Birçoğumuz hayata kendimizden şüphe ederek başladık. Birçok alanda güven eksikliği duyarak, hatta aşağılık kompleksleriyle… Ama şunu unutmayın; azmederseniz kendinize olan güveniniz artar. Hayatta kayda değer bir başarı kazanmış her adam ya da kadın, cebelleştiği ve her şeyin kaybedildiği gibi görünen dönemlerden geçmiştir. Dayanmanın bir yararının kalmadığını düşündüğü o karanlık evrelerden geçmiştir. Ama daha sonra fark ettikleri, bunun kaderin oynadığı bir oyun olduğuydu. Tam başarısızlık kaçınılmaz gibi göründüğünde, genellikle zaferden bir adım ötedesin. İşler kötü gittiğinde, yolun dik bir yokuşsa, ağlamak istiyor ama gülümsüyorsan, zorunluysa dinlen, ama pes etme! |
|
Devamını oku...
|
|
Sağlığınıza daha fazla dikkat edin/kendinize iyi bakın: Dengeli beslenme, düzenli uyku, kendinize zaman ayırmanız ve hoşlandığınız aktiviteler yapmanız, sizin iş hayatınızda daha iyi motive olmanızı ve daha verimli çalışmanızı sağlar. Bunu bir arabaya da benzetebilirsiniz. Arabanıza ne kadar iyi bakarsanız ve arabanıza ne kadar iyi benzin koyarsanız, arabanızın kullanma süresi o kadar uzun ve rahat olur. 'Blok' çalışın, bölünmeleri engelleyin: İşlerinizi aralıksız yapmaya çalışın. Ara vermek ve tekrar başlamak konsantrasyonunuzu tekrar sağlamanızı gerektirir. Bunu sık sık yapmak size ciddi oranda zaman ve enerji kaybettirir. |
|
Devamını oku...
|
|
Rüyaya yatıyorsunuz ve üç tercihiniz var. Rüyanızda hangi renkteki kelebeği görmek isterdiniz? Mavi üzerine beyaz benekli mi, sarı üzerine siyah benekli mi, beyaz üzerine kırmızı benekli mi? Mavi Üzerine Beyaz Benekli'yi tercih ettiyseniz; başkalarının bakış açılarından çok da memnun değilsiniz. Sizi yeterince iyi değerlendirmeklerinden şikayet ediyorsunuz. Size inanmadıkları ve güvenmediklerini düşünüyorsunuz. Söylediğiniz hiçbir fikir ciddiye alınmıyor ve fazla önemsenmiyorsunuz. Çaresi: Artık hayallerinizi, projelerinizi başkalarına anlatmaktan vazgeçin, başkalarının desteğini alabilmek için uzun uzun onlara dil dökmeyi bırakın. |
|
Devamını oku...
|
|
Kaligrafi, kesik uçlu kalemlerle, estetik bir şekil verilerek özenle meydana getirilen güzel yazı sanatıdır. Hüsnü hat da denir. Güzel yazı, eski tarihlerden günümüze kadar insanların hep ilgisini çekmiştir. Kaligrafi (hat) sanatı İslam kaynaklarında; "Hat, cismani aletlerle (kesik uçlu kalemlerle) meydana getirilen ruhani bir bendesidir (bağlılıktır)." diye en öz biçimde tarif edilegelmiştir. Eski Fransızlar ise güzel yazının insanın içinden geldiğini, ruhunun ve kişiliğinin aynası olduğunu ve kalbinin temizliğini yansıttığını söylerler. Bundan birkaç on yıl öncesine kadar okullarımızda seçkin hocalarımız tarafından kaligrafi ile ilgili dersler verilmekte idi; çünkü kaligrafi ... |
|
Devamını oku...
|
|
06.00: Kortizon salgılamasıyla organizma uyanır. Bu uyanma vücut için kendini yavaş kalkmaya hazırlama işaretidir. Metabolizma hareketlenir ve o günün işleri için enerji ve protein hizmete hazır olur. 07.00: Vücut hâlâ zayıf bir safhadadır. Bu nedenle bu saatte spor yapmaktan kaçının, kalbe ve dolaşıma gereksiz yüklenmiş olursunuz. Spor yerine güzel bir kahvaltı edin, çünkü sindirim organları bu saatte iyi çalışır. Karbonhidratlar bizim için yararlı olacak enerjiye çevrilir. 08.00: Bu saat cinsel yaşamınız için en iyi zamandır; çünkü bezler fazla miktarda hormon salgılarlar. Romatizması olanlar uzuvlarındaki ağrıyı kuvvetli hissederler. Sigara tiryakileri için de durum farklı değildir. Kahvaltı sigarası, damarları her zamankinden daha fazla daraltır. |
|
Devamını oku...
|
|
Ne kadar güçlü, kendinden emin ve kendi ayaklarımızın üzerinde duruyor olursak olalım nihayetinde insanız. Doğamız gereği de kabul görmeye, beğenilmeye, motive edilmeye ihtiyaç duyarız. Büyük ya da küçük, kadın veya erkek hepimiz takdir görmek için yaşar, hatta bunun biz dünyayı terk ettikten sonra da devam etmesi için elimizden geleni yaparız. Bununda ayıbı yoktur. Hayat koşullarına bakarsak, hemen herkesin ortak problemleri olduğunu görürüz. Sabahları paldır küldür kendimizi yataktan dışarı zor atıp, öz bakımımızı yapıp sürüne sürüne giyindikten sonra bir acele işimize veya günlük koşuşturmalarımıza yetişmeye çalışırız. Hele büyük bir şehirde yaşıyorsak, zamanımızın önemli bir bölümünün yolda geçmesi ... |
|
Devamını oku...
|
|
Vedat Bey sabahın ilk ışıklarıyla uyanmıştı. Güneş dünyaya gözlerini kırpmadan önce Vedat Bey'le selamlaştı. Güneşe bakılırsa bugün hava güzel olacaktı. Fakat kışın kendini iyice hissettirdiği bu ayda durum hiç de öyle olmuyordu. Güneş olmasına rağmen hava soğuktu. Soğuk havalara rağmen Vedat Bey, içindeki bitmez tükenmez enerjisiyle hayatı tüm sıcaklığıyla yaşamaya devam ediyordu. Bu aralar evindeki ve çevresindeki birçok eşya üzerinde değişikliğe gidiyordu. Bu değişim sürecinde, radyoda dinlediği bir konuşmanın son cümleleri çok etkili olmuştu: "Değişim sürekli olarak gereklidir. İnsanın kendini yenileme sürecinde değişim bizim en kaçınılmaz öğelerimizden bir tanesidir. |
|
Devamını oku...
|
|
Ters el alıştırması: Sağ elinizi kullanıyorsanız, biraz da sol elinizi çalıştırmaya başlayın. Saçlarınızı sol elinizle tarayın veya çayınızı kaşıkla alışık olduğunuz yönün tersine karıştırın. Kalemi ters elinizle tutun. Biraz üreticiliğinizi kullanın ve daha neleri tersten yapabileceğinizi bulun. Tabii bulduklarınızı da hemen deneyin. Sonuç olarak, rutin alışkanlıklarınızı kırar ve beyninizin kullanmadığınız diğer yarısını da harekete geçirmiş olursunuz. Çocuk oyunu alıştırması: İşe veya alışverişe giderken, tıpkı bir çocuk gibi merak içinde bütün duyularınızı harekete geçirin. Bakın, dokunun, dinleyin, koklayın. Çiçek açan ağacın kokusunu keşfetmeye çalışın. Fırında satılan taze ekmeklerin kokularını algılamaya çalışın. Yürüdüğünüz ... |
|
Devamını oku...
|
|
Başlık size çok mu tuhaf geldi? "Ne alakası var kitap okumakla sıkıntı gidermenin?" dediğinizi duyar gibi oldum. Kitap okuma sevdasına tutulmuş, bilgi pınarlarından su içmiş yüzlerce insan bu gerçeği bilir. Buna inanmanız için bu duyguyu yaşamanız gerekir. Her insanın hayatında çok canınızın sıkıldığı belli başlı dönemler vardır. Bunlar bazen kişisel sebeplerden, bazen hayatın getirdiği keskin virajlardan, bazen ailenizden, bazen iş arkadaşlarınızdan kaynaklanan sıkıntılardır. Üniversite yıllarımda özel hayatımdaki bazı sıkıntılardan dolayı psikolojik olarak çok zorluk yaşadım. Bir dönem öyle bunaldım ki iştahtan kesildim. Yemek yiyemez oldum. Göğüs kafesinizin tam ortasında çok büyük bir ağırlık hissedersiniz, nefesiniz daralır ve "Şimdi ne yapacağım?" der gibi ... |
|
Devamını oku...
|
|
Hayatı mutlu bir şekilde yaşamak, öncelikle, önemli olduğumuzu fark etmekle, kendimizi tanımakla, kendimizle barışık olmakla, kendimizi sevmekle ve iç dünyamızda kendi yolculuğumuza çıkmakla başlar. Biz, yani kendimiz çok değerliyiz, çok önemliyiz. Dünyada tekiz, bir eşimiz benzerimiz yok. Öldüğümüzde bize her yönüyle benzeyecek başka biri daha gelmeyecek. Yaşadığımız sürece, dünyada belki görüntü olarak benzerlerimiz olabilir, fakat her yönüyle bir eşimize, benzerimize rastlanmayacak. İkizlere, çift yumurta ikizlerine bakın. Görünüm olarak tıpatıp aynıdırlar, birbirinden ayıramazsınız. Ama iç dünyaları, huyları, zevkleri, yetenekleri, düşünceleri, hobileri tamamen farklıdır. O halde biz; ailemiz ... |
|
Devamını oku...
|
|
Kızılderilileri Birleştiren Dans Her şey 1492'de, Christoph Colombus'un Amerika ismini verdiği topraklara ayak basmasıyla başladı. Yeni bulunan kıta, hemen ardından Avrupa yerlilerinin istilasına uğradı. Görülmemiş bir katliam başladı Kuzey'de. Çatışmalarda canını kurtarabilen yerliler açlıktan, soğuktan veya hastalıktan ölüyordu. Beyazlar, Kızılderilileri sindirmek ve aç bırakmak için milyonlarca yaban sığırını öldürme politikası izlediler. Elde edilen belgelere göre sadece bir yıl içinde Kızılderilileri açlıktan öldürmek amacıyla tamı tamına 3 milyon bufalonun öldürüldüğü biliniyor. Kızılderili önderleri cesaretlerini yitirmişlerdi. General Armstrong Custer, 1860'larda baş temizlikçiydi. General için 'En iyi Kızılderili, ölü Kızılderili'ydi. |
|
Devamını oku...
|
|
Samet isminde bir genç vardı bir zamanlar. En büyük zevki televizyon izlemekti. Yabancı filmlerden çok hoşlanıyor, sabahlara kadar bilim kurgu filmleri izliyordu. Henüz ergenlik dönemine yeni girmiş olan Samet, çok etkileniyordu yabancı filmlerden. Bir gün, film izlerken kendi yaşlarında bir gencin burnunun tam ortasından geçmiş bir hızma gördü. Tıpkı ayılara takılan hızma gibi... Çok hoşuna gitti o hızma genç çocuğun. Hemen ertesi gün kendi burnuna da taktırdı. İnanıyordu ki artık arkadaşları arasında farklı bir yere sahipti. Çünkü sokaktayken herkes ona bakıyordu. Kibirlenmeye başladı. Annesini babasını tanımaz oldu. Gel zaman git zaman, gece saat 3 sularında izlediği bir filmde, viski diye bir içecek duydu. Gördü ki kızlar ve erkekler ... |
|
Devamını oku...
|
|
Motivasyon, kişinin hem kendine hem de başkalarına uygulayabileceği bir kavramdır. "İnsanlar nasıl motive olurlar?"sorusunun en basit ve kısa cevabı şudur: "İnsanlar beklentilerini, gerçekleriyle örtüşen hayallerini istek haline dönüştürerek gerçekleştirmeye çalıştıklarında destek görürlerse motive olurlar." Sosyal varlıklar olarak insanların ortak ihtiyaçları olduğu görülür. Sosyal alış veriş; konuşma, paylaşma, birlikte yaşam, yardımlaşma, arkadaşlık, evlilik, iletişim, ortak işler yapma, belirli gruplara aidiyet hissetme, hedefler için çalışma… Bunlar her insanın az ya da çok ihtiyaç duyduğu hayatî unsurlardır. |
|
Devamını oku...
|
|
Kendiniz, yaptığınız işler, diğer insanlar ve onların yaptıkları işler hakkında yüksek standartlara sahip olmanız, çıtanızın yüksek olması bir noktaya kadar harikadır. Dozu kaçtığında kaçınılmaz olarak kaybeden bir stratejidir mükemmeliyetçilik. Eğer sürekli olarak kendinizden mükemmel sonuçlar bekliyorsanız, kendinizi çoğu zaman yenilgiye uğramış, başarısız ve gergin hissedersiniz. Hatta diğer insanlar sizin harika bir iş yaptığınızı düşünseler bile... Çoğu zaman, beraber yaşadığınız, beraber çalıştığınız insanlardan mükemmel sonuçlar beklentisi içinde iseniz, onların sizi hayal kırıklığına uğrattıklarını hissedersiniz. Bu da sizde herkesi ve herşeyi ... |
|
Devamını oku...
|
|
Büyüdüğümü yaşlarımla anladığımda, zamanın hain bir şey olduğunu öğrenmiştim. Büyümek bir zaman sürerdi. O zamanda, büyürdün büyüdüğünü öğrendiklerinle. Emeklemek yürümek içindi. Uyku büyümek için... Çocukça oyunlarım, gerçeğe hazırlıktı büyüyenler dünyasında. Ve her çocuk gibi büyüklerin algılarıyla anlaşılmaya çalışılırdı oyunlarım. Saklanan bedenimdi, bulunmak isteyen ise yüreğim... Saklanırdım ama beni bulsunlar isterdim içimde tuttuğum afacan kahkahalarımla. Oyuncak bebekler ayakta sallanarak uyumazlardı, ama bunu büyüyünce fark ettim. Onlar uyku bilmezlerdi, çocukluğumuzu ... |
|
Devamını oku...
|
|
Ne zaman yeni bir şeye kalkışırsanız sizi uyarıyorum, içinizden o olumsuz sesler yükselecek. Belki uzman diye adlandırılanlar size hiçbir zaman başaramayacağınızı söylediler: "Bunun için gerekenler sizde mevcut değil." Bu yalanlara inanmayın. Hayatınızda yolunuza her çıkanı kabullenmeyin. Siz ortalama olmanız için bu dünyaya gelmediniz. Hafızanızla değil, hayal gücünüzle hareket edin. Yürekten arzulamak, her başarının başlangıç noktasıdır. Bugüne kadar, dilemenin başarı getirmeyeceğini yaşayarak öğrendik. |
|
Devamını oku...
|
|
Biliyorsunuz, istemek başarmanın yarısıdır. Siz de bir şeyler elde etmek istiyorsanız durup beklemeyeceksiniz; önce isteyeceksiniz, sonra o istedikleriniz için mücadelenizi vereceksiniz. Öyle kolay değil hemencecik başarmak. Yaralanacaksınız, bereleneceksiniz, üzüleceksiniz, çok şey feda edeceksiniz. Ama kişiliğinizden ödün vermeyeceksiniz. Tabi ki tepkilerinizi bir müddet kendinize saklamayı da bileceksiniz. Ama karşınızdaki insanlar tarafından sürekli denileni kabullenen bir kişi konumuna da düşmeyeceksiniz. Ayarı çok iyi bilmeniz lazım. Yoksa kim olursa olsun, gerek patronunuz, gerek müdürünüz, hatta aileniz bile sizi şamar oğlanına çevirir. İşte bu yüzden hem gayret edeceğiz hem de aklımızı kullanacağız. |
|
Devamını oku...
|
|
Her anne-baba çocuklarının mutlu, huzurlu ve başarılı olmasını ister. Aileler bilinçli veya bilinçsiz olarak çocuklarına destek verirler. Gerçek anlamda huzur, mutlu ve başarılı çocuklar için ise motivasyon gereklidir. Bir çocuğun en büyük ihtiyacı, aile içinde sevildiğini, önemsendiğini, değerli ve yeterli bulunduğunu hissetmektir. Çocuk bunlarda eksikler olduğunu fark ettiğinde huzursuz ve mutsuz olur. İç dünyasındaki çalkantılar farkında olmadan dışarı yansır. Çocuğun olumsuz yansıtmaları aile içinde çatışmalara ve eleştirilere neden olur. Psikolojik olarak çocukların dünyası verimsizleşir. Buna bağlı olarak da okullarındaki başarıları olumsuz yönde etkilenir. Ailelerin çocuklarına motivatörlük yapmaları gerekli ve önemlidir. |
|
Devamını oku...
|
|
Bir toplantıya gittiğinizi ve toplantıdaki kimsenin sizi fark etmediğini düşünün. Hiç kimse sizin orada olduğunuzu umursamıyor ve herkes siz yokmuşsunuz gibi davranıyor. Ne hissederdiniz? Ve bu hisler sizi hangi davranışları yapmaya iterdi? Öfkelenip toplantı salonunu terk mi ederdiniz, yoksa fark edilmenizi sağlayacak birtakım girişimlerde mi bulunurdunuz? Bilinen bir gerçek var ki, böyle bir durum hepimizi aşırı derecede rahatsız ederdi. Çünkü insan, var oluşunun bir gereği olarak fark edilmek ister. Fark edilmek, varlığımızı pekiştirir. Fark edilmemek ise neredeyse yoklukla eşdeğerdir, bu yüzden de çok acıdır. İşte bu acı ile yüzleşmek istemeyen insan var olduğunu göstermek ister. |
|
Devamını oku...
|
|
Kimi zaman içimizde yarattığımız dünyaya kendimizi hapseder ve dışımızda kalan hayatı reddederiz. Aynı şeyleri giyer, aynı şeyleri yer, aynı yerlere gider, aynı şeyleri yaparız. Bu, bir çeşit kendini cezalandırma mıdır? Kim bilir? Ancak kesin olan bir şey vardır ki o da farkına bile varmadan kendimizi tekrar ederek yaşamaya devam ettiğimizdir. Bunu yapmamızın elbette çeşitli nedenleri olabilir. Problemlerden bunaldığımız için kendimizi yorgun hissediyor ve hiçbir şeye dikkat etmiyor olabiliriz. Ya da önemli bir problemimiz yoktur da farkındalığımız kapalıdır. Bu durumda tekdüze olmanın hayatımıza verebileceği zararı görme imkanımız kalmaz. |
|
Devamını oku...
|
|
|