Advertisement
genc gelisim

Giriş Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Siteye üye olarak e-kitapları ücretsiz indirebilirsiniz.

İstatistikler

Ziyaretçiler: 2723791
Şuanda 12 misafir bağlı

genç gelişim adem özbay genç gelişim zeynep kocasinan genç gelişim sevda türküsev genç gelişim abdullah yılmaz genç gelişim müge kasaroğlu genç gelişim bülent şenyürek genç gelişim burcu sağlayan genç gelişim çetin özbey genç gelişim deniz güler genç gelişim idris bilen genç gelişim niyazi fırat eres genç gelişim ömer faruk reca genç gelişim emine doğan genç gelişim sait çamlıca genç gelişim selçuk alkan genç gelişim yusuf yeşilkaya genç gelişim hakan birol genç gelişim neslihan küçükşabanoğlu genç gelişim yavuz furuncuoğlu genç gelişim serhat süer genç gelişim cemal kondu genç gelişim mehmet akif kum genç gelişim elif atli

Yeni eklenen içerikten haberdar olmak için e-mail adresinizi ekleyebilirsiniz:





EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
HUZUR

Sanki kişinin en büyük ihtiyaç duyduğu güzel duyguların üretim merkezidir aile. Sevgi, değerlilik, huzur, adalet, şefkat, güven… gibi. Fakat zihin dünyamızın tetiklenmesinde ve etkin olarak çalışabilmesinde huzurun ayrı bir yeri vardır...

 

 

 

 

 
Yazar : Didem Rumeysa Sezginer
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır

ZİHNÎ AKTİVASYONUN TEMEL MAYASI:  HUZUR

Sanki kişinin en büyük ihtiyaç duyduğu güzel duyguların üretim merkezidir aile. Sevgi, değerlilik, huzur, adalet, şefkat, güven… gibi. Fakat zihin dünyamızın tetiklenmesinde ve etkin olarak çalışabilmesinde huzurun ayrı bir yeri vardır.


Bir danışmanlık şirketinin bekleme salonunda bir baba ve oğlu oturuyorlar. Üzgün, ümitsiz….  Psikolog hanımla görüşme sıraları geldiğinde, önce baba görüşmeye alınıyor. Ve ıstırapla söze başlıyor. “Oğlum, okulunda çok başarısız. Hiç öğrenemiyor. Birçok uzmanla görüştük, en sonunda %70 öğrenmeye kapalı olduğu tespit edildi. Son çare size geldik. Zihninde büyük bir problem var. Ne olur yardımcı olun.”
Psikolog, babayı ayrıntılı olarak dinledikten sonra öğrenciyle görüşüyor. Pek çok uygulamalar yaptırdıktan sonra, anlıyor ki çocuğun zihnî kapasitesi aslında çok yüksek. Şaşılacak bir durum. Biraz aile ile görüştükten sonra, öğrencinin zihnini öğrenmeye neden kapatmış olduğunu anlıyor.
Zihni bloke eden sebep:
Huzursuzluk
Öğrenciyi bir kenara bırakıp tamamen aile üzerinden danışmanlığını sürdürüyor. Gerçekten aile huzursuzluğu oldukça ilerlemiş boyutta olduğundan, huzur tesis edici tavsiyelerde bulunuyor. Baba önce ne ilgisi var diyerek itiraz etse de, stresin zihin üzerindeki olumsuz etkisi kendisine açıklandığında ikna oluyor. Ailece “huzur” ortamı oluşturmaya çalışıyorlar. Daha o dönem bitmeden oğulları okulda derece öğrencisi oluyor.
Geçen yıl yaşanmış olan bu olay; zihin aktivasyonunun temel mayasının huzur duygusu olduğunu göstermiyor mu? Niçin aile sistemi kuruluyor dersiniz?
Aile sistemi, gerçekten çok büyük bir kıymettir. Aile sisteminin hedeflerinden  biri de olumlu ve yüksek duyguları tesis etmektir. Sanki kişinin en büyük ihtiyaç duyduğu güzel duyguların üretim merkezidir aile. Sevgi, değerlilik, huzur, adalet, şefkat, güven… gibi. Fakat zihin dünyamızın tetiklenmesinde ve etkin olarak çalışabilmesinde huzurun ayrı bir yeri vardır.
Huzur, öyle ilginç bir duygu ki; aile ortamında otomatik olarak yaratılır. Aile fertlerine düşen görevse, sadece onu bozmamak. Huzur yıkıcılarından uzak kalmak. Sizlere ufak bir reçete değerli dostlar, tüm aile fertlerinin gelişim yolculuğunun desteklenmesi ve zihin donanımlarının etkinleşebilmesi için:


Bir danışmanlık şirketinin bekleme salonunda bir baba ve oğlu oturuyorlar. Üzgün, ümitsiz….  Psikolog hanımla görüşme sıraları geldiğinde, önce baba görüşmeye alınıyor. Ve ıstırapla söze başlıyor. “Oğlum, okulunda çok başarısız. Hiç öğrenemiyor. Birçok uzmanla görüştük, en sonunda %70 öğrenmeye kapalı olduğu tespit edildi. Son çare size geldik. Zihninde büyük bir problem var. Ne olur yardımcı olun.”
Psikolog, babayı ayrıntılı olarak dinledikten sonra öğrenciyle görüşüyor. Pek çok uygulamalar yaptırdıktan sonra, anlıyor ki çocuğun zihnî kapasitesi aslında çok yüksek. Şaşılacak bir durum. Biraz aile ile görüştükten sonra, öğrencinin zihnini öğrenmeye neden kapatmış olduğunu anlıyor.
Zihni bloke eden sebep:
Huzursuzluk
Öğrenciyi bir kenara bırakıp tamamen aile üzerinden danışmanlığını sürdürüyor. Gerçekten aile huzursuzluğu oldukça ilerlemiş boyutta olduğundan, huzur tesis edici tavsiyelerde bulunuyor. Baba önce ne ilgisi var diyerek itiraz etse de, stresin zihin üzerindeki olumsuz etkisi kendisine açıklandığında ikna oluyor. Ailece “huzur” ortamı oluşturmaya çalışıyorlar. Daha o dönem bitmeden oğulları okulda derece öğrencisi oluyor.
Geçen yıl yaşanmış olan bu olay; zihin aktivasyonunun temel mayasının huzur duygusu olduğunu göstermiyor mu? Niçin aile sistemi kuruluyor dersiniz?
Aile sistemi, gerçekten çok büyük bir kıymettir. Aile sisteminin hedeflerinden  biri de olumlu ve yüksek duyguları tesis etmektir. Sanki kişinin en büyük ihtiyaç duyduğu güzel duyguların üretim merkezidir aile. Sevgi, değerlilik, huzur, adalet, şefkat, güven… gibi. Fakat zihin dünyamızın tetiklenmesinde ve etkin olarak çalışabilmesinde huzurun ayrı bir yeri vardır.
Huzur, öyle ilginç bir duygu ki; aile ortamında otomatik olarak yaratılır. Aile fertlerine düşen görevse, sadece onu bozmamak. Huzur yıkıcılarından uzak kalmak. Sizlere ufak bir reçete değerli dostlar, tüm aile fertlerinin gelişim yolculuğunun desteklenmesi ve zihin donanımlarının etkinleşebilmesi için:


HUZURUN SIRLARI     

• Sesinizi yükseltmeyin!
• Öfke patlamalarından uzak durun!
• Yüksek sesle tartışmayın.
• Tebessümü yüzünüzden eksik etmeyin.
• Huzur rengi olan pembeyi ev dizaynınızda kullanın.
• Aile fertlerini kapıda gülümseyerek karşılayın ve uğurlayın.
• Olumlu ve motive edici hitaplar kullanın.
• Ev yanmadıkça birbirinize bağırmayın!
• Kapıları asla çarpıp çıkmayın!
• Geçmişteki hataları bugüne çağırmayın!
• Hata yaptığınızda konuşun, özür dileyin!
• İşyerinizin sorunlarını eve taşımayın.
• Evinize girerken gözlerinizi kapayın, derin derin nefes alın ve biricik ailenizle buluşacağınızı düşünün. Günün bütün yükünü kapıda bırakın.
• Olumlu potansiyeli yüksek ifadeler kullanın.
• Hayatınızda memnuniyet hazinesini elden bırakmayın. Şükredin.
• Şikayet kavramını tamamen sözlüklerinizden atın.

Yorumlar
Yeni Ekle
+/-
Yorum yaz
Ad Soyad:
E-posta:
 
Başlık:
 
:angry::0:confused::cheer:B):evil::silly::dry::lol::kiss::D:pinch:
:(:shock::X:side::):P:unsure::woohoo::huh::whistle:;):s
 
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.
Taner  - Sevgi   |2010-02-10 22:51:35
Herşey ''aile'' de başlar ve ailede biter. Bu yüzden anne babaların daha dikkatli olmaları gerekir. Günümüzde, örneğin astımı ele alalım.. İnsan neden astım olur ? Sorusu basit aslında, küçük yaşlarda baba korkusu veya şiddet. İnsanlar küçüklükten itibaren sevgi ve huzuru bulduklarında insanlar hakikate bir adım daha yaklaşmış oluyorlar. Biliyorum, biraz tartışma konusu gibi olacak ama, hakikat sadece tapınaklarda, camilerde, kiliseler de, incil yada Gita'da değildir. Hakikat, heryer de olabilir. Bir insanın gülüşünde, ağaçlarda, gökyüzünde vs heryerde olabilir. Buda sevginin dışa vurması ve kişide bulunmasıyla ortaya çıkar. Sevgi hayattır, herşeydir. Bizi ayakta tutan odur aslında.. Sevgiyi bulduğumuz takdirde, huzur bize çok uzak değildir. (: Yazı için teşekkürler, güzel ve yararlı bir oyrum getirmişsniiz.. Teşekkürler.
Berma  - NİÇİN BU KADAR SİNİRLİYİZ?   |2010-02-04 17:31:42
Siz de mutlaka fark etmişsinizdir. Gittikçe sinirli bir toplum olduk.Günlük hayatta fiziksel şiddete başvuran insanların sayısı da hızla artıyor. Yapılan araştırmalara göre her 20 kişiden biri kapı komşusuyla en az bir kere kavga etmiş durumda. Her dört sürücüden biri trafikteyken öfkesine hakim olamayıp yanlış hareketler yapıyor.Sanki bir öfke çağında yaşıyoruz. Geçen hafta İngiltere
Berma  - NİÇİN BU KADAR SİNİRLİYİZ?   |2010-02-04 17:29:29
Siz de mutlaka fark etmişsinizdir. Gittikçe sinirli bir toplum olduk.
anonim  - memnuniyet   |2010-02-02 16:22:08
bence çokçok gzl ve faydalı bi yazı...hepinize teşekkürler.......

3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

 

Copyright © 2004 - 2009 Kitap Yayıncılık Sanayi ve Ticaret A.Ş. 0212 445 0045 bilgi@gencgelisim.com
Sitede yayınlanan yazıların her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz, kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir.