İş Yerinde Yaşanan Mutsuzluk PDF  Array Yazdır Array  E-posta

Çalışan insanlar günün büyük bir kısmını iş yerinde geçirmektedir. Bu nedenle iş yaşamı insanoğlunun hayatında çok önemli bir yere sahiptir. İş yerinde yaşanan sorunlar insanların ruh sağlığını ve iş dışındaki yaşamını da etkiler. Bu nedenle iş...

 

 

İş Yerinde Yaşanan Mutsuzluğun Kaynakları ve Çözüm Yolları

 

Çalışan insanlar günün büyük bir kısmını iş yerinde geçirmektedir. Bu nedenle iş yaşamı insanoğlunun hayatında çok önemli bir yere sahiptir. İş yerinde yaşanan sorunlar insanların ruh sağlığını ve iş dışındaki yaşamını da etkiler. Bu nedenle iş yaşamında mutlu olmayan kişilerin bunun nedenlerini ve çözüm yollarını araştırması gerekir. İş yerinde yaşanan mutsuzluğun kaynakları ve çözüm yolları araştırılırken düşülen en büyük yanlış, yalnız işten ve iş yerinden kaynaklanan sorunlara odaklanmaktır. Oysa insanın kendisine ait özellikleri (kişilik yapısı, beklentiler, bilgi ve beceri gibi) geliştirmesi, iş yerin  de çözülmez gibi görünen sorunlar ile baş etmeyi kolaylaştırmaktadır.  
İş ortamındaki olumsuzluklara takılıp kalmayın: İş yerinde mutlu olamayan kişilerin akıllarına ilk olarak iş ortamının kötü yönleri gelmektedir. Bunların en önemlileri arasında elde edilen gelirin düşüklüğü, iş yükünün fazlalığı, yöneticinin olumsuz tutum ve davranışları, iş arkadaşları ile yaşanan sorunlar, kötü yönetim, uzun çalışma saatleri ve vardiyalı çalışma sayılabilir. Rekabetçi bir ortamın varlığı, yöneticiler tarafından geribildirim verilmemesi, yöneticilerin beklentilerinin yüksek olması ve hiçbir şeyi beğenmemesi, sahip oldukları potansiyelin değerlendirilmemesi çalışanları mutsuz etmektedir. Çalıştıkları ortamdan memnun değilken bir yandan da işsiz kalma korkusu yaşamaları, çalışanlarda çaresizlik duygusu yaratmakta ve yaşadıkları mutsuzluğu derinleştirmektedir. İş yerinde yaşanan bu tür sorunların iş yerindeki mutluluğu etkilediği tartışmasız bir gerçek olmakla birlikte, yalnız bunlara odaklanarak çıkış yolu aramamak mutsuzluğu arttırmaktadır. Bu dış etmenleri değiştirmeye çalışmak kadar, çalışanların kendilerini mutsuz hissetmelerine yol açan iç etmenleri de belirlemeleri gerekir. Örneğin birçok araştırmada geçinmeye yetecek ücrete ulaşıldıktan sonra paranın motivasyon yaratıcı etkisinin düşük olduğu, takdir edilmenin çok daha fazla motivasyon yaratıcı etki gösterdiği görülmektedir. İlişki kurma, iletişim ve zor insanlarla baş etme becerilerinin geliştirilmesi iş yerinde yaşanan sorunlar ile baş etmeyi kolaylaştırmaktadır. İşten ayrılma şansınız yoksa, iş ortamında değiştirebilecekleriniz için çaba harcamalı, değiştiremeyeceklerinizi kafanıza takmamanın bir yolunu bulmanız gerekmektedir.
Motivasyonunuzu arttırın: İşinizi yapma konusunda istekli olup olmadığınızı, var gücünüzle çalışıp çalışmadığınızı, işe dört elle sarılıp sarılmadığınızı gözden geçirin. İnsanın işini sevmesi, iş yerinde üzerine düşen görevleri benimsemesi motivasyonu olumlu yönde etkileyen etmenlerdir. İş yapma konusunda istekli olmanıza karşın kendinizi mutsuz hissediyorsanız, bunun nedenlerini anlamayı çalışın. İş dışındaki sorunların etkisi altında olup olmadığınızı, iş yerinde diğer çalışanlarla ve yöneticilerle yaşadığınız sorunların etkisi altında olabileceğinizi unutmayın. İşe karşı tümüyle isteksiz iseniz, bu isteksizliğin ne zamandan beri var olduğunu ve olası kaynaklarını belirlemeye çalışın. Motivasyonunuzun artmasının yalnız dışarıdan gelecek etmenlere bağlarsanız, sonuç elde etme şansınızın çok düşük olduğunu unutmayın.  
Beklentilerinize sahip çıkın, karşılanması için elinizden geleni yapın: İnsanın hayattan ve insanlardan beklentilerinin gerçekleşmesi önemli bir mutluluk kaynağıdır. Fakat herhangi bir insanın beklentilerinin tümüyle karşılanmasının mümkün olmadığını unutmayın. İş yerinizden, iş arkadaşlarınızdan, üstlerinizden ve bir çalışan olarak kendinizden beklentilerinizi gözden geçirin. Bunların karşılanıp karşılanmadığı kadar, bunları dile getirip getirmediğiniz de önem taşımaktadır. Siz bunları talep etmedikçe, bunların kimsenin aklına gelmeyebileceğini ve akla gelmediğinde de suçlamaya hakkınız olmadığını unutmayın. Gerçekleşmeyen beklentilerinizin ne kadarının gerçekleşebilir beklentiler olduğunu değerlendirin; gerekirse sizin durumunuzu değerlendirebilecek birilerinin görüşlerini alın. Sonucu kabullenin; gerçekleşmesi mümkün olanlara sahip çıkın, gerçekleştirmek için elinizden geleni yapın.
Depresyon yaşayıp yaşamadığınızı  belirleyin: Mutsuzluğunuzun yalnız iş yaşamı ile sınırlı olup olmadığını değerlendirin. Yalnız iş yaşamında değil, yaşamın her alanında mutsuzluk yaşıyorsanız kendinizde depresyon olup olmadığını gözden geçirin. Depresyon yaşayan bir kişi daha önce severek, isteyerek yaptığı şeyleri artık yapmak istememeye, yapsa bile bunlardan zevk alamamaya başlar. Yaşama sevincinin yerini "üzüntü, keder, mutsuzluk, isteksizlik, karamsarlık, umutsuzluk ve yerli yersiz kendini suçlama" gibi duygular alır. Sürekli olarak bu tür duygular yaşıyorsanız ve bunları gün boyu sürüyorsa bir ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanına danışın.
Tükenmişlikle mücadele edin: Tükenmişlik, bedensel ve ruhsal olarak zorlayıcı bir etkene uzun süre maruz kalınması sonrasında ortaya çıkan ruhsal olarak tükenme halidir. Özellikle iş stresinin yoğun ve iş yükünün sürekli yüksek olduğu yerlerde çalışanlarda oldukça yaygındır. Tükenmişlik yaşayan kişide giderek yaşamla ve dünyayla ilgili olumsuz duygu ve düşünceler artar. Yaptığı iş giderek daha anlamsız gelmeye başlar, kendini çalıştığı iş yerinin bir parçası olarak görmemeye başlar. Verimli ve üretken bir biçimde çalışma isteğini kaybeder. Tükenmişlik girdabına düştüğünüzü görüyorsanız, mutlaka gerekli adımları atın. İş yükünüzü ve stres kaynaklarınızı azaltmanın ve ruhsal olarak rahatlamanın yollarını bulmaya çalışın.
Stres kaynaklarınızı ve stresle baş etme gücünüzü geliştirin: İş yerinizde bir türlü çözüm bulamadığınız bir stres yaşayıp yaşamadığınızı gözden geçirin. Sizi etkilediğini düşündüğünüz olayları gözden geçirirken önemli ya da önemsiz ayırımı yapmayın. Küçük gibi görünen olayların bazen düşünüldüğünden çok büyük etkiler yaratabildiğini unutmayın. Stresle nasıl baş ettiğinizi ve baş etme yollarınızın etkili olup olmadığını değerlendirin. Sorunları görmezlikten gelmek ve küserek geri çekilmek ülkemizde en sık kullanılan ve etkili olmayan yöntemlerdir. Diğer yandan öfkelenmek ve kırıcı tepki göstermek ise sorunu çözmek bir yana daha da karmaşıklaştırmaktadır. Yaşadığınız sorunlarla daha etkili başa çıkma yolları bulmaya çalışın. Başa çıkmanın her zaman sorunu bütünüyle çözmek anlamına gelmediğini, esas olarak sorun devam etse bile ondan en az etkilenmeyi başarmak anlamına geldiğini unutmayın. Stres kaynaklarınızı araştırırken yalnız iş yaşamına odaklanmayın, iş yaşamı dışında sizi zorlayan bir olay olup olmadığını da gözden geçirin.
Mutsuzluk yaratan kişilik özelliklerinizi değiştirmeye çalışın: İş yerinde mutsuzluk yaşayan kişilerin her koşulda mutlaka gözden geçirmeleri gereken konulardan biri de kişilik yapılarıdır. Çünkü insanların neyi, nasıl yaşayacağını ve yaşadıklarından etkilenme derecesini belirleyen en önemli etmen kişilik yapısıdır. "Hayır diyemeyen", "rekabetçi", "kırılgan", "alıngan", "çekingen", "özgüvensiz", "mükemmeliyetçi", "işkolik", "kendini suçlamaya ve  haksızlığa uğradığını düşünmeye yatkın" insanların işyerinde mutsuzluk yaşama olasılıkları daha fazladır. Kendinizi daha iyi tanımak ve kişilik özelliklerinizi belirlemek için elinizden geleni yapın. Yaşadıklarınıza dışarıdan bakmaya çalışın. Sizi mutsuz eden kişilik özelliklerinizi değiştirmeye çalışın.
Özgüveninizi arttırın: Sağlıklı bir özgüven insanoğlu için en önemli ruhsal desteklerden biridir. Özellikle iş yerinizde kendinize yeterince güvenmiyorsanız, işlerinizle ilgili bilgi ve becerinizi mümkün olduğunca geliştirin. Özgüveninizi yeterince geliştiremiyorsanız aşırı rekabetçi ortamlardan uzak durun. Fakat özgüvensizliğinize sığınarak yapabileceğiniz işlerden uzak durmayın. Özellikle kendinizi aşırı olumsuz değerlendirme, eleştirme ve bunları genelleştirme huyunuza teslim olmayın. Kendinize karşı affedici olun, elinizden geleni yaptığınızı, herkesin hata yapabileceğini unutmayın. Diğer yandan aşırı özgüven de mutsuzluk yaşanmasına yol açabilmektedir. Aşırı özgüvene sahip kişiler iş yerinde kendi görüşlerine yeterince önem verilmediğini ve adam yerine konulmadıklarını düşünerek mutsuz olmaktadır. Ayrıca aşırı özgüven yanlış kararlar alarak ve başkalarının görüşlerine önem vermeyerek iş arkadaşları ve üstleri ile ilişkilerin bozulmasına yol açabilmektedir.
Zamanı iyi kullanın: Zaman yönetimi, zamanı en doğru biçimde etkin, etkili ve verimli bir biçimde kullanmak demektir. Zaman yönetimi başarılı bir şekilde yürütüldüğünde, kişiye hem işi hem sosyal yaşamı hem de hobileri için yeterince zaman kalabilmektedir. İşi yetiştirememek ile ilgili sorunlar yaşıyorsanız, sevdiklerinize ve kendinize yeterince zaman ayıramadığınızı düşünüyorsanız zamanı nasıl kullandığınızı gözden geçirin. İlk olarak yaşamınızda neleri gerçekleştirmek istediğinizi öncelik sırasına göre belirleyin. En verimli çalıştığınız saatleri saptayarak, bu saatlerin boşa geçmemesi için elinizden geleni yapın.
Sosyal yaşamınızı zenginleştirin: İnsan yaşamının her alanının her zaman etkileşim içinde olduğunu unutmayın. Ev yaşamı, iş yaşamı ve sosyal yaşam birbirini sürekli etkilemektedir. İş yerinde çözülemeyen sorunların yarattığı olumsuz duygular, ev yaşamı ve sosyal yaşam içinde aşılabilmektedir. İşte yaşadığınız stresi kendinizden uzaklaştırmak için iş dışında sizi rahatlatacak bir şeyler yapmak için özel çaba harcayın.

 

 

Yazar: Erol Özmen

erolozmen@yahoo.com

www.gencgelisim.com

 

AddThis Social Bookmark Button
Yorumlar
Yeni Ekle
+/-
Yorum yaz
Ad
E-posta:
 
Ba
 
:angry::0:confused::cheer:B):evil::silly::dry::lol::kiss::D:pinch:
:(:shock::X:side::):P:unsure::woohoo::huh::whistle:;):s
 
Ltfen resimdeki gvenlik kodunu giriniz.

3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

RocketTheme Joomla Templates
hd film izle Hızlı Ve Öfkeli 6 izle yenilmez 3 izle