 Vipassana, "Olanı olduğu gibi görmek" demek. Hindistan'ın en eski meditasyon yöntemlerinden biri Vipassana meditasyonu, içgörü ve farkındalık meditasyonu olarak da bilinir. Bu teknik, 2500 yıldan daha uzun bir süre önce Gautama Buddha tarafından yeniden keşfedilmiş ve evrensel hastalıklara evrensel bir çare, yani bir "yaşama sanatı" olarak öğretilmeye başlanmıştır. Buda'nın keşfetmiş olduğu nefes izleme yöntemine de bu isim verilir. Bu yöntemde izlenecek dört nokta vardır. Nefesi görerek, nefesi hissederek sessizce oturma sonucunda, içeri giren nefes ilk nokta olur. Sonrasında nefes içeri girdiğinde bir... |
|
Devamını oku...
|
|
 Adını ilk olarak 1996 yılındaki Camel Trophy yarışlarıyla duyduk. Sonrası dağcılığı ve nihayetinde AKUT... Nasuh Mahruki'nin başkanı olduğu AKUT'un Gayrettepe'deki genel merkez binasına gittik. Bina büyük değil, gösterişli hiç değil. İki katlı, mütevazı, bir o kadar da samimi. Odalar ve eşyalar ihtiyaca binaen oluşturulmuş. Küçük bir çay ocağı, yine küçük ve sevimli, içinde kedilerin oynaştığı arka bahçe… Üst katta 12 yıl boyunca her pazartesi toplantıların yapılıp önemli kararların alındığı toplantı odası… Ve içinde AKUT kurulduğundan beri sadece Türkiye'de değil ellerinin uzanabildiği,... |
|
Devamını oku...
|
|
Aile insanoğlunun hayata hazırlandığı bir okuldur. Modern toplumda insan, hayatın geri kalanına hazırlamak için okula gider, mezun olunca da hayat okuluna başlar. Ama her şeyin temelinin atıldığı aile ortamında irili ufaklı çekişmeler sürekli devam eder: "Ahmet yine mi diş macununu ortasından sıktın? Bıktım artık..." "Kızım, akşam eve geç gelirsen baban her ikimizi de lime lime doğrar, araya girmek canıma yetti..." "Evladım, sana kirlilerini sepete koy demedim mi, merak ediyorum daha kaç kere söylemek gerekiyor?" "Ahmet, hele bu yıl da evlilik yıldönümümüzü unut, bu sefer kesinlikle affetmeyeceğim." "Evladım sana ders çalış demekten dilimde tüy bitti..." "O çocukla görüşmeni istemiyorum diye sana kaç kere söylemem gerek?"
|
|
Devamını oku...
|
|
 Ömer Faruk Tekbilek, 1951 yılında Adana'da doğdu. Küçük yaşlarda Sufizm'le ilgilenmeye başladı, Türk müziği ritim ve makamlarını öğrendi. 1967'de 16 yaşındayken İstanbul'a geldi, burada Mevlevi dervişleriyle tanıştı. Onların dünyaya bakışlarından, müziği yorumlayışlarından ve ruhlarından çok etkilendi. Mevlevi Şeyhi Neyzen Aka Gündüz Kutbay hayatında çok önemli bir yer edindi. Sufi müziği, müziğinin temel taşı oldu. Daha sonra müziğe karşı alternatif bakış açılarıyla tanınmış müzisyenlerle çalıştı. Farklı tarzda soundlarla tanışarak zihninde sürekli olarak büyüttüğü ve adına "Sabır Ağacı"... |
|
Devamını oku...
|
|
* Ümitsizlik diyarına gitme, ümitler var. Karanlığa varma, güneşler var. * Danışmak, insana anlayış ve akıl verir; akıllar da akıllara yardım eder. * Şu üç şey hakkında dudağını kıpırdatma; gittiğin yol, paran, bir de mezhebin. Çünkü bu üçünün de düşmanı çoktur. Düşman bildi mi sana pusu kurar. Bir-iki kimseye söyledin mi, artık o sırra veda et. İki kişiyi aşan, bir başkasına da söylenen her sır, yayılır. * Kalemin rüzgârdan, kağıdın sudan olursa ne yazarsan derhal yok olur. Mânâsız söz, su üstüne yazılan yazıdır. Ondan vefa umarsan iki elini ısırarak dönersin. * Aynı dili konuşmak, hısımlık ve bağlılıktır. İnsan yabancılarla kalırsa mahpusa benzer. Nice Hintli nice Türk vardır ki, dildeştirler, anlaşırlar. Nice iki Türk de vardır ki, birbirlerine yabancı gibidirler. Şu halde ... |
|
Devamını oku...
|
|
 Olimpiyat tarihinin en çok altın madalya kazanan sporcusu… 5 yaşında hiperaktiflik tedavisine yardımcı olması amacıyla başladığı yüzme, onu genç yaşta tüm dünyanın alkışladığı bir olimpiyat şampiyonu yaptı. 2008 Pekin Olimpiyatlarında, Mark Spitz'in Münih-1972'de 7 altın madalya alarak kırdığı rekoru kırarak bir olimpiyatta 8 altın madalya kazanan ilk sporcu oldu. Aynı zamanda katıldığı 2 olimpiyatta kazandığı toplam 14 altın madalya ile bir rekorun daha sahibi. 30 Haziran 1985'te Baltimore'da dünyaya gelen Michael Phelps henüz 5 yaşındayken kendisini havuzda buldu.. |
|
Devamını oku...
|
|
Oktay Usta ekranların en sevilen yüzlerinden biri. Genç Gelişim okurları için sizi sizden dinleyelim biraz da. Aşçılığa nasıl başladınız, hangi yollardan geçtiniz? Oktay Usta 1968 Bolu Mengen doğumlu. Bu ilçenin şirin bir köyünde büyüdü yumurcak. İlkokulu bitirdikten sonra yarın öbür gün aşçı olacağım diye biraz yaylalarda, kırlarda gezdim. Hani biraz dolaşsın, ciğerleri temiz hava alsın diye… Nasılsa bir gün aşçı olacak! Daha sonra amcam 15 yaşında elimden tuttu ve "Yavrum, artık senin bu işi öğrenme zamanın geldi." dedi. Böylece aşçılık mesleğine 1983 yılında usta-çırak ilişkisiyle başladım. O yıllarda aşçılık okulu yoktu. Hem eğitimi hem pratiği ... |
|
Devamını oku...
|
|
|
Auguste Rodin'in klasik "Düşünen Adam" heykeli, en sevdiğim eserlerden biridir. Bu esere (ya da pek çok kopyasından birine) hiç etkilenmeksizin bakmak zordur. Derin düşünceye dalmış birinin masum görüntüsü, çoğumuzu kendimiz hakkında uzun uzun düşünmeye sevk eder. Bu görüntü neden bu kadar büyüleyicidir? Adam ne düşünmektedir? Belki de böylesine derin düşünme çok nadir görülen bir eylem olduğundan, bu kişiye saygı duymalıyız. Akılda bazı düşüncelerin olması, düşünmek anlamına gelmez. Hepimizin düşünceleri vardır. Herkes genellikle onlarca fikre ve inanca sahiptir. William James bir keresinde şöyle yazmıştır: "Pek çok insan ... |
|
Devamını oku...
|
|
|
Stres yaşamak normal mi? Zaman zaman üzerimde çok gerginlik hissediyorum. Sanki çevremdeki bütün yük omuzlarıma yüklenmiş gibi oluyor. Böyle sık sık stres yaşamak normal mi? Yaşadığınız durumu doğru tanımlamak gerekir. Bazen insanlar stresle karamsarlığı veya depresyonu birbirine karıştırırlar. Stres, üzerinizde hissettiğiniz baskıdır. Zaman darlığı, iş çokluğu, imkan azlığı, sorumluluk yüklenmesi gibi durumlarda ortaya çıkar. Depresyonda ise genel bir ruh hali söz konusu olup, hayattan ve gereklerinden kaçış vardır ki bu bir sorundur. Buna karşın stres, herkes için yaşanması olağan bir olgudur ve aslında insanı harekete geçmeye hazır bir konumda tutarak ona ... |
|
Devamını oku...
|
|
Son yıllarda vücuda zarar veren ve çeşitli hastalıklara neden olan oksidanlar (serbest radikaller) üzerinde çok durulmakta; hatta, yaşlanmanın nedeni olduğu bile ileri sürülmektedir. Antiaging (yaşlanma karşıtı) tedavi yöntemleri buradan doğmuştur. Vücutta durmadan oluşan ve zarar verip hastalıklara neden olan bu serbest radikallerin diyetteki antioksidanlarla önlenebileceği düşünülmektedir. Bunun sonucu olarak, insanlar yüksek dozda antioksidan içeren besin takviyelerine yönelmeye başlamışlardır. Ama bunun faydaları halen tartışılmaktadır. Serbest Radikaller Nelerdir? Serbest radikaller oksijen türevleridir. Dış yörüngede eşlenmemiş bir elektrona sahip atom veya moleküldür ve başka moleküllerle ... |
|
Devamını oku...
|
|
Batıda "Avicenna" adıyla bilinen, doğuda "Bilgeler Bilgesi" sanıyla anılan ve evrensel bir deha olarak tanınan Türk Bilgini İbn-i Sina 980 yılında, Buhara yakınlarında bir yerde doğar. On yaşına geldiğinde o zamanki okul programını bitirir ve Kuran'ı ezbere bilir. Değerli öğretmenlerinin elinde bilgi alanını alabildiğine genişletir. Öyle ki, son öğretmeni Natili "Artık benim öğretebileceğim bir şey kalmadı." der. Daha 16 yaşındayken bir yandan hiçbir ücret almadan hastalara bakar, bir yandan da hekim adayları yetiştirir. 18 yaşına doğru dönemin din, Arap edebiyatı, geometri, matematik, fizik, mantık ve felsefe bilgilerini anlayarak içine sindirir. İlerde onun hayatını yazacak olan öğrencisi ve yandaşı Güzecani'ye şunları söyler: "Felsefe, mantık, fizik ... |
|
Devamını oku...
|
|
Cilt Kırışıklığını Giderin t Pelin otu suda demlenerek süzülür. Elde edilen posasına badem yağı karıştırılarak krem kıvamına gelinceye kadar yoğrulur. Hazırlanan bu krem yatmadan önce cilde sürülür. tPapatya ve gelincik havanda dökülerek ezilir. Elde edilen karışım zeytinyağı ilavesiyle pomat kıvamına gelinceye kadar yoğrulur. Hazırlanan bu pomattan tedavi süresince cilde sürülür. Sinir Gerginliği ve Yorgunluk İçin Banyo t60 gram melisa (oğul otu) yaprağını 1 litre kaynar su içinde 15 dakika demlendirin. Sinir gerginliği, uykusuzluk ve diğer sinirsel ... |
|
Devamını oku...
|
|
|
Nasıl dua ediyor, Yaradan'dan nasıl talepte bulunuyoruz? İnşallah derken dahi zihnimizden tam olarak neler geçiyor? Korku ve ümit arasındaki hassas dengeyi nasıl sağlayabilir ve gerçek anlamda ümitvar olabiliriz? Gün içerisinde özellikle kendimizle ve hayatımızla ilgili kullandığımız olumsuz sözcükler nelerdir? (Hayat zor, adaletsiz, şanssızım, unutkanım, keşke …. olsaydı, neden ben, yetersiz miyim, günahkar mıyım...) Söylemlerimizin hayatımızın gerçeği olabildiğinin farkında mıyız? Dili tıpkı konuşmayı yeni öğrenen çocuk gibi, zihniyse bir çöp sepetini ... |
|
Devamını oku...
|
|
Pek çok kişi işlerinin yoğun olduğunu düşünür. Oysaki bunlar günlük işlerini programlama, değerlendirilme ve koordine etmekten yoksunlar. Bir işi sonuçlandırmak için kendinizi hep 'bir dahaki hafta, bir daha ki yıl' diye avutuyor musunuz? O vakit hiçbir zaman gelmiyor mu? Her yirmi dört saatte bir saati nasıl artırabileceğinizi bilmediğiniz sürece beklediğiniz vakit asla gelmeyecektir. Amaçlarınıza ulaşmanın, gerilim ve heyecanı ortadan kaldırmanın sırrı, her gün ihtiyacınız olan bu ekstra saati kazanabilmektir. Dakikaları çoğaltarak başarabilirsiniz bunu. Günde 60 dakika, 10 yılda bir yüksek okul diploması alabilmek için yeterli bir süre sağlar size. Suçu zamana atmamayı öğrenin. |
|
Devamını oku...
|
|
|
Öyle bir dünya ki, her şeyiyle sizin olan, hiç kimsenin size karışmaya cesaret edemediği, her istediğinizi yapabildiğiniz, dertsiz, problemsiz, gürültüsüz bir yer... Engel yok, kızgınlık yok, stres yok, "Şu ne der! Bu nasıl düşünür!" kaygısıyla başkaları adına yaşamak yok; iç çatışmalar, iç hesaplaşmalar yok; kızgınlıklar, öfkeler, nefretler yok... Olduğunuz gibi yaşayabildiğiniz, yaşadığınız gibi olduğunuz, yapmış olduğunuz davranışlardan dolayı pişmanlık duymadığınız ve hiçbir insana açıklama yapma gereği duymadığınız, maskesiz yaşayabildiğiniz bir dünya... Dağlarını, taşlarını, vadilerini, ırmaklarını, inişlerini, çıkışlarını ... |
|
Devamını oku...
|
|
Yıllar önce bir dizi film vardı: "Çiçek Taksi" Bu dizide söylenen bir replik hala kulaklarımdadır: "Sevgi en yüce insanlık değerlerinden biridir." Sevgi kelimesi tüm dillerde ve dinlerde vardır. Hem dünyevi hem de dini düşünürler, sevginin insan hayatında başrol oynadığı konusunda hem fikirdirler. Binlerce kitaba, şarkıya, şiire ve filme bu kelime anlam kazandırmıştır. Çok sayıda felsefi ve dini düşünce sevgiye önemli bir yer vermiştir. Sevgi duygusu her insanın kalbini yumuşatır, varlığından mutlu olmasını sağlar. Sevgi, herkes için farklı yoğunlukta ve anlamdadır. Bu da sevginin çeşitliliğini artırır. Sevgiden yine sevgi ve sevginin ... |
|
Devamını oku...
|
|
1. Ufak şeyleri dert etmeyin. 2. Kusursuz olamayacağınızı kabullenin. 3. Huzurlu ve ılımlı insanların çok başarılı olamayacakları düşüncesini bir yana bırakın. 4. Olumlu ve olumsuz düşüncelerde kartopunun çığ gibi büyüme etkisini unutmayın 5. Sevgi kapasitenizi geliştirin. 6. Unutmayın; öldüğünüz zaman bile, hala yapılacak bir dolu işiniz olacaktır. 7. Kimsenin sözünü kesmeyin, cümlesini siz bitirmeyin. 8. İyilik yapın ve kimseye bundan bahsetmeyin.
|
|
Devamını oku...
|
|
Silifke'deki bir ailenin on birinci çocuğu olarak dünyaya gelen Doğan Cüceloğlu'nun kişisel gelişim ve kişiler arası iletişim konularında kitleleri aydınlatan başarısının sırrı nerede saklı? Ortaokulu bitirdikten sonra, Silifke'de ortaokuldan üst derecede okul olmadığı için Ankara'da istihkam binbaşısı olan ağabeyimin yanına gitmiştim. Ankara Atatürk Lisesi'nde okumaya başladım. Her şey Ankara Atatürk Lisesi'ndeki Edebiyat öğretmenim Cahit Okurer'in "Bilim adamı olmak ister misin?" sorusu ile başladı diyebilirim. Bu soru benim benliğimi keşfetme, onu adım adım geliştirme yolunda köşe taşı niteliğindedir. |
|
Devamını oku...
|
|
|
Evlenmek en kolay adımdır bir ilişki için. Başlangıçta karmaşık gibi görünse de, yaşanan heyecan arasında endişeler eriyip gider. Yeni bir hayat ve sevdiğinle yeni bir başlangıç… Her şey pespembedir. Mobilyalar, insanlar, kaynanalar, kayınpederler, görümceler, baldızlar... Ortalık sütlimandır. Hatalar, eleştiriler rahatlıkla tolere edilir. Hatta farkına bile varılmaz. Erkek yakışıklı, zeki ve sevgi doludur. Çok güzel aşk şiirleri yazar sevdiğinin adıyla başlayan... Kırmızı güller taşır her gün ona, buket buket... Yanağında bir sivilce çıksa, doktor doktor gezdirir onu ... |
|
Devamını oku...
|
|
Anadolu'nun bağrından çıkan yiğit evlatlardan biri "Ayıntablı Şahin Bey"dir. Şahin Bey, Millî Mücadele henüz başlamadan önce Antep'te verdiği destansı direnişle, vatan sevgisinin kendisinde tam mânâsıyla birleştiği bir simge olmuştur. Vatanı, düşman çizmelerine çiğnetmemek için göğsünü siper etmiş ve hiç çekinmeden, seve seve canını vatanına feda etmiştir. Şahin Bey 1899'da Yemen'de başlayan askerlik hayatında arka arkaya, Trablusgarp, Balkan ve I. Cihan Harpleri'ni görmüş ve en son 1917 ekiminde Sina Cephesi'nde teğmenliğe yükselmişti. Mondros Ateşkesi'nin imzalanmasıyla birlikte memleketine dönmüş ve hemen ... |
|
Devamını oku...
|
|
|