|
Evren, bir isteÄŸe ya da gönülden içtenlikle gelen bir dileÄŸe kesinlikle kayıtsız kalmıyor. Kozmik sistemde var olan ‘İstek Yasası’na göre, saf isteÄŸin tezahürü, istenilen nesneyi ya da insanı istek sahibine çeker! GerçekleÅŸme süresi bazen uzasa da evren, bu isteÄŸe mutlaka yanıt verir. Peki, gerçekten ihtiyacın ötesinde bir ÅŸey mi istiyorsunuz? ‘Ya gerçekleÅŸmezse’ diye bir korku duyuyor musunuz? Bunlara, evet diyorsanız, evrendeki ‘İstek Yasası’ iÅŸlemez hale geliyor. Parayı insanca yaÅŸayabilecek kadar, evi barınabilmek için isteyebilirsiniz. Evrensel cazibe yasası gereÄŸi, ihtiyaç duyan ve duyulan birbirine çekilir.
AYLA ÖNDER
Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız
Evren, bir isteÄŸe ya da gönülden içtenlikle gelen bir dileÄŸe kesinlikle kayıtsız kalmıyor. Kozmik sistemde var olan ‘İstek Yasası’na göre, saf isteÄŸin tezahürü, istenilen nesneyi ya da insanı istek sahibine çeker! GerçekleÅŸme süresi bazen uzasa da evren, bu isteÄŸe mutlaka yanıt verir. Peki, gerçekten ihtiyacın ötesinde bir ÅŸey mi istiyorsunuz? ‘Ya gerçekleÅŸmezse’ diye bir korku duyuyor musunuz? Bunlara, evet diyorsanız, evrendeki ‘İstek Yasası’ iÅŸlemez hale geliyor. Parayı insanca yaÅŸayabilecek kadar, evi barınabilmek için isteyebilirsiniz. Evrensel cazibe yasası gereÄŸi, ihtiyaç duyan ve duyulan birbirine çekilir. Psikolog Derya Öztürk ‘İstek Yasası’ hakkında her ÅŸeye yanıt veriyor. Söylediklerine kulak verin. Bir psikolog olarak “bilgelik ışığı” dediÄŸiniz ÅŸey ne? Bilgelik ışığından kastettiÄŸim ÅŸey, insanın kendisini tanıması ve kendinin farkında olmasıdır. İnsanlar pek çok ÅŸeyi farkında olmadan yapıyorlar ve bunlar zihinde birtakım kalıplara, inançlara ve hatta alışkanlıklara dönüÅŸüyor. Bu kalıplardan bazıları yaÅŸamımızı kolaylaÅŸtıran bazıları da zorlaÅŸtıran kalıplar. GeçmiÅŸte yaÅŸadığımız deneyimlere baÄŸlı olarak kendimizle ilgili pek çok olumlu ya da olumsuz inançlar ve alışkanlıklar geliÅŸtiririz. Bilgelik, kiÅŸinin kendisi hakkında fikir sahibi olması, kendini keÅŸfetmesi ve aslında neyi, neden yaptığını bilmesidir.
Bir ÅŸeye sahip olmak istiyorsak, ona gerçekten ihtiyaç duymamızın kıymeti nedir evrende? Evren bize daima istediÄŸimiz ve ihtiyacımız olan ÅŸeyleri verir. Önemli olan, ne istediÄŸimizi tam olarak bilmek ve bunu ifade etmektir. Ben zenginlik isteyen ama bilinçaltında zenginlikten ve getireceÄŸi sorunlardan korkan insanlarla çalıştım. Evlenmek ve mutlu bir yuvaya sahip olmak istediÄŸini söyleyen ama bilinçaltında özgürlüÄŸünü kaybetmekten korkan insanlarla karşılaÅŸtım. Bunlar sadece birkaç örnek. Önemli olan ne istediÄŸimiz tam olarak bilmek ve bununla ilgili içsel çatışmalarımızdan kurtulmak. “İstek Yasası”nın anlamı ne? Evrende ‘benzer benzeri çeker’ yasası iÅŸliyor. Bunun anlamı, içinizdeki ne ise dışınızdakinin o olması. Bu, çekim yasasıdır. Korkarsanız korkuyu, mutsuzsanız mutsuzluÄŸu, baÅŸarısızsanız baÅŸarısızlığı, hastaysanız hastalığı kendinize çekersiniz. DeÄŸiÅŸim daima içte baÅŸlar. İçimizdeki karmaÅŸalar, sorunlar ve çatışmalar devam ettiÄŸi sürece dış koÅŸullarımızı deÄŸiÅŸtirmek pek mümkün deÄŸil. Sebep-sonuç yasası iÅŸlemekte. Sebep deÄŸiÅŸmeden sonuç deÄŸiÅŸmez. EÄŸer bir sorunumuz varsa ve bundan kalıcı olarak kurtulmak istiyorsak, sebebi yani kendi içimizi deÄŸiÅŸtirmemiz gerekir. “Saf isteÄŸin tezahürü istenilen nes-ne-yi ya da insanı istek sahibine çeker” diyorsunuz. Bu tezahürün sırrı nedir? İstediÄŸimiz ÅŸeyi ÅŸimdi sahipmiÅŸiz gibi düÅŸünebilir ve hissedebilirsek isteklerimiz o kadar çabuk gerçekleÅŸiyor. Bir de, isteklerimiz yalnızca bizimle alakalı olmalı ve herkes kendisi için bir ÅŸey istemeli. BaÅŸka kiÅŸilerin özgür iradelerine müdahale etmemeli. İsteklerimiz, dileklerimiz daima yalnızca bizi kapsamalı. İsteklerimizi ve dileklerimizi ifade ederken daima nihai hedefimizi istemeliyiz. Evreni sınırlamamak gerek. Biz, arzu ettiÄŸimiz ÅŸeylerin ille de istediÄŸimiz ÅŸekilde gerçekleÅŸmesini dileriz. Zihnimizin kalıpları, filtreleri isteklerimiz ancak o ÅŸekilde gerçekleÅŸtiÄŸinde mutlu olacağımıza inanıyor olabilir. Ama bu, evreni sınırlamaktır. Ve evren bize daima hakkımızda en hayırlı olanı verir. Zihnimizle, zihnimizin kalıpları ile istemek “saf istek” deÄŸildir. Bizler, saf kalple nihai hedefimize odaklanmalı ve özgür iradeye say-gı-lı olmalıyız isteklerimiz konusunda. Bir dilekte bulunurken neye dikkat etmeliyiz? Ne kadar az beklenti içine girersek ve gerçekleÅŸeceÄŸinden ne kadar az ÅŸüphe edersek isteklerimiz o kadar çabuk gerçekleÅŸiyor. Dileklerimizle aramızdaki tek engel yine kendimiz ve beklentilerimiz. Dilememiz ve evrene teslim etmemiz gerekir. Tabiî ki bunun öncesinde, bunu gerçekten istediÄŸimiz konusunda emin olmalı, içsel bir çatışma var mı yok mu, bunlar konusunda emin olmalıyız. Duygusal bir kayıtla yaÅŸayan, bunu zihinlerinde taşıyan insanların bundan sıyrılması için en hızlı yöntem nedir? Uygulanan bir teknik var mı? Kullandığımız en etkili tekniklerden biri EFT’dir. Duygusal özgürleÅŸme teknikleri dünyada kullanılan en yeni terapi tekniklerinde biri. KiÅŸilerin bilinçaltındaki olumsuz kayıtları temizlemekte kullandığımız etkili bir yöntem. EFT tekniÄŸi, Amerikan Psikiyatristler DerneÄŸi tarafından onaylanmış ve olumsuz duygulardan arınmada % 85-97 arası etkili bulunmuÅŸ bir teknik. Aşık bir kadının bu aÅŸk acısından kurtulması EFT tekniÄŸi ile 3-5 dakikada mümkün. Aslında hayatımızı duygularımız ve inançlarımız yönlendiriyor. Olumsuz duygular, mutsuzluÄŸumuzun, saÄŸlık sorunlarımızın ya da baÅŸarısızlıklarımızın en önemli sebebi. Kızgınlık, öfke, nefret, korku, endiÅŸe, sıkıntı, kıskançlık, utanç ve piÅŸmanlık gibi pek çok sorun, olumsuzlukları yaÅŸamamıza neden oluyor ve bizleri mutsuz ve hasta ediyor. BeÅŸ günde depresyondan kurtulmak mümkün mü? Depresyonun kökeninde geçmiÅŸi unutamamak yatıyor. GeçmiÅŸteki nefretler, kırgınlıklar, piÅŸmanlıklar ve suçluluk duyguları depresyona girmemize ve mutsuz olmamıza neden oluyor. Kullandığımız teknikler bunların bilinçaltından silinmesine ve yeni bakış açıları kazanmamıza yardım eden teknikler. KiÅŸisel tarihi deÄŸiÅŸtirmek, bizleri mutsuz ve hasta eden bu duygusal yüklerden kısa sürede kurtulmak günümüzün yeni teknolojisiyle artık çok kolay. Yeter ki insanlar artık mutsuzluktan, acıdan kurtulmak istesinler ve bu konuda kararlı olsunlar. Ve 5 gün gibi kısa sürede bunlardan kurtulmak mümkündür. Yeni kuÅŸak acı çekmekten korkuyor. Peki nasıl deneyim kazanacak? Aslında sadece yeni kuÅŸak acı çekmekten korkmuyor, bilinçaltında herkes acı çekmekten korkuyor. YaÅŸamımızı 2 temel güdü yönetiyor. Bunlardan birisi acıdan kaçmak, diÄŸeri hazza gitmek. İnsanların davranışlarını, kararlarını ve bunlara baÄŸlı olarak yaÅŸamlarını belirleyen en önemli ve derin programlar bunlar. İnsanlar acıdan kaçmadıklarında ya da haz peÅŸinde koÅŸmadıklarında yaÅŸam çok daha dengeli, dingin, mutlu ve saÄŸlıklı geliÅŸiyor. En derin korkulardan birisi acı çekme korkusu. KiÅŸi bu korkusundan özgürleÅŸtiÄŸinde yaÅŸama daha farklı bir gözle bakıyor ve kiÅŸisel olarak geliÅŸme kaydediyor. Aslında insanları geliÅŸtiren, eÄŸiten ve olgunlaÅŸtıran yaÅŸadıkları acılar. Fakat acı; durumlara, koÅŸullara ve olaylara direndiÄŸimizde giderek artan bir ÅŸeydir. KiÅŸisel görüÅŸüm, insanlar evrensel yasaları öÄŸrendiklerinde, bunlarla uyum içinde yaÅŸadıklarında, egolarını fark edip ruhsal geliÅŸime önem verdiklerinde acıdan kaçmak için bir neden kalmayacak. Ve bu da yaÅŸamlarına çok daha fazla mutluluk ve huzur getirecektir.
|