Advertisement
Kolay Ulaşım
Yöneticilerin İş Hayatını Kolaylaştırma Taktiği: Yazdır
Bir yöneticiyseniz iş yaşamında görev ve sorumluluk vermenin ne kadar hassas bir süreç olduğunu bilirsiniz. İşlerin aksamaması, istikrarlı bir yapının sağlanması ve sürdürülebilmesi için bu süreçte bir engel aşma planı oluşturmak gerekir. İşte bu plan için birkaç ipucu...
Görevlendireceğiniz kişiyi bilgilendirin: Görevlendirdiğiniz, sorumluluk verdiğiniz kişi hangi sonuçlar alınırsa başarılı, hangi sonuçlar alınırsa başarısız kabul edilecektir? Bunu bilmek görev verdiğimiz kişinin en doğal hakkıdır. Onu bu konuda aydınlatmazsak belirsizlik içinde bırakmış oluruz. Bu da çalışanın kendi performansını değerlendirmesini ve ...
Devamını oku...
 
Mutluluk Sigortanız Var mı? Yazdır
Küçük bir sigorta şirketinde iş bulmuştu. İnsanları araba, ev, işyeri, hırsızlık sigortası yaptırma konusunda ikna etmek onların en iyi maharetlerinden biriydi.
Sıcak bir yaz günüydü. Böyle bir günde dışarı çıkıp adım adım gezerek sigorta yaptıracak insan arayacaktı. İşyerinden çıkmak için çantasını hazırladı. Gerekli evrak ve dosyaları tamamlayıp tam çıkacakken yaşlı bir bayan geldi. Potansiyel bir müşteri diyerek hemen onu masasının karşısına oturttu. Bu yaşlı bayanı sigortalayıp çıkarım dedi.
Yaşlı bayanın üzgün olduğu her halinden belliydi. Sigorta acentesine ilk girdiğinde merhaba diyerek sandalyeye oturmuştu. Daha sonra ...
Devamını oku...
 
Evrenin İstek Yasasına Uyan Dilekler Gerçekleşir Yazdır
Evren, bir isteğe ya da gönülden içtenlikle gelen bir dileğe kesinlikle kayıtsız kalmıyor. Kozmik sistemde var olan ‘İstek Yasası’na göre, saf isteğin tezahürü, istenilen nesneyi ya da insanı istek sahibine çeker! Gerçekleşme süresi bazen uzasa da evren, bu isteğe mutlaka yanıt verir. Peki, gerçekten ihtiyacın ötesinde bir şey mi istiyorsunuz? ‘Ya gerçekleşmezse’ diye bir korku duyuyor musunuz? Bunlara, evet diyorsanız, evrendeki ‘İstek Yasası’ işlemez hale geliyor. Parayı insanca yaşayabilecek kadar, evi barınabilmek için isteyebilirsiniz. Evrensel cazibe yasası gereği, ihtiyaç duyan ve duyulan birbirine çekilir.
Devamını oku...
 
Sözcüklerin Söyleyemedikleri Yazdır

Çimen kokulu bir akşamüstü durgun ve masmavi denize doğru yürüyordum. Günün bana göre en güzel vakti olan dakikalarda o gün de güneşin batışına şahitlik etmek için sahilin yolunu tutmuştum.
İlerledikçe ve denizin kokusunu içime çekmeye başladıkça günün sonundaki gizem çoğalıyor gibiydi. Tam o sırada bu konuda en az benim kadar meraklı biri olduğunu fark ettim: Heyecanla tuvale bu büyüyü yansıtmaya çalışan bir ressam...
Ayaklarımın altındaki kumları gıcırdata gıcırdata yönümü kendisine doğru çevirdim ve yanına vardığımda sormak istedim:
“Merhaba... Şu saatler sizin için de özel olsa gerek...” 

Devamını oku...
 
Hayata Kanatlanırken Yanıtlanması Gereken Sorular Yazdır
Bilge ile Delikanlı  “Fedakarlık Edersen Kazanırsın’’
Delikanlı, büyük bir merakla bilge adama koştu. “Ben” dedi, “her zaman kazanmak istiyorum. Bir sınava girdiğimde, bir işe atıldığımda, bir insanla konuştuğumda, okuduğumda, dinlediğimde, hepsinde kazanmak istiyorum. Bunun yolu var mı?” Bilge adam delikanlının gözlerinin içine sıcak sıcak baktı. “Hiç kazandığın olmuyor mu?” diye sordu. “Bazen” diye yanıtladı delikanlı. “Öyleyse o zamanlarda ne yaptığına dikkat edersen, cevabı bulursun.” dedi bilge ve ekledi: “Ama benim de bildiğim bir sır var, istersen sana onu söylerim. Fakat yarın güneşin doğuşundan önce ...
Devamını oku...
 
Sevginiz Her şeyi Feda Etmeye Değer mi? Yazdır

Sevgi ve nefret aynı yoğunlukta duygulardır. Bir insanı sevdiğiniz zamanki duygularınızdaki yoğunlukla nefret ettiğiniz zamanki yoğunluk derecesi aynıdır. Yani sevdiğiniz için her şeyi yaptığınızda karşınızdaki insanı nasıl mutlu ediyorsanız, bir gün gelip aynı kişiden nefret ettiğinizde de, yapamayacağınız şey kalmaz.
Bu yüzden şunu savunuyorum: Sevdiğiniz kişi için gereken her şeyi yapın. Maddi-manevi gereken tüm fedakarlıklara katlanmaktan çekinmeyin; fakat baktınız ki karşınızdaki sizin bu yaptıklarınızı taktir etmiyor, size aynı değeri vermiyor, işte o zaman tereddüt etmeden arkanızı dönüp gitmeyi bilmelisiniz.

Devamını oku...
 
ZEKANIN KOÇU BİLİNÇALTI Yazdır
Bizler davranışlarımızın %10’unu bilinçli aklımızla, %90’ını bilinçdışı aklımızla yani bilinçaltımızda yaparız.
Uzmanlar bilinçaltını bir gemiye benzetirler. Bu geminin kaptanı bilinç, tayfaları ise bilinçaltıdır. Kaptan yani bilinç duygularını kullanıp emir verir, tayfalar yani bilinçaltı itaat edip emri yerine getirir. Dikkat edilirse gemiyi kontrol eden, tüm işi yapan tayfalar, yani bilinçaltıdır.
Ancak bilinci yani kaptanı etkileyen faktörler vardır. “Kendini gerçekleştiren kehanet” ifadesini duymuşsunuzdur. Hani bir insana 40 defa sen delisin denirse delirirmiş ya... İşte bilinç duy-duklarını önemsiyor, algılıyor ve bilinçaltına gönderiyor; yani ona emir veriyor.
Devamını oku...
 
Yaşamın Mucizesi Sözlerin Sihrinde Gizlidir Yazdır
Sözler sihirlidir. Problemlerimizi çözmede, zihnimizi kullanmada ve hatta hastalıklarımızda sözler olayların akışını etkiler. Çünkü biz sözlerimizle kelimelerin enerjisini hayata akıtırız. Hayal edebileceğimiz her şey enerjiden oluşur. Vücudumuz, düşüncelerimiz, duygularımız, bulutlar, üzerinde oturduğumuz iskemle, her şey, tüm evren hepsi enerjidir. Ve kelimelerimiz de enerjidir. Pozitif kelimeler pozitif enerji verirken, negatif kelimeler negatif enerji akıtır.
Eski Meksika Toltek bilgeliği hocalarından Don Miguel Ruiz, “Dört Anlaşma” adlı kitabında der ki: “Söz, kelime sadece yazılı bir işaret ya da ses değildir. Söz bir kuvvettir. Söz iletişim kurmak, ifade etmek, düşünmek ...
Devamını oku...
 
Hüsnü Kuruntu'nun Avrupa Yakası: GAZANFER ÖZCAN Yazdır

27 Ocak 1931’de dünyaya geldi. Yaşını göstermiyor. Yetmişli yıllarda izlediğim Gazanfer Özcan’la seksenli, doksanlı hatta iki binli yıllarda izlediğim Gazanfer Özcan arasında hiç ama hiç fark yok. Askılı pantolonunu o gün bugündür üzerinden çıkarmış değil. Acaba böyle bir adam yoğurdu nasıl yer diye düşünmeye kalmadan kendisini birkaç yıl önce Tikveşli yoğurtları reklâmında yoğurdu üfleyerek değil şapırdatarak yerken görünce şaşırmıştım. İyi ki atalarımız böyle zamanlar için söz söylemişler. Ben de şaşkınlığımı dağıtmak için “Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır” sözüyle serinlemeye çalıştım.

Devamını oku...
 
Unutamadığımız İşadamı SAKIP SABANCInın Astrolojik Karakter Analizi Yazdır

Kişinin birçok kabiliyet ve duygusu aynı amaçlar etrafında birleşiyorsa, o kişi fazla tereddüde düşmeden o amacı benimseyecek, amaca götüren yolu kararlılıkla izleyecektir. İşte Sakıp ağa da böyle bir insandı. İş hayatında başarı isteğini kuvvetle hissetmiş ve bunun gereği olarak girişimcilik ve çalışkanlığı kendisine prensip edinmişti.
Sakıp Sabancı’nın Koç burcunda iki gökcismiyle birleşme yapmış olan Güneş’i, onun aktif, girişimci, çalışkan ve riskleri göze alan yapısını vurguluyor. Sakıp ağa, birçok alanda ilklere imza atmış biri. Sakıp Sabancı’nın birleşmeler yapan Güneş’i, aynı zamanda Kova’da ...

Devamını oku...
 
Empati ve Sempati Yazdır
Empati bireyin kendini bir başkasının yerine koyup onun duygu ve düşüncelerini anlamasıdır. Sempati ise, popüler dilde yaygın olarak kullanılan bir kavram olmasına karşın gerçek tarifi, başkasının duygularını paylaşabilme becerisidir. Sempati çoğu kez empatiyle karıştırılır. Sempati, bireyin, karşısındaki kişinin duygu ve düşüncelerini yaşamasıdır. Empatide ise duygu ve düşünceleri yaşamak değil anlamak vardır. Örneğin, karşıdaki kişi üzüntülüyse, onun üzüntüsünü anlamak empati, üzüntüsünü yaşamak ise sempatidir. Birinde anlamak, diğerinde paylaşım söz konusudur.
Sempati daha çok arkadaşlar ve aile arasında kullanılırken ...
Devamını oku...
 
Avuç İçi Kadar Mutluluk Yeter (mi?) Yazdır

“Ah yavrucağızım, hele ki siz yetiştiniz, büyüdünüz de annenize yardımınız olacak şimdi. Onun çektiklerini Allah bilir.”
“Bu bir bayrak teslimi mi?”
Anne! Biz neden geldik dünyaya. Yani sen yıllarca ne çok yoruldun bizi yetiştirmek için, yıllarını verdin şu gamsız feleğin oyunlarına; ama hala koşturur durursun. Şimdi bir süre sonra sen çocuk, biz anne olacağız, değil mi? Biz de aynı dertler ve zorluklarla yoğrulacağız. Oysaki biliyordun anne, ayakta kalmanın ne zor olduğunu. Neden bizi de bu kem kadere ortak ettin? Neden bizim dünyaya gelmemize izin verdin?
“Yoksa insani bir hırs mı dünyaya gelmek”

Devamını oku...
 
Sizin Yolunuzu Sizden Başkası Açamaz Yazdır
Hayatta kimin ne kadar yaşayacağı bilinmez şüphesiz. Süresi ne kadar olursa olsun anlamlı yaşamak en güzeli. Hep başarılı ve mutlu kalmak tüm gönüllerin istediği...
Yaşanılan yıllar anlamlı gelmediğinde yürekle beden geride kalan yıllara, çocukluklarına dönmek için derin ‘ah’lar çekerler.
Kimisi yaptığı hataları düzeltmek için en başa dönmek ister. Kimisi çocuklar gibi neşeyle dolmak, hayatın tadına tekrar varabilmek için...
Bazıları da çocukların en güzel özelliklerinden biri olan korkusuz, çelişkilerden uzak yaşamak için çocukluğuna dönmek ister.
Çocuklukta sorunlar daha bir hafiftir, çözümlenmesi ...
Devamını oku...
 
Kuralına Göre Oynayarak Verimliliği Zirveye Taşımak Yazdır
Bir sanayi şirketinin genel müdürü klasik müzik düşkünüymüş. Günlerden bir gün, şehre ünlü bir orkestra gelmiş. Verilecek konserin en önemli parçası da Schubert’ın ünlü ‘Bitmeyen Senfonisiymiş’. Genel müdüre konser için bir davetiye gelmiş. İşi nedeniyle gidemeyeceğinden bunu şirketin ‘verimlilik’ uzmanına vermiş. “Git ve bana izlenimlerini aktar” demiş.

Ertesi gün uzmandan bir değerlendirme raporu gelmiş:
Sayın Genel Müdürüm,
Dört Obuacı konserin önemli bir süresinde boş oturdular. Bunların sayısını azaltırsak konsere daha çok katkıda bulunurlar. Orkestrada ...

Devamını oku...
 
Hayatı Okumanın Yolu Kendini Okumaktan Geçer Yazdır
Hayatı okuyabilmek, hayatta bilge bir insan olarak varoluşu sürdürebilmek ve bu varoluşun inceliklerini diğer insanlarla paylaşmak adına ortaya koymak ise bir erdemdir. Bu erdeme sahip insanlardan birisi de İranlı düşünür Şirazlı Sadi’dir. Sadi, eserlerindeki hayat dersleriyle her çağdaki insanın kişisel gelişimi için ışık olacak, bir hayat kılavuzu gibi kullanılabilecek örnekler içeren hikâyeler anlatmıştır. Hayat sandığımıza koymamız için adeta bir hazine sunmuştur. Bu hazinelerin birçoğunu içeren eserlerinin en ünlüleri “Bostan” ve “Gülistan”dır.  Bugün bu hikâyelerden habersiz olan birçok insan hayat çıkmazlarında kaybolmuştur.
Devamını oku...
 
Kendinize Biçtiğiniz Değerin Fazlasını Kim Verir? Yazdır
YAŞAMIN YANKISI
Bir adam ve oğlu ormanda yürüyüş yapıyorlarmış. Birden oğlan takılıp düşüyor ve canı yanıp “Ahhh” diye bağırıyor. İleride bir dağın tepesinden “Ahhh” diye bir ses duyuyor ve şaşırıyor. Merak ediyor ve “Sen kimsin?” diye bağırıyor. Aldığı cevap “Sen kimsin?” oluyor. Bu yanıta kızıp “Sen bir korkaksın” diye tekrar bağırıyor. Dağdan gelen ses “Sen bir korkaksın” diye cevap veriyor.
Çocuk babasına dönüp “Baba ne oluyor böyle?” diye soruyor. “Oğlum” diyor adam, “Dinle ve öğren!” ve dağa dönüp “Sana hayranım!”...
Devamını oku...
 
Duygu Çöplüğünü Boşaltma Terapisi Yazdır

İşinize yarayan ne varsa bilgisayarınızda saklar; işe yaramayan, güncelliğini yitirmiş ne varsa bu kutuya atarsınız. Olmazsa, geri dönüşüm kutusunu da boşaltır, tüm işe yaramaz şeyleri bir defada uzay boşluğuna gönderiverir, bir daha yüzünü bile görmezsiniz.
Peki, yaşanmış, bitmiş, güncelliğini kaybetmiş, artık üzerinizde hiçbir etkisi kalmamış ya da sadece olumsuz tortularını taşıdığınız duygularınızdan ne haber? Yaşadığınız anda bile hoşlanmadığınıza karar verdiğiniz anılar... Eski aşklarınızı ne yaptınız mesela? Yoksa yaşanıp bittikten, üzülüp bunalıp stresini çektikten sonra onları ahde vefa olsun diye kaldırıp beyninizin en kıymetli yerindeki ...

Devamını oku...
 
Necip Fazıl Kısakürekin Astrolojik Karakter Analizi Yazdır
“Bir mısrası Türk milletini ihya etmeye yeter.” Daha önce hiç kimse için söylenmemiş bu övgünün ve “Şairler Sultanı” unvanının sahibi Necip Fazıl Kısakürek, 26 Mayıs 1904’te İstanbul’da büyük bir konakta doğdu. Çocukluk yılları büyük babasına ait Çemberlitaş’taki bu konakta geçti. Birçok şiirinin ana imajını ve ruhî kaynağını teşkil eden bu konakta geçen çocukluk yıllarından şöyle söz edecektir: “Yakıcı bir hayal kuvveti, marazi bir hassasiyet, dehşetli bir korku...”
Gerçekten de Necip Fazıl’ın 1. evinde Mars’la birleşen Güneş’inin de işaret ettiği gibi; çocukluk yılları hastalıklarla, kız kardeşi ve ...
Devamını oku...
 
Terapi Yöntemi ve Şifa İksiri Olarak - TASAVVUF Yazdır
Kazandıkça daha fazlasını isteyen, her şeyin en iyisini ve en mükemmelini arzulayan, doyumsuzca yaşamını devam ettirme arzusunda olan; ancak o doyumsuz yaşamının ne zaman ve nerede biteceğinden bile bilgisi olmayan son asrımızın insanlarını, bu çıkmaz sokaktan kurtarmak için sürdürdüğüm bir dizi psikoterapi programlarım sonucunda şu sonuca vardım:
“İnsan, madde ile mânanın, ruh ile bedenin ve kâinat ile zerrenin birleştiği muazzam bir varlıktır. Bunlardan hangisinde bir eksiklik varsa, orada hastalık olur ve o hastalığın tedavisi de yine o eksilen yerin ...
Devamını oku...
 
Analitik Düşünce Mutluluk Katsayınızı Artırır Yazdır
Bir tavşan güçlü bir düşmanı kendisine saldırdığında ne yapar? Çoğumuzun aklına gelen ilk seçenek: kaçmak. Eğer çaresiz bir durumda, ölümle burun burunaysa ve kaçacak hiçbir delik yoksa bu kez ikinci seçeneye yönelir: savaşmak. Bazı durumlarda ise mücadele etmek anlamsız, ölüm kaçınılmaz görünür. Ve zavallı tavşan son çareye başvurur: teslim olmak. Kimi hayvanlar teslimiyet sırasında sırtüstü yatarlar ve boğazlarını rakiplerine açarlar. Bu, “hayatım senin ellerinde, sana teslimim, canımı bağışla” mesajı taşır.
Biz insanlar da promlemlerle karşılaştığımızda kaçma, savaşma ya da boyun eğip teslim olma yoluna gideriz. Bunlar mutluluğumuzu çalan ...
Devamını oku...
 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 201 - 240 Toplam: 727

Copyright © 2004 - 2008 Kitap Yayıncılık Sanayi ve Ticaret A.Ş. 0212 445 0045 bilgi@gencgelisim.com
Sitede yayınlanan yazıların her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz, kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir.