parmakları kullanacağınızı kararlaştırın. Örneğin sağ işaret parmağı "evet", sol işaret parmağı "hayır", sağ orta parmak "bilmiyorum" ve sol orta parmak "biliyorum ama söylemeye hazır değilim" şeklindeki tepkileri ifade edebilir. İsterseniz, hangi parmağın hangi tepkiye karşılık düşeceğini kişinin bilinçdışının seçimine bırakabilirsiniz. Tercih ettiğiniz herhangi bir yöntemle kişide hipnotik bir trans oluşturun. Ellerini sandalyenin kolluğuna ya da dizlerinin üzerine koysun. Kişiye şöyle deyin: "Şimdi bazı sorular soracağım. Uygun parmakları kaldırarak bilinçdışı zihninin tepki vermesini istiyorum. "

Bu yöntemin işleyip işlemediğini anlamak için kişinin adını vb basit sorular sorarak işe başlayabilirsiniz. Kullandığınız bu yöntem hemen işe yaramıyorsa, büyük olasılıkla bir tür bilinçdışı direnç vardır, belki de kişinin bilinçdışı zihni ortaya çıkmasını istemediği bir şeyler soracağınızdan korkuyordur. Bilinçdışı zihne yanıt vermek istemediği herhangi bir soruya yanıt vermek zorunda olmadığı konusunda güvence verebilirsiniz. Bununla beraber söz konusu yöntem pek çok kişi için küçük bir pratikten sonra iş görmektedir. Soruları sorarken, parmağın hareketlerini yakından gözleyin. Muhtemelen harekete geçmekte olan parmağın hafifçe titrediğini ve çok yavaş bir şekilde kalkmaya başladığını fark edeceksiniz. Parmak sadece hafifçe kalkabilir ya da epeyce yükseğe kalkabilir. Kısa bir pratikle, muhtemelen tepki zamanının hızlandığını göreceksiniz.Bilinçdışı zihin "evet" şeklinde yanıt vermek istiyorsa, "evet" parmağını yükseltmek için gereken motor işlevlerini başlatacaktır.

Pek çok kişi için işe yarayan başka bir ideomotor sorgulama şekli, sarkaç kullanmaktır. On beş ya da yirmi santimetre uzunluğunda bir sicimin ucuna bir yüzük ya da benzeri hafif bir cisim bağlarsanız, bir sarkaç yapmış olursunuz. Yüzük ya da diğer nesne önünüzde aşağı sarkacak şekilde ipin ucundan tutulur. Sarkacın dört olasılık taşıyan yanıta karşılık düşecek dört olasılıklı hareketi vardır. Yön tespitini kişinin bilinçdışına bırakabileceğiniz gibi standart yönleri kullanabilirsiniz: a. "evet" için vücuda doğru ve vücuttan uzağa ileri geri hareket, b. "hayır" için vücudunuzun önünde sağa sola salınım hareketi, c. "bilmiyorum" için saat yönünde dönüş hareketi, d. "biliyorum, ama ortaya çıkmasını istemiyorum" için saat yönünün tersine hareket.

Yön seçmeyi kişinin bilinçdışına bırakmak istiyorsanız, sarkacı önünde tutmasını sağlayın ve kişiye şöyle deyin: "Bilinçdışın 'evet' anlamına gelmek üzere bu sarkacın dört hareketinden birini seçecek” Sarkacın dört yanıta karşılık düşen dört hareketini saptadıktan sonra, artık bilinçdışına soru sormaya hazırsınız. Sarkacın çalışmadığı bir insan bulmak çok zordur. Eğer bir zorlukla karşılaşıyorsanız, bu bilinçdışı dirençlerden kaynaklanıyor olabilir.

Eğer dirençle karşılaşırsanız, (ya da transa girmede veya transı derinleştirmede bir zorlukla karşılaşırsanız), bunun sebebini öğrenmek için ideomotor sorgulamayı kullanabilirsiniz. Kişinin bilinçdışına şunu sorabilirsiniz: "Hipnotik transa direnç göstermenin bir sebebi var mı?" Yanıt "evet" ise, bu direncin ne olduğunu bulmak için bir dizi soru sorabilirsiniz ve bu şekilde bilinçdışınız hakkında pek çok şey öğrenebilirsiniz. Direnç gösteren bir bilinçdışına soru sormaya başlamadan önce şöyle bir güven verici giriş yapmak ilerlemek için oldukça yararlıdır: "Bazı sorular sormak istiyorum, ama bilinçdışı yanıt vermek istemediği herhangi bir soruya yanıt vermek zorunda değil."

Soru sorma işinde sarkaç ya da parmak hareketlerini kullanıyorsanız, hipnotik trans yaratmanıza gerek yoktur. Normal uyanıklık halinde bu yöntemleri kullanabilirsiniz, ancak gevşemiş olmalısınız. Basitçe gevşeyip kendinizi rahat ve emniyette hissettiğiniz yerinize giderseniz ideomotor sinyallerin iş görmesini sağlayan enerji ortaya çıkacaktır.

Bilinçdışı zihne sorulacak soruların şekli son derece önemlidir. Her şeyden önce, sorular basitçe "evet" ya da "hayır" şeklinde yanıtlandırılmalıdır. İkinci olarak, sorular kesin ve net olmalıdır. Bilinçdışı zihnin her şeyi sözel olarak harfi harfine aldığını unutmayın. Bu nedenle sorularınız tam ve net olarak ifade edecek şekilde kelimelere dökülmelidir.

22. Otomatik Yazı

Parmak sinyali ve sarkaç hareketi bize bilinçdışından gelen basitçe "evet" ya da "hayır" şeklindeki yanıtlan elde etmemizi sağlar. Bununla be¬raber bilinçdışından daha ayrıntılı bilgi almanın da bir yolu vardır. Bu tekniğe otomatik yazı denir. Bu yolla kişiliğimizi oluşturan ve bazen nevrotik ya da zararlı davranışlarınıza neden olan inançları, fikirleri, güdüleri ve anıları ortaya çıkarabiliriz. Otomatik yazı öğrenmiş olduğumuz ideomotor soru tekniklerinden farklıdır. Çünkü otomatik yazıyla spesifik sorulara spesifik yanıtlar almaktan çok, genel bilgiler elde etme olanağımız olur.

Bunun için birkaç yöntem vardır. Klasik otomatik yazma yöntemine göre kişinin dizlerinin üzerinde bir not defteriyle rahat bir koltuğa oturtun. Bir tükenmez kalemi ya da yumuşak kurşun kalemi baş parmağıyla işaret parmağı arasında kağıda dik olarak tutmasını sağlayın. Kişide hipnotik trans oluşturun. Tükenmez ya da kurşun kalemin ucunu kağıdın üst sol köşesine koyun. Kişinin adını ve o günün tarihini yazdırın. Motor davranışlara kişiyi alıştırmak için satır boyunca karalamalar yaptırdıktan sonra sessiz kalın. Kişinin bilinçdışından ne yazmak istiyorsa onu yazmasını isteyin. Elinin yazmaya başlamak için sergileyeceği irade dışı hareketleri bekleyin.

Bazı insanlar aynı zamanda iki elleriyle iki ayrı konuyu yazabilirler ve bu arada bilinçli zihinleri yazılanları okur. Bu, üç bağımsız mental işlevin aynı anda yürüdüğü uç bir vakadır. Bilinçdışı kendisini samimi bir şekilde ifade eder; bilgiyi serbest fikir çağrışımlarıyla açığa vurur. Bir dirençle karşılaşırsanız, açıklamak istemediği şeyleri açıklamak zorunda olmadığı konusunda bilinçdışı zihni rahatlatmalısınız.

Çok iyi daktilo bilenler, otomatik yazı için daktilo ya da bilgisayar kullanabilirler. Özellikle bilgisayarla çalışmak daha iyi olabilir, çünkü kağıt bitme sıkıntısı yaşanmaz. Hızlıca daktilo yazan biri düşünme ya da konuşma hızında daktilo yazmanın mümkün olduğunu bilir. Bilinçdışı zihin daktilo yazarken zaten motor tepkileri kontrol etmektedir.

Bu durumda yapmanız gereken tek şey kavramsal kontrolü de bilinçdışı zihne devretmektir. Bu teknikle ortaya çıkan edebi eserler vardır. Milton, Paradise Lost (Kayıp Cennet) adlı eserini sabah uykudan uyanır uyanmaz yan uyanık halde ortaya koyduğunu ifade etmektedir. Dizeleri trans halinde söylemiş ve kızı da yazmıştı. Yazar Jack Kerouac otomatik yazı tekniğiyle ün kazanmıştır. Daktilosuna kasap ambalaj kağıdı geçiriyor ve çocukluğuna ait anılarını yazıyordu. The Subterraneans (Yeraltı) gibi eserlerini iki haftada bitirdi; hiç ara vermeden günde on altı saat yazıyordu. Yarı trans halinde geçmiş olayları en ince ayrıntılarına kadar hatırlıyordu. Jane Roberts'in Seth adlı kitapları da otomatik yazı örneklerindendir.

Konuştuğumuz ya da yazdığımız sırada genellikle bilinçli zihnimiz dikkatli bir şekilde düşünce ve sözlerimizi bir düzene sokar. Sadece sözlerdeki netlik ve anlam bakımından düzenleme yapmakla kalmayız, ayrıca içinde bulunduğumuz duruma uygun olmayacak bir şeyleri ortaya çıkararak kendimizi sıkıntıya sokmamayı temin edecek şekilde de bir düzenleme yaparız. Ölçülü konuşmak istediğimiz zaman sözlerimizi bu şekilde bir düzenlemeden geçirme yeteneği kuşkusuz çok işe yarar. Ancak otomatik yazıcılığın sırrı, doğal bir eğilim olan bilinçdışını kontrol ve düzenleme işlevini susturmak; böylece bilinçdışı zihnin tüm düşünceleri, fikirleri, çağrışımları, imajları, fantezileri ve anıları engelsizce su yüzüne çıkarmasına izin vermektir.

23. İç rehber

Bilinçdışıyla iletişim kurmaya yarayan başka bir yöntem daha vardır ki, bu tekniğe "İç rehber" denebilir. İç rehber, bilinçdışı zihnimizdeki bilginin kişileşmiş ya da canlandırılmış halidir. Bu rehbere iç doktorumuz, ruhsal rehberimiz ya da sadece içimizdeki dostumuz da diyebiliriz. İç rehber beden/zihin sistemimize ait bilgeliği temsil eder; bu bilgelik tüm yaşantımız boyunca oluşmuştur ve kavrayışlarımız sırasında edindiğimiz, gelişime açık bir bilgeliği içermektedir. Dr. Irving Oyle, beynimizde on beş milyar sinir hücresi bulunduğunu ifade etmektedir. "Bunların yaklaşık iki milyarı varlığınızın bir bölümünü oluşturmak üzere bağlantılı olup; konuşur, mantıklı düşünür ve kendisini bizim ismimizle çağırır." demektedir. "İç rehber", diğer on üç milyar hücrenin bu iki milyar hücreyle iletişimini sağlayan bir araçtır.

İç rehberle temas kurmanın en iyi yöntemi kişiye daha önce gitmeyi öğrettiğiniz "emin yerini" zihninde canlandırmasını sağlamaktır. Kişiyi rahat bir yere oturtun ya da uzamasınını isteyin. Derin derin nefes aldırıp gevşemesini gerçekleşmesine yardımcı olun Emin yerini ya da herhangi bir hoş ortamı zihninde canlandıracak telkinler verin. Hayalindeki yere ait tüm ayrıntılara dikkat ettiğinden emin olun ve bu amaca yönelik telkinlerde bulunun. Bu yere rahatça girdiğinde kişiye (bilinçdışına) şöyle deyin: "Bu yerde buluşmak üzere rehberini davet ediyorsun. Kendini gevşemiş ve emniyet içinde hissediyorsun; sana baskı yapan ya da sıkıntı veren hiçbir şey yok. Bu, rehberinle karşılaşmak için mükemmel bir zaman."

Bir imaj yaratıyorsunuz; size uygun gelen her ayrıntıyı bu imaja katmakta özgürsünüz. Ancak iç rehberinizin imajını önceden canlandırmaya çalışmayın; bırakın bu imaj bilinçdışı zihninizden kendiliğinden doğsun. Bazıları yaşlı bir adam ya da yaşlı bir kadın görür, bazıları bir doktor ya da ilahi bir varlık görür; bazıları ise bir hayvan, bir kuş ya da tümüyle orijinal bir yaratık görebilir. Her durumda, rehbere ait imajın doğal olarak ortaya çıkmasına izin verin. Bilinçdışınız iç bilgeliğinizi bir karakterle kişileştirecek ya da canlandıracaktır.

Kişi iç rehberinin net bir görüntüsünü elde ettiğinde, onu birlikte oturmaya davet etsin. Ona yiyecek ya da içecek bir şey ikram edebileceği telkinini verebilirsiniz. Kişinin iç rehberiyle hoşça vakit geçirmesini sağlayın. UCLA Tıp Okulu Ağrı Kontrol Birimi'nde bu tekniği başarılı bir biçimde kullanan Dr. David Bresler, hastalarına şöyle demektedir: "Sinir sisteminizle dost oluyorsunuz."

Kişi iç rehbere yaptığı ikramdan sonra rehberiyle birlikte bir süre gevşeyebilir. Önce dostça bir sohbet yapmak isteyebilecekleri telkin edilir. Kişinin rehberinin fiziki görünüşüne ve kişiliğine dikkat etmesini sağlayın. Önce kişi kendini tanıtsın ve rehberine adını sorsun. Kişinin zihnindeki imaja ne kadar çok ayrıntı katarsanız, kişinin bilinçdışının o kadar derinlerine inersiniz. Fiziki bir temas imajinasyonu derinleştireceğinden, rehberine dokunmasını ve onun da kişiye dokunması yararlı olur.

Rehberin yanında kendisini rahat hissettiğinde, rehbere kendisine yardım edip edemeyeceğini sormasını söyleyin. Başlangıçta belirlediğiniz amaçlara kişinin ulaşabilmesi için rehberinden tavsiye talep etmesini sağlayın. Sağlık sorunu varsa, rehberine nasıl daha güçlü ve sağlıklı olabileceğini sorun. Eğer sağlık durumunda şüpheli bir durum varsa, rehber teşhis de koyabilecektir. Rehberine hayatının nasıl daha az stresli geçebileceğini sorsun. Kişinin kendinden gelecek her soru uygundur. Yanıtların, bilinçdışından kendiliğinden akması gerçekleştiğinde kişi bilinçli olarak düşünmediği yanıtlar keşfedecektir. Can alıcı soruların çoğunun yanıtlarını içimizde taşırız, ancak yanıtlar genellikle karışık ve yanlış tanınan bir benlik imajının ardında saklıdır. İç rehber hakkımızdaki her şeyi bilir, çünkü o bizim derin deneyim bankamızdır.

Kişi rehberiyle bir süre konuştuktan sonra ona veda ederken başka zaman tekrar buluşmayı talep etsin. Bir dahaki randevu için belli bir tarih verilebilir. Kişi kendisine yardım ettiği için rehberine teşekkür etsin. Kişi hipnozdan çıktığında zaman verilen tavsiyeleri kaydedin. Rehberden gelen belli öğütleri uygularken bu kayıtların yararlı olduğunu göreceksiniz. Daha sonraları, kişiden rehberine sormak üzere aklına gelen soruları not almasını isteyin. Ayrıca amacı doğrultusundaki gelişmeleri de kaydetmesini isteyebilirsiniz. Bundan sonraki adım tavsiye çok kapsamlı ya da çok basit görünse bile verilen tavsiyelere uymak için gerçekten çaba göstermektir.

Rehberinizin size yapabileceği başka bir yardım şekli, yüklendiğiniz işlerde size destek sağlamaktır. Hemen hemen herkes pek çok dostu ve yakını olmasına rağmen zaman zaman kendisini "yalnız" hissetmiştir. İç rehberiniz daima oradadır ve o sizin için daima bir dosttur. Üzerinde çalıştığınız proje hakkında uyanıklık hiçbir geri besleme elde edemediğiniz zamanlarda rehberiniz size cesaret verecektir. Dahası, bir proje içerisinde farkına varmadan tehlikeli bir yola girmişseniz, iç rehber yapıcı anlamda sizi uyaracak ve çabanızı ya da niyetinizi baltalamadan tehlikeyi görmenizde size yardımcı olacaktır.

İç rehber bazen ıstıraplarımızın ya da hastalıklarımızın verdiği mesajı duymamıza yardımcı olabilir. Rehberinize açıkça sorun: "İçinde bulunduğum bu durumdan almam gereken ders nedir?" Büyük bir olasılıkla çok mantıklı bir yanıt alacaksınız; bu belki de bir süredir kaçınmakta olduğunuz bir yanıt olacaktır.

Yaratıcı olun. Rehberinize karşı ne kadar samimi olursanız ve ne kadar çok şeyi açığa dökerseniz, o kadar çok şey öğrenirsiniz. İnsanlar acıyı dindirmek, kilo vermek, yeni bir beceri kazanmak, bir hastalığı iyi etmek ve daha pek çok amaç için iç rehberden yararlanmaktadırlar. Rehberinize karşı açık ve dürüst olun, bu ilişki sizin için ciddiymiş gibi hareket ederseniz, tavsiye de ciddi ve yararlı olacaktır. Rehberinizle olan ilişkiniz derinleştikçe tavsiyelerin zenginliği de artacaktır.

 

http://dahibeyin.blogspot.com/2012/11/algilama-sureci-ve-ogrenmeye-etkileri.html

AddThis Social Bookmark Button
 
ÇEKİM (SIR) YASASI NEDİR?

ÇEKİM (SIR) YASASI

Evrenin yasaları vardır ve herkese eşit davranır. Biri bir binanın en üst katından düştüğünde, evren onun iyi yada kötü biri olmasına bakmaz, Yerçekimi Yasa’sına tabi olarak yere çakılır. Çekim Yasası da herkes için aynı ölçüde geçerlidir.

· “Düşünceler Somutlaşır!..”

(okuduğunuza, seyrettiğinize, dinlediğinize, söylediğinize .. dikkat edin.. Bunların hepsi sizin düşüncelerinizdir ve gerçek olabilirler!) Unutmayın ki, bütün icatlar tek bir düşünceyle başlamıştır.

Yaşamınız, sahip olduğunuz baskın düşüncelerin aynasıdır. En çok neleri düşünüyorsunuz?

Çekim Yasası; sizin iyi ya da kötü bir insan olmanızla, düşüncenizin iyi yada kötü olmasıyla, seçtiğiniz cümlenin iyi yada kötü olmasıyla ilgilenmez, onu olumlu olarak algılar ve gerçekleştirmek istediğinizi varsayarak gerçekleştirir. “Parasız kalmak istemiyorum” cümlenizi “parasız kalmak istiyorum”, şişmanlamak istemiyorum” cümlenizi “şişman olmak istiyorum” şeklinde algılar ve onu gerçekleştirir.

Düşünceler manyetiktir ve birer frekansları vardır. Ve aynı frekanstaki düşünceleri, manyetik güçlerin etkisiyle size doğru çeker-kaynağına. Zihninizde bir şeyi net olarak belirlediğiniz zaman, onları kendinize çeken bir mıknatısa dönüşürsünüz ve istekleriniz de size doğru manyetize olur. Hayatınızdaki bir şeyi değiştirmek için, düşünce frekansınızı, yayınınızı değiştirin.

Düşüncelerinizle sadece ve sadece kendinize zarar verebilir yada sadece kendinizi mutlu edebilirsiniz! Sevgiyi düşündüğünüzde, en yüksek frekanstasınızdır.

· Hislerimiz;

ne düşündüğümüzden haberdar olmamız için bize verilmiş en müthiş armağandır. İyi düşünürken kötü hissetmeniz imkansızdır. Duygularınıza dikkat edin ve olumsuz hislere sahipseniz hemen farkedip olumlu düşünce ile değiştirin! Olumlu duygular yaşadıkça (sevinç, minnettarlık ve sevgi...) daha fazla olumlu duygu ve olguyu yaşamınıza çekeceksiniz.

Hislerimiz; gelişme gösterip göstermediğimiz ya da doğru yolda mı yoksa yanlış yolda mı olduğumuz konusunda bize geri bildirim sağlayan bir mekanizmadır. Bir düşünceyi “sürekli” aklımızdan geçirdiğimizde; bu mesaj derhal evrene yollanır. Böylece sözkonusu düşünce gider, manyetik olarak benzer frekansa bağlanır ve birkaç saniye içinde o frekansa dair bilgileri hislerimiz aracılığıyla bize geri gönderir. Diğer bir deyişle hislerimiz, hangi frekansta olduğumuzu anlamamız için Evrenin bize gönderdiği bilgilerden oluşan bir iletişim biçimidir. Hislerimiz bize ait bir frekansla geribildirim mekanizmasıdır. İyi şeyler hissettiğimizde Evren’den bize geri gelen haber “iyi şeyler düşünüyorsun” olur.

Kötü şeyler hissettiğimizde Evren bize “kötü şeyler düşünüyorsun”, “Dikkat! şu an düşündüğün şeyi değiştir. Olumsuz frekans kayıtta. Frekansı değiştir. Dikkat! Geri sayım başlamıştır” der. Bir daha kötü şeyler hissettiğinizde Evren’in sinyaline kulak verin. O an, size gelen iyilikleri “olumsuz frekansta olduğunuz için engellediğiniz an’dır.” Derhal olumlu düşüncelere yoğunlaşın, kendinizi iyi hissetmeye başladığınız anda yeni bir frekansa geçtiğinizi; Evren’in de bunu onaylayarak size olumlu hisler gönderdiğini anlayacaksınız.

Kendini mutsuz, öfkeli ya da üzgün hissediyorsan, bunu kolayca değiştirebilirsin: Şarkı söyleyerek, sevdiğin birini ya da bir bebeği düşünerek, güzel anıları hatırlayarak, evcil bir hayvana severek, çiçek koklayarak, ağaçlara dokunarak.. birini seç ve öylece kal..

Güne güzel başlar ve mutluluk duygusu içinde kalırsanız, herhangi bir şeyin ruh halinizi değiştirmesine izin vermediğiniz sürece, çekim yasası gereğince, yaşadığınız mutluluk duygusunu sürekli kılacak bir çok durumu ve insanı kendinize çekersiniz.

Düşündükleriniz çok bağlayıcı olmayabilir ama hissettiklerinizi aynen alırsınız. Duygularınızda yapacağınız basit bir değişiklik, günlerinizi ve hayatınızı tümden değiştirebilir.

“Şu an kendime çektiğim şey nedir?” “...” Peki kendinizi nasıl hissediyorsunuz? “İyi hissediyorum.” O zaman devam edin. Kendinizi iyi hissediyorsanız, mutlaka iyi şeyler düşünüyorsunuzdur. Böyle durumlarda ilerleme kaydeder, daha çok iyiliği size geri getirerek kendinizi iyi hissetmenizi sağlayacak güçlü bir frekans yayarsınız. Kendinizi iyi hissediyorsanız, arzularınız doğrultusunda bir gelecek yaratıyorsunuz demektir.

Mutlu olduğunuz, kendinizi iyi hissettiğiniz zamanları değerlendirin. Mutlu olduğunuzda, daha çok iyi şeyi, güçlü bir biçimde kendinize çekeceğinizi unutmayın.

Duygu ve düşüncelerinize gerçek anlamda hakim olmaya başladığınızda, kendi gerçeğinizi nasıl yarattığınızı da göreceksiniz! Bağımsızlığınızın ve gücünüzün kaynağı buradadır.

  • Siz, kendi yaşamınızın Michelangelo’susunuz ve siz kendi yaşamınızın şaheserisiniz.
  • Dünyanın Sırrı:

Hayatınız sizin tarafınızdan keşfedilmeyi bekliyor.. Evren sizin dostunuzdur.. “Hayat çok kolay. Hayat çok güzel.. İyi olan ne varsa bana geliyor” diye haykırmaya başlayın. İçinizin derinliklerinde sizin tarafınızdan keşfedilmeyi bekleyen bir gerçek var: Yaşamın size sunduğu tüm iyi şeyleri hakettiğiniz “gerçeği. Bütün iyi şeyler doğuştan hakkınızdır! Anahtar ise sizin duygu ve düşünceleriniz. Bu anahtar hep sizdeydi! Siz kendi kendinizin yaratıcısısınız; çekim yasası ise, yaşamak istediğiniz her şeyi yaratmak için sahip olduğunuz olağanüstü donanımınız. Hayatın büyüsüne ve Kendi ihtişamınıza hoş geldiniz!

Size düşen istemek, istediğinizi almakta olduğunuza inanmak ve kendinizi mutlu hissetmek. Arzularınıza ulaşmak için onlara yer açın, bu sinyalinizi Evren muhakkak alır. Dileğinizle davranışlarınızın uyumlu olmasına dikkat ederek “dileğiniz gerçekten olmuş gibi yaşayın”.

İstediğiniz şey ne olursa olsun, şu an görünmeyen alanda mevcuttur. Eğer o şeye sahip değilsek, tek sebebi onun bize gelmesini, düşüncelerimizle, inançlarımızla (haketmediğimiz inancı, imkansız olduğu inancı, karakterimiz bozulur inancı vs) bizim durdurmuş olmamızdandır. Siz, ŞİMDİ isteğinize, bolluk berekete, mutluluğa odaklanın, inanın.. o size muhakkak gelecektir.

Düşüncelerinizi ve frekansınızı mutluluğa ayarlayın. İçinizdeki mutluluk ve neşe duygusunu dışarı yansıtarak, bu sinyalleri tüm gücünüzle Evren’e iletin, dünya üzerindeki gerçek cenneti yaşayacağınızı göreceksiniz.

“Neye karşı koyarsan, o ısrarla olmaya devam eder.”

Herhangi bir şeye direnmek, yayınlanmış görüntüleri değiştirmeye çalışmaya benzer. Boş yere uğraşmış olursunuz, asıl yapmanız gereken; duygu ve düşüncelerinizle yeni sinyaller göndererek yeni görüntüler oluşturmak için kolları sıvamaktır. Savaş karşıtıysanız; bundan vazgeçerek barış yanlısı olun. Açlığa karşıysanız; insanların tüketebileceklerinden fazla yiyecek bulmalarından yana olun. Bir politikacıya karşı olduğunuzda ise, onun rakibini destekleyin. Seçimler genellikle, insanların karşı çıktığı politikacının lehine sonuçlanır; çünkü o odak noktası olmuş ve bütün enerjiyi çekmiştir. Dünyadaki herşey tek bir düşünceyle başladı. Büyük şeyler daha da büyür, çünkü bir kez ortaya çıktıktan sonra daha çok insan tarafından düşünülürler. Sonra bu düşünce ve duygular, sözkonusu sonucu hayatımızda tutarak daha da büyümesini sağlarlar. Zihinlerimizi o düşüncelerden uzaklaştırır, sevgiye odaklarsak, o sonuç oluşmaz, buharlaşıp gider.

Hayatınıza birşeyleri çekmek istediğinizde; davranışlarınızın arzularınızla çelişmediğinden emin olun.

Mevcut koşulları nedeniyle kendisini sıkıştırılmış, hapsedilmiş hisseden bir çok insan vardır. Şu anki koşullarınız ne olursa olsun, onlar yalnızca ŞİMDİKİ gerçekliğiniz ve bu gerçekleriniz SIR’rı kullanmaya başlamanız sebebiyle değişmeye başlayacak.

Arzu etmek sizi arzuladığınız nesneyle birleştirir, ummak ise onu hayatınıza doğru çeker.

İsteklerinizi gerçekleştirmek Evren’in hiç zamanını almaz. Evren 1milyon doları da 1 doları da aynı kolaylıkla hayata geçirir.

Bir fincan kahve ya da tanıdığınız birini görmek gibi küçük şeylerle başlamak, çekim yasasının işlediğini görmenin en kolay yollarından biridir. Kendinize çekme konusunda sahip olduğunuz güze dair deneyim edindikten sonra, daha büyük şeyler yaratma konusuna geçersiniz.

En çok düşündüğünü (odaklandığını)

tekrarladığın taktirde (ısrar)

aynı frekansta olarak (benzer benzeri çeker)

zihninde boşluk yaratırsan (huzur)

mutlaka gerçekleştirirsin.

· Zihinde huzur yaratmak için: Günlük 3-10 dakikalık meditasyonla başla. Örneğin başlangıçta “düşüncelerimin efendisiyim” cümlesiyle niyet çalışması yaparsan, düşüncelerin üzerinde farkındalık kazanırsın. Zihninde huzur yaratırsan, ona hakim olabilirsin.

· Uyumadan önce pozitif ve olmasını istediğiniz şeyleri düşünün.. Çekim Yasası kuvvetleri, biz uykudayken, en son düşündüklerimiz üzerinde çalışır.

Uykuya dalmadan önce o gün yaşadıklarınızı düşünün. İstediğiniz gibi gitmeyen bir olay ya da an olduysa, bunu da zihninizin içinde sizi mutlu edecek biçimde gelişmiş gibi yeniden düşünün. Bu olayları beyninizde tam istediğiniz gibi yeniden yarattığınızda, o günün frekansını temizleyerek ertesi gün için yeni bir frekans yaymaya başlarsınız. Böylece, geleceğiniz için kendi isteğiniz doğrultusunda yeni görüntüler oluşturmuş olursunuz.

  • Paranın Sırrı:

Para kazanmak için para verin. Çünkü bir şeyi verdiğiniz zaman; “bende daha çok var” demiş olursunuz. İnsan bir şeyi tüm kalbiyle verdiğinde, yapabileceği en keyifli işiyapmış olur ve çekim yasası bu sinyali yakalayarak daha bile fazlasını hayata geçirir. Beğendiğiniz birşey gördüğünüzde “buna gücüm yeter” deyin ve içinizde yeterlilik, iyi duygular oluşturun.

· İlişkilerin Sırrı:

Bir ilişkiyi kendinize çekmek istediğinizde; düşünceleriniz, sözleriniz, davranışlarınız ve yaşadığınız mekanın bu arzunuzla çelişmediğinden emin olun.. Mükemmel eşini hayatına çekmek isteyen bir kadının öyküsüyle örneklersek: O bunun için gereken her şeyi doğru biçimiyle uygulamıştı: Bulmak istediği eşin niteliklerini kafasında netleştirmiş, bunlara dair ayrıntılı bir liste hazırlamış ve onunla birlikte yaşamak istediği hayatı zihninde canlandırmıştı. Tüm bunları yapmış olmasına rağmen, beklediği eşle ilgili herhangi bir hareket yoktu. Bir gün eve geldiğinde arabasını garajın ortasına park ederken, mükemmel eşine park yeri bırakmadığını fark etmişti. Böylece garajda onun arabasına yer bırakacak şekilde park etti. Tıkış tıkış dolu gardrobunda onun eşyalarına yer bırakmamıştı, giysilerinin bir kısmını oradan alarak ona yer açtı, yatağın ortasında yatmaktan vazgeçip kendi tarafında yatmaya başladı. Bu hikayesini Sır’rın öğretmenlerinden Mike Dooley’e anlattığı sırada, mükemmel eşi yanında oturuyordu ve mutlu bir evlilik yaptılar.

Herkes kendi mutluluğundan sorumludur. Kendinizden siz sorumlusunuz. Önce kendinizi doyurmadığınız sürece, başkasına verecek bir şeyiniz olmaz.

Kendinize, başkalarının size davranmasını istediğiniz gibi davranın.

Kendinizi sevip sayın. Kendi kendinizi mutlu etmeye zaman ayırın. Davranışlarınız etkili düşüncelerinizdir; bu yüzden kendinize sevgi ve saygıyla yaklaşın ki, değerli ve iyi şeyleri hakeden biri olduğunuz sinyali Evren’e yayılsın.. ve siz bu frekansa geçin. Böylece Çekim Yasası tüm Evren’i harekete geçirecek, hayatınız sizi sevip sayan insanlarla dolup taşacak.

Kendinizi kötü hissettiğinizde, sevginin size ulaşmasını engellemekle kalmıyor, size kendinizi kötü hissettirecek insanları ve durumları da daha fazla kendinize çekiyorsunuz. Kendinizde beğendiğiniz özellikerinize odaklandığınızda, çekim yasası sizinle ilgili bu güzellikleri artırarak size döndürecektir.

Sevgiyi elde etmek için... içinizi onunla öyle bir doldurun ki; sevgiyi çeken bir mıknatıs olun.. Kendinizden hoşnut olduğunuzda, Evren’de sizin için var olan tüm sevgi ve iyilik hayatınıza akmaya başlar. Çünkü; iyiliğinize olan her şey; sağlık, zenginlik, aşk dahil, her bir konu mutluluk, mutlu olma frekansındadır. Sevdiğiniz zaman Evren’le tam ve katışıksız bir uyum içinde oluyorsunuz. Yalnızca sevdiğiniz şeylere odaklanın, sevgiyi hissedin; o sevginin ve mutluluğun size gerei geleceğini göreceksiniz. Hem de katlanmış olarak! Çünkü Çekim Yasası böyle çalışır.

Bir ilişkiyi yürütebilmek için; o ilişkinin diğer öznesine dair yakınmalarınıza değil, onun takdir ettiğiniz yönlerine odaklanın. Bu güçlendirici unsurlara odaklandığınızda, onlar çoğalarak size geri gelecekler.

· Sağlığın Sırrı:

Fiziksel yapımız hastalığı; bize durumumuz hakkında bilgi vermek, bakış açımızın dengesinin bozulduğunu, sevgi ve şükran duygularımızı kaybetmeye başladığımızı bildirmek için yaratır. Sevmek ve şükretmek, denizleri ikiye ayırabilir, dağları yerinden oynatabilir, mucizeler yaratabilir. Sevgi ve şükran, tüm hastalıkları ortadan kaldırabilir. Ve gülmek, gerçekten en iyi ilaçtır.

Hepimiz içimizde kurulu temel bir programla dünyaya geliyoruz. Buna “kendi kendini iyileştirme” deniyor. Yaralandığımızda yaralar kendiliğinden kapanıyor, bakteriyel enfeksiyon geçirdiğimizde bağışıklık sistemimiz kendi kendine iyileştiriyor. Bağışıklık sistemi kendi kendisini iyileştirmek için tasarlanmıştır. Duygusal açıdan sağlıklı bir vücutta hiç bir hastalık barınamaz. Vücudunuz her saniye milyonlarca hücreyi yeniler ve aynı zamanda milyonlarca yeni hücre yaratır. İnsanın karşılaştığı tüm kötülüklerin, hastalığın, fakirliğin ve mutsuzluğun nedeni, kusurlu düşüncelerdir. Olumsuz düşüncelerin ve stresin, insan bedenine ve beyin fonksiyonlarına ciddi zararlar verdiği ispatlanmıştır. Bunun nedeni; duygu ve düşüncelerimizin sürekli bir araya gelip, yeniden organize olup bedenimizi baştan yaratmalarıdır.

Yaşlanmaya dair tüm inanışlar bizim zihnimizden kaynaklanır, bu yüzden bu düşünceleri bilincinizden atarak, ebedi gençlik ve sağlık fikri üzerinde yoğunlaşın. Toplumun hastalık ve yaşlılık konusunda verdiği mesajları dinlemeyin. Vücudunuzun sadece bir kaç aylık olduğunu, tıpkı bir çocuğunki gibi esnek ve mükemmel olduğunu düşünün. Mükemmel sağlığa, mükemmel bir vücuda, mükemmel bir kiloya ve sonsuz gençliğe ulaşacak şekilde düşünebilirsiniz. Sürekli mükemmelliği düşünerek bunu gerçekleştirebilirsiniz.

Etrafınızda ne olursa olsun, parmağınızla “mutlu hissetme düğmesi”ne basın ve basılı kalsın.

“Mükemmel sağlığa ve mutluluğa odaklanmak”, dışarıda ne olanlara, başımıza gelebileceklere rağmen hepimizin kendi içinde yapabileceğimiz bir şeydir.

Hastalıklardan bahseden birini dinlediğinizde, buna odaklandığınız için siz de hastalığı davet edersiniz. Ayrıca onun hastalığının ilerlemesi yönünde enerji vermiş olursunuz. Bu durumdaki birine yardımcı olmak istiyorsanız; sohbet konusunu elinizden geldiğince güzel şeylere yönlendirin ya da kendi yolunuza gidin. Oradan uzaklaşırken ise; o insanın sağlıklı olduğunu imgeleyerek ve hissederek ona güç ve enerji verin, gerisini akışa bırakın.

Unutmayın, Evren’de zaman ve boyut yoktur. Bu yüzden bir hastalığı iyileştirmek de, bir sivilceyi iyileştirmek kadar kolaydır. Herhangi bir sıkıntıyı kendinize çektiğinizde, onu bir sivilce boyutuna indirin, tüm olumsuz düşünceleri kafanızdan atın ve sağlığın mükemmelliğine odaklanın. Michael Bernard Beckwith “Kendi kendine iyileşen böbrekler, yok olan kanserler gördüm. Görme yeteneğinin arttığına ve geri kazanıldığına da şahit oldum..”

“Hikayem 10 mart 1981’de başlıyor. O gün gerçekten hayatım değişti. Asla unutmayacağım bir gündü. Uçak kazası geçirmiş ve tamamen felç olmuş bir vaziyette hastaneye yatırılmıştım. Omuriliğim ezilmiş, birinci ve ikinci boyun omurlarım kırılmıştı. Yutma refleksim yokolduğundan bir şey yiyip içemiyor, diyaframım zedelendiğinden nefes alıp veremiyordum. Yapabildiğim tek şey gözlerimi kırpmaktı. Doktorlar ömrümün geri kalanını bitkisel hayatta geçireceğimi söylediler tabii. Bundan sonra yapabileceğim tek şey gözlerimi kırpmak olacaktı. Bana baktıklarında gördükleri tablo bu olmasına rağmen, onların ne düşündüğünün bir önemi yoktu. Asıl önemli olan, benim ne düşündüğümdü. Kendimi yeniden normal bir insan gibi o hastaneden çıkıp giderken hayal ettim. Hastanede yatarken yapabileceğim tek şey zihnimi çalıştırmaktı ve şuurunuz yerinde olduktan sonra, gerisini tekrar eski haline getirebilirsiniz. Solunum cihazına bağlı yaşıyordum.Doktorlar diyaframım parçalandığı ğiçin bir daha asla kendi kendime nefes alamayacağımı söylemişlerdi ama içimdeki küçük bir ses bana “derin nefes al, derin nefes al” diyordu. Sonunda solunum cihazından çıkarıldım. Doktorlar bu duruma bir açıklama getiremediler. Bense, beni amacımdan ya da zihnimde canlandırdığım görüntüden uzaklaştıracak herhangi bir şeyin aklıma girip dikkatimi dağıtmasına izin veremezdim. Noel’de hastaneden yürüyerek çıkmayı kendime hedef koymuştum ve bunu başardım. Kendi iki ayağım üzerinde yürüyerek hastaneden çıktım. Bunun olamayacağını söylemişlerdi. O günü asla unutmayacağım. Şu an dışarıda bulunan ve acı çeken insanları düşünerek hayat hikayemi özetlemem ve onlara hayatta neler yapabileceklerini kısaca anlatmam gerekseydi; her şeyi dört sözcükte toplayarak özetlerdim “insan düşündüğü şey olur.” Morris Goodman – Yazar ve Uluslararası Konuşmacı

· Evren bolluk içindedir.

İyi şeyler asla bitip tükenmez. Hakikat, iyiliğin insanların ihtiyaç duyduğundan fazla olduğudur. Gerekenden daha fazla yaratıcı güç, gerekenden daha fazla güç, gerekenden daha fazla sevgi, gerekenden daha fazla mutluluk var. Bütün bunlar, sınırsız doğasını fark eden bir beyin sayesinde ortaya çıkmaya başladı. Kaynakların yetersiz olduğunu düşünmek, dış görüntüye bakıp, her şeyin dışardan geldiğini düşünmektir. Böyle yaptığınızda göreceğiniz en kesin şey, yetersizlik ve sınırlama olacaktır. Artık varolan hiç bir şeyin dışarıdan gelmediğini, her şeyin önce içeriden düşünmek ve hissetmekle oluşturulduğunu biliyor musunuz? Düşünme yeteneğiniz sınırsız olduğuna göre, düşünerek yaşama taşıyacaklarınız da sınırsızdır ve bu herkes için geçerlidir.. Bunu gerçekten kavradığınızda, kendi sınırsız doğasının farkında olan bir beyinle düşünüyor olacaksınız.

Evren çekim yasası aracılığıyla herkese her şeyi sunar, ayrıcalık yapmaz. Neyi yaşamak istediğinizi seçme yeteneğiniz var. Kendiniz için bir seçim yapın, çünkü SİZ bunu yapabilecek tek kişisiniz!

Başka hayatlar için bir şey oluşturmanız mümkün değil; çünkü onun yerine düşünemezsiniz. Düşüncelerinizi başkaları için birşeyler oluşturmaya zorladığınızda, elde edeceğiniz sonuç, benzer olayları “Kendinize” çağırmak olacaktır. Bu yüzden, bırakın onlar da kendileri için kendi istedikleri hayatları yaratsınlar.

 

Kaynak: umurumda.blogcu.com

AddThis Social Bookmark Button
 
Güldüren Zeka Soruları

Batarya suya düşerse ne olur?
Batar yaaa.

Tabaktaki son eriğe ne denir?
Ericson.

Sıpasını kaybeden eşek ne demiş?
Sıpa getti.

Viyana kuşatması neden yarım kalmış?
Kuş bitmiş.

Adamın biri çilekleri tuzlayıp çöpe atıyormuş neden?
Tuzlu çilek sevmiyormuş.

En sportif giyecek hangisidir?
Atlet.

Japonlar ne zaman afiyet olsun der?
Türkçe öğrenince.

Elma neden diskoya gider?
Kurtlarını dökmek için.

Yıkanan tona ne denir?
Washington.

Bir fil elektrik direğinden yükseğe zıplayabilir mi?
Elektrik direği zıplayamaz ki!

Can bedenden çıkmayınca ne olur?
Can sonraki derse geç kalır.

Kadınların en az konuştuğu ay hangisidir?
Şubat .

Zenci bir adam koluna bakınca kendisini görüyormuş neden?
Çünkü Karakolda ayna var.

Balıklar neden konuşmaz?
Su yutmamak için.

En çok araba bulunan ilimiz hangisi?
Cars (Kars).

Çocuğun biri sürekli uçakta ders çalışıyormuş neden?
Yüksek not alabilmek için.

Dünyanın en büyük kirazı nerede yetişir?
Kiraz ağacında.

Termometrenin düşmesi neyi gösterir?
Çivisinin iyi çakılmadığını.

Padişahlar neden tahta otururlar?
Henüz koltuk olmadığı için.

Uykusuzluk hastalığından muzdarip ünlüm Müslüman kimdir?
Hacı yatmaz.

Süratle giden kamyonu tek elle kim durdurabilir?
Trafik polisi.

Armudun iyisini yiyene ne denir?
Afiyet olsun.

Kravat gömleğe ne demiş?
Senden başka beni takan yok.

Dokunmadan tutulabilecek şey nedir?
Oruç.

Avcılar nişan alırken neden gözlerini kapar?
İkisini de kaparsa göremez.

Adamın biri etrafına bir çember çizip oynamaya başlamış neden?
Kendi çapında eğleniyormuş.

Demir mıknatısa ne demiş?
Çok çekicisin.

Fil ile karınca evleneceklermiş fakat olmamış neden?
Nasip değilmiş.

Domates ne zaman kızarır?
Utanınca.

Matematik kitabı Türkçe kitabına ne demiş?
Çok problemim var.

İnsanlar niye okul gider?
Okul onlara gelmediği için.

Kuzey kutbundaki tavuğa ne denir?
Kayıp.

Kulaklık takan gorile ne denir?
İstediğini diyebilirsiniz nasıl olsa duymaz.

Yangın dolabını açarsan ne olur?
Yang kızar.

Padişah tahta çıkınca ne yapmış?
Tahtayı yerine çaktırmış.

Fransızların neyi eksiktir?
Franları.

Eli olmayan babaya ne denir?
No el baba.

Küçük su birikintisine ne denir?
Sucuk.

Neden büyüklük hep bende kalıyor?
Gidecek yeri yok.

AddThis Social Bookmark Button
 
Hayatınıza yapacağınız en büyük yatırım: “Yaşam Koçu”

 

Kendini daha iyi tanıyor ve farklı düşünmeyi öğreniyorsun... Hayattaki amaçlarınla ilgili netleşiyor, kendi kendine koyduğun engelleri fark edip onları bırakıyorsun. Farkındalığını arttırarak, potansiyelini açığa çıkarıyorsun... Bunların hepsi yepyeni bir hayat demek...

Yaptığımız şey zihni yeniden programlamak” diyen yeni yazarımız, Yaşam Koçu Hakan Arabacıoğlu’yla koçluğa dair tüm detayları konuştuk…

Ö. Y.:  Öncellikle yaşam koçu ne demek?  Asli görevleri neler oluyor biraz anlatır mısın?

H.A.: Son birkaç senedir en çok cevapladığım soru budur herhalde. Ancak yine de her duyduğumda cevabını tekrar tekrar düşünüyorum.  Benim için yaşam koçu demek, sorular sorarak insanların farklı açılardan yaşamlarına ve sorunlarına tekrar bakmalarını sağlayan, sıkıştıkları noktalardan onları çekip çıkartan, farkındalıklarını arttıran kişi demek.

Ö.Y: Peki,  psikologla yaşam koçunun arasındaki fark nedir?  İnsanlar ne zaman psikolog, ne zaman yaşam koçundan destek almalı?

H. A: Psikologun işi aslında, eksideki bir insanı alıp sıfır konumuna, yani normale getirmek. Yaşam koçunun işi ise, artıdaki bir insanı alıp, yani akıl sağlığı, vücut sağlığı her şeyi yerinde olan ancak hayatında belli bir noktada sıkışmış, hayatını organize edemeyen, planlayamayan ya da büyük hayalleri, hedefleri olup, bu hayallere nasıl adım atacaklarını bilemeyen insanlara destek vermek.  Yani biri -70’dekini 0’a getirip bırakıyor, diğeri ise 0’ı ya da +10’u alıp +100’e çıkarıyor. Örnekle, psikolog ayağı kırılmış bir kişinin ayağını alçıya sarıyor ve kişiyi tekrar yürür, fonksiyonel hale getiriyor. Koç ise, yürüyebilen kişiyi alıyor dünya yüz metre şampiyonu yapıyor, arada böyle bir fark var. Bir de yaşam koçu geçmişle ilgili terapi yapmıyor, geçmişe dönük sorular sormuyor, geçmişi eşelemiyor. Tamamen bugüne ve geleceğe odaklı bakış açısını ele alıyor. Geçmişte olan neyse oldu diyor ve yeniye doğru adım attırıyor, yaptığı şey bu. Ayrıca yaşam koçu nedenleri araştırmaz. Danışanın şimdi ne yapabileceğine odaklanır.

Ö.Y.: Neden NLP kursuna gitmeyeyim de yaşam koçuna gideyim?

H.A.: Orada bir teknik öğreniyorsun. Tekniği öğrenebilmek ve uygulayabilmek arasında bile çok büyük bir fark var. Elinde bir aracın oluyor ve bu aracı kullanabilirsen hayatında bir takım değişiklikler oluyor. Ancak koç, senin düşünce sisteminin dışından bakan bir kişi ve birçok teknik biliyor. Kişinin farkındalığını arttırma yönünde birçok teknik kullanabildiği için çok daha verimli olacaktır.

Ö.Y.: Eğitimin nedir? Yaşam koçu olmadan önce ne gibi işler yaptın? Neden koçluğu seçtin?

Boğaziçi Üniversitesi, İşletme bölümü mezunuyum. Ford Otosan’ın pazarlama bölümünde 4 yıl internetle ilgili projelerden sorumlu olarak görev yaptım.  Sonrasında 1,5 yıl Procter & Gamble’da Prima, Ariel gibi markaların medya planlamasını ve satın almasını yaptım. En son da bir holdingde 4 yıl boyunca şirketlerin kurumsallaşması projelerini yönettim.  Procter & Gamble pazarlama alanında çalışılabilecek en iyi firmalardan biri. Pazarlama kitaplarında sıklıkla bahsi geçer. Bu kadar ideal bir firmada çalışırken bile mutsuzdum. O zaman şunu fark ettim. Ne istediğimi bilmediğim sürece, nereye gidersem gideyim mutsuz olacağım. Ben de ayrıldıktan sonra 6 ay hiç çalışmadım, iş de aramadım. Ne istediğimle ilgili bir keşfe çıktım. Gerçekten ne istediğimi anlamak için günlerce düşündüm, sayfalarca yazı yazdım. O zaman bir koçtan destek almak aklıma gelmemişti :). Ama birkaç kitaptaki hazır sorulardan faydalandım. Günlerce onların yanıtını aradım. Ve zamanla istediğim işin niteliklerini belirlediğimde bu nitelikler nerede var diye baktığımda karşıma koçluk çıktı. Yani şu anda gerçekten yapmak istediğim işi yapıyorum.

Dünyada görmek istediğin değişim sen ol"

Sitemde de birçok soru var, birçok teknik var. Yaşam koçuyla çalışır gibi kişiye özel olmasa da, isteyen ücretsiz bir şekilde okuyup hayatına uygulayabilir. Koç olmak istememin bir nedeni de, görmek istediğim dünya için ben ne yapabilirim sorusuydu. Artık bir adım atmam gerekiyordu. Çok okuyor ve araştırıyordum, artık kitap okuyamaz hale gelmiştim. Aldıklarımı vereyim ki yeniye yer açılsın dedim. Bu da koçluğu seçmemdeki nedenlerden bir diğeri.

Ö.Y:  Herkes yaşam koçu olabilir mi?

H.A: Her şey aslında niyetle alakalı. Yine de şunları da söylemek isterim: Birincisi, burada en önemli şeylerden biri kişinin tabiatı. Annem ve babam çocukluğumdan beri ne kadar çok soru sorduğumu söylerler. Benim doğam buydu zaten.  Koçluk da soru sormak. İkincisi, kişisel gelişime olan merak. Ve üçüncüsü eğitim. Demek istediğim şu, kendine emek veren ve tabiatında buna dair özellikler olan herkes bence gerçek anlamda bir koç olur. İnsana ve hayata merak duyuyorsa bu yolda ilerleyebilir. Koçluk, benim hayatımda yapabileceğim en ideal şey. Ama bunu meslek olarak herkes yapabilir mi diye soruyorsan, evet bu doktorluk gibi bir iş de değil. “Ben koçum” dediğin andan itibaren sen koçsun. Bunun kanuni kısıtlamaları yok. Ancak, uluslararası koçluk federasyonu var ve onun getirdiği regülasyonlar var. Türkiye’de bu federasyon tarafından onaylanmış 48 koç var, ben de onlardan biriyim. . .

Ö. Y:  Yaşam koçunun danışanını çok iyi tanıması gerekiyor. Ancak bunun için psikolog yardımı almıyorsun. Kişiyi kısa zamanda nasıl tanıyorsun?

H.A: Önemli olan benim onu tanımamdan çok onun kendisini tanıması. Sorduğum sorulara verdiği cevaplarla aslında kendisinin daha çok farkına varıyor ve bana da kendisini tanıtmış oluyor. Burada önemli olan doğru soru sorma tekniklerine hakim olmak.

Ö.Y.: Danışanın hayatının hangi alanlarında bulunuyorsunuz?  Özel yaşam, kariyer…?

H.A.: Kişinin çözüm üretebilen bir bakış açısı yoksa, bunu hem özel hem de kariyer hayatına yansıtıyor. Örneğin ilişki ve kariyer kişinin hayatında farklı farklı konular ancak benim için kuvvetli bağları var. Bakış açısı aynıysa, hayatının her alanına yayılmış oluyor. Biraz önce,  bilgisayarında masaüstünün ne kadar yoğun ve karışık olduğunu gördüm. Karışık ve dağınık bir odada oturup sakin bir zihinle kalamazsın. Zihnin de bir süre sonra bulanmaya ve dağılmaya başlar. Hayatımızın her alanı iç içe. Birindeki dağınıklık ya da karışıklık diğerlerine de etki eder. Kişi kariyer, ilişki ya da başka bir konu için gelse de birkaç görüşme sonunda yaşamının bütünüyle ilgili konuşmaya başlıyoruz zaten. Onu daha çözüme odaklı adım attırabilmeye başladığımızda hayatının bütün alanlarında bu değişiklik görülmeye başlanıyor.

Ö. Y: Örneğin, biraz önce fark ettiğin gibi bilgisayarımın masaüstünde bir sürü dosya var. Aslında bunları toparlamıyor olmak benim belki de tembelliğimle alakalı olan bir şey. Birçoğu önemsiz de olabilir. Sadece saçılmış fotoğraflar ya da boş klasörler bile olabilir. Ama sen bunu görüp hayatımın yoğun ve karmaşık olduğunu anlayabiliyorsun. Tembel biri olduğumu ve bunları silmeye üşendiğimi de düşünebilirdin. Yani böyle yargılarda bulunmak ne kadar doğru?

H.A: Yargıda bulunmuyorsun, sadece bakınca öyle olduğunu görüyorsun. Gözün keskinleşmesi gibi bir şey bu... Her yaşam koçu böyle midir bilmiyorum, ancak her gün insanla çalışınca bazı şeyleri görmek otomatikman daha hızlı oluyor ve bu refleks gelişiyor. Kişinin duruşundan,  yürüyüşünden, bakışından, mimiklerinden birçok şeyi okuyabilir hale geliyorsun. Anlattığını anlamak için saatlerce dinlemek gerekmiyor. Kişinin ses tonu bile çok şey söylüyor. Bunlar çok da gizemli ve insanüstü şeyler değil.

"Yaptığımız şey zihni yeniden programlamak"

Ö.Y: Danışanların hedeflerine ulaşması ne kadar zaman alıyor? Başka bir deyişle, bir koçla çalışmak ne kadarlık bir zamana yayılıyor?

H.A: Aslından yaptığımız şey zihni yeniden programlamak. Kişinin hiç düşünmediği  gibi düşünmesini sağlamak.  Hayatında geldiği noktadan ya da içinde olduğu durumdan memnun değil. Mevcut düşünce şekli onu bulunduğu yere getirmiş. Böyle bakıldığında düşünceyi yeniden programlama süreci 3-4 aylık bir süreç.  Diğer taraftan, belki de danışanın hayatında her şey yerli yerinde ancak, belli bir konuda çözüm yakalamaya çalışıyor. O zaman tek bir hedefe odaklı çalıştığımız için süre daha kısa olabiliyor. Yani süreç biraz da kişinin amacına ve üzerinde çalıştığımız konuya bağlı.

Ö.Y: Size kimler koçluk almak için geliyor?

20’li yaşlardan 50’li yaşlara kadar pek çok farklı yaş, iş din ve milliyetten danışanım oldu. Özetle, hayatında bulunduğu noktadan memnun olmayan ve bir değişim yaratmak isteyen, netlik arayan, kendine dışarıdan bakmak isteyen, potansiyelinin en üstünde yaşamak isteyen herkes koçluk alabilir.

Ö.Y.: Yaşam koçuna danışacak kişi yönetici, öğrenci ya da ev hanımı olabilir mi? Burada hangi bütçelerden bahsedebiliriz?

H.A.: Herkese uygun koç var. Koçluğa ayrılan bütçeyi gider gibi değil, hayatına yapmış olduğun bir yatırım gibi görebilirsin. Çünkü koçluk sürecinde kendini daha iyi tanıyor ve farklı düşünmeyi de öğreniyorsun. Hayattaki amaçlarınla ilgili netleşiyorsun. Kendi kendine koyduğun engelleri fark edip onları bırakıyorsun. Bunların hepsi yepyeni bir hayat demek. Bu açılardan bakıldığında koçluk herkes için. Danışan, bütçesine göre görüşme sıklığını da ayarlayabiliyor. 3 haftada bir gelen danışanım da var mesela. Ve tabii burada çok büyük bütçelerden bahsetmiyoruz. Danışanlarım arasında harçlığından biriktirip gelen öğrenci de var, üst düzey yönetici de.

Ö.Y: Koçluk kurumsal olarak da alınabiliyor mu?

Tabii. Kurumlar verimi yükseltmek için çalışanlarına grup koçluğu veya bire bir olarak koçluk hizmeti aldırabiliyor. Zihni daha iyi odaklanan, iç huzuru yüksek, kendini iyi ifade edebilen bir çalışanın kuruma daha faydalı olacağı muhakkak.

"Ben de Koç Hakan Arabacıoğlu’na gittim"

Ö.Y.: Terzi kendi söküğünü dikemez şeklinde tabir vardır. Peki, senin işin için de aynı şeyi söyleyebilir miyiz?

H.A.: Terzi kendi söküğünü neden dikemesin? Kafa yorarsa, zaman ayırırsa diker. Ben kendime daima zaman ayırıyorum. Kendimle farkındalık çalışmaları yapıyorum. Bu işi sevmemin bir nedeni de, her danışanımın bana bir şey öğretiyor olması. Birçok kez onlara verdiğim uygulamaları kendime de uyguluyorum. Mesela iki gün önce benim de bir konuda netliğe ihtiyacım vardı. Danışan koltuğuna oturdum, karşımda da Hakan Arabacıoğlu varmış gibi onun sorularını dinledim. Birçok şeyi fark edip çıktım.

"Meli, -malı gibi yaşayanlar ve olduğu gibi yaşayanlar"

Ö.Y.: Kişi kendisine “ne olmalıyım” sorusunu mu, yoksa “ne olmak istiyorum “ sorusunu mu sormalı?

H.A.: “Ben para kazanmalıyım”, “şunu elde etmeliyim” düşüncesiyle yaşayanlar, potansiyelinin altında yaşıyor. Çünkü –meli, -malı zorlamalarıyla kendi olmaktan çıkıyor. Bir patinajın üzerinde yaşamaya başlıyor. Bu tamamen, gereksiz bir enerji kaybı. 10 birimlik enerjiyle 1 birimlik iş yapıyorsun, diğer taraftan kendi potansiyelini, doğanı yaşayarak 1 birimlik enerjiyle 10 birimlik iş yapabilirsin. Hiç kimse aynı değil. Kişi ne sevdiğini, neler yapmaktan keyif aldığını ve potansiyelini iyi bilir, bu alana yönelirse o durumda zaten yaptığı iş her yerden görünür, parlar. Getirisi de daha bol olur. Ayrıca yormaz, tersine daha çok enerji verir. Bu nedenle ne olmalıyım sorusundan ziyade, ben ne olmak istiyorum, nelerden hoşlanıyorum sorularının cevabı aranmalı. Yani, yine yol farkındalığı arttırmaktan geçiyor.

"Helal para kolay kazanılmaz diyorsan hiçbir zaman çok para kazanamazsın"

Biraz önce söylediğim gibi, bir yığın anlamsız genellemeler ve bilinçaltımızda bulunan öğrenmelerle yaşıyoruz. Başka bir örnek, helal para kolay kazanılmaz diyorsan, para elinin kiridir diyorsan, çok para kazanan insanları aşağılıyorsan, emin ol hayatın boyunca kolay para kazanamayacaksın. Bu inanç senin parayla olan ilişkini belirliyor. Para kazanma örneğinde olduğu gibi herhangi bir şeyi kötülediğinde o senin yanında olmayacaktır. Düşünce şeklini değiştirdin,  olumsuz inançlarını söküp yerine yenilerini diktin ve doğru soruları sormayı öğrendin, o zaman istediğin her yöne doğru yol alabilirsin.

 

Özlem Yılmaz Küçük / Cafe RUJ

AddThis Social Bookmark Button
 
2. Gün – Başarılısınız

Her zaman başarılısınız, bu anda yaşamınızdaki her şey yaşamınızda bir noktada istediğiniz bir şeylerin başarılı yaratımını temsil eder. Sizin için şu anda işe yaramıyor olabilmesine rağmen, onu yarattığınız anda, tam olarak istediğiniz şeydi, size neşe getireceğini ve yaşamınızı bir şekilde daha iyi yapacağını düşünmüştünüz.

Mucize listenize bakın ve tam şimdi yaşamınızda var olan bir şeyleri değiştiren bir şeyler yaratmak isteyip istemediğinize bakın. Örneğin, eğer yeni bir iş istiyorsanız, şu anda sahip olduğunuz işi bir başarı olarak görün.

AddThis Social Bookmark Button
 
AKILDAN GÜN BULMA ve İLGİNÇ SAYILAR

“...evren her an gözlemlerimize açıktır; ama onun dilini ve bu dilin yazıldığı harfleri öğrenmeden ve kavramadan anlaşılamaz. Evren matematik diliyle yazılmıştır; harfleri üçgenler, daireler ve diğer geometrik biçimlerdir. Bunlar olmadan tek sözcüğü bile anlaşılamaz; bunlarsız ancak karanlık bir labirentte dolanılır.”

GALİLEO

Biliyoruz ki 4 ile tam bölünebilen ( yüzyıllar için 400 ile tam bölünebilen ) yıllar artık yıllardır. Bir yılda on iki ay vardır. Aylardaki gün sayıları ise sabit olup aşağıdaki tabloda verilmiştir.

AY

GÜN SAYISI

AY

GÜN SAYISI

OCAK

31

TEMMUZ

31

ŞUBAT

28 / 29

AĞUSTOS

31

MART

31

EYLÜL

30

NİSAN

30

EKİM

31

MAYIS

31

KASIM

30

HAZİRAN

30

ARALIK

31

Kullandığımız takvim her 400 yılda bir kendisini tekrarlar, yani aynı ayın, aynı tarihleri aynı güne gelir. Bu özellik verilen bir tarihin gününü hızlı bir şekilde bulmada büyük bir kolaylık sağlar. Yukarıdaki tabloyu incelediğimizde ;

NİSAN + MAYIS = 61 GÜN

HAZİRAN + TEMMUZ = 61 GÜN

AĞUSTOS + EYLÜL = 61 GÜN

EKİM + KASIM = 61 GÜN

olduğu görülür ki bu da işimize çok yarayacak. Buradan aynı yıl içinde X Nisan’ın X + 2 Haziran ile aynı güne geldiği görülür. ( Nisan ve Mayıs aylarının gün sayıları toplamının 61 olduğunu biliyorduk. Mayıstan sonra Haziran ayında 2 gün daha ilerlediğimiz zaman toplamda 63 gün ilerlemiş oluyoruz ve bu da 63 ¸7 =9 hafta yapıyor. Dolayısıyla gün değişmemiş olur.) Gün sayıları toplamı 61 olan yukarıdaki ardışık aylardaki herhangi bir gün 2 ay 2 gün sonra yine aynı gün olur.Yani X Nisan , X + 2 Haziran , X + 4 Ağustos , X + 6 Ekim , X + 8 Aralık hep aynı güne denk gelir. Sayısal bir ifadeyle açıklamaya çalışırsak X yerine 12 yazarsak aynı yıl için 12 Nisan , 14 Haziran , 16 ağustos , 18 Ekim ve 20 Aralık aynı güne gelir. Zihinde kalması için X yerine 4 yazalım. Bu durumda 4 Nisan ( 4. ay), 6 Haziran ( 6. ay), 8 Ağustos ( 8. ay), 10 Ekim ( 10. ay), 12 Aralık ( 12.ay ) aynı gündür. ( 4/4 , 6/6, 8/8, 10/10, 12/12 ) Bu tarihlere referans noktaları diyelim. Bulmamız gereken yıl için bu referans noktalarının gününü bulabilirsek işimiz biraz daha kolaylaşacak. Bu günü bulduktan sonra bu beş referans noktası yardımıyla ileri yada geri gidilerek istenilen tarihin gününü bulabiliriz.

Kullandığımız takvimin bir diğer özelliği ise dikkat ederseniz doğum tarihinizin her yıl bir gün ileri gittiğidir. Arada artık yıl varsa iki gün ileri gider. Sebebi ise gayet açıktır. Bir yılda 52 hafta vardır. Bu ise 52 x 7 364 gün yapar. 365 – 364 = 1 gün. ( artık yıllarda ise 366 – 364 = 2 gün )

Verilen tarihin yüzyılının (xx00) referans noktasının gününü bildiğimizi düşünelim. Daha sonraki her yıl için bir gün ileri, her artık yıl için iki gün ileri gideceğiz. Şimdi bu bilgileri birleştirirsek; verilmiş olan bir tarihte yıl xxyy şeklinde olsun. Yılın referans noktasının günü;

yy + yy / 4 ( tam kısım alınacak ) + yüzyılın referans noktalarının günü

( Bu gün için kullanılacak gün numarası aşağıdadır.)

ifadesinin 7 ye bölünmesiyle bulunur.

Yukarıda da belirttiğimiz gibi takvim, 400 yılda bir kendini tekrarlamaktadır. O yüzden 4 ardışık yüzyılın referans noktalarının gününü bulduğumuzda bir adım daha sonuca yaklaşmış olacağız. Günleri, 0’dan 6’ya sıralarsak Pazartesi = 0, Salı = 1, Çarşamba = 2, Perşembe = 3, Cuma = 4, Cumartesi = 5, Pazar = 6 , gün numaralarını elde ederiz. Yüzyıllar için referans noktalarının günleri ise,

YIL

REFERANS NOKTALARI GÜNÜ

GÜN NUMARASI

1600

SALI

1* ( Günler 7 günde bir tekrarlandığından akılda kalması için 1+7 =8 kullanalım.)

1700

PAZAR

6

1800

CUMA

4

1900

ÇARŞAMBA

2

1600 yılının referans noktalarının günü Salı(8)’dır. İki gün geriye gidersek 1700 yılının ki Pazar (6), iki gün daha geriye gidersek 1800 yılının ki Cuma (4) , son olarak iki gün daha geriye gidersek Çarşamba (2) olur.

Buradan;

1600, 2000, 2400, 2800 …………….. yıllarının referans noktalarının günü Salı

1700, 2100, 2500, 2900 …………….. yıllarının referans noktalarının günü Pazar

1800, 2200, 2600, 3000 …………….. yıllarının referans noktalarının günü Cuma

1900, 2300, 2700, 3100 …………….. yıllarının referans noktalarının günü Çarşamba olur.

İstenilen yılın referans noktalarının günü bulunduktan sonra ileri yada geri giderek bulmak istediğimiz tarihe ulaşırız. Bu referans noktalarının sayısını arttırmak işimizi kolaylaştıracaktır.

Normal yıllar için 0 Şubat, 0 Mart, 4/4, 6/6, 8/8, 10/10, 12/12

artık yıllar için 1 Şubat, 0 Mart, 4/4, 6/6, 8/8, 10/10, 12/12

aynı güne gelir. ( 0 ile kastedilen bir önceki ayın son günüdür. 0 Şubat = 31 Ocak, 0 Mart = Şubat ayının son günü, bu son gün ise normal yıllarda 28 Şubat, artık yıllarda ise 29 Şubat’tır.)

Örnek : 12 Mart 2003 ün hangi güne geldiğini bulalım.

2003 yılı için;

03 + ¾ +8 ( 2000 yılının referans noktalarının gün kodu 8)

3 + 8 = 11 11 / 7 =1 ( kalan 4 ) Gün kodlarından 4’ün Cuma olduğunu biliyorum.)

O halde 2003 yılının referans noktalarının günü Cuma’dır. 2003 yılı içinde 28 Şubat, 4 Nisan, 6 Haziran, 8 Ağustos, 10 Ekim, 12 Aralık, Cuma gününe gelmektedir. 28 Şubat’ı temel alıp, 12 gün daha ilerlediğimizde 12 Mart’a ulaşırız. 28 Şubat 2003 Cuma’dır. 12 gün sonra

12 / 7 =1 ( kalan 5 ), 5 gün sonra, gün Çarşamba olur. Buradan 12 Mart 2003’ün Çarşamba olduğunu buluruz.

Örnek : 13 Nisan 1973’ün hangi güne geldiğini bulalım.

Öncelikle yılın referans noktalarının gününü bulmamız gerekiyor.

1973 yılı için ;

73 + 73/4 + 2 ( 1900 yılının referans noktalarının gün kodu 2 )

73 + 18 + 2 =93

93 / 7 = 13 ( kalan 2, gün kodlarından 2’nin Çarşamba olduğunu biliyorum.)

O halde 1973 yılının referans noktalarının günü Çarşamba’dır. 1973 yılı içinde 28 Şubat, 4 Nisan, 6 Haziran, 8 Ağustos, 10 Ekim, 12 Aralık, Çarşamba gününe gelmektedir. 4 Nisan’ı temel alıp, 9 gün daha ilerlediğimizde 13 Nisan’a ulaşırız. 4 Nisan 1973 Çarşamba’dır.9 gün sonra, 9 / 7 = 1 ( kalan 2 ), 2 gün sonra, gün Cuma olur. Buradan 13 Nisan 1973 ün Cuma olduğunu buluruz.

Diğer Bir Yaklaşım:

Bu yaklaşım üç basamaktan oluşmaktadır. Yıl kodunun, ay kodunun ve tarih kodunun bulunup yediye bölünmesi ve kalana göre günün bulunması.

1. Basamak : Yıl kodunu bulurken, yılın son iki basamağına çeyreği(tam kısım)eklenip, 7 ye bölünüp kalan alınır. Burada dikkat edilmesi gereken nokta: yıl koduna,

1700’lü yıllarda 5 eklenmeli

1800’lü yıllarda 3 eklenmeli

1900’lü yıllarda 1 eklenmeli

2000’li yıllarda hiçbir değişiklik yok

2100’li yıllarda 2 çıkarılmalı

2200’lü yıllarda 4 çıkarılmalı.

1900’ lü yıllar için yıl kodunun tablosu aşağıdadır. ( Tamamen yukarıdaki kurallarla bağlı kalınarak kolayca elde edilebilir. )

KOD

1

6

4

2

0

5

3

YIL

00

04

08

12

16

20

24

28

32

36

40

44

48

52

56

60

64

68

72

76

80

84

88

92

96

Örnek : 1964 yılına ait yıl kodunu bulalım.

(19)64 Þ 64 + 64/4 = 64 + 16 = 80

80/7 = 11 ( kalan 3 )

1900’lü yıl olduğu için, yıl kodu 3 + 1 = 4’tür.

Örnek : 2112 yılına ait yıl kodunu bulalım.

(21)12 Þ 12 + 12/4 = 12 + 3 = 15

15 / 7 = 2 ( kalan 1)

2100’lü yıl olduğu için, yıl kodu 1- 2 = -1

( Sonuç eksi çıkarsa 1-7 arasında olana kadar 7 eklenmelidir. )

-1 + 7 = 6 ( yıl kodu )

Örnek : 1821 yılına ait yıl kodunu bulalım.

(18)21 Þ 21 + 21/4 = 21 + 5 = 26

26/7 = 3 ( kalan 5 )

1800’lü yıl olduğu için, yıl kodu 5 + 3 = 8’dir.( yada bu sonuçtan 7’nin katlarını çıkarabiliriz. Bu durumda yıl kodu, 8 –7 = 1 olur.)

2. Basamak :

Ay kodları ise aşağıdaki tablodan bulunur.

Ocak = 6

Şubat = 2

Mart = 2

Nisan = 5

Mayıs = 0

Haziran = 3

Temmuz = 5

Ağustos = 1

Eylül = 4

Ekim = 6

Kasım = 2

Aralık = 4

3. Basamak :

Tarih kodu ise sorulan tarihin 7 ile bölümünden kalandır.

Örnek : 10 Nisan 1962’nin hangi güne geldiğini bulalım.

1. Basamak: Yıl kodu;

(19)62 Þ

1960 yılı için yıl kodu 6, iki yıl daha ileri gidersek, 1962 yılı için yıl kodu, 6 + 2 = 8 olur.

2. Basamak : Nisan ayı için ay kodu tablodan, 5’tir.

3. Basamak : Ayın 10’ u sorulduğu için,

10 / 7 = 1 ( kalan 3 ) Buradan tarih kodu 3’tür.

Bulunan üç kod toplanıp 7’ye bölünerek gün bulunur.

8 + 5 + 3 = 16

1. Basamak 2. Basamak 3. Basamak

16 7

14 2

-

2

Kalana göre gün aşağıdaki tablodan bulunur.

KALAN

0

1

2

3

4

5

6

GÜN

PAZAR

P.TESİ

SALI

ÇARŞAMBA

PERŞEMBE

CUMA

C.TESİ

Kalan 2 olduğu için, 10 Nisan 1962, Salı’dır.

Not: Yıl, artık yıl ve ay Ocak yada Şubat ise üç basamağın toplamından 1 çıkarın.

Örnek : 15 Şubat 1972’nin hangi güne geldiğini bulalım.

  1. Basamak : Yıl kodu = 0
  2. Basamak : Ay kodu = 2
  3. Basamak : Tarih kodu = 1

+

3

Ay, Şubat ve yıl 1972 artık yıl olduğu için 1 çıkarırsak;

3 – 1 = 2

Kalan 2 olduğu için 15 Şubat 1972, Salı günüdür.

KENDİNİZİ DENEYİN !

1- 12 Aralık 1978 ………………………

2- 18 Nisan 1548 ………………………

3- 25 Şubat 1746 ………………………

4- 8 Mayıs 1854 ………………………

5- 25 Ocak 2425 ………………………

6- 12 Mart 1453 ………………………..

7- 21 Ağustos 1512 ………………………

8- 13 Eylül 1584 …………………………

9- 18 Ekim 1602 …………………………

10- 7 Kasım 1611 ………………………

11- 11 Haziran 1654 ………………………

12- 17 Temmuz 1699 ………………………

13- 24 Mart 1708 ………………………

14- 22 Nisan 1741 ………………………

15- 4 Mayıs 1768 ………………………

16- 9 Ocak 1799 ………………………

17- 14 Eylül 1851 ………………………

18- 29 Haziran 1870 ………………………

19- 30 Temmuz 1895 ………………………

20- 1 Aralık 1900 ………………………

21- 1 Aralık 2011 ………………………

22- 21 Mart 2054 ………………………

23- 5 Mayıs 2075

24- 15 Ağustos 2114 ………………………

25- 19 Şubat 2200 ………………………

Kitabın arkasında dört yıla ait takvim verilmiştir. Bu takvimler üzerinde alıştırma yapabilirsiniz.

İLGİNÇ SAYILAR ( Rakamlarına Bağlı Sayılar ) :

Sabit Üslü Sayılar : Bu tür sayılarda, sayının kendisi rakamlarının sabit bir üssü altında toplamına eşittir. ( üs ise basamak sayısı kadardır. )

Örnek :

153 = 13 + 53 + 33

370 = 33 + 73 + 03

371 = 33 + 73 + 13

407 = 43 + 03 + 73

1634 = 14 + 64 + 34 + 44

8208 = 84 + 24 + 04 + 84

9474 = 94 + 44 + 74 +44

54748 = 55 + 45 + 75 + 45 + 85

92727 = 95 + 25 + 75 + 25 + 75

93084 = 95 + 35 + 05 + 85 + 45

548834 = 56 + 46 + 86 + 86 + 36 + 46

1741725 = 17 + 77 + 47 + 17 + 77 + 27 + 57

4210818 = 47 + 27 + 17 + 07 + 87 + 17 + 87

9800817 = 97 + 87 + 07 + 07 + 87 + 17 + 77

9926315 = 97 + 97 + 27 + 67 + 37 + 17 + 57

24678050 = 28 + 48 + 68 + 78 + 88 + 08 + 58 + 08

24678051 = 28 + 48 + 68 + 78 + 88 + 08 + 58 + 18

88593477 = 88 + 88 + 58 + 98 + 38 + 48 + 78 + 78

146511208 = 19 + 49 + 69 + 59 + 19 + 19 + 29 + 09 + 89

472335975 = 49 + 79 + 29 + 39 + 39 + 59 + 99 + 79 + 59

534494836 = 49 + 39 + 49 + 49 + 99 + 49 + 89 + 39 + 69

912985153 = 99 + 19 + 29 + 99 + 89 + 59 + 19 + 59 + 39

Sabit Tabanlı Sayılar: Bu tür sayılarda, sayının kendisi sabit bir taban altında üs olarak elde edilen sayıların toplamına eşittir. Yani tabanlar sabit bire sayı, üsler ise sayının rakamlarıdır.

Örnek :

4624 = 44 + 46 + 42 + 44

1033 = 81 + 80 + 83 + 83

595968 = 45 + 49 + 45 + 49 + 46 + 48

3909511 = 53 + 59 + 50 + 59 + 55 + 51 + 51

13177388 = 71 + 73 + 71 + 77 + 77 + 73 + 78 + 78

52135610 = 195 + 192 + 191 + 193 + 195 + 196 + 191 + 190

Bazı sayılar ise rakamları taban ve üs kabul edilerek, toplam şeklinde yazılabilir.

3435 = 33 + 44 + 33 + 55

438579088 = 44 + 33 + 88 + 55 + 77 + 99 + 00 + 88 + 88

Ters sıralı şekilde;

48625 = 45 + 82 + 66 + 28 + 54

397612 = 32 + 91 + 76 + 67 + 19 + 23

( Burada üsler sayının rakamlarının aynısıdır, ancak ters sırayla! )

Bazı sayılar rakamlarının artan veya azalan üslerinin toplamı şeklinde yazılabilir.

89 =81 + 92

135 = 11 + 32 + 53

175 = 11 + 72 + 53

518 = 51 + 12 + 83

598 = 51 + 92 + 83

1306 = 11 + 32 + 03 + 64

1676 = 11 + 62 + 73 + 64

1676 = 15 + 64 + 73 + 62

2427 = 21 + 42 + 23 + 74

2646798 = 21 + 62 + 43 + 64 + 75 + 96 + 87

Bazı sayılar rakamlarının toplamının sabit bir üssü altında yazılabilirler.

Örnek :

81 = ( 8 + 1 )2 = 92

512 = ( 5 + 1 + 2 )3 = 83

4913 = ( 4 + 9 + 1 + 3 )3 = 173

17576 = ( 1 + 7 + 5 + 7 + 6 )3 = 263

234256 = ( 2 + 3 + 4 + 2 + 5 + 6 )4 = 224

1679616 = ( 1 + 6 + 7 + 9 + 6 + 1 + 6 )4 = 364

17210368 = ( 1 + 7 + 2 + 1 + 0 + 3 + 6 + 8 )5 = 285

205962976 = ( 2 + 0 + 5 + 9 + 6 + 2 + 9 + 7 + 6 )5 = 465

8303765625 = ( 8 + 3 + 0 + 3 + 7 + 6 + 5 + 6 + 2 + 5 )6 = 456

24794911296 = ( 2 + 4 + 7 + 9 + 4 + 9 + 1 + 1 + 2 + 9 + 6 )6 = 546

271818611107 = ( 2 + 7 + 1 + 8 + 1 + 8 + 6 + 1 + 1 + 1 + 0 + 7 )7 = 437

248155780267521 = ( 2 + 4 + 8 1 + 5 + 5 + 7 + 8 + 0 + 2 + 6 + 7 + 5 + 2 + 1 )8 = 638

Karışık İlginç Sayılar :

1233 = 122 + 332

990100 = 9902 + 1002

94122353 = 94122 + 23532

7416043776 = 741602 + 437762

116788321168 = 1167882 + 3211682

48 = 82 – 42

3468 = 682 – 342

416768 = 7682 – 4162

33346668 = 66682 – 33342

221859 = 223 + 183 + 593

166500333 = 1663 + 5003 + 3333

298 = ( 22 + 92 + 82 ) + ( 22 + 92 + 82 )

336 = ( 31 + 31 + 61 ) + ( 32 + 32 + 62 ) + ( 33 + 33 + 63 )

444 = ( 41 + 41 + 41 ) + ( 42 + 42 + 42 ) + ( 43 + 43 + 43 ) + ( 43 + 43 + 43 )

666 = ( 61 + 61 + 61 ) + (63 + 63 + 63 )

hazırlayan: ayhan dever

AddThis Social Bookmark Button
 
En iyi kariyer fırsatları nerde?

Yetenek günümüzün en önemli değerlerinden biri. Yetenek avına çıkan kurumların en büyük sıkıntısı ise yetenekli çalışan bulmak. Üstelik araştırmalara göre önümüzdeki 3 yıl boyunca yetenekli çalışan bulmak oldukça zor olacak.

ARANILAN YETENEĞE ULAŞILAMIYOR

Çoğu kurum yetenekleri elde tutmak için çeşitli programlar uygularken, Randstad’ın 32 ülkeyi kapsayan araştırmasına göre elde tutmak bir yana, önümüzdeki üç yıl şirketler yetenekli çalışan bulmakta çok ciddi zorluk yaşayacak

Son yıllarda şirketlerin en büyük problemlerinden biri de yetenekleri elde tutmak. Nitelikli eleman bulmakta zorluk çekeceğini düşünen ve bu nedenle endişelenen şirketlerin büyük kısmı yetenek yönetimi uygulamalarını en üst sıralara aldı. Kurumların bu konudaki endişe duymalarının haklılığını ise insan kaynakları şirketi Randstad’ın yaptığı araştırmanın sonuçları doğruluyor. Zira Randstad’ın üçüncüsünü yayınladığı, "Global İş Dünyası Eğilimleri (Workmonitor)" raporuna göre önümüzdeki üç yıl tüm dünyada nitelikli çalışan bulma sorunu yaşanacak. 32 ülkede 18-65 yaş aralığındaki binlerce çalışan ile yapılan Workmonitor araştırmanın sonuçları, küresel olarak araştırmaya katılanların yüzde 60’ının doğru kişiyi bulmakta zorluk çektiğini ve önümüzdeki yıllarda bu sıkıntının artacağını gösteriyor. Yılda dört kez global iş dünyası eğilimlerini araştıran Randstad, Avrupa, Asya Pasifik ve Amerika kıtalarını içeren, Türkiye’nin de dahil olduğu 32 ülkeyi kapsayan 2012 yılının üçüncü raporunu yayınladı.

Niteliksiz çalışan bile bulunamıyor
Workmonitor üçüncü dalga sonuçlarına göre tüm dünyada çalışanların yüzde 60’ı, işverenlerinin belli işler için doğru kişiyi bulmakta zorluk çektiğini söyledi. Listede Brezilya yüzde 71’lik oranla ilk sırada yer alırken, araştırmada işverenlerin de yaklaşık yarısının yüksek nitelikli eleman bulma sorunu olduğunu ortaya koydu. Halen yüksek eğitimli yeteneklerin çok sayıda var olduğu Yunanistan, İtalya, İspanya ve Danimarka’da bu sorunla işverenlerin yalnızca üçte biri karşılaşıyor. Rapordaki diğer önemli bir bulgu ise Çin, Malezya ve Japonya’daki işverenlerin az beceriye sahip çalışan bulma konusunda da zorlanma başladığını belirtmesi oldu.

Önümüzdeki üç yıl çok önemli
Çalışanların beklenti, eğilim, hassasiyet ve güvenlerini takip edebilmek için 10 yıldır düzenli olarak gerçekleştirilen Workmonitor araştırmasının üçüncüsünde istihdam dünyasının geleceğine ışık tutacak önemli bulguların yer aldığına dikkat çeken Randstad Türkiye Genel Müdürü Altuğ Yaka, "Son yıllarda yüksek niteliklere sahip çalışan bulma konusunda güçlükler yaşanıyordu. Bu araştırmamızda dünyada genelindeki çalışanların ortalama yüzde 47’si önümüzdeki üç yıl yüksek nitelikli çalışan sayısında azalmanın artacağına dikkat çekti. Başta bilişim ve mühendislik olmak üzere önümüzdeki üç yıl boyunca şirketlerin yüksek nitelikli çalışan istihdamı konusunda sıkıntı yaşanacağını gözlemliyoruz. Bunun başlıca nedeni özellikle gelişmiş ülkelerde doğum oranlarının son yıllardaki düşüşü. Emekli olanların sayısındaki artış, yeni kuşağın eğitim tercihlerindeki farklılaşma nitelikli çalışan istihdamını kronik sorun haline getirdi. Rapora göre önümüzdeki üç yılda Hong Kong başta olmak üzere Çin, Hindistan ve Malezya’da yüksek nitelikli eleman ihtiyacının yüzde 70’lere ulaşması öngörülüyor. Çek Cumhuriyeti, Hollanda ve Danimarka’da bu oranlar yüzde 30’larda seyrederken, yine Çin, Hong Kong ve Hindistan’da yüksek nitelikli çalışan ihtiyacında olduğu kadar az beceriye sahip çalışan bulma konusunda da zorluklar yaşanmaya başlanmış durumda. Türkiye’de ise işverenlerin üçte ikisi bazı pozisyonlar için doğru insan kaynağını bulmakta güçlük çektiklerini belirtiyor. İhtiyaç duyulan iş pozisyonuna göre nitelikli çalışan bulmanın, niteliksiz çalışana daha zor olduğunu düşünüyor. Araştırmaya katılan çalışanların yarısı ise önümüzdeki yıllarda kalifiye insan sıkıntısı yaşanacağını belirtiyor. Dünyadaki bu gelişmelere paralel olarak son dönemdeki eğilimlere baktığımızda birçok şirket insan kaynaklarını yetiştirmek için şimdiden yoğun çalışmalara başladı" açıklamasını yapıyor. Yetenek sıkıntısı birçok şirket için ciddi sorun. Ancak bunun asıl nedeni doğru planlamanın yapılmaması uzmanlara göre. Türkiye’de bazı yeteneklerde az, bazılarında birçok insan kaynağını olduğunu belirten Baraka Danışmanlık Kurucusu Reha Abi’ye göre bunun temel nedeni mesleki eğitim sisteminin iş dünyasına verdiği elemanlarla ilgili. " Örneğin ihtiyaçtan fazla makine mühendisi ama ihtiyacı karşılamayan mekatronik mühendisi havuzu var. Bankalarda üst düzey yöneticilerin çoğu mühendis kökenli. Asıl sorun, gelişen iş dünyasına paralel olarak yetenek yetiştirilmemesi" diyen Abi, Türkiye’nin stratejik olarak yetenek planlaması yapması gerektiğine dikkat çekiyor. Çoğu kurumun artık kendi akademisini kurduğunu söyleyen Reha Abi, üniversite mezunu insan kaynağının istenilen özelikleri karşılamaması nedeniyle şirketlerin bu kişileri istihdam edip yetiştirdiğini, bunun da maliyeti artırdığını vurguluyor. Bu nedenle Abi’ye göre en önemli konu, yetenek planlaması.

En iyi kariyer fırsatları Hong Kong ve Hindistan’da
Workmonitor araştırmasına göre en iyi kariyer fırsatları ise Hong Kong, Hindistan ve Malezya’da. Kariyer fırsatlarına yatırım konusunda ise farklı görüşler ortaya çıktı. 32 ülkede 18-65 yaş aralığındaki binlerce çalışanın yarıdan fazlası işverenlerin kariyer fırsatlarına olduğu kadar ek staj ve eğitime de yeterli yatırım yaptıklarını belirtti. Bu görüşe farklı olarak işverenlerinin kendilerine yeterli yatırımı yaptığına Japonya, Yunanistan ve Macaristanlı çalışanlar daha az inanıyor. Öte yandan İspanya, Slovakya, Yunanistan ve Macaristanlı çalışanlar, kariyer fırsatına yapılan yatırımların yetersiz olduğunu söyledi. Türkiye’deki çalışanlar arasında yapılan araştırmada ise her 10 işverenden sadece 4’ünün çalışanlarının eğitimine yeterince yatırım yaptığı ortaya çıktı.

 

Kaynak : www.isteinsan.com.tr

AddThis Social Bookmark Button
 
BİTKİSEL YAĞLAR VE FAYDALARI

ÇEMEN YAĞI

* Üç avuç çemen otu, bir tutam çörek otu zeytinyağı ile birlikte ezilip iyice karıştırıldıktan sonra üzerine kaynar su dökülür. Su üzerine çıkan yağlar, kaşıkla alınarak bir şişeye dolduru­lur. Şişenin içine bir kaç badem atılıp iki gün bekletildikten sonra süzülerek çemen yağı elde edilir.

“Çemen Yağı, mafsal ağrılarına etkin yararı vardır”

DEREOTU YAĞI

* İki avuç dolusu dereotu yaprak ve çiçekleri bir kavanoza konduktan sonra saf zeytinyağı ilâve edilerek ağzı sıkıca ka­patılır. İki hafta müddetle güneş altında tutulduktan sonra, on beş dakika kaynar suda pişirildikten sonra sıkılarak süzülür. Dereotu yağı, ağızdan alınabileceği gibi, dışarıdan da kullanılabilir.

DULAVRAT OTU YAĞI

* İki avuç dolusu dulavrat otu kökü, ince ince kıyılarak bir kava­noza doldurulur. Üzerine saf zeytinyağı dökülerek kavanozun ağzı sıkıca kapatıldıktan sonra güneşte altı hafta bekletilir. Bekletilen karışım, kaynar suda pişirildikten sonra sıkılarak dulavrat otu yağı elde edilir.

“saç ve kafa derisi bakımı için kullanıldığın da saçlar gürleşir.”

KARABİBER YAĞI

* Eşit miktarda karabiber ve zeytinyağı iyice karıştırıldıktan sonra bir kaba konur. Üzerine yarım litre su dökülerek suyu çekilinceye kadar pişirilir. Pişirilen karışım tülbentle sıkılarak süzülür ve şişeye doldurularak ağzı sıkıca kapatılır.

“Elde edilen karabiber yağının, romatizma, siyatik ve soğuktan oluşan ağrıların giderilmesin­de etkin yararları vardır. Ağrıyan bölgeye sürülmeden önce, ağrıyan bölge ılık su ile ovulur ve bu tedavi şekline uzun süre devam edilmelidir”

KOKULU YONCA YAĞI

* Üç avuç kokulu yonca yaprağı ince ince kıyıldıktan sonra kavanoza konarak ve üzeri saf zeytinyağı ile doldurulduktan sonra, üç hafta süreyle güneşte bekletilir. Kavanozdaki karışım kaynar su içerisinde pişirildikten sonra süzülür ve kokulu yonca yağı elde edilir.

“Elde edilen kokulu yonca yağı, adale ağrılarına, romatizma, damar sertliği, maf­sal kireçlenmesi ve nıkris hastalığını tedavi etmekte etkin ya­rarları vardır. Kokulu Yonca Yağı, güneşte veya sıcak suda ısıtıldıktan sonra da hasta bölgeye ovularak krem gibi sürülür”

KOYUNKIRAN OTU YAĞI

* Üç avuç dolusu açılmamış koyun kıran çiçeği, ezilerek bir kavanoza konduktan sonra üzerine saf zeytinyağı dökülür ve kavanozun ağzı sıkıca kapatılır. Kapatılan kavanoz iki hafta güneşte bekletildikten sonra kay­nar su içinde pişirilerek süzülür.

“Elde edilen koyun kıran otu yağı, sıcak olarak uzuvlara sürülmesi halinde romatizma, sırt ve bel kemiği ağrılarını gidermede etkin yararlar sağlar”

LAVANTA ÇİÇEĞİ YAĞI

* İki avuç kurutulmuş lavanta çiçekleri, ağzı kapanan bir kava­noza konur. Hazırlanan kavanoz, ağzına kadar saf zeytinyağı ile doldurularak kırk gün güneş gören bir yere asılarak bekle­tilir. Bekletilen kavanoz, kaynar su içinde bekletildikten sonra dinlendirilir. Hazırlanan karışım tülbentle sıkılarak lavanta yağı elde edilir.

“Sinirleri kuvvetlendi­rir ve sinir ağrılarını gidermede etkin yararlar sağlar. Ayrıca, gözler yumulduktan sonra, bu yağ ile kompres yapıldığında gözler kuvvetlenir ve zihinde rahatlar”

NANE YAĞI

* Henüz çiçek açmamış naneler toplandıktan sonra ince ince kıyılarak bir kavanoza konur. Bu işlemden son­ra, içine saf zeytinyağı dökülerek doldurulan kavanozun ağzı sıkıca kapatılır. Altı hafta müddetle güneş altında bekletildikten sonra, kava­noz kaynar suda pişirilir ve içindeki karışım bir tülbentle sü­zülür.

“Nane yağının kullanılması ile bünye sakin­leşir ve tende yanık izleri de bırakmaz. Ayrıca soğuğun neden olduğu şişlikleri tedavi ederken kullanıldı­ğında bir miktar gliserin ilâve edilmelidir”

PAPATYA YAĞI

* Üç avuç dolusu papatya çiçeği, üç gün süre ile açık havada kurutulur. Kurutulan papatyalar, bir kavanoza konduktan sonra üzerlerine saf zeytinyağı ilâve edilir ve kavanoz sıkıca kapatılır. Kırk gün süre ile güneş gören bir yerde bekletilen kavanoz, bu sü­re bitiminde kaynar su üzerinde pişirilip, içindeki karışım bir tülbentle süzülür.

“Papatya Yağı, özellikle bebekle­rin karın ağrılarında etkilidir. Bu yağdan ısıtılarak karına masaj ile uygulanır”

SIĞIRKUYRUĞU OTU YAĞI

* Temmuz ve ağustos aylarında toplanan bir kaç avuç sığırkuy­ruğu çiçeği kavanoza konur. Hazırlanan kavanoz, ağzına ka­dar saf zeytinyağı ile doldurularak iki hafta müddetle güneş gören bir yerde dinlendirilir. Bu kavanoza iki hafta içinde her gün yeniden sığırkuyruğu çiçeği ilâve edilerek beslenir. Süre sonunda kavanoz kaynar su üzerinde tutularak pişirilir ve içindeki karışım bir tülbentle süzülür.

“Sıkılarak elde edilen Sığırkuyruğu Yağı, omuz, ense, kol ada­lesi ağrılarını dindirir ve saç diplerine masaj yapılması halinde de, saçların parlamasını sağlar”

SARIMSAK YAĞI

* Ezilen bir kaç sarımsak, birer tutam hardal, karabiber, anason ve bir miktar kuyruk yağı ile birlikte kaba konarak bir litre suda kaynatılır. Su çekilinceye kadar pişirildikten sonra ateş­ten indirilir. Hazırlanan posa bir tülbentle sıkıldıktan sonra süzülen sıvı, ağzı kapanan bir kavanoza doldurularak serin bir yerde saklanır.

“Elde edilen sarımsak yağı, kemiklerdeki sancıyı kısa zamanda giderir. Kemiklerin yumuşatılması ile adale ağrıları­nın giderilmesinde hastalıklı bölge rahatsızlık süresince sarımsak yağı ile sık sık ovulur. Sarımsak Yağı, devamlı olarak sürülmesi halinde cildin berrak ve parlak olmasını da sağlar”

SİYAH HELİLE YAĞI

* İki avuç siyah helile ve yarım avuç ısırgan tohumu, zeytinya­ğı ile iyice yoğrulduktan sonra üzerine bir miktar su döküle­rek kaynatılır. Su yüzeyine çıkan yağ, bir kaşıkla şişeye doldurularak, içine iki adet taze badem atılır ve bir hafta güneşte bekletilir. Bek­letilen karışım, ince bir tülbentle süzülerek siyah helile yağı elde edilir.

“Siyah Helile Yağı, sivilcelerin yok edilmesinde, akşamları yatmadan önce ovularak tatbik edilirse etkin yararları görülür. Bu teda­viye uzun bir süre devam edilmelidir”

SÜMBÜL YAĞI

* İki avuç sümbül çiçeği, iki kaşık ezilmiş badem ile birlikte zeytinyağı ile yoğrulur. Yapılan işlemden sonra hazırlanan karışım ağzı kapanan bir kavanoza doldurularak iki hafta gü­neşte bekletilir. Bekletilen kavanoz, kaynar suyun içinde pişirildikten sonra tekrar bir hafta dinlendirilir.

“Bu süre sonunda sıkılarak elde edilen sümbül yağı, cilt çatlamalarını ve ciltteki buruşuk ve kırışıklıkları kısa zamanda önler. Sümbül Yağı, ay­nı zamanda kafa derisi üzerinde tatbik edilmesi halinde, saç dökülmesini önler ve saçların parlamasını sağlar”

ZAMBAK YAĞI

* Üç avuç dolusu zambak ince ince kıyıldıktan sonra, zeytinya­ğı dolu bir kavanoza konarak ağzı kapatılır. İki hafta süreyle güneşte dinlendirilir. Dinlendirilen kavanoz kaynar suyun içinde pişirildikten sonra ince bir tülbentle süzülerek zambak yağı elde edilir.

“Zambak yağı, bir güzellik müstahzarı olduğu kadar, bu yağ ile eller ovuşturulduğunda parmak uçlarından bileklere kadar uzayan sinir ağrılarını da yok eder. Ayrıca, soğan suyu, bal ve yu­murta akı ile karıştırılarak krem haline getirildikten sonra da akşamları yüze sürülür”

Yüz ve vücut için kullanılan Temel Yağlar:
1. Susam yağı - Yayoba yağı (Tüm ciltlere uygundur)
2. Havuç yağı - Hawaii Ceviz yağı (Hücre yenileyici)
3. Sarısabır yağı - Çayır nergisi (Hassas yapılı ciltler)
4. Buğday Özü yağı - Zerdali Çekirdeği yağı (Olgun ciltler)

 

 

 

Yazan: Gülten Şenşafak

www.gencgelisim.com

 

AddThis Social Bookmark Button
 
Zekice Fıkralar

SÜPERMEN
İki adam New York'taki Empire State binasının tepesindeki barda oturuyorlarmış. Biri diğerine dönmüş:
- Biliyor musun geçen hafta şunu keşfettim; Bu binanın etrafında öyle kuvvetli rüzgarlar var ki, tepesinden atlıyorsun aşağı, 10. kata kadar düşüyorsun, sonra rüzgar o kadar kuvvetleniyor ki seni döndürüp 10. kat penceresinden içeri atıyor... Barmen bunu duyunca kafasını olumsuz bir şekilde sallamış. Öbür adam demiş ki:

-Yahu sen deli misin olacak şey değil şu dediğin...
-Yok kesinlikle oluyor denedim ben. İstersen şimdi göstereyim sana.

Ve adam kalkmış bardan, gitmiş pencereye, yallah atlamış aşağı. 10. kata yakınlaşınca birdenbire pencereden içeri doğru kayıvermiş. Sonra da asansöre binip yukarı, bara çıkmış. Öbür adam demiş ki:

- Yahu gördüm ama bu bir sefer olacak bir şeydi bir daha olmaz
- Olur olur bir daha göstereyim bak...

Ve adam yine cumburlop aşağı atlamış. Yine 10. kat civarında rüzgar adamı pencereden içeri atıvermiş. Adam bara dönünce öteki adama deneyip görmesini söylemiş.

Öbür adam:
- Haydi bakalım. Hakkaten işe yarıyor demek. Bir deneyeyim...

Demiş ve pencereden aşağı atlamış. Direkt aşağı uçarken 11. katı geçmiş, 10.kat, 9.kat, 8.kat derkent taakk diye kaldırıma yapışmış. Yukarıda barda barmen birinci adama dönmüş ve:

- Süpermen, içince adi adamın teki oluyorsun!..



TAKSİMETREYİ DURDUR
Taksinin yokuşta frenleri patlamış,müthiş bir hızla aşağıya iniyor.Kayserili müşteri bağırmış;
-"Durdur şu arabayı"!..
Şofür panik içinde haykırmış;
-"Durduramıyorum"!..
-"O zaman taksimetreyi durdur hiç değilse" demiş Kayserili..


TAMAMDIR
İskoçyada iki avcı ava çıkarlar.Yürüme esnasında avcılardan biri yere düşer ve hareketsiz olarak yatar.Bunu gören arkadaşı hemen yanına gelir bakarki arkadaşı nefes almıyor,gözlerindeki ferin de kaybolduğunu farkeder ve hemen acil sevisi arar.Arkadaşım öldü,der neyapmam gerekir diye sorar.Telefonun ucundaki ses:
-"Sakin olun ben size yardım edebilirim ama önce arkadaşının öldüğünden emin olmamız gerek"
der,ve birkaç saniye sessizlikten sonra bir el silah sesi duyulur.Sonra:

-"Tamam şimdi ne yapacağım"

TANIK
Vinç operatörünün yanlış bir hareketi yüzünden vinç zincirlerine bağlı bulunan kocaman,
köklerinden sökülmüş bir ağaç birden kayar ve yol üzerinde harekete hazır bekleyen otomobilin kenarına çarpar.
Otomobildeki sarışın hışımla dışarı fırlar ve bağırır :
- Benimle birlikte gelin ve bu olayı kocama anlatın!
Sarışın yatıştırılmaya ve vinç sahibi şirketin gerekli sigorta ödemesini yapmaya hazır olduğu anlatılmaya çalışılır ama sarışın ısrar eder :
- Olmaz.. Her şeyden önce, kocamın karşısına bu kez benim bir ağaca değil, ağacın bana çarptığını doğrulayacak bir tanık götürmeliyim.

TAVŞAN DELİĞİ
Dört kişilik avcı grubu, tecrübeli avcı Temel'in önderliginde ormanda ilerlemektedirler. Karşılarına küçük bir delik çıkar. Temel: - "Yatın yere, tavşan deliği!" Bütün avcılar yere yatarlar. Gerçekten bir müddet sonra delikten tavşan çıkar. Avcılar hemen vururlar. Tekrar yürümeye başlarlar. Bir süre sonra büyükçe bir delik çıkar karşılarına. Temel: - "Yatın yere, tilki deliği!" Yatarlar. Biraz sonra tilki çıkar. Onu da vururlar. Tekrar yola düşerler. Bu defa daha büyük bir delik çıkar. Temel: - "Yatın yere, ayı ini!" - Yere yatarlar ve çıkan ayıyı vururlar. İyice keyiflenen avcılar yürümeye devam ederler. Kısa bir zaman sonra kocaman bir deliğin başında dururlar. Acemiler hep birden Temel'e bakar. Temel: - "Uşaklar ne çıkacagını bilmiyorum. Ama yatın yere, ne çıkarsa bahtımıza!" Ertesi gün gazetelerde: - "Dört avcı tren altında can verdi..."

TAZE BALIK
Galata'da bir balıkçı bağırıyor:

-Canlı balık, canlı balık!

Ermenî bir teyze yaklaşıyor ve Ermenî aksânıyla soruyor:

-Evladım balıklar tazedir?

-Canlı balık, canlı balık!!!

-Evladım balıklar tazedir?

-Teyze canlı diyoruz ya işte!!!

-Aa evladım ben de canlıyım fakat tazeyimdir?



TEFTİŞ FIRÇASI
Askeri birlikte teftiş için hazırlık yapılıyormuş..Bu arada bütün erlere birer diş fırçası dağıtılmış.Er Mehmet'te fırçayı göğüs cebine yerleştirmiş.Kıtayı denetleyen komutan sıra Mehmet'e gelince,cepteki fırçayı göstererek sormuş;
-"Bu ne bu?..
-"Teftiş fırçası gomutanım...

TEK BEN MİYİM ?
Manevra varmış.Mehmet elde tüfek yerde yatıyormuş.Komutan gelip sormuş :
-Düşman önden gelirse ne yaparsın?
Mehmet cevaplamış. Şu yandan, bu yandan, arkadan gelirse, diye tekrar sormuş komutan. Mehmet bunları da cevaplamış.
Komutan en sonunda :
-Ya düşman tepeden gelirse? deyince.
-Bu memleketin tek askeri ben miyim komutanım?

TELEFON KİMİN
Golf kulübünün soyunma odasında bir sürü adam giyiniyormuş. Ortada duran bir cep telefonu çalmis Temel açmış ve giyinirken konuşmaya başlamış

-Alo

-Merhaba şekerim kulüptemisin?

-Evet

-Ay ben burada süper bir deri ceket gördüm Bin dolarcık Alabilir miyim?

-Oluuur...Mademki cok sevdin al tabii....

-Aslında buradan önce de galeriye uğradım 2003 modelleri gelmiş tam istediğim renkte bir tane buldum.

-Ne kadar?

-60 bin dolarcık...

-O parayı vereceksem bütün aksesuarlarını isterim ama...

-Yaşasınnn...Bir şey daha var ...Geçen sene begendiğimiz ev yine satılık ve 450 bin dolar istiyorlar..

-Tamam ama 420 bin dolardan fazla verme sakın ...

-Oldu şekerim Sonra görüşürüz .Seni seviyorum..

-Ben de seni.. Görüşürüz.
Temel telefonu kapatıp şaşırmış bir şekilde onu seyreden topluluğa dönüp sormuş.

-Bu telefon kimin bilen var mı?

TEMEL AMERİKADA
Temel, arkadaşı Dursunun mektubunda Temel valla burada yerdeki paraları toplasan zengin olursun! demesi üzerine kalkar Amerikaya gider. Uçaktan iner inmez bir bakar ki yerde 100$. Yüzünü buruşturur ve şöyle der - Hadi canım sende ilk günden işe mi başlanır.





TEMEL İLE KEDİ
Temel kediyi yıkıyormuş, komşusu seslenmiş;

Aman ne yapıyorsun öldüreceksin hayvanı, olmaz olmaz demiş.
Fakat Temel dinlememiş. Biraz sonra temeli üzgün gören komşusu

Ne oldi diye sormuş. Temel de;
Kedi oldi demiş. Komşusu;
Demedim mi ben sana yıkama diye seslenmiş. Temel itiraz etmiş:

Yıkarken ölmedi, sıkarken öldi, demiş

TEMEL KLAVUZ AVCI
Köyün gençleri Temel'e gelip:"Temel amca, sen eski avcılardansın bize avlanmayı öğretir misin?" demişler.Temel de onları kıramamış ve hep birlikte ava cıkmışlar. Ormanda gezerken küçük bir delik görmüşler.Temel: "Çocuklar habu gördiğunuz tavşan deliğidur.Silahi doğrultup bekleyeceksin tavşan çıktı mı vurdun vurdun vuramadın gitti", demiş. Biraz beklemiş ve tavsan çıktığı anda Temel onu halletmiş. Biraz daha gitmişler, bu sefer ilk delikten daha büyük bir delik görmüşler.Temel: "Aha bu da tilki deliğidur.Silahi doğrultup bekleyeceksin tilki çıktı mı vurdun vurdun vuramadın gitti", demiş ve tilki çıkınca onu da vurmuş. Biraz daha gitmişler bu sefer bir insan boyunda delik görmüşler.Temel: "Bu gördiğunuz de ayi inidir.Silahi doğrultup bekleyeceksin, ayı çıkti mı vurdun vurdun vuramadın gitti", demiş ve daha öncekilerde olduğu gibi ayıyı da vurmuş. Biraz daha gittiklerinde, neredeyse 5 insan boyunda bir delikle karşılaşmışlar.Temel biraz çekinmiş:"Ula uşaklar bu kadar yeter hadi geri dönelim", demiş.Gençler dönmek istememiş.İllaki buraya da bakalım demişler.Temel ısrarlara dayanamamış."Pekala herkes tüfeğini hazirlasun hep birlikte içeri girelum", demiş. Hep birlikte dev gibi ine girmişler.Biraz sonra içerden silah sesleri gelmiş. Ertesi gün gazetelerde manşet:" Teroristler, Trabzon-Rize seferini yapan trene saldırdı!"

TEMEL MARS'TA
Temel Mars'a gidecek ilk astronotmuş.10 yıl sonraki dönüşüne kadar haber alınamayacakmış.

Temel yıllar sonra görevi tamamlayıp döndüğünde flaşlar patlamış,gazeteler,televizyonlar herkes merakla etrafını sarmış;

-Mars'ta hayat var mı?.. Temel omuzlarını silkmiş;

-Yok...

Bilim adamları,basın ve tüm dünya hayalkırıklığı içindeymiş..Temel'i uçağa bindirip Trabzon'a göndermişler.Akşam evinde, ailesiyle kendi dönüşünü izleyen Temel'e oğlu sormuş;

-Baba hakikaten hayat yok muydu orada?...

Temel yine omuzlarını silkmiş?...

-Saat 11 dedin miydi,bütün dükkanlar kapanıyor...Sen buna hayat mı diyorsun?..

TEMEL VE MAYMUN
Nasa uzay üssünde yeni bir deneme yapılıyormuş. Gönüllü başvuranlar arasından Temel, astronot adayı olarak seçilmiş. Ön elemede oldukça sıkı testleri geçen Temel; 3 aylik ikinci bir eğitim ile iyi bir astronot olabilmiş. Beklenen an gelmiş ve Temel bir maymunla birlikte uzay mekiğine binerek havalanmış. Atmosfer aşıldıktan sonra Temel'in ilk işi; kendisine sıkı sıkıya söylenildiği gibi zarfları açıp maymunun ve kendisinin görev kartlarını okumak olmuş. Maymunun görevleri: "Yerküre ile bağlantıyı sürekli kontrol altında tutmak; her 2 saatte bir yörüngedeki sapmaları ayarlamak; füze içindeki hava basıncı, ısı, iletkenlik değerlerini aşağıya bildirmek; yakıt harcamasını ve motorların sırasını belirlemek..." diye devam ederken; okumaktan sıkılan Temel, kendi görev kartını açmış : "Maymunu iyi besle!"

TEMEL VE ŞEKSPİR
Temel'e nişanlısı sormuş;

-Shakespeare okudun mu?

-Elbette okudum...Ama yazarı kimdi hatırlamıyorum..

TEMEL'İN KAYNANASI
Temel bi gun kahveye girmis. Ustu basi yirtikmis. N'oldu diye sormuslar.
Temel: "Kaynanami gomduk."
Kahvedekiler: "Iyi de bu halin ne?"
Temel: "Biraz direndi de."




TEMEL'İN SIRRI
Taka kaptanı Temel Reis yıllardır her sabah kasasını açar ve çıkardığı bir kağıt parçasına dalgın dalgın bakarmış. Sora onu dikkatle kasaya koyar ve kimseye emanet etmediği anahtarıyla dikkatle kilitlermiş. Tayfa merak içindeymiş, define haritası falan zannediyorlarmış. Bir gün Temel Reis ölmüş. Anahtarı koynundan alıp sararmış kağıdı çıkarmışlar.
Şöyle yazıyormuş: 'Sancak sağ, iskele sol.'


TİTANİK'TE PAPAĞAN
Titaniğin salonlarından birinde her akşam bir sihirbaz gösteri yapıyormuş. Adam gerçekten çok ustaymış ama bir sorunu varmış. Salonun bir köşesinde bulunan papağan, tam ne sihirdir nekeramet noktasına gelindiğinde sihirbazın hilelerini açıklıyormuş.

'Kartı gömleğinin yeninden içeri attı!' diyormuş örneğin. Ya da: 'O şapkanın içinde tavşan var.' diye haykırıyormuş çirkin sesiyle. Sihirbaz fena halde kızıyormuş bu papağana. Ama papağan kaptanın papağanı olduğundan bir şey yapamıyormuş.

Derken Titanik buzdağına çarpıp batmış, sihirbaz gemiden kopan bir kapının üzerine çıkarak kurtulmuş. Ertesi sabah bir de ne görsün: Papağan da aynı kapının üzerinde sessizce durmuyor mu! Üç gün üç gece o kapının üzerinde öylece bakışmışlar. Ne sihirbaz bir şey söylemiş ne de papağan. Ama en sonunda papağan olmuş konuşan:

'Tamam, pes, gemiye ne yaptığını anlayamadım!'



TOP
Arka arkaya gelen onikinci hezimetten sonra teknik direktör oyuncularını topladı ve dedi ki :
- Sanıyorum, bir kez daha en baştan başlamalıyız... Şimdi, kolumun altında duran şey toptur…
Arka sırada bir oyuncu konuşmayı kesti :
- Bir kere yakından görebilir miyim acaba?...


TOPAL
Adamın biri bir gün meyhaneden çıkmış tabii kafası da iyi. Yolda bir ayağı kaldırımda bir ayağı da yolda yürüyormuş. Başka biri bunu görüp yanına yaklaşmış. Ve de merakını gizleyemeden sormuş.
-Ya hemşerim , niye bir ayağın asfaltta bir ayağın kaldırımda yürüyorsun? Bir yerde yürüsene? demiş. Adamda ona:
-Allah razı olsun hemşerim sana. Bende acaba ne zaman topal oldum diye düşünüyordum.


TOPUN HACMİ
Bir matematikçi, bir fizikçi ve bir mühendise bir kırmızı top verip bunun hacmini nasıl bulacaklarını sormuşlar. Matematikçi, bir mezura ile etrafını ölçüp formülle yarıçapını hesapladıktan sonra diğer bir formülle yarıçapından hacmini bulacağını söylemiş. Fizikçi ise topu suya batırıp yer değiştiren suyun hacmini ölçerek topun hacmini bulabileceğini söylemiş. Top son olarak mühendisin eline verilmiş, mühendis topu şöyle biraz çevirip bakmış ve sonra: "Bana kırmızı toplar kataloğunu bulun"




TÜRK ASKERİ
Temel askerliğini yunan sınırında yapıyormuş. Temel'in cani çok sıkılıyormuş.
Yunan'a bir ıslık çalmış elleriyle 'Havacı mısın?' işareti yapmış, Yunan aldırmamış.
Bir ıslık çalmış elleriyle 'Karacı mısın?' işareti yapmış, Yunan aldırmamış.
Bir islik daha çalmış 'Denizci misin?' anlamında yüzme işareti yapmış, Yunan aldırmamış.
Bir ıslık daha çalmış. El hareketi yaparak 'Topçu musun?' demiş, Yunan aldırmamış.
Bir ıslık daha çalmış 'Gözcü musun?' anlamında dürbün işareti yapmış, Yunan aldırmamış.
Nöbetler değişmiş sıra yine Temel'le Yunan'a gelmiş.
Yunan'a hadi sınıra git demişler, asker de:
- 'Ben oraya gitmem. Orada bir deli Türk askeri var, bana hava kararınca yüzerek gelip sana bir koyacağım gözlerin fırlayacak diyor..'



TUTUKLAYIN
- Komiser bey, beni tutuklayın. Karıma beş el ateş ettim.
- Öldü mü?
- Hayır, hiçbiri isabet etmedi.
- Öyleyse neden tutuklanmayı istiyorsun?
- Karım beni arıyor da...


ÜÇ ARKADAŞ
Adanali Cemal, Kayserili Kemal ve Temel bu üç arkadaş Boğaz Köprüsünde tamir yapıyorlarmış ve karıları bunlara yemeleri için bir şeyler hazırlıyormuş. Ama hep aynı şeyler. Kayserili yemek torbasını açıyor pastırmalı ekmek. Adanalı açıyor köfte ekmek.
Temel açıyor ekmek arasi hamsi. Bu hep böyle devam ediyormuş. Neyse günlerden birgün bunların canına tak etmiş ve demişler yine aynı şeyleri hazırladılarsa kendimizi köprüden atalım. Adanalı bakmış ekmeğe köfteli hop assağa atlamış,Kayserilininki de
pastırmalı,oda atlamış aşağı. Temel bakmış hamsili, o da dayanamamış ve atlamış.Bunların evlerinde de ağıt yakılıyormuş.
Adanalınınr karısı: -Vah zavallı kocacığım köfte ekmeği ne çok severdi hep kendi ellerimle hazırlardım.
Kayserili -Vah zavallı kocacığım pastırmalı ekmeği ne çok severdi hep kendi ellerimle hazırlardım
Karadenizli ise -Vah zavallı kocacığım hamsi ekmeği ne çok severdi her sabah kalkıp kendi hazırlardı..


ÜÇ ÇEŞİT
Temel'e sormuşlar?
-Kaç çeşit insan vardır?
Temel:
-Üç çeşit vardır demiş. bunlardan ilki sayı saymayı bilenler, ikincisi sayı saymayı bilmeyenler.


ÜÇ KEZ
Ava çıkmış adam, başına gelenleri anlatıyormuş :
-Ormanda ilerlerken, karşıma kocaman bir Ayı çıkmaz mı?Çifteyi doğrultacak vakit yok!..Silahı bir kenara attığım gibi başladım kaçmaya.Fakat Ayı peşimde!Benden hızlı koşuyor.Bir ara ayının sıcacık nefesini ensemde hissettim.O kadar yaklaşmıştı.Derken Ayının ayağı kaydı, yere düştü...Fırsat bu fırsat, tabana kuvvet arayı açtım.Ama Ayı toparlandı, kalktı, bana yetişti.Yine nefesi ensemde... Pençesini uzatsa omuzumdan yakalayacak.Allahtan tam o sırada yine Ayının ayağı kaydı, yere düştü.Talih bana gülüyor!Hızımı arttırabildiğim kadar arttırdım, yeniden arayı beşyüz metre kadar açtım.Tanrı sizi inandırsın arkadaşlar, Ayı yine bana yetişti.Yine nefesi ensemde...şansa bakın...Ayının tekrar ayağı kayıp yere düşmez mi?
Serüveni dinleyenlerden biri dayanamamış :
-Sen de çok yürekliymişsin kardeşim!...Hayvan bana üç defa nefesi enseme gelecek kadar sokulsa, çok ayıptır söylemesi, ben korkumdan altıma ederim.
Avcı dönüp ters ters sözünü kesene bakmış :
-Lafı karıştırma yahu! Ayı üç kez neyin üstüne bastı da ayağı kayıp yere düştü sanıyorsun?


UYKU İLACI
Muhâsebe bölümünde çalışan memur geceleri uykusuzluk çektigi için sabahları uyanamıyor, bu yüzden de işe hep geç geliyordu. Bu duruma daha fazla göz yumamayan müdür:

-Bak oğlum, yarın da ise geç gelirsen seni rapor etmek zorunda kalacağım, diye hoşnutsuzluğunu dile getirmişti.

Olayların bu aşamaya gelmesinden iyice utanan adam, o gün iş çıkışında eczâneden çok etkili bir uyku ilâcı aldı. Akşam yemeğinden sonra ilâcı içip yatan muhâsebeci, biraz sonra derin bir uykuya dalmış. Sabah erkenden de uyanıp işe gitmişti.

Odasının kapısında müdürle karsılaşınca:

-Nasıl müdür bey, bugün söylediğiniz gibi tam zamanında geldim değil mi?

Müdür sinirle:

-Oğlum, bugün zamanında geldin de, dün nerelerdeydin?



UZMAN
Askerin biri bir bakışta herkesin boyunun ölçüsünü tam olarak doğru söylüyormuş ve arkadaşları buna çok şaşırıyorlarmış. Bir gün bunu komutana da götürmüşler ve olan biteni anlatmışlar. Komutan inanmamış...
- "Söyle bakalım benim boyumun ölçüsü kaç?", demiş.Asker aşağıdan yukarıya komutanı süzmüş ve
-"1.75 efendim", demiş.Komutan:
-"Doğru.. Hayret, nasıl bildin?" demiş. Asker
-"Bilirim tabi efendim, ben kereste uzmanıyım.."


UZMAN ASKER
Askerin biri bir bakışta herkesin boyunun ölcüsünü tam olarak doğru söylüyormuş ve arkadaşları buna çok şaşırıyorlarmış.Bir gün bunu komutana götürmüşler ve olan biteni anlatmışlar.Komutan inanmamış.
-"Söyle bakalım benim boyumun ölçüsü kaç demiş".Asker aşağıdan yukarıya komutanı süzmüş ve " 1.75 efendim demiş."Komutan "Doğru hayret nasıl bildin" demiş.Asker "Bilirim tabi efendim ben kereste uzmanıyım demiş"

UZUN HASAN
Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan, Fatih Sultan Mehmed ile boy ölçüşmek istercesine İstanbul'a elçi gönderir. Elçi, hükümdarı adına vergi verilmesini, Pontus kralını tehditten vazgeçmesini diler.
Fatih:
-Peki, hükümdarınızın dediklerini yapmazsam ne olur?
Elçi:
-Üzerinize yürüyüp isteklerini zorla yaptıracak.
Fatih:
-Buralara kadar zahmet etmesin, nasıl olsa ben, baharda oralara geleceğim. Hükümdarınız beni karşılasın.
Ertesi yıl Otlukbeli Savaşı'nda Uzun Hasan'ın tacını başından alır.


VAK VAK DEĞİLMİŞ
Çin’de görevli Amerikalı bir subay bir gün Pekin’de bir lokantaya girdi. Garsonun getirdiği Çince mönüye garip garip baktı. Gelen mönüden birşey anlamasa da bozuntuya vermedi ve parmağını Çince bir yazının üzerine basarak garsona gösterip, ne geleceğini merakla beklemeye başladı.

Bir müddet sonra garson bir tabak meyve getirdi. Amerikalı subay garsona meyveyi kenara koymasını işaret ederek parmağıyla listedeki başka bir yeri gösterdi. Bu kez, bir dilim pasta geldi. Subayın karnı çok acıkmıştı. Parmak yöntemiyle güzel bir yemek seçemeyeceğini de anlamış bulunuyordu. Çevresindeki masalara baktı. Karşı masada bir Çinli et yemeği yiyordu. Subay, karşı masadaki adamın yediği yemeği gösterdi ve garsona o yemekten getirmesini işaret etti.

Yemek geldi. Subay büyük bir iştahla eti yemeye başladı. Birkaç lokma sonra, şimdiye dek bu tatta bir et yemeği yemediğini fark etti. Pekin ördeklerinin ününü duymuştu. Bu acaba onun eti miydi?

Garsonu çağırdı, eti gösterdi ve kollarını kanat gibi yaparak, “Vak, vak?!” dedi.

Çinli garson soruyu anlamıştı. “Hayır” anlamında başını salladıktan sonra, doğru yanıtı verdi:

“Hav, hav, hav!”


VALİ
Bir vali, yeni atandığı yeri gezip, bilgi alıyorlarmış. Köylülere "Burada size en çok hizmet eden vali kimdi?" diye sormuş. Köylüler:
-Sizden önceki valiydi efendim.
-Peki size ne gibi yardımlarda bulundu?
-En hayırlısı, buraya gelirken yolda kaza geçirip öldü...

AYNI YERDE

Temel uzun zamandır görmediği arkadaşı Cemal'le İstanbul’da karşılaşınca :
- Uşağım nasilsun pakayum?
-İyiyum...
-Çocukların nasildur?
-Onlar da iyidur.
-Peki karin nasildur?
Temel böyle sorunca Cemal'in birden yüzü değişir...Temel arkadaşının karısının geçen yıl öldüğünü hatırlayıp hemen şöyle der :
-Yani hala ayni mezarda mi yatiyii?

BULAŞIKÇI

Temel bir lokantanın önünden geçerken "Bulaşıkçı Aranıyor" ilanını görmüş.
Hemen içeri girip patrona :
-Pen ha purada pulasikçiluk yapapilirum.
demiş.Patron sormuş:
-Kaç dil biliyorsun?
Temel hiç duraksamadan cevap vermiş :
-On tört
Önce biraz şaşıran patron sonra sinirlenmiş ve :
-Sen benimle alay mi ediyorsun?
Temel :
-Valla önce sen paslattun...

VANTROLOG


Vantrolog eline geçirdiği kukla ile konuşuyor ve aptal sarışın fıkraları anlatıyormuş. Gösterisi biraz ilerledikten sonra birden orta sıralardan sarışın bir kadın ayağa kalkmış ve yükses sesle :
- Afedersiniz !
Bu çıkış üzerine vantrolog ve kalabalık durmuşlar ve sarışına bakmaya başlamışlar, sarışın :
- Görüyorum ki sarışınların ne kadar aptal olduğuna dair şakalar yapmaktasınız. Peki söyler misiniz, bu kanıya nereden vardınız ? Tek suçumuz saçımızın rengi mi yani ? Sizin bu yaptığınınz ırkçılık olmuyor mu ? Kadınların birçoğunun sarışın olduğu ülkelerdeki kadınlara hakaret etmiş olmuyor musunuz ? Tanımadığınız bu kadar kadına ettiğiniz hakaretler sizi rahatsız etmiyor mu ? Söyler misiniz ?!!
Bunun üzerine vantrolog çok mahçup ve üzgün bir yüz ifadesi ile :
- Şey, ... ben özür dilerim, ... sadece şaka yapıyordum. Eğer sizi ...
Sarışın Vantrolog'un sözünü keser ve :

- Ben sizle konuşmuyorum bayım. O elinizdeki küçük terbiyesiz adamla konuşuyorum ! Siz onu savunmayın, o cevap versin.

GÜZELLİK...

Temel'e hangisini seçersin diye sormuşlar.
-Güzellik mi, aptallık mı?
-Aptallık, demiş Temel, guzelluk geçicidur daa.


İDDALI MAÇ

Karadeniz'de iddialı bir maç vardı.Rizeli öğretmenlerle, Trabzonlu imamlar maçı...Ama Trabzonlu imamlar zayıftı.Yenilmemek için ne yapacaklarını düşünürken Temel onlara akıl verdi :
-Alın, Hami'yi oynatın.
-Yahu hiç olur mu?
-Olur, olur...Hami hoca diye yutturursunuz?
Neyse, maç oynandı ve Trabzonlu imamlar üzgün bir vaziyette geri döndüler.Temel merakla sordu :
-Ne yaptınız yahu? Hami'yi yutturamadınız mı?
-Yoo...Yutturduk. Hem çok da iyi oynadı. 2-1 yenildik, tek golümüzüde Hami hoca attı.
-Eeee, nasıl yenildiniz?
-Hiç sorma Temel...Rize'de bir Van Basten hocayla , bir de Gullit hoca vardı ki, bütün takıma yetti.
ÇUKUR
Temel arkadaşlarıyla çukur açıyormuş, bir grup da çukurları kapatıyormuş.Ne yaptıklarını soranlara Temel şöyle cevap veriyormuş : -Bir grup daha vardı, onlar da fidan dikiyordu, bugün celmedular, piz de pizim işler ceri kalmasun diye çalışayruz.


KOLA
Kolacılar Karadeniz’de kola satışlarını artırmak için müthiş bir formül bulmuşlar.Satışlar acayip artmış.Şişelerin dibine “Öbür taraftan açılır” yazmışlar.




VASİYET
Temel hasta yatağında karısına son vasiyetini söyler, - Ben öldikten sonra hemen evlenesun! Karısı üzgün bir şekilde başıyla onayladıktan sonra dışarı çıkar. Temelin yanında bulunan arkadaşı sorar - Uşağum neden böyle dedun. Hiç insan karısinun başkasıyla evlenmesini ister mi? Temel yanıt verir, - Ula Dursun ha ben öldükten sonra hiç değilse bir kişi arkamdan üzülsün isteyrum!


VASİYET
Kayserili zengin ölüm döşeğindeymiş.Vasiyetim var diyerek oğullarını,kızlarını başına topladıktan sonra öğüt vermiş,
-"Evlatlarım,size son sözüm..Devlet çalgı siz çengi..Ayak uydurmaya bakın..


VİZİTE
Kadın kocasına:
- Doktor hafızanın çok zayıf olduğunu duyunca ne dedi?
- Ne desin, Vizite parasını peşin istedi.


VURDUK ONU
- Babam öldü, demiş Temel.
İlyas sormuş:
- Neden öldü?
- Apartmanın sekizinci katının balkonundan düştü.
- Eyvah parçalandı mı?
- Yok, girişteki bakkalın tentesine düşünce oradan havalanıp karşı apartmana yöneldi.
- Apartmana mi çarptı, nasıl öldü?
- Yok, karşı apartmanın balkonunda çamaşırlar asılı idi.
Çamaşır ipine vurup fabrikanın bahçesine düştü.
- Orada mı öldü?
- Yok, fabrika çelik yay fabrikası, bahçedeki yayların üzerine düşüp havalandı yeniden...
- Peki sonra?
- Sonrası ne? Baktık ki yere inmiyor, biz de vurduk onu.


YALAN
Bir gün, bir ahbabı, Hoca´´dan eşeğini ister.Hoca ne düşündüyse:
"Bir eşeğin sözümü olur, yoluna feda ama, evde değil!"demeye kalkmaz,
eşek eşeklik edipde ağırda anırmaya başlamaz mı?
Ahbabı bir tuhaf olur. Tutar, Hoca´nın yalanını yüzüne vurur:
"Aşk olsun Hoca;
demek bir eşek kadar olsun yanında haysiyetimiz yok;evde ya işte!" deyince
rahmetli: "Yahu der sende pek tuhafsın;
Benim sözüme inanmıyorsun da eşeğinkine mi inanıyorsun!"

DENEY RAPORU
Karadenizli bir bilim adamı pirelerle deney yapıyor. Pireye "sıçra" diyor, pire sıçrıyor, "zıpla" diyor, pire zıplıyor. Pirenin kanatlarını koparıyor ve "zıpla" diyor, pire yine zıplıyor :
Rapor 1- Pire kanatlari koparilmis olarak zipladi.
Bu defa ayaklarını koparıyor ve "zıpla" diyor, pirede hareket yok.Bir daha "zıpla" diyor yine hareket yok :
Rapor 2- Pirelerin ayakları kopunca kulakları duymuyor.

TAHTA BACAK
Veteriner köye gelmiş, hayvanlarda bir hastalık olup olmadığına bakıyordu...Sıra Temel'in ahırına geldiğinde hayvanların bazılarının bağlı ve tahta bacaklı olduğunu görünce şaşırıp sorar :
-Bunlar neden tahta bacaklıdır?
-Onlar mı? der Temel kekeleyerek.Canımız paça istediğinde bütün hayvanı kesmeyruk ya...

SESSİZLİK
Rizespor amigosu seyircilere taktik veriyordu :
-Sağ elimi kaldırırsam demek ki gol kaçırmışızdır, hep bir ağızdan :
-Ahhh diye bağıracağız.Sol elimi kaldırırsam gol atmışızdır. Hep bir ağızdan yaşa Trabzon diye bağıracağız.Eğer iki elimi kaldırırsam, bizim takım gol yemiştir.O zaman sessizlik.
Neyse maç başladı. Rizespor golü kaçırdı. Amigo sağ elini havaya kaldırdı. Hep bir ağızdan bağırdılar :
-Aaaaaahhh...
Sonra bir gol attı Rize....Amigo sol elini havaya kaldırdı. Tribünler ayaktaydı.
-Yaşasın Trabzon.
Sonra bir gol yediler. Amigo iki elini de havaya kaldırdı.Seyirciler başladılar bağırmaya......
-Sessizluk...Sessizluk

TELGRAF
Askerde telgraf tellerini tamir ediyorlar, tel yetmeyince dikenli tel kullanıyorlar.
Temel de "telgraflar yırtık çıkacak" diye itiraz ediyor.

YALANCI
Evde karısı ile sohbet eden avcı hatırlıyor musun karıcığım nişanlandığımızda çok şişman biriydim, şimdi ise o zamanlar gibi zorla yürümüyor, çok sağlıklı ve zayıfım tabii bunları avcılığıma borçluyum, diyince karısı lafını kesip vücuduna ve avcılığına bir şey demiyorum fakat yavaş, yavaş yalancılığa başlıyorsun dikkat et.




YALNIZ KADINLAR İÇİN
Bir grup kız arkadaş tatile çıkmışlar. Gittikleri yörede beş yıldızlı bir otelin önünden geçerken bir an duraklarlar. Otelin kapısında 'Yalnız bayanlar içindir.' yazan bir afişin asılı olduğunu görürler. Yanlarında eşleri ya da erkek arkadaşları da olmadığı için, bu otelde konaklamaya karar verirler. Resepsiyondaki yakışıklı genç, bayanlara otelin 'usulleri' üzerine küçük bir brifing verir:

'Otelimiz beş katlıdır. Teker teker katları çıkın. Arzunuza hitap eden katta kalabilirsiniz. Hangi katta ne olduğunu açıklayan küçük tabelalar size yardımcı olacaktır. Yalnız dikkat edin, bir kez üst kata çıktınız mı, bir daha bir alt kata inemezsiniz.' der. Mükemmel adamın peşinde bizimkilerin içini bir heyecan kaplar. Bu epey ilginç bir tatil olacağa benziyor diye düşünüp hemen merdivenlere davranırlar. Birinci kattaki tabelada; 'Bu kattaki erkeklerin hepsi kısa boylu ve vasat tiplidir.' yazmaktadır. Hep birlikte burun kıvırıp, ikinci kata doğru hamle ederler. Buradaki tabela da çok parlak şeyler vaat etmez: 'Bu kattaki erkeklerin hepsi kısa boylu ve yakışıklıdır.' Kadınlar elbette ki buna da bir omuz silkerler. Üçüncü kata geldiklerinde gözlerine üzerinde 'Bu kattaki erkeklerin hepsi uzun boylu ve vasat görünümlüdür.' yazan tabela çarpar. Doğal olarak dördüncü katta şanslarını denemeye karar verirler. Nihayet karşılarına 'Bu kattaki erkeklerin hepsi uzun boylu ve yakışıklıdır.' yazan tabela çıkar. Fakat yine de hala yukarıda bir kat daha kalmış olduğunu hatırlarlar. Kısa bir tereddütten sonra son kata çıkmaya da karar verirler. Öyle ya, sonuçta her çıktıkları kat bir öncekinden daha iyi bir 'seçenek' sunmaktaydı. Heyecanla beşinci ve sonuncu kata tırmanırlar. 'Zirve'deki tabelada yazanları dehşet içinde okurlar 'Burada erkek falan yok. Bu kat, yalnızca kadınları memnun etmenin bir yolu olmadığını kanıtlamak amacıyla inşa edilmiştir.'



YANGINDA
Üç kiş bir apartman yangında çatıda kalmışlar.Hemen itfaiye olay yerine yetişmiş tabi.Ve aşağıya hemen bir branda serilmiş.Ve üç kişden en küçüğü çocuğa atla demişler.Çocuk aşağıya atlamış tam yere düşerken itfaiyeciler brandayı çekivermişler ve çocuk ölmüş.Daha sonra erkeğe atla demişler erkek yanlışlık oldu bana olmaz herhalde demiş,atlamış o da yere yapışmış.En son çatıda kalan bayana demişler bu sefer atla diye.Kadın:
Hayır az önce diğerlerine ne yaptığınızı gördüm.Benim ölmeye niyetim yok atlamayacağım demiş.
İtfaiyeciler :
Biz çocukları ve erkekleri sevmeyiz,ondan öyle yaptık deyince yukardakinden gelen cevap:
Olsun ben yinede size inanmıyorum.Brandayı yere bırakıp etrafından ayrılın,ben öyle atlayacağım...


YANLIŞ ANLAMIŞ
Çok karizmatik ve yakışıklı bir adam yanında bir deve kuşuyla bara girmiş,
herkes şaşkın falan öyle adama bakıyorlar, adam bara yanaşmış:
-Barmen bana bir viski, ona da büyük bir bardak su...
Barmen talepleri yerine getirmiş, bir tek, iki tek, saatler ilerlemiş, adam:
- hesap lütfen, demiş.
Barmen hesap pusulasını uzatmış, adam elini cebine atmış,
Parayı çıkartmış, tam hesapla aynı.... ertesi gece adamımız geri
gelmiş,yanında tabii devekuşu da var,
-Barmen bana bir viski, ona da büyük bir bardak su...
Barmen istediklerini vermiş, bir tek iki tek, saat geç olmuş, adam hesabı istemiş, barmen hesabı göstermiş, adamımız elini cebine atmış, çıkartmış, tam hesap miktarı.... barmen şaşkın ama nafile.... birkaç gece sonra adamımız deve kuşuyla beraber geri gelmiş, barmenin içi içini yiyor... adam:
-Bana bir viski, ona da su ver..
Barmen emre amade, yerine getirmiş, gece ilerlemiş, adamımız hesabı istemiş, barmen bol küsuratlı saçma sapan bir miktarı hesap olarak adama vermiş, adam
elini cebine atmış, çıkartmış, yine tam hesap, barmen oynatmak üzere, dayanamamış:
-beyefendi bir süredir barımıza gelip gidiyorsunuz, kusura bakmayın ama bir şey sormak istiyorum, yoksa kafayı yiycem; her gece cebinizden çıkan para hesapla kuruşu kuruşuna,küsuratıyla aynı oluyo, bunu nasıl başarıyorsunuz?
Adamımız gülümsemiş:
- Bir gün karşıma bir cin çıktı, üç dileğimi sordu;ilk olarak karizmatik ve yakışıklı bir tipim olmasını istedim, 2. dileğimde ne almak istersem istiyeyim elimi cebime attığımda
parası aynen cebimden çıksın istedim, barmen:
- Peki kızmayın ama bu kuş ne iş?
Adamımız: - onu hiç sorma, son dileğim; beni hiç bırakmıyacak uzun bacaklı bir piliçti, yanlış anladı şerefsiz....!!!



YARIN KAÇACAĞIZ
İki deli hastaneden kaçmaya karar verirler gece olunca planı yapıp kaçarlar ve ertesi gün hastaneye tekrar dönerler.. Arkadaşları sorar neden kaçtınızda tekrar geldiniz? Deliler cevap verir bugün provasını yaptık yarın kaçacağız derler...


YAVAŞ YÜRÜYORMUŞ
İşyerine geç gelen sekreter kıza arkadaşı sordu:
- Kızım nerede kaldın?
- N'olmuş?
- Patron, deminden beri seni sordu. Nasıl idare edeceğimi bilemedim. Kız, kayıtsız bir tavırla
'E ben ne yapayım canım' dedi:
- Beni takip eden o yakışıklı adam, o kadar yavaş yürüyordu ki!..

AddThis Social Bookmark Button
 
1600 KALORİLİK ÖRNEK DİYET LİSTESİ

SABAH

Ekmek:3 ince dilim

Zeytin: 5 adet

Az yağlı beyaz peynir: 1 kibrit kutusu veya 1 yumurta

Şekersiz çay

Domates, salatalık

Bir bardak süt veya yoğurt: ½ su bardağı

KUŞLUK

Meyve veya ayran

ÖĞLE

Ekmek=1 ince dilim

Et 60 gr veya kuru baklagil 5 yemek kaşığı

Sebze yemeği 6 kaşık

Pilav: 2 yemek kaşığı

Yağsız salata

Meyve: 1 porsiyon

İKİNDİ

Meyve veya ayran

AKŞAM

Ekmek: 1 ince dilim

Et:60 gr veya kuru baklagil 6 yemek kaşığı

Sebze yemeği:5 kaşık

Pilav: 2 yemek kaşığı

Çorba: 1 kase

Yoğurt (½ su bardağı)

Yağsız salata

Meyve: 1 porsiyon

GECE

Meyve

Süt veya sütlü kahve

 

 

yazan: Dr. Yavuz Furuncuoğlu

kaynak: Bilimsel Zayıflama - Akis Kitap

 

AddThis Social Bookmark Button
 
Elma kompostosu

 

Malzemeler

 

500 gr. elma

200 gr. toz şeker

3 su bardağı su

Yarım limon suyu

 

 

Hazırlanışı

 

Elmalarını kabuklarını soyun ve çekirdek yataklarını çıkararak dört parçaya bölün. Bir tencereye koyarak üzerine su ilave edin. Elmalar yumuşayıncaya kadar kaynatın. Üzerine toz şeker ilave ederek tekrar yarım saat orta hararetli ateşte kaynatın. Ateşten indirince limon suyu ilave edip hafif karıştırıp kâselere koyun ve servis yapın. Afiyet olsun.

AddThis Social Bookmark Button
 
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>

Sayfa 4 - 168
RocketTheme Joomla Templates